öğRetme öğRenme Yaklasimlari
Upcoming SlideShare
Loading in...5
×
 

öğRetme öğRenme Yaklasimlari

le

  • 21,860 vues

 

Statistiques

Vues

Total des vues
21,860
Vues sur SlideShare
21,840
Vues externes
20

Actions

J'aime
3
Téléchargements
280
Commentaires
0

2 Ajouts 20

http://www.derslopedi.com 19
http://derslopedi.com 1

Accessibilité

Détails de l'import

Uploaded via as Microsoft Word

Droits d'utilisation

© Tous droits réservés

Report content

Signalé comme inapproprié Signaler comme inapproprié
Signaler comme inapproprié

Indiquez la raison pour laquelle vous avez signalé cette présentation comme n'étant pas appropriée.

Annuler
  • Full Name Full Name Comment goes here.
    Êtes-vous sûr de vouloir
    Votre message apparaîtra ici
    Processing...
Poster un commentaire
Modifier votre commentaire

öğRetme öğRenme Yaklasimlari Document Transcript

  • 1. 1 ÖĞRETME-ÖĞRENME YAKLAŞIMLARI YAPILANDIRMACILIK Gerçek hayatta karşılaşılabilecek durumlara uygun, öğrenenlerin ön bilgileri ile yeni bilgileri arasında bağlantı kurmalarına fırsat veren etkinliklerin düzenlendiği bir öğrenme yaklaşımıdır. Öğrenen, yapılandırdığı bilgiyi yaşam problemlerini çözmede kullanır (Perkins 1999). Yapılandırmacılıkta;  Tek doğru yerine çoklu gerçekler vardır.  Öğrencinin nasıl öğreneceği üzerinde durulur.  Öğrenen, öğrenme-öğretme sürecinde etkin bir role sahiptir.  Öğretmen ve öğrenen birlikte öğrenir.  Öğrenen üst düzey düşünme becerilerini kullanarak bilgiyi yapılandırır.  Az bilgi derinlemesine çalışılarak anlamlandırılır.  Temel kavramlar etrafından öğrenme yapılandırılır.  Öğrenciler birincil kaynaktan bilgi toplarlar.  Öğretmen öğrencileri, konuya ilgi uyandıran sorunlara yöneltir.  Öğretmen yönlendirici rolündedir.  Öğretmenler, öğrencilerinin üst düzey düşünceler üzerinde odaklaşmalarını sağlarlar.  Öğretmenler öğrenci ilgilerini merkeze alırlar.  Öğrenci öğrenmeleri, öğrenme sürecine yönelik değerlendirilir.  Eğitim programı esnektir. PROBLEME DAYALI ÖĞRENME Öğrencileri öğrenmeye motive edecek karmaşık, gerçek yaşan problemlerinin kullanıldığı öğrenci merkezli bir öğrenme yaklaşımıdır (Duch 1995). Probleme Dayalı Öğrenmede;  Gerçek yaşam sorunlarına uygun problem durumları belirlenir.  Öğrenme süreci öğrencilerin özelliklerine göre planlanır.  Öğrenme-öğretme sürecinde öğrenciler etkin katılırlar.  Öğrenci grupları oluşturulur.  Öğrenciler tek doğru yanıtı olmayan, açık uçlu sorulara yanıt ararlar.  Öğrenciler üst düzey düşünme becerilerini kullanırlar.  Öğrenciler, kendilerini ve grup arkadaşlarını değerlendirirler.  Öğrenciler araştırma-inceleme yaparak bilgiye kendileri ulaşırlar.  Öğretmen yönlendirici rolündedir.  Öğretmen sınıf içinde mümkün olduğunca sessiz kalır.  Öğretmen öğrencilerin yanlış anladıklarını düzeltmelerine yardımcı olur.  Öğrenme-öğretme sürecinin sonunda genel değerlendirme ile varsa eksiklikleri giderilir.
  • 2. 2  Sürece yönelik değerlendirme yapılır. Değerlendirmede portfolyo, rapor, poster, yapılandırılmış bir model, öğrenci performansını gözlemleme, çalışma örnekleri, projeler ya da günlükler kullanılabilir. ÇOKLU ZEKA KURAMI Çoklu zeka kuramını, Harvard Üniversitesi öğretim üyelerinden psikolog Howard Gardner ortaya atmıştır. Çoklu Zeka Kuramı bilişsel bilim, gelişimsel psikoloji ve nörobilimden yararlanarak her bireyin zeka düzeyinin özerk güçler ya da yetenekler tarafından oluştuğunu ve sekiz zeka gücünün var olduğunu savunmaktadır. Gardner tarafından önerilen zeka boyutları şunlardır (Demirel 2004): 1.Sözel-Dilsel Zeka (Linguistic Intelligence) 2.Mantıksal-Matematiksel Zeka (Logical-Mathematical Intelligence) 3.Uzamsal Zeka (Spatial Intelligence) 4.Bedensel-Devinişsel Zeka (Bodily-Kinesthetic Intelligence) 5.Müzikal Zeka (Musical Intelligence) 6.Sosyal Zeka (Interpersonal Intelligence) 7.İçsel Zeka (Intrapersonal Intelligence) 8.Doğa Zekası (Naturalistic Intelligence) 1. Sözel/Dilbilimsel Zeka: Dil zekası, iletişim aracı olarak dili etkili kullanma kapasitesini ifade etmektedir. Etkinlikler: Düzeni ve sözcüklerin içeriğini anlama, not alma, talk-show sunma, okuma, yazma, dinleme, konuşma, tartışma, araştırma, sunu yapma, drama etkinliklerinde bulunma. Sözel/Dilbilimsel Zekaları Güçlü Olan Bireyler: Öğretmen, gazeteci, yazar, şair, avukat, oyun yazarı, eğitim bilimci, komedyen 2. Mantıksal/Matematiksel Zeka: Mantıksal düşünme, sayıları etkili kullanma, problemlere bilimsel çözümler üretme ve kavramlar arasındaki ilişkileri ayırt etme, hipotez test etme gibi davranışları içerir. Etkinlikler: Problem çözme, karşılaştırma, geometri, ölçme, sınıflama, kestirme, mantık oyunları, veri toplama, deney yapma, bulmacalar, eleştirel düşünme, sıralama, akıl yürütme. Mantıksal/Matematiksel Zekaları Güçlü Olan Bireyler: Eleştirmen, yargıç, ekonomist, bilim adamı, matematikçi, muhasebeci, istatistikçi, bilgisayar programcısı. 3. Görsel/Uzamsal Zeka: Uzamsal zekada nesneyi görmeden zihinde canlandırma ve ayrıntıları görebilme söz konusudur. Etkinlikler: Görsel düşünme, şekil/uzay özelliklerini şekil ve grafiklerle ifade etme, farklı açılardan objeler arasındaki benzerlik ve farklılıkları tanıma, hayal etme, çizme, boyama, şekil verme, fotoğraflar, görsel benzetim ve bulmacalar, üç boyutlu deneyler, boyama kartları, karikatürleştirme, hikaye haritası yapma, desen yapma, kavram haritası yapma, renk ve semboller kullanma, dekore etme. Görsel/Uzamsal Zekaları Güçlü Olan Bireyler: Heykeltıraş, gemici, avcı, izci, rehber, mimar, dekoratör, ressam, tasarımcı, dekoratör. 4. Müzikal/Ritmik Zeka: Duyguların aktarımında müzik bir araç olarak kullanılır. Etkinlikler: Şarkı sözü yazma, ıslık çalma, enstrüman çalma, söylenen şarkının benzerini bulma, beste yapma, nota yazma.
  • 3. 3 Müzikal/Ritmik Zekaları Güçlü Olan Bireyler: Müzisyen, koro solistliği, orkestra şefliği, müzik öğretmeni, söz yazarı, gitarist. 5. Bedensel/Duyudevinimsel Zeka: Bireyin vücudunu ve hareketlerini kullanım biçimini ifade eder. Etkinlikler: Rol oynama, alan gezisi yapma, beden eğitimi etkinliklerine katılma, elle yapılan deneyler, vücut dili kullanma, drama, yaratıcı drama Bedensel/Duyudevinimsel Zekaları Güçlü Olan Bireyler: Balerin, aktör, sporcu, pandomim sanatçısı, cerrah, teknisyen, heykeltıraş, sihirbaz. 6. Sosyal/Bireylerarası Zeka: İnsanlarla iletişim kurma, onları anlama ve davranışlarını yorumlama yetenekleri yer alır. Etkinlikler: Empati kurma, işbirliğine dayalı öğrenme, paylaşma, grup çalışması, tartışma, drama, kulüp kurma, beyin fırtınası yapma, takım kurma, ikna etme. Sosyal/Bireylerarası Zekaları Güçlü Olan Bireyler: İş adamı, politikacı, liderler, psikolog, öğretmen, aktör, turizmci, antropolog, doktor, pazarlamacı. 7. Özedönük/Bireysel Zeka: Bireyin “kendini” duyma ve anlamasıyla ilgili bilişsel yeteneğini ifade eder. Kim olduğumuzu, hangi duygularımızı neden hissettiğimizi düşünmemiz bu zekamızla ilgilidir. Etkinlikler: Değişik duyguların farkında olma, bireysel çalışma, eleştirme, günlük yazma, bireysel hedefler oluşturma, bireysel projeler, bireysel sorumluluklar alma, bireysel okuma etkinlikleri, kendine güven etkinlikleri. Özedönük/Bireysel Zekaları Güçlü Olan Bireyler: Psikolog, araştırmacı, felsefeci, şair, kuramcı, yazar. 8. Doğa Zekası: Kayalar ve çimler ile flora ve fauna çeşidi de dahil olmak üzere bitkileri, mineralleri, hayvanları, dünyayı, dağları, denizleri, mevsimleri vb. tanıma ve sınıflandırma yeteneğidir. Etkinlikler: Canlılar ile etkileşim kurma ve koruma, bitki yetiştirme, hayvan yetiştirme, keşfetme, fotoğraf çekme, sınıflandırma, gözlem yapma. Doğa Zekaları Güçlü Olan Bireyler: Ziraat mühendisi, çiçekçi, zoolog, bahçıvan, biyolog, astrolog, veteriner, çevre bilimci, jeolog. PROJE TABANLI ÖĞRENME Problem çözümünde öğrenenlerin katılımını sağlayan, öğrenenlerin kendi öğrenme yapılarına göre çalışmalarına izin veren ve öğrenenlerin oluşturdukları ürüne dayalı bir öğrenme-öğretme yaklaşımıdır. Bu yaklaşımda disiplinler arası bir ilişki söz konusudur. Proje tabanlı öğrenmede;  Öğrenme öğrenen merkezlidir  Öğrenme öğrenen gruplarında gerçekleşir  Öğretmen yönlendiricidir  Öğrenenlerin iletişim becerileri gelişir Proje aşamaları; 1. Projeye karar verme 2. Zaman akış şeması hazırlama 3. Proje çalışmalarını aşamalandırma 4. Değerlendirme ölçütünü belirleme
  • 4. 4 5. Projeye başlama 6. Öğrenme kaynaklarına inme 7. Projeyi tamamlayıp sunma 8. Projeyi değerlendirme Proje tabanlı öğrenmede öğrenenler genellikle bir senaryo etrafında kendilerine verilen görevi yerine getirirler. Bu çalışmalar esnasında sınıf içi ve dışı faaliyetlerde bulunurlar. Çalışmalar farklı dersler ile bağlantılı olacak şekilde seçilir. Proje konusunun seçimi ve organizasyonu çok önemlidir. Çalışmada ortaya konulan ürün kadar süreç de büyük önem taşır. İŞBİRLİĞİNE DAYALI ÖĞRENME Öğrencilerin bir problemi çözmek ya da bir görevi yerine getirmek için küçük gruplarla çalıştıkları ve işbirliğine dayalı çabaları sonucu ödül aldıkları bir öğrenme yaklaşımıdır. Bu yaklaşım, sorumlulukları yerine getirme, farklı fikirlere hoşgörülü olma ve farklı bireylerle çalışma, kendine güvenme gibi amaçları yerine getirmede katkıda bulunur (Demirel 2004). İşbirliğine dayalı öğrenmede;  Grup üyeleri grubun bir bütün olduğu ve grup başarısında her üyenin sorumluluk taşıdığı bilincindedirler.  Öğrenci-öğretmen, öğrenci-öğrenci etkileşiminin gerçekleşir.  Öğrencilerin kendilerini daha rahat ve güvenli hissetmelerini sağlar.  Farklı yetenekleri, farklı bedensel gelişmeleri ve eğitim özgeçmişleri olan öğrenciler birlikte çalışır.  Gruptaki herkes birbirinin öğrenmesinden sorumludur.  Öğrenciler arası değil gruplar arası yarışma söz konusudur.  Öğrencilerin bilişsel, duyuşsal ve sosyal yönleri gelişir.  Öğrencilerin eleştirel düşünme, problem çözme ve yaratıcılık becerilerinin gelişmesine yardımcı olur.  Öğretmenin öğrencilere rehberlik eder. İşbirliğine Dayalı Öğretim Teknikleri Öğrenci Timleri-Başarı Grupları Tekniği: Heterojen gruplar oluşturulur. Grup çalışmasından sonra her öğrenciye bireysel olarak cevaplanmak üzere test verilir. Bireysel başarılar sonucunda grubun topladığı puana göre en başarılı gruba ödül verilir. Tartışma Grubu Tekniği: Tartışma konusu seçilir ve öğrenciler grup raporu hazırlar. Grup çalışması sınıf tartışmasına açılır ve değerlendirme yapılır. Ayrılıp Birleşme Tekniği: Heterojen gruplar oluşturulur. Öğrenilecek konular grup üyesi kadar küçük parçalara ayrılır. Her gruptan birer üyenin katılmasıyla bu parçalardan birini hazırlamak üzere yeni gruplar oluşturulur ve kendi konularına çalışmaya devam ederler. Sonra her üye kendi grubuna dönerek öğrendiklerini grup arkadaşlarına öğretir. Bireysel değerlendirme yapılır.
  • 5. 5 Takım-Oyun-Turnuva Tekniği: Heterojen gruplar oluşturulur. Grup üyelerine çalışma konuları verilir. Öğrenciler kaynakları araştırıp birlikte çalışarak turnuvaya hazırlanırlar. Haftada bir kez turnuvaya hazırlık sınavları yapılır. Turnuvalara her grubu temsilen bir öğrenci katılır ve elde ettiği puanlar takım puanına eklenir. En yüksek puanı alan takım turnuvanın birincisi olur. SORULAR 1. Aşağıdakilerden hangisi yapılandırmacılık yaklaşımına göre öğretmenin rollerinden değildir? A) Öğrenci öğrencileri ile birlikte öğrenendir. B) Öğrencilerin birbiriyle işbirliği içinde çalışmalarını sağlar. C) Öğrencileriyle birlikte kendisi de araştırır. D) Öğrenme sürecinde ağırlıklı olarak anlatma yöntemi kullanılır. E) Öğrencilerin öğrenme sürecine etkin katılımlarını sağlar. 2. Çoklu zeka kuramına göre düzenlenen bir öğretimin en önemli yararı aşağıdakilerden hangisidir? A) Her bireyin sahip olduğu zeka boyutunun gelişimine olanak tanır B) Farklı zeka boyutlarına sahip bireyler öğretimden en verimli şekilde yararlanırlar C) Öğrencilerin dersi daha rahat izlemelerine olanak tanır D) Farklı zeka boyutlarına yönelik etkinlikler, öğrencilerin farklı zekalarını geliştirir E) Bir konunun çok boyutlu olarak işlenmesine olanak tanır 3. Aşağıdakilerden hangisi çoklu zeka kuramının içsel zeka boyutuna yönelik geliştirilmiş bir öğretim etkinliğidir? A) Bir probleme ilişkin hipotez test etme B) Problemlere farklı çözüm yolları önerme C) Duygularını yazı ile ifade etme D) Öğrendiklerini arkadaşlarıyla paylaşma E) Bir müzik eserini seslendirme 4. Aşağıdaki ifadelerden hangisi işbirliğine dayalı öğrenmenin temel ilkelerinden biri değildir? A) Bireysel gelişim ve yaratıcılığı geliştirmek önemlidir. B) Gruplar arasında yarışma söz konusudur. C) Öğrenme etkinlikleri en az üç kişiden oluşan gruplarla yürütülür D) Grup içindeki öğrenciler arası etkileşim gerçekleşir. E) Başarının değerlendirilmesi bireysel değil grupla yapılır. 5. Aşağıdaki ifadelerden hangisi proje tabanlı öğrenme için söylenemez? A) Farklı disiplinlerin etkileşimli çalışması beklenir B) Bireysel ya da grup etkinlikleri temele alınır C) Bir senaryo ve roller çerçevesinde etkinlikler gerçekleştirilir D) Değerlendirilmede ortaya konulan ürün büyük önem taşır E) Öğrencilerin ilgi düzeyleri ve beklentileri dikkate alınır
  • 6. 6 6. Değerlendirmeyle ilgili olarak aşağıda verilen ifadelerden hangisi proje tabanlı öğrenme ile ilişkilidir? A) Değerlendirmede çoktan seçmeli test puanları dikkate alınır B) Süreç sonunda elde edilen ürün değerlendirilir C) Değerlendirmeyi öğretmen yapar D) Değerlendirme sonuçları sadece karne notları için kullanılır E) Süreç değerlendirme ürün değerlendirme kadar önemlidir YANITLAR 1 D 2 B 3 C 4 A 5 D 6 E ÖĞRETME YÖNTEM VE TEKNİKLERİ ÖĞRETME YÖNTEMLERİ Eğitimde yöntem kavramı ele alındığında öğrencilere yeni davranışları kazandırma işleminin nasıl gerçekleşeceği konusu karşımıza çıkmaktadır. Eğitim hedeflerinin gerçekleşmesi uygun bir yöntemin seçilmesiyle sağlanabilir. Bu nedenle her ders için tek bir yöntem değil, çok farklı yöntemlerin kullanılması söz konusu olmaktadır (Demirel 2004). Öğretim yöntem ve teknikleri, okullarda sınıftaki tüm öğrenciler için ortak yaşantı sağlamaktadır (Erden 1996). Anlatma Yöntemi Anlatma yöntemi öğretmenden öğrencilere doğru bilgi akışını sağlayan öğretmen merkezli bir yöntemdir. Bu yöntemde öğretmen sahip olduğu bilgi ve becerileri öğrencilere tek yönlü sunar (Erden 1996). Anlatma yöntemi, sözlü anlatıma ağırlık verdiği için anlatmayı gerektiren her türlü derste kullanılır, özellikle de sosyal bilgiler derslerinde yaygın olarak kullanılmaktadır. Öğretmenlerin bu yöntemin özelliklerini ve kullanım ilkelerini çok iyi bilmeleri gerekmektedir. Anlatım tek başına bütün öğretim süreci için yeterli olmamakla birlikte konuya dikkat çekmek, ilgi uyandırmak ve bu yolla öğrenciyi güdülemek için oldukça uygun bir yöntemdir (Bilen 1996). Bu yöntem, derse giriş yaparken, etkinlikleri sunarken, derinlemesine çalışılan konular arasındaki boşlukları doldururken, konuyu özetlerken ya da bir konuyla ilgili bilgiyi aktarırken kullanılır. Aynı anda çok sayıda kişiye, kısa zamanda çok bilgi aktarılır, dinleyenler konuyla ilgili organize bir görüş kazanır. Öğrencilere dinleme alışkanlığı kazandırır, not alma becerilerini geliştirir. Daha çok sunuş yoluyla öğretme stratejisinin kullanımında ve bilgi düzeyindeki davranışların kazandırılmasında kullanılır (Demirel 2004). Uygulamada Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar 1. Basit, kısa ve tam cümleler kullanılmalı, 2. Doğru anlatıma ve mesleki terimlerin kullanılmasına özen gösterilmeli,
  • 7. 7 3. Konuların ana başlıkları belirlenmeli, sunu mantıksal bir sıraya göre yapılmalı, 4. Gör-işit araçları, demonstrasyon, dramatizasyon, soru-cevap gibi öğretme teknikleri ve araçlar kullanılarak anlamlı hale getirilmeli, 5. Ses tonu iyi ayarlanmalı ve arka sıradakilerin rahat duyabileceği bir şekilde olmalı, 6. Verbalizmi (laf salatası) önlemek için plan, kroki, grafik gibi görsel araçların kullanılmasına yer verilmeli ya da tahtaya resim ve şekil çizilmeli, uzun süre konuşmaktan, argo ve mahalli şiveleri kullanmaktan kaçınmalı, 7. Anlatım süresi kısa tutulmalı, 8. Ara sıra sınıf tartışmalarına yer verilmeli öğrencilere sorular sorulmalı ve gelen yanıtlara göre konu genişletilmeli, 9. Anlatırken esprili ve şakalara yer verilmeli, ilgi çekici jest ve mimikler yapılmalı, 10. Öğrenci yaşantılarına uygun örnekler verilmeli, 11. Küçük grup çalışmaları ile anlatılanların tartışılması yapılmalı, 12. Anlatılanların dikkatle dinlenmesini sağlamak için ders sonunda kısa bir sınav yapılmalıdır. Tartışma Yöntemi Tartışma, hem öğretmen hem öğrencilerin rolü hem de kazandırılacak hedeflerin niteliği bakımından diğer öğretim yöntemlerinden oldukça farklıdır. Bu yöntem öğretmen merkezli olmayıp öğretme ve öğrenme sürecinin etkililiğine bağlıdır. Öğretmen-öğrenci etkileşimi söz konusudur. Bir konu üzerinde öğrencileri düşünmeye yöneltmek, iyi anlaşılmayan noktaları açıklamak ve verilen bilgileri pekiştirmek amacıyla kullanılır. Öğrencilere geçmiş yaşantılarından örnekler vermesini, onların bir konu üzerinde kendi düşüncelerini söylemesini ve yorum yapmasını sağlar. Öğrenciler analiz, sentez ve değerlendirme gücü kazandırır (Demirel 2004). Bu yöntem daha çok bir konunun kavranması aşamasında karşılıklı olarak görüşler ortaya konurken, bir problemi çözerken, yeni kavramları kullanırken, eski bilgileri yeni durumlara uygularken ve değerlendirme çalışmaları yaparken kullanılır. Bu açıdan bakıldığında buluş yoluyla öğretim stratejisinin kullanımında ve kavrama düzeyindeki davranışların kazandırılmasında kullanılır. Büyük grup tartışması tekniği: Büyük grup tartışması tekniği bütün sınıfın bir konuyu birlikte tartıştıkları tekniktir. Küçük grup tartışması tekniği: Küçük grup tartışması tekniği, tartışmaya katılımı sağlamak amacıyla büyük grubun küçük gruplara bölünmesinden oluşmaktadır. Bütün gruplar konuyu ayrı ayrı tartışırlar ve çözüm yolları önerirler. Grup tartışma teknikleri aşağıda açıklanmıştır: Panel: Küçük bir uzmanlar grubunun öğrenci ya da dinleyici karşısında ilgi çekici bir konu üzerinde değişik açılardan duygu ve düşüncelerini sunmak amacıyla yaptıkları bir tartışma türüdür. Zıt panel: İşlenmiş bulunan konuları hatırlatma, anlaşılmayan konuları tartışma amacıyla kullanılan bir öğretme tekniğidir. Sempozyum: Küçük bir konuşmacı grubun, öğrenci ya da dinleyici topluluğu karşısında bilimsel, sanatsal, düşünsel ağırlık taşıyan belirli bir konunun değişik yönlerini tartıştıkları öğretme tekniğidir.
  • 8. 8 Forum: Değişik görüşlere sahip kişi ya da öğrencilerin herhangi bir konudaki (ekonomik, siyasal, toplumsal) sorunları tartıştıkları bir grup öğretme tekniğidir. Kollegyum: İki panelden oluşan bir grup tartışması tekniğidir. Birinci panelde uzman kişiler, ikinci panelde ise konuya ilgi duyan öğrenciler yer alır. İkinci panelde yer alan öğrencilerden uzmanlara sorulmak üzere soru hazırlamaları istenir. Buzz Grup (Grup 66): Altı kişilik grupların belli bir problemi altı dakika fısıltı (buzz) halinde tartışıp, çözüm yollarını formüle etmesidir. Uygulamada Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar 1. Belirli bir hedefe yönelik olmalı, 2. Öğretmen sınıfta tartışma ortamını hazırlarken tartışılacak konu ya da sorunu önceden belirlemeli, 3. Tartışmayı yapacak kişiler tartışılacak konuya ilişkin bilgi sahibi olmalı ve konu tartışılabilir nitelikte olmalı, 4. Sınıfta topluca tartışma yapılacaksa, öğretmen soruyu sorup bunu tüm sınıfın tartışmasını istemeli, 5. Grup tartışması yapılacaksa aynı konu sınıfta oluşturulacak küçük gruplar içerisinde tartışılmalı, daha sonra topluca tartışılmaya geçilmeli, 6. Bir konu bölümler halinde ayrı ayrı gruplarda tartışıldıktan sonra toplu tartışma çalışması, ders sona ermeden muhakkak yapılmalı, 7. Tartışmanın amacına, hangi tür tartışma tekniğine yer verileceğine, ne kadar süre ayrılacağına, tartışma sonunda sonuçları listeleme, özetleme, sonuç bildirgesi hazırlama gibi ne yapılacağına ilişkin planlama yapma. 8. Tartışmaya dersin tümü ayrılmamalı, 9. Öğrencilerin düşünce ve görüşlerini rahatça söylemelerine olanak sağlanmalı. 10. Bütün öğrencilerin tartışmaya katılmaları sağlanmalı, 11. Tartışmayı sınıf öğretmeni; grup çalışmalarını ise grup lideri planlamalı, yönlendirmelidir. 12. Sonuçlar özetlenmeli, gerekli durumlarda yazılı rapor hazırlanmalıdır. Örnek Olay Yöntemi Örnek olay yöntemi, gerçek hayatta karşılaşılan problemlerin sınıf ortamında çözülmesi yoluyla öğrenmenin sağlandığı, öğrenci merkezli bir yöntemdir. Bu yöntem, sosyal ilişkilerle ilgili durumu, bir problemi, bir olayı inceleme, olayın nedenlerini ortaya çıkararak çözüm yolları önerme, öğrencilere bir konuyu ya da bir beceriyi kazandırma ve o konuda uygulama yaptırma amacıyla kullanılır. Olayların derinlemesine incelemesini sağlar. Öğrencilerin araştırma ve problem çözme gücünü geliştirir. Örnek olaylar, genelde yazılıdır, görsel olan olaylara da yer verilebilir. Öğrencilerin karar verme, seçme ve sonuca ulaşma ile ilgili yaşantı geçirmesini sağlar. Öğrenciler, bildiklerini ve kavradıklarını gerçek bir duruma uygulama şansına sahip olurlar. Bu yöntem, daha çok buluş yoluyla öğretme yaklaşımında ve kavrama düzeyindeki davranışların kazandırılmasında kullanılır (Demirel 2004). Uygulamada Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar
  • 9. 9 1. Sınıfa getirilecek örnek olayda temel ayrıntılar iyi belirlenmiş olmalı, (Örnek olay gerçek mi? Olay anlamlı mı? Bir bütünlük taşıyor mu? Mantık açısından farklı bir görüş getiriyor mu? gibi) 2. Örnek olayda temel bir sorun bulunmalı, 3. Bu sorunun analiz edilmesi istenmeli, böylece sorun iyice anlaşılmalı, 4. Örnek olay hedefler, ilişkiler ve değerler açısından değerlendirilmeli, 5. Örnek olayda beklenen çözüm için öğrencilere ön bilgiler verilmeli; bu amaçla ya yazılı bir rapor verilmeli ya da örnek olayla ilgili bir video filmi gösterilmeli, 6. Örnek olay için yönlendirici tartışma soruları önceden belirlenmeli; olayın nedeni, oluş şekli ve sonuçları üzerinde tartışmalar yoğunlaşmalı, 7. Tartışma sonunda ortaya çıkan ilke ve sonuçlar ile en çok görüş birliğine varılan öneriler belirlenip bir yere kaydedilmeli, 8. Örnek olayda elde edilen sonuçlardan ve deneyimlerden kurumlardaki çalışmalarda ne şekilde yararlanılacağı konusu üzerinde durulmalıdır. Kullanımı örnek olay yöntemine benzeyen araştırmalı örnek olay yöntemi de daha çok yönetici personelin eğitiminde kullanılır ve beş aşamadan oluşur: 1. Örnek olay kısaca açıklanır. 2. Örnek olayla ilgili veriler toplanır. 3. Karar için alternatif öneriler belirlenir. 4. Tüm grubun üzerinde birleştiği karar alınır. 5. Kararın alınış biçimi, iş yerinde uygulanabilirliği ve olanaklar incelenerek değerlendirme yapılır. Gösterip Yaptırma Yöntemi Gösterip yaptırma yöntemi, bir işlemin uygulanmasını, bir araç gerecin çalıştırılmasını önce gösterip açıklama; sonra da öğrenciye alıştırma ve uygulama yaptırarak öğretme yoludur. Gösteri öğretmen merkezli, yapma işlemi de öğrenci merkezlidir. Öğrenciler, becerileri yaparak yaşayarak öğrenirler. Dinleyiciye hem görebilecek hem de duyabilecekleri bir ortamda materyalin tanıtıldığı, yeniliklerin sınıfa gösterildiği bir yöntemdir. Göze ve kulağa hitap ettiği için ilgiyi arttırır. Kelimelerin yetersiz kaldığı fikirleri daha kolay anlaşılır kılar. Bu yöntem daha çok öğrencilerin devinişsel (psikomotor) becerileri kazanmalarında etkilidir. Bir konuya ilişkin bilgilerin açıklanması ve bu bilgilerin beceriye dönüştürülmesi için gerekli uygulamaların yapılması aşamasında ve daha çok uygulama düzeyindeki davranışların kazandırılmasında kullanılır. Uygulamada Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar 1. Kazandırılacak beceriler önce öğretmen tarafından yapılarak öğrencilere gösterilmeli, 2. Her öğrenciye istenilen beceriyi kazanması için zaman planlaması iyi yapılmalı 3. Öğrencilere tekrar yapma şansı verilmeli, 4. Gösteri anında kullanılacak şema, grafik, dia ve film gibi araç gereçler önceden hazırlanmalı,
  • 10. 10 5. Beceriler sırayla ve aşamalı olarak öğretilmeli, bir beceri tam öğrenilmeden diğerine geçilmemeli, 6. Öğrencilere önce basit, kolay ve yapabilecekleri işler yaptırılmalı, 7. Derslik ya da atölyede her türlü sağlık tedbirleri alınmalı ve yeterli araç-gereç bulundurulmalı, 8. Dersin yapılacağı yer önceden kontrol edilip öğretime hazır hale getirilmeli, 9. Yapılacak işler bir akış çizelgesinde ya da yazı tahtası üzerinde gösterilmeli. 10. Zaman zaman yapılanlar özetlenmeli, önemli noktalara öğrencilerin dikkati çekilmelidir. Problem Çözme Yöntemi Problem çözme, istenilen hedefe varabilmek için etkili ve yararlı olan araç ve davranışları türlü olanaklar arasından seçme ve kullanmadır. Öğrenci merkezlidir. Problem çözme, bilimsel yöntem, eleştirel düşünme, karar verme, sorgulama ve yansıtıcı düşünme gibi üst düzey zihinsel etkinliklerin kazanılmasında işe koşulan bir yöntemdir. Hem bilişsel hem duyuşsal alanda öğrenmeyi içerir. Bu yöntem, bir problemin çözümünde, genelleme ve sentez yapmada kullanılır. Daha çok araştırma yoluyla öğretme yaklaşımında, bilişsel alanın uygulama düzeyindeki davranışların kazandırılmasında ve bu alanın analiz ve sentez özelliklerini geliştirmede kullanılır. John Dewey’in genel problem çözme yöntemindeki beş aşamaya dayanmaktadır (Küçükahmet 2001): 1. Problemi tanıma, 2. Geçici hipotezleri formüle etme, 3. Veri toplama, organize etme, değerlendirme ve açıklama, 4. Denenceleri test edip kabul ya da reddetme, 5. Çözümü uygulama, elde edilen sonuçlara göre önerilerde bulunma. Bu yöntem öğrencide ilgi ve güdülenmeyi arttırır. Öğrencilerin daha kalıcı izli öğrenmelerini sağlar. Öğrenciler, bilimsel yöntemi kullanmayı öğrenir ve bilimsel tutum kazanırlar (Demirel 2004). Uygulamada Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar 1. Problem çözmede izlenen yollar tümevarım ve tümdengelimdir: a. Tümevarım, örneklerden, olaylardan ve özel durumlardan başlayarak genel sonuçlara ve kurallara varma yoludur, b. Tümdengelim, genelden özele, yasalardan ve olgulardan olaya, kuraldan örneğe geçme yoludur. 2. Problemler öğrencilerin olgunluk ve beceri düzeylerine uygun bir biçimde sunulmalıdır. 3. Öğrencinin kullanacağı uygun araç ve gereç sağlanmalıdır. 4. Öğretmen gerektiğinde öğrencilere rehberlik yapmalı ve yönlendirmelidir. Bireysel Çalışma Yöntemi Bireysel çalışma, bir öğrencinin bir konuyu yaparak-yaşayarak öğrenme yoludur. Bu yöntem, bir öğrencinin bir konuyu kendi başına öğrenmek istediği ya da kendi başına çalışma yapmak istediği
  • 11. 11 zaman kullanılan öğrenci merkezli bir yöntemdir. Her öğrenci öğrenme durumunu kendine göre ayarlar. Öğrenme, öğrencinin ilgi, yetenek ve ihtiyaçlarına uygun olarak yapılır. Araştırma yoluyla ve tam öğrenme yoluyla öğretme yaklaşımlarında, ayrıca uygulama, analiz ve sentez düzeylerindeki davranışları kazandırmada kullanılır (Demirel 2004). Uygulamada Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar 1. Amaç iyi belirlenmeli, 2. Zaman en iyi şekilde kullanılmalı, 3. İyi bir planlama yapılmalı, 4. Basılı araçlardan bilgi elde edilirken; a) Önemli hususların altı çizilip not alınmalı, b) Özet çıkarılmalı, c) Okuduğu kitaplardan not almasına katkı getirmesi için kartoteks düzenlenmelidir. ÖĞRETME TEKNİKLERİ Yöntem ve teknik kavramları birbirine çok karıştırılmaktadır. Yöntem, genelde hedefe ulaşmak için izlenen en kısa yol olarak tanımlanmaktadır. Teknik ise bir öğretme yöntemini uygulamaya koyma biçimi, ya da sınıf içinde yapılan işlemlerin bütünü olarak tanımlanabilir. Yöntemi bir tasarım, tekniği de bir uygulayım olarak görebiliriz. Daha geniş bir açıdan yöntemi, hedeflere ulaşmak için öğretme- öğrenme sürecini desenleme ya da planlama tekniği de bu desenlenen ve planlanan düşüncelerin uygulamaya aktarılmasında izlenen bir yoldur. Öğretim teknikleri temelde bireye dönük ve gruba dönük olmak üzere iki ana grupta toplanabilir. Bu tekniklerin özellikleri ve öğretiminde kullanılmasına ilişkin açıklamalar aşağıda verilmiştir (Demirel 2004). Grupla Öğretim Teknikleri Grupla öğretim teknikleri, özellikle öğretmenlerin sınıf içinde kullandıkları tekniklerdir. Bu teknikler aşağıda sırayla açıklanmıştır: 1. Beyin Fırtınası 2. Gösteri 3. Soru-Cevap 4. Drama ve Rol Yapma 5. Benzetim 6. İkili ve Grup Çalışmaları 7. Mikro Öğretim 8. Eğitsel Oyunlar Beyin Fırtınası
  • 12. 12 Beyin fırtınası, bir konuya çözüm getirmek, karar vermek ve hayal gücüyle düşünce ve fikir üretmek için kullanılan yaratıcı bir tekniktir. Buna 'Buluş Fırtınası' da denilmektedir. Bu tekniğin temel ilkeleri şunlardır. Bir problem çözmekle görevlendirilen bir grubun üyeleri mümkün olduğu kadar çok fikir ileri sürerler. Dile getirilen her çözüm teklifi diğer grup üyelerini daha yeni ve iyi buluşları ortaya çıkarmaya yöneltir. Ancak ortaya atılan fikirlerin ayrıntılı bir şekilde açıklanması ya da savunulması istenmez. Sadece fikirlerin mümkün olduğu kadar hızlı ifade edilmesi, yazıya geçirilmesi ve sonra değerlendirilmesi istenir. Söylenenlerin kalitesinden çok sayısı önemlidir. Bu teknik ile öğrencilerin canlı ve yaratıcı fikirlerinin ortaya çıkmasına fırsat verilir (Demirel 2004). Uygulamada Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar 1. Toplantının amacı ya da sorunun ne olduğu belirtilmeli, 2. Süre belirlenmeli, bu süre içinde herkesin katkı getirmesi istenmeli, ancak eleştiriler için zaman ayrılması istenmeli, 3. Tartışma süresi bitince söylenenler analiz edilmeli, değerlendirilmeli ve çözüm yolu kararlaştırılmalı, 4. Toplantı sonunda tartışmalara devam edilip edilmeyeceğine karar verilmelidir. Gösteri Gösteri, izleyici grubun önünde bir işin nasıl yapılacağını göstermek ya da genel ilkeleri açıklamak için başvurulan bir tekniktir. Gösteri, sınıf içinde genellikle öğretmen ya da varsa kaynak kişilerce yapılabilir. Gerektiğinde öğrencilerden de yararlanılır. Gösteri tekniğini sınıf içinde etkili bir şekilde uygulayabilmek için dikkatli bir hazırlık gerekir. Bu hazırlık yapılırken aşağıdaki hususlara dikkat edilmelidir (Demirel 2004): 1. Bu dersle ilgili gösterinin hedefleri nelerdir? Öğrencilere öğretilmek istenilen bir beceri mi yoksa sadece bir ek bilgi midir? 2. Gösteri için yeterli araç ve gereç var mıdır? Gösteri, gerçek araçlar kullanılarak yapılabildiği gibi modeller kullanılarak da yapılabilir. Bunlardan başka resim, dia, film şeridi, hareketli filmler, basit çizimler ya da semboller kullanılarak da yapılabilir. 3. Gösteri için yeterli zaman ayrılmış mıdır? 4. Öğrencileri hazırlamada en önemli husus, onlara bu gösterinin hedeflerinin ne olduğunu iyice anlatmaktır. Öğrencilerin ilgisini çekebilmek için bu hedefler açık seçik ortaya konmalıdır. Tüm gösterilerde ana amaç, öğrenmeyi sağlamak olmalıdır. Uygulamada Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar 1. Tüm öğrenciler iyi duyuyor ve görüyor mu? Gösteri ilerledikçe tahtaya bir taslak çıkartılıyor mu? 2. Bilinmeyen yeni terimlere dikkat ediliyor mu? Gösteriye devam etmeden önce öğrenciler bunları anlıyor mu? 3. Bazı sorularla öğrencilerde merak uyandırılıyor mu? Öğrencilerin de öğretmenle birlikte tahmin yürütmesine izin veriliyor mu?
  • 13. 13 4. Öğrenciler soru sormaları için cesaretlendiriliyor mu? Gerektiğinde gösteri için öğrencilerden yardım isteniyor mu? Gösteri tamamlandığında öğretmen kendine şu soruları sormalıdır. a) Öğrenciler ne öğrendi? b) Öğrendiklerinin uygulaması yapılabildi mi? Tüm gösterilerin öğretmen tarafından yapılması zorunluluğu yoktur. Gerektiğinde öğrenciler, bunu kendi aralarında da yapabilirler. Bu sayede kendi yeteneklerini geliştirme ve başkalarıyla iletişim kurma olanağını bulabilirler. Soru-Cevap Soru-cevap öğretme tekniği sınıf etkinliklerinde soru sorulması ve cevap verilmesi yoluyla tartışmanın yürütüldüğü bir tekniktir. Bu tekniğin, öğrencilere öğrendiklerini uygulama, önemli noktaları belirginleştirme, neden-sonuç ilişkisini belirtme, öğrenilenleri tekrar etme, öğrenci-öğretmen iletişimini sağlama ve dağınık dikkatleri konuya çekme gibi yararları bulunmaktadır (Bilen 1996). Sınıf içi uygulamalarda en yaygın bir şekilde kullanılan tekniktir. Bu teknik, öğrencilere düşünme ve konuşma alışkanlıklarını kazandırma bakımından oldukça önemlidir ve her dersin öğretiminde kullanılır (Demirel 2004). Uygulamada Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar a) Soru açık, basit, anlaşılır bir dille ifade edilmelidir. b) Soru sormanın amacı öğrencileri güdülemektir. Bu nedenle iyi bir soru öğrencinin zihinsel gücünü kullanabileceği nitelikte olmalıdır. c) Bütün sınıfı ilgilendiren sorular, tüm sınıfa sorulmalı ve aynı anda herkes cevabı bulmak için düşündürülmeli daha sonra da soruyu cevaplandıracak kişi belirlenmelidir. Bu belirlemede cevap vermeye gönüllü öğrencilere öncelik verilmeli, kolay sorular gruba göre öğrenmesi yavaş olan öğrencilere sorulmalıdır. Yanlış cevap veren öğrenciler azarlanmamalı ve sınıf içinde küçük düşürücü davranışlardan kaçınılmalıdır. Diğer bir hususta soruların sınıftaki tüm öğrencilere adaletli bir şekilde yönetilmesini sağlamaktır. d) Doğru cevaplar anında pekiştirilmelidir. Yanlış cevaplar doğrusu tekrar ettirilerek düzeltilmelidir. Doğru cevapların verilmesi için ipuçları kullanılmalı ya da yan sorular sorulmalıdır. e) Sınıfa değil de öğrencilere tek tek sorular yöneltiliyorsa, oturma sırası, numara sırası gibi belli bir sıraya göre değil de seçkisiz (random) yolla sorulmasında yarar vardır. Böylece tüm sınıfın dikkatli ve ilgili olması sağlanmış olur. Soruları öğretmen sorabileceği gibi öğrencilerin öğretmene ya da öğrencilerin birbirine soru sormalarına olanak sağlanmalıdır. Soruların öğrenciler tarafından cevaplandırılmasında dikkat edilmesi gereken hususlar:  Soruyu sorduktan sonra, düşünmek için zaman bırakılmalı,  Öğrencilerin, soruya kendi sözcüklerini kullanarak cevap vermeleri sağlanmalı,
  • 14. 14  Sınıfın dikkatini dağıtmamak için soruyu tekrar etmekten mümkün olduğunca kaçınılmalı, çok makul nedenlerden dolayı soru anlaşılmamışsa soru tekrar edilmeli,  Konuşma güçlüğü olan öğrenciler sabırla dinlenmeli ve diğer öğrencilerin de sabırla dinlemesi sağlanmalı,  Yanlış cevap veren ya da cevap vermede güçlük çeken öğrenci ile alay etmekten, onu azarlamaktan ya da küçük düşürücü bir davranışta bulunmaktan kaçınılmalı,  Cevap vermek isteyen öğrencilere adlarını söyleyerek söz verilmelidir. Rol Yapma Rol yapma, öğrencinin kendi duygu ve düşüncelerini başka bir kişiliğe girerek ifade etmesini sağlayan bir öğretme tekniğidir. Bir fikir, durum, sorun ya da olay bir grup önünde dramatize edilir. Öğrenciler başkalarının nasıl hissettiğini, düşündüğünü ve etkinlikte bulunduğunu anlama fırsatı bulurlar (Demirel 2004; Küçükahmet 2001). Psikolojik terapide psikodrama, okulda ya da mesleki rehberlikte sosyodrama olarak kullanılan rol oynama yönteminde dramatizasyon ve rol yapma esastır. Bu uygulamalardan yalnızca problemin çözümü değil aynı zamanda katılanların insan doğasını anlama, davranışlarını değerlendirme ve insan ilişkilerindeki sorunları kavramalarına yardımcı olur. Bu tekniğin uygulanmasında, öğrencilere rol dağıtırken dikkatli olunmalı, özellikle ilk uygulama için gönüllü ve başarılı öğrencilerin rol almasına özen gösterilmelidir. Roller ve oynayacak kişiler belirlendikten sonra sahne düzeni ya da durum öğrencilere açıklanır. Rol yaparken öğrencilerden öğrendikleri diyalogda ya da bir konuşma metninde geçen aynı cümleleri kullanma yerine o durumda söylenmesi gereken ve öğrendikleri cümle kalıbına uygun düşen kendi cümlelerini kullanmaları istenir. Uygulamada Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar Aşağıda rol yapma için önerilen sınıf içi etkinlikler yönlendirici olabilir (Demirel 2004). a) Ortam yaratmak: Burada temel nokta doğal olmaktır. Öğrenmeye hazır duruma getirecek şekilde grubu güdülemek gerekir. b) Rol yapmak için sahneyi hazırlamak: Eğer hangi sorun ya da olayın rolü oynanacağına karar verilmişse, roller paylaştırılır ve provaları yapılabilir. Kimlerin rol alacağı kararlaştırılmamışsa, sorun bütün sınıfla birlikte ele alınır. Bunu yapmanın bir yolu, sınıf liderinin (ki bu lider öğretmen ya da öğrenci olabilir) dört ya da beş öğrenciyi, sınıfın önünde sorunu tartışmaya davet etmesidir. Tartışma ilerledikçe sorunla ilgili ana noktalar tahtaya yazılır. Bu şekilde olayda yer alan karakterlerin özelliklerinin belirlenmesine ve tanımlanmasına yardımcı olunur. c) Roller için öğrencilerin seçilmesi: Rollerin seçimi, önceden ya da sınıfın sorunu tanımlamasından sonra kendiliğinden yapılabilir. Öğrenciler, rollerinin genel özellikleri açısından aydınlatılır. Rol yapmanın bir uyarlama işi olduğu vurgulanır. Bu vurgulama özellikle ilk defa rol alacaklara bir katkı sağlayabilir. Rol dağıtımı öncelikle, konuyu iyi bilen ve kendilerini rolünü yapacakları kişiliğe iyice adapte edebilenler arasında yapılmalıdır. d) Rollerin oynanması: Bu aşamada rol alan öğrenciler rollerini oynar, sınıfın geri kalan öğrencileri de seyirci olarak olayı izlerler.
  • 15. 15 e) Olayın tartışılması: Oyunun sunuluşu tüm sınıf tarafından, ya da önce küçük gruplar halinde daha sonra da tüm sınıf tarafından tartışılabilir. Öğrencilerden, oyunun ve oyuncuların güçlü ve zayıf noktalarını söylemeleri istenebilir. Genel bilgileri olmadıkları konularda öğrencilerden rol yapmalarını istememek gerekir. Öğrenciye yapacağı rol hakkında önceden genel bir bilgi verilmesi yerinde olur. Örneğin, çevre kirliliği ile ilgili bir sorun ele alınacak ise öğrencinin çevre kirliliği hakkında genel bilgisi olması ve bu konuyla ilgili yeni sözcükleri bilmesi gerekir. Sınıf içinde birkaç çeşit grubun rol yapması yerine bir grupla çalışma yapmak daha etkilidir. Çünkü rol yaparken sınıfta dinleyici gerekir. Seyirci oyuncu etkileşimi kurulmalıdır. Basit roller ise kısa bir çalışma ile gerçekleşebilir. Drama Drama tekniği ile öğrenciler hangi durumlarda nasıl davranmaları gerektiğini yaşayarak öğrenirler. Problem çözme ve iletişim kurma yeteneğini geliştirir. Bu teknik, bilinen en eski öğretme tekniklerinden birisidir. Çok kullanışlı ve yararlı olduğu için günümüzde okullarda yaygın olarak kullanılmaktadır. Drama tekniği ile öğrencilerin etkili ve dikkatli dinleme yeteneği gelişir, kendine olan güvenini arttırır, anlama yeteneğini ve yaratıcılığı arttırır, akıcı konuşmayı geliştirir, dile hakimiyeti ve iyi ifade yeteneğini geliştirir, bilgilerin etkin kullanımını sağlayarak onları pekiştirir. Bu teknik, tek taraflı olmayıp hem oyuncuya hem de seyirciye yöneliktir. Drama tekniğinin iki türü vardır, bunlar biçimsel ve doğal drama teknikleridir. Doğal drama tekniğinde oyuncular kendilerini dilediği gibi ifade etme özgürlüğüne sahiptir. Bu drama tekniğinin amacı bireylere serbest konuşma alışkanlığı kazandırmak, onların duygu ve düşüncelerini kendi sözcükleriyle diledikleri gibi açıklama yapmalarına olanak sağlamaktır. Bu alışkanlıkların küçük yaşlarda daha etkili bir şekilde kazanıldığı belirtilmektedir. Biçimsel drama tekniği ise, daha çok yetişkin öğrencilere dönüktür. Bu drama türünde oyunlar daha ciddi ve planlıdır. Oynanacak oyun ya da hikaye oyuncular tarafından paylaştırılmış, ezberlenmiş ve provası yapılmış durumdadır. Biçimsel ve doğal dramanın bir çok çeşidi vardır. Bunlar arasında serbest oyunlar, hikayeleri sahneleme, resimlerle hikaye sahneleme, radyo ve TV haberlerini ya da yayınlarını taklit etme ve gölge oyunları doğal dramaya; kuklalar, pandomim ve oyunlar da daha çok biçimsel dramaya birer örnek olarak gösterilmektedir. Örneğin, serbest oyunlar yoluyla çocuklar meramını iyi ifade etme ve konuşma yeteneklerini geliştirirler. Bu oyunların en büyük özelliği ise her zaman ve her yerde oynanabilir olmalarıdır. Fazla araç ve gereç gerektirmez. Ne bir sınırlama ne de bir zorlama söz konusudur. Öğrenci o anda aklına ne gelirse söyler, hatta şarkı bile söyleyebilir. Bu teknikte öğretmen çok az rol oynar, daha çok yönetici rolündedir ve oyunun kendi çizgisi üzerinden gelişmesine izin verir. Sadece herhangi bir engel ya da bir sorun çıktığında yardımcı olur. Bir diğer drama türü de hikayeleri sahnelemedir. Bu yaklaşım daha çok küçük öğrencilere uygulanan tekniktir. En basit tanımıyla bu, basit bir hikayenin bir kısmı ya da tamamı alınarak öğretmen ya da bir kaç öğrenci tarafından okunarak sınıfta sergilenir. Burada en önemli nokta anahtar cümleler ve yabancı sözcüklerin liste halinde tahtaya yazılmasıdır. Öğretmenin dikkat edeceği bazı hususlar vardır. En başta bu küçük çocuklara uygulanıyorsa o zaman oyunların kısa ve basit seçilmesine dikkat
  • 16. 16 edilmelidir. Bundan başka gerçekçiliği artırmak için rol yeteneği olan öğrenciler seçilmeli ve basit araç ve gereçlerden yararlanmalıdır. Kuklalar ise binlerce yıldır bilinen bir eğlendirme ve öğretme araçlarıdır. Günümüzde yabancı dil öğretimi de dahil olmak üzere bir çok ülkede yaygın olarak kullanılmaktadır. Kuklaların bir çok çeşidi vardır, en bilinenleri el kuklası, eldiven kuklası, ipli kuklalar ve gölge kuklasıdır. Kuklalardan hikaye anlatımında yararlanılabilir (Demirel 2004). Benzetim (Simülasyon) Benzetim, gerçeğin yapay ve yoğunlaştırılarak küçültülmüş bir sunumudur. Bir modelin ya da gerçek bir durumun önemli detaylarını kopya edebilir. Bir problem çözme yaklaşımıdır. Sınıf içinde öğrencilerin bir olayı gerçekmiş gibi ele alıp üzerinde eğitici çalışma yapmalarına olanak sağlar (Demirel 2004; Hollingsworth ve Hoover 1991). Gerçek durumların önemli boyutları, ya bir modelde özel olarak, ya da diyagram halinde, resimler ve diğer sembolik yollarla belirlenmektedir. Uygulamada zaman ve mekan genel olarak sınırlanmakta ve yaratılmak istenen gerçek durumun anlamlı yönleri seçilmektedir. Askerlerin harp oyunları, şoför adaylarının özel pistte yetiştirilmeleri, pilotların uçuş öncesi yapay koşullarda eğitim görmeleri, uçak bombardıman birlikleri, astronotların eğitimi, tıpçıların kadavra üzerinde çalışmaları, ilk yardım kursunda manken üzerinde yapılan çalışmalar benzetim tekniğine birer örnektir. Bu teknik, hemen hemen her alanda ve yaygın olarak kullanılmaktadır. Öğrenme ortamında öğretmen, bu tekniği uygularken öğrencilere rolleri dağıtır, olayı tanıtır ve bir kontrolör olarak olayların dışında kalır. Problem çözme ve karar verme sürecine katılmaz. Benzetim tekniğinin uygulamasında öğrencilerin iş görüleri gerçektir ancak öğretmen tarafından ortaya konan durum ya da olay yapaydır, gerçek değildir. Özellikle öğrenciyi gerçek ortamda, gerçek araçlarla yetiştirmenin güç, tehlikeli ve maliyetinin fazla olduğu durumlarda gerçeğin bir modeli üzerinde yetiştirme en etkin yoldur. Öğrencileri ileride alabilecekleri rollere daha iyi hazırlar (Demirel 2004; Küçükahmet 2001). Benzetim tekniğinin kullanılmasında öğretmen her zaman öğrenciye anında dönüt verebilmelidir. Benzetim tekniği ilgi çekicidir, öğrencilerin derse katılımlarını ve güdülenmelerini artırır; somut ve yaparak yaşayarak öğrenmeyi sağlar. Bir düşünce değil bir hareket, bir olaydır. Öğrenciler bu olaya katılırlar ve ona şekil verirler. Rolleri, işlevleri, görev ve sorumlulukları vardır. Problem çözme ve karar verme durumundadırlar. Öğrencilerin analiz ve sentez yapabilme yetilerini gelişir. Uygulamada Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar a) Sınıf içinde uygulanan benzetim olayında öğretmenin kendisi de rol almalıdır, b) Öğretmen, uygulamaya geçmeden önce benzetim tekniğinin genel noktalarını kısaca anlatmalı ve öğrencilerin anlayamadığı hususları açıklamalıdır, c) Öğrencilere roller genelde yansız bir şekilde verilmelidir, d) Benzetim tekniği ile ele alınan olay eğer birkaç aşamadan oluşuyorsa, olayı kontrol edecek kişi her aşamadan önce küçük bir açıklama yapmalıdır, e) Uygulamaya başlamadan önce benzetimle ilgili tüm dokümanlar hazır olmalıdır. Eğitimde benzetim tekniğinin kullanılması ile öğrencilerin bazı toplumsal kuramları ve etkinlikleri daha iyi kavradıkları ve öğrendikleri ortaya çıkmıştır (Demirel 2004).
  • 17. 17 İkili ve Grup Çalışmaları Sınıftaki öğrenci sayısına göre en az iki ve en çok sekiz ile on kişinin bir araya gelerek aynı konu üzerinde ortak amaçlarla yaptıkları çalışmaya grup çalışması denir.Bu tekniğe, ikili çalışma ve soru- cevap tekniğini uygularken yer verilebilir (Demirel 2004). Uygulamada Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar a) Öğretmen, yapılacak olan tüm etkinlikler hakkında öğrenciye bir ön bilgi vermelidir. Ayrıca öğrencinin belli bir etkinliğe yönelmesi sağlanmalıdır. Daha sonra konu hakkındaki bilgileri öğrencilere okutmalı ve öğrencilerin konuyu ne derece anladıklarını kontrol ettikten sonra çalışmayı başlatmalıdır, b) Çiftler çalışmaya başlamadan önce karşılıklı oturtulmalıdır. Ancak birbirlerinin varsa ellerindeki kitap, resim ya da kartlarını görmemelidir, c) Eşler sürekli değiştirilerek, öğrencilerin diğer kişilerle de teması sağlanmalıdır. Önceleri her öğrenci sağındaki öğrenci ile, sonra solundakiyle daha sonra arkasındaki ve çapraz oturan öğrencilerle eşleştirilmelidir, d) Eşlerden biri tek kaldığında öğretmen onun eşi olabilmeli ve onunla çalışabilmelidir. Eğer bu durum böyle devam edecek olursa, öğretmen her defasında değişik öğrenciye eş olmalıdır, e) Bu etkinliklerin uzunluğu beş ile yirmi dakikayı geçmemelidir. Bu etkinliklerin bir ders boyu sürmesi ya da sürmemesi öğretmen ve öğrencinin isteğine bağlı olmalıdır, f) Bu etkinlikler esnasında öğretmen dıştan bir gözlemci olarak sınıfta dolaşmalı ve gördüğü hataları ders bittikten sonra tartışmalıdır, g) Bu çalışmayı daha sonra bir çift, diğer çiftlerin önünde tekrarlamalı ve izleyenler de onların ne derece başarılı oldukları hakkındaki görüşlerini bildirmelidirler. Öncelik gönüllü olanlara verilmelidir, h) Gruplar oluşturulduğunda, bir yakınlaşma olması amacıyla kişiler birbirlerine özel sorular yöneltebilirler. Bu durumda öğrencilerin bu sorulara cevap vermelerinin zorunlu olmadığı vurgulanabilir, i) Tüm etkinlikler herkesin eşit süreyle ve katılımıyla yapılmalıdır. Sınıf içinde ikili çalışma gruplarının yanı sıra daha büyük gruplarla çalışmalar da yapılabilir. Burada temel amaç, grup üyelerinin birlikte düşünmelerine, karşılıklı fikir alışverişi içinde olmalarına ve rahat bir ortamda çalışmalarına olanak sağlamaktır. Çok kalabalık sınıflarla grup oluşturmada dikkat edilecek hususlar şunlar olabilir: 1. Bir sınıfta normal beş ya da altı grup oluşturulması ideal görülmektedir. Buna göre sınıf mevcudunun altıya ya da istenilen grup sayısına bölünmesiyle bir grupta yer alacak öğrenci sayısı ortaya çıkabilir, 2. En ideal grup çalışması üç kişiyle olabileceği belirtilmesine karşın, kalabalık sınıflarda bu sayı ona hatta on beşe kadar çıkabilir, 3. Gruplar arasındaki yarışı ve yapılan çalışmaların niteliğini belirleyebilmek için her gruba aynı konu verilmelidir,
  • 18. 18 4. Gruplar, öğretmen tarafında seçkisiz (random) yolla oluşturulmalı; ancak iyi öğrencilerin aynı gruplarda yer almamalarına dikkat edilmelidir. Bu amaçla: a) Öğrenciler şans yöntemi ile gruplara atanır; birden altıya en çok ona kadar bir sayı söylerler. Aynı sayıyı söyleyenler bir grupta toplanır. Bu yaklaşım, heterojen grup oluşturmak için ya da öğretmen öğrencileri tanımıyorsa kullanılabilir. b) Birbirine yakın oturan öğrenciler arkaya dönerek bir grup oluşturabilirler. Bu biçimde oluşturulan gruplar genellikle beyin fırtınası, vızıltı grupları gibi kısa süreli grup çalışmalarında kullanılabilir. c) Öğrencilerin ilgilerine göre ve öğrencilerden gelen istekler dikkate alınarak grup oluşturulabilir. Bunlara ilgi grupları da denir. Küme çalışmalarında ve iş gruplarında bu yaklaşım kullanılabilir. d) Öğrencilerin yeteneklerine göre öğretmen tarafından grup oluşturulabilir. Bunlara yetenek grupları da denir. Özellikle işbirliğine dayalı öğretimde bu tür gruplar tercih edilir. e) Öğretmen gözlem sonuçlarına göre iyi ve zayıf öğrencilerin durumlarını da dikkate alarak dengeli bir gruplama yapabilir. f) Her grubun bir lideri ya da koordinatörü olmalıdır. Grup lideri öğretmen tarafından atanabileceği gibi grup üyeleri arasından da seçilebilir. Grup liderinin görevi grup çalışmalarını koordine etmek ve öğretmenle olan bağlantıyı kurmak olmalıdır. Gerekli görülürse her grubun bir adı ya da numarası olabilir, 5. Öğretmen, grup çalışmalarını yakından izlemeli, çalışmaları kontrol etmeli ve grup üyelerine yardımcı olmalıdır. Grup üyelerinin görev ve sorumlulukları belirlenmelidir. Genellikle gruptaki üyelerinin görevi, başkan, kaynak kişi, yazıcı, ve sözcü görevi vardır. Dönem boyunca bu görevlerin öğrenciler arasında değiştirilmesine özen gösterilmelidir (Erden 1996). Grup çalışmalarını sınıf içinde uygularken her grubun tartışma yapabilmesi için 10 ya da 15 dakikalık belli bir sürenin ayrılması, grup sözcüsünün konuyu sunması, sözcü grubunun görüşünü açıkladıktan sonra sınıftaki diğer öğrencilerin onlara sorular yöneltmelerini istemesi ve böylece sınıfta tartışmaya yer verilmesi ve bu çalışmaların diğer gruplar için de tekrarlanması gerekir (Demirel 2004). Mikro Öğretim Mikro öğretim, öğretim süresi (beş-yirmi dakika arası), sınıftaki öğrenci sayısı (bir-beş öğrenci) ve konu bakımından küçültülmüş ve yoğunlaştırılmış bir öğretim deneyidir. Mikro öğretimde, yüz yüze eğitimin gerçekleştirilmesi için sınıf içinde uygulanma yapılır. Öğretmen yetiştirmek, öğretmen adaylarına kişilik kazandırmak ve araştırma yeteneklerini geliştirmek amacı güdülür. Başarısızlık tehlikesinin düşük, öğretme yeteneği olanaklarının yüksek olduğu yapay ortamlarda (donanımı tam laboratuarlarda) öğretmen adaylarına hizmet öncesi deneyim kazandırılır. Aday öğretmenleri yetiştirmek için öğretmen yetiştiren kurumlarda ve hizmet içi eğitim çalışmalarında kullanılması yararlı görülmektedir (Demirel 2004; Küçükahmet 2001).
  • 19. 19 Mikro öğretim, çoğunlukla "öğret-yeniden öğret" (teach-reteach cycle) çevrimi adı verilen bir sınama- yanılma durumu olarak saptanır. "Öğret-yeniden öğret" çevrimi altı basamaktan oluşur (Demirel 2004): 1. Verilen görevin gereklerine uygun bir mikro ders hazırlanır, 2. Belirlenen mikro ders öğretilir, 3. Öğretme işleminin ne derece başarıyla yerine getirildiğine dair sözlü, yazılı ya da teyple dönüt alınır, 4. Bu alınan dönüt ışığında mikro ders yeniden düzenlenir, 5. Mikro ders yeniden öğretilir, 6. Bu defa öğretme işleminde gerçekleştirilen ya da gerçekleştirilemeyen iyileştirmelerle ilgili sözlü, yazılı ya da teyple dönüt alınır. Mikro öğretim tekniği ile bir öğretmen adayı bir dersin küçük bir bölümünü sunar. Bu sunu genellikle video kameraya kaydedilmektedir. Video gerçek görüntüyü ve sesi birlikte kaydetme iletme özelliğine sahip olduğundan tercih edilmektedir (Küçükahmet 2001). Dersin sunuluşu televizyon ya da videodan tekrar izlenir ve tartışmalarda eksiklikler üzerinde durulur, daha iyi neler yapılacağına karar verilerek genel bir değerlendirme yapılır. Mikro öğretim çalışmaları, kimi sınıf ortamlarında film kaydı ya da video kaydı yapılmadan da gerçekleştirilebilir. Mikro öğretim çalışmaları, çoğu öğretmen adaylarının kendi aralarında oluşturacakları akran gruplarıyla yapılır. Burada en önemli sorun doğal bir ortamın yaratılamayacağıdır. Bir öğrencinin gerçek ortamda, kendi bildiği kadar bilen ve aynı yaşta olan akran grubuna ders vermesi oldukça güç görülmektedir. Yapılacak iş, öğretmen adayının amacı bir konuyu öğretmek değil, bir tekniği uygulamak olduğunu hatırda tutmasıdır. Mikro öğretim uygulamalarında, her bir öğretmen adayı, bu derslerde hem öğrenci hem öğretmen rolündedir. Öğretilecek konu içeriği, birlikte çalışan akran grubun düzeyine uygun olarak seçilebilir. Önemli olan öğretim basamaklarını başarıyla uygulayabilmektir. Mikro öğretim tekniği ile ders verme aşamalarını daha ayrıntılı olarak aşağıdaki gibi belirtebiliriz. 1. Belli bir konuda beş-on dakikalık bir ders planının hazırlanması, 2. Dersin işlenmesi, varsa video kamera ile kaydedilmesi, 3. Dersin izlenmesi ya da videoya kaydedilen dersin izlenmesi, 4. Dersin hem öğretmen hem de izleyen grup tarafından değerlendirilmesi, ayrıca grup üyelerinin öneri, katkı ve eleştirileri sonucu bazı düzeltmelerin yapılması, 5. Dersin tekrar hazırlanıp işlenmesi, 6. Grup tarafından tekrar işlenip değerlendirilmesi, varsa öneri yapılması. Mikro öğretim yöntemi öğretmen davranışları üzerinde odaklaşır ve gerçek yaşantılar kazandırır. Öğretmen adaylarının kazandıkları bilgi ve becerileri uygulamalarına, bir başka anlatımla kurum ile uygulama arasında köprü kurmalarına yönelik çabalardan biridir (Küçükahmet 2001). Uygulamada Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar Mikro öğretim yönteminin uygulanması sırasında dikkat edilmesi gereken hususlar şöyle sıralanabilir (Demirel 2001):
  • 20. 20 a) Uygulamak için belli bir davranışı seçiniz. b) Seçilmiş davranışı dikkatli bir şekilde tanımlayınız. c) Amaç ya da amaçlarınızı özenle belirleyiniz. d) İçeriğe karar veriniz. e) Belirlenen beceri, süreç ya da davranışları değerlendirmede kullanılacak ölçütler oluşturunuz. f) Kullanacağınız materyal ve araçları hazırlayınız. g) Ders planı biçimine karar veriniz. h) Ders planı hazırlayınız. i) Dersi saptanan süre içinde bitiriniz. j) Performansı değerlendirecek özel değerlendirme formları geliştiriniz ve bunları kullanınız. k) Öğretim yapmadığınız zamanlar grupta öğrenci rolü oynayınız ya da araçları kullanınız. l) Gruptaki diğer öğrencilerin yazılı eleştirisini yapınız. m) Her grubu, her mikro öğretim oturumundan hemen sonra sözlü eleştiriniz. n) Kendi dersinizi tekrar kayıtlardan izleyip, kendinizi eleştiriniz. o) Dersi tekrar öğretiniz. p) Her tekrarda zamanın elverdiği ölçüde yeni teknikleri deneyiniz. Eğitsel Oyunlar Eğitsel oyunlar, öğrenilen bilgilerin pekiştirilmesini ve daha rahat bir ortamda tekrar edilmesini sağlayan etkinliklerdir. Bireylerin fiziksel, zihinsel yeteneklerini geliştirici, yaşantıyı zevkli kılıcı, sanatsal ve estetik nitelikleri ve beceriyi geliştirici etkinlikler olarak da tanımlanabilir. Bu öğretme tekniği diğer tekniklere oranla daha çok dikkat, yaratıcılık, hayal gücü, espri yeteneği ve sentez gücü gerektirir (Bilen 1996). Eğitsel oyunlar özellikle öğrenmeye yönelik olmalı ve bir amaç için sınıf-içinde uygulanmalıdır. Oyunlar öğrencilere neşeli ve rahat bir ortam sağlamakta, sınıf-içi çalışmalara da değişiklik getirmektedir. Eğitsel oyunlarla derste konular ilgi çekici duruma getirilebilir, en pasif öğrencilerin bile bu etkinliklere katılmaları sağlanabilir (Demirel 2004). Uygulamada Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar a) Öğretmen, sınıf içinde eğitsel oyunlardan başarılı bir şekilde yararlanabilmek için dikkatli ve titiz bir hazırlık yapmalıdır. b) Oyunlar, bütün öğrencilerin rahatça anlayıp etkin katılımlarını sağlayacak düzeyde basit, kolay ve gerçekten ilginç olmalıdır. Bu nedenle seçilen oyunlar öğrencilerin farklı düzey ve yeteneklerine uyarlanabilecek bir esneklikte olmalıdır. c) Oyunun kuralları sınıftaki herkesin katılımına izin verebilmeli ve oyunun belli bir amacı olmalıdır. Bu nedenle oyunun kuralları açık seçik anlaşılmalıdır. d) Öğretmen oyunu sürekli kontrol etmeli ve ilgi göstermelidir. e) Öğretmen her oyuna bir ders saatinin beş ya da on dakikasını ayırmalı ve genellikle bu etkinliklere dersin ortasında ya da sonunda yer vermelidir.
  • 21. 21 f) Oyun oynanırken zayıf öğrenciler hata yaptığı zaman üzerinde durulmamalı ve herkesin etkin olarak oyuna katılımı sağlanmalıdır. Altı Şapkalı Düşünme Tekniği Altı şapkalı düşünme tekniğinin amacı, bireyin düşünme etkinliğini belli bir düzene sokarak analiz etmesini sağlamaktır. Bireye kendisi ya da başkaları adına düşünebileceği, düşüncelerini ayrıştırabileceği bir ortam sağlar (Gözütok 2000). Öğrencilerin yaratıcı düşünme becerilerini geliştirmek amacıyla altı şapkalı düşünme tekniği kullanılmaktadır. Bu teknikle öğrencilerin yeni fikirler üretmeleri ve yaratıcı düşünmenin yolları öğretilmeye çalışılmaktadır. Düşünce ve önerilerin belli bir düzen içinde sunulması ve sistematikleşmesi için kullanılır. Şapkalar, düşüncelerin ayrıştırılması için kullanılan bir semboldür. Altı şapka için altı değişik renk kullanılmakta ve her rengin simgelediği bir düşünme sistemi bulunmaktadır (Demirel 2004). 1. Beyaz Şapka (Tarafsız Şapka): Tarafsız bir biçimde, bilgiyi merkeze alarak olaylara bakış açısı getirmeyi amaçlar. Tartışmasız olarak kabul edilen bilgiyi temele alır. 2. Kırmızı Şapka (Duygusal Şapka): Önsezilere dayalı olarak, olaylara duygusal yönden bir bakış açısı getirmeyi amaçlar. Duygusal tepki vermeyi temele alır. 3. Siyah Şapka (Karamsar Şapka): Olaylara eleştirel ve karamsar yönden bir bakış açısı getirmeyi amaçlar. Eleştirel yargıyı temele alır. 4. Sarı Şapka (İyimser Şapka): Olayların olumlu yönlerine odaklanarak iyimser ve yapıcı yönden bir bakış açısı getirmeyi amaçlar. Yapıcı düşünmeyi temele alır. 5. Yeşil Şapka (Yaratıcı Şapka): Olaylara yeni ve farklı çözüm yolları bulmak için yaratıcı ve yenilikçi bir bakış açısı getirmeyi amaçlar. Yeni fikirler, yeni algılama biçimleri üretmeyi temele alır. 6. Mavi Şapka (Değerlendiren Şapka): Olayları tüm olası yönleriyle gören ve değişkenleri kontrol altında tutan bir bakış açısı getirmeyi amaçlar. Durumu analiz edip sonuç çıkarmayı ve serinkanlı bir biçimde karar vermeyi temele alır. Uygulamada Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar Altı şapkalı düşünme tekniğinin uygulanmasında dikkat edilmesi gereken hususlar şöyle sıralanabilir (Gözütok 2000): a) Karar verilecek bir konu belirlenmeli, b) Karar verme sürecine katılacak bireyler birbirlerini görecek şekilde oturmalı, c) Şapkalar sırasıyla takılmalı, d) Her şapkanın temsil ettiği yönde fikirler belirtilmeli. BİREYSEL ÖĞRETİM TEKNİKLERİ Bu teknikler daha çok öğrencilerin sınıf dışı öğrenmelerinde yararlı olacak tekniklerdir. Sınıf içinde de kullanılan bu tekniklerle ilişkili açıklamalar aşağıda verilmiştir: Bireysel Öğretim Teknikleri 1. Bireyselleştirilmiş Öğretim 2. Programlı Öğretim
  • 22. 22 3. Bilgisayar Destekli Öğretim Bireyselleştirilmiş Öğretim Bireyselleştirilmiş öğretim öğrencilerin kendi hızlarıyla ve kendi önbilgilerine uygun bir biçimde öğrenmelerini sağlar. Öğrenci kendi başına kendine verilen bir görevi bitirmeye çalışır (Erden 1996). Bir sınıfı oluşturan öğrenciler arasında bireysel farklar vardır. Bu durum öğrencilerin öğrenme hızlarında da farklılığı ortaya koymaktadır. Öğrenciler arasındaki bireysel farklılığın giderilmesi, her öğrencinin öğrenme hızına uygun düşecek bir öğretimin yapılması, öğretimin bireyselleştirilmesi ile olası görülmektedir. Bireysel öğretim tekniği kullanılırken öğretmen ve öğrencilere yeni roller düşmektedir. Her şeyden önce öğretim öğrenci-merkezli olmaktadır. Öğretmenin rolü öğrenci merkezli öğrenme etkinliklerini yönetmek ve düzenlemektir. Öğretmen sınıfın tümüne değil de üç-dört kişiden oluşan küçük gruplara açıklamalar yapmak durumundadır. Öğrenciler de, öğretim etkinliklerine aktif olarak katılma, nasıl öğreneceklerini kararlaştırma, sınav tarihini saptama gibi pek çok sorumlulukları yüklenmektedir (Demirel 2004). Bu yöntem özellikle ülkemizde birleştirilmiş sınıf uygulamalarında etkili bir biçimde kullanılabilir. Öğretmen öğrenme üniteleriyle ilgili hedef-davranışları belirler ve öğrencilerin bunları kazanıp kazanmadıklarını belirlemek için ünite sonlarında izleme testleri uygular. Bu testler aracılığı ile öğrencilerin öğrenme güçlükleri ve başarı durumları değerlendirilmiş olur. Bireysel gereksinmelere dönük grup çalışmalarında değişik etkinliklere yer verilerek öğrencilerin değişik çalışmalar yapmaları sağlanabilir. Bunun için;  Dönüşümlü günlük çalışmalar,  Beceri geliştirme çalışmaları,  Planlı grup çalışmaları,  Düzey geliştirme çalışmaları yapılabilir. Dönüşümlü Günlük Çalışmalar: Bu çalışmalarda her öğrenci kendini yetersiz bulduğu konularda daha iyi yetiştirmek için düzenlenen sınıf-içi öğretim etkinliklerine katılır. Sınıfta değişik etkinlikler için yeter sayıda gruplar oluşturulur ve her grupta bir konu üzerinde çalışmalar yapılabilir. Beceri Geliştirme Çalışmaları: Sınıf içinde beş küme oluşturulur. Bu kümelerden dördü sözgelimi ana dil ya da yabancı dil öğretiminde temel beceriler olarak bilinen dinleme, konuşma, okuma ve yazma becerilerini geliştirme amacına yönelik çalışmalar yapar, beşinci küme de öğrencilerin öncellikle hangi kümeden işe başlamaları gerektiği konusunda bilgi verebilmek için yönlendirme çalışmalarına yer verilebilir. Bunun için gerekirse, dört temel beceriyi ölçen ve öğrencilerin öğrenme güçlüklerini ortaya koyan, tanılayıcı testler verilebilir. Planlı Grup Çalışmaları: Öğrenciler, bir akademik yılda ya da dönemde kazanmaları gereken becerileri belli bir plan ve sıra içinde grup çalışmalarına katılarak tamamlarlar. Örneğin, birinci grupta bir öğrenci altı haftalık dinlediğini anlama becerisini geliştirici programa katıldıktan sonra ikinci gruba geçip orada yine beş ya da altı haftalık olarak planlanmış konuşma becerisini geliştirme programına devam eder.
  • 23. 23 Bu şekilde bir yılda alması gereken bilgileri ve becerileri belli bir sıra içinde tamamlamış olur. Bu sıralamada yine öğrencilerin kendi gereksinmesi ön planda tutulur. Düzey Geliştirme Çalışmaları: Öğrencinin hazır bulunuşluk düzeyine ve öğrenme hızına göre sınıflandırma yapmak olası görülmektedir. Böylece öğrencinin gereksinmesine uygun bir öğretim yapılması sağlanmış olur. Bireyselleştirilmiş öğretim tekniğini kalabalık sınıflarda uygulamak güç olabilir. Ancak kimi uygulamalardan esinlenerek öğrencilere dönük yararlı çalışmalara yer verilebilir. Programlı Öğretim Programlı öğretim bireysel, kendi kendine öğrenme yöntemidir. Bilginin özel parçalara veya temel ögelere ayrılarak belirli bir sıraya göre düzenlenip bireysel esasa göre öğrenilebileceği varsayımına dayanmaktadır (Küçükahmet 2001). Programlı öğretim, ünlü psikolog Skinner'in pekiştirme ilkeleri esas alınarak ortaya atılmış bir öğretim tekniğidir. Programlı öğretim temelde öğretimin bireyselleştirilmesi ve hatanın en aza indirilmesi gibi iki önemli yenilik getirmektedir. Programlı öğretimin dayandığı temel ilkeler aşağıdaki gibidir (Demirel 2004; Küçükahmet 2001): 1. Küçük Adımlar İlkesi: Bilgi üniteleri, adım adım öğrenciyi ilerlemeye yöneltecek bir şekilde düzenlenmelidir. Bu adımlar bir ünitenin öğrenilecek en küçük birimini oluşturmalıdır. Bu birimler olanaklar ölçüsünde basitten karmaşığa, somuttan soyuta, bilinenden bilinmeyene doğru ve önkoşul ilişkilerine göre aşamalı olarak sunulmalıdır. 2. Etkin Katılım İlkesi: Programlı öğretim, programla öğrenci arasında devamlı bir etkileşim gerektirmektedir. Her bilgi ünitesi bir ilerleme aşaması oluşturmaktadır. Bu aşamada bir alıştırma ya da bir soru bulunmaktadır. Soru, verilen bilginin kazanılıp kazanılmadığını yoklamaktan başka bilgiyi edinmede ve özümlemede de bir araç olmaktadır. Böylece soru bir işlemi, bir eylemi başlatmakta yani öğrenme olayını sağlamaktadır. Öğrenme işi öğrencinin kendisi tarafından yapılmaktadır. 3. Başarı İlkesi: Öğrenciler hep başarmak zorundadırlar. Sorular da öğrencilerin başarabileceği güçlük düzeyinde olmalıdır. Güçlüğü aşmak bir sonraki öğrenmeler için gerekli olan güdüyü oluşturmaktadır. 4. Anında Düzeltme İlkesi: Öğrenci soruyu cevapladıktan sonra doğru cevapla karşılaşmakta, böylece kendi kendini kontrol etmekte ve düzeltme de hemen yapılmış olmaktadır. 5. Dereceli (Kademeli) İlerleme İlkesi: İlerleme, aşamalı ve mantıklı olmalıdır. Yapılacak işlemlerin düzeyi basitten karmaşığa, bilinenden bilinmeyene, kolaydan zora doğru olmalıdır. 6. Bireysel Hız İlkesi: Öğrenci, zamanı kendine uygun olarak ayarlamaktadır. Başarısızlık ya da sınıfta kalma söz konusu değildir. Böylece sınıf ortamında öğrenciler arasında düzey farklılığının yarattığı olumsuzluklar da ortadan kaldırılmak istenmektedir. Programlı öğretim tekniğinde, öğrenci belirlenen hedef-davranışlara kendi algı hızıyla bireysel bir çalışma sonucunda ulaşmaktadır. Öğrenme süresince öğrenci dikkatli ve etkindir. Programlı öğretim araç ve yöntemleri, programlı öğretime göre hazırlanmış kitaplar ile programlı öğretim makinelerini ve bilgisayar destekli eğitim araç ve yöntemlerini kapsamaktadır. Programlı öğretim tekniğine uygun
  • 24. 24 yazılmış kitaplar ve bilgisayar programları bulunmakla beraber ülkemizde uygulanması çok sınırlıdır. Bu kitapların alıştırma kitapları öğrencilere sınıf-içi ve dışı etkinliklerde yararlı olabilir. SINIF DIŞI ÖĞRETİM TEKNİKLERİ Öğretim, sınıf ve okulda olduğu kadar, okul dışı etkinlikler yoluyla da gerçekleşmektedir. Planlı ve programlı bir biçimde yapılan etkinliler öğrencinin yeni ve istendik davranışlar edinmesine yardımcı olur. Bu yardımı sağlayabilmek için bazı öğretim tekniklerinden yararlanılabilir. Bu tekniklerden en etkili olanlar, gezi, gözlem, görüşme, sergi, proje ve ödevlerdir (Bilen 1996). Gezi Gezi, okul ve sınıf içi çalışmaları tamamlamak ve yaşamla bağlantısını kurmak amacıyla yapılan planlı ziyaretlerdir. Olayları gerçek görünümüyle tanıma ve bilgilerini ilk kaynaktan elde etme amacıyla bu tekniğin kullanılması etkili olmaktadır. Bir ünite öğrenildikten sonra uygulanması daha anlamlı ilişkiler kurulması açısından önem kazanmaktadır. Gözlem Gözlem, bir nesnenin, olayın ya da bir gerçeğin, niteliklerini bilmek amacıyla dikkatli ve planlı olarak alınıp izlenmesine olarak sağlayan bir tekniktir. Gözlem, belirli bir olay, bir nesne ya da durumla ilgili bilgi edinmek istendiği ya da bazı farklı davranış örüntüleriyle ilgili özellikler belirlenmek istendiği zaman kullanılır. Gözlemin sistematik olması ve belirli bir gözlem formuna göre yapılması, öğrencilere bilimsel bir tutum da kazandırmış olur. Görüşme Görüşme yoluyla, bir konu ya da bir sorunla ilgili bir kişinin ya da bir uzmanın görüşleri alınır. Sınıf dışı etkinliklerde öğrenciler, çeşitli konularda uzman kişilere gidip bilgi almalarıyla görüşme tekniğinden yararlanabilirler. Görüşme tekniğinin uygulanması konusunda öğrenciler bilgilendirilmelidir. Daha çok güdümlü görüşme yolları öğretilmelidir. Güdümlü görüşmede sorulacak sorular önceden belirlenmelidir. Görüşmeden sonra rapor hazırlanmalı ve sınıfa sunulması istenmelidir. Sergi Görme yoluyla öğrenmeyi sağlayan bir öğretim tekniğidir. Eğitim açısından sergi, bir konunun tanıtılması ya da bir öğretim etkinliğinin başkalarına duyurulması amacıyla düzenlenen ve görme yoluyla öğrenmeyi sağlayan bir öğretim tekniğidir. Öğrenme işlemine katılan duyu organlarımızın sayısı ne kadar fazla ise o kadar iyi öğrenilir ve bilgiler daha kalıcı olur. Okullarda genellikle yıl sonu sergileri, sınıf sergileri bu tekniğin uygulanmasına somut bir örnektir. Proje Proje tekniği bireysel ya da küçük gruplar aracılığıyla doğal koşullar altında yaşama benzeyen bir yaklaşımla problemlerin çözümünü amaçlayan bir öğretim tekniği olarak tanımlanabilir. Bu teknik, öğrencilere yaratıcılık ve bilimsel çalışma alışkanlığı sağlayan bir tekniktir. Grupla çalışmaya özendirerek işbirliğini arttırır. Problem çözme gücü kazandırır. Öğrencilere seçme, planlama, inceleme ve yürütme gücü kazandırır. Ödev Ödev, belli bir ders konusu ya da ünitesi ile ilgili olarak öğrencilerden yapmaları istenen zihinsel ve bedensel çalışmalardır. Genellikle öğrencilerin okul dışında yapmaları istenen etkinliklerdir. Ev ödevleri,
  • 25. 25 derste öğrendikleri bilgileri tekrar etme amacına hizmet eder. Öğrencileri araştırma ve incelemeye, işbirliği içinde çalışmaya özendirir. Sınıf içi etkinliklere ilgi uyandırır. Öğrenciye sorumluluk kazandırır. Öğrencilerin sözel ve yazılı ifade gücünü geliştirir. Ödevler açık, anlaşılır ve kesin olmalıdır. Öğrencinin ne yapacağı açıkça belirtilmelidir. Öğrenilenler ile öğrenilmekte olanlar arasında bağ kurulmasına yardımcı olmalıdır. SORULAR 1. Aşağıdaki öğrenme teknikleri dikkate alındığında hangisi yaratıcı düşünmeyi geliştirici özelliğe sahip değildir? A) Dramatizasyon B) Rol Yapma C) Beyin Fırtınası D) Örnek Olay E) Düz Anlatım 2. Aşağıdakilerden hangisi doğal dramaya örnek olarak gösterilemez? A) Serbest oyunlar B) Hikayeleri sahneleme, C) Kuklalar D) Radyo haberlerini taklit etme E) Gölge oyunları 3. Öğrencinin hazır bulunuşluk düzeyine uygun bir öğretim hangi çalışmanın yapılması ile gerçekleşir? A) Dönüşümlü günlük çalışmalar B) Beceri geliştirme çalışmaları C) Planlı grup çalışmaları D) Düzey geliştirme çalışmaları E) Programlı öğretim çalışmaları 4. Aşağıdakilerden hangisi programlı öğretimin özelliklerinden değildir? A) Öğrenci belirlenen hedef-davranışlara kendi algı hızıyla ulaşır B) Grupla çalışma söz konusudur C) Öğrenme süresince öğrenci etkindir D) Bilgisayar destekli eğitim araç ve yöntemleri kullanılır E) Öğrenci zamanı kendine göre ayarlar 5. Bireye kendisi ya da başkaları adına düşünebileceği, düşüncelerini ayrıştırabileceği bir ortam sağlayan öğretme tekniği hangisidir? A) Altı şapkalı düşünme tekniği
  • 26. 26 B) Benzetim C) Eğitsel oyun D) Gösterip yaptırma E) Programlı öğretim 6. Aşağıdakilerden hangisi eğitsel oyunların uygulanmasında dikkat edilmesi gereken unsurlardan değildir? A) Öğrencilerin farklı yeteneklerine uyarlanabilecek bir esneklikte olmalıdır B) Öğretmen dikkatli ve titiz bir hazırlık yapmalı C) Oyunun belli bir amacı olmalıdır D) Her oyuna bir ders saatinin tamamı ayrılmalı E) Öğretmenin oyunu sürekli kontrol etmeli 7. Aşağıdakilerden hangisi mikro öğretimin özelliklerinden değildir? A) Öğretme işleminin başarısına ilişkin dönüt alınır B) Gerekli görüldüğü takdirde mikro ders yeniden öğretilir C) Öğretim süresi beş-yirmi dakika arasıdır D) Dersin işlenişi video kamera ile kaydedilir E) Sınıftaki öğrenci sayısı on ile yirmi öğrenci arasındadır 8. Aşağıdakilerden hangisi grup oluşturmada dikkat edilecek hususlardandır? A) On ya da oniki grup oluşturulması ideal görülmektedir. B) Bireysel rekabet söz konusudur C) Heterojen grup oluşturulur D) İyi öğrenciler aynı gruplarda yer almalıdır E) Her gruba farklı konu verilmelidir, 9. Öğrencilerin hareket halinde olduğu, öğrenmede rolünün, görev ve sorumluluklarının olduğu öğretme tekniği hangisidir? A) Benzetim B) Örnek olay C) Beyin fırtınası D) Mikro öğretim E) Gösteri 10. Karar verme, hatırlama ve değerlendirmede çoğunlukla hangi öğretme tekniği kullanılır? A) Beyin fırtınası B) Eğitsel oyun C) Soru-cevap D) Gösteri p yaptırma E) Bireysel çalışma 11. Öğretmen derste zaman zaman önemli noktaları vurgularken hangi öğretme yöntemini kullanır? A) Gösterip yaptırma
  • 27. 27 B) Anlatma C) Drama D) Rol yapma E) Örnek olay 12. Aşağıdaki öğretim tekniklerinden hangisi bilişsel alanda kavrama düzeyinde kullanılır? A) Benzetim B) Gösteri C) Anlatma D) Beyin fırtınası E) Drama 13. Radyo yayınlarını taklit etme, resimlerle hikaye sahneleme hangi öğretme tekniğinde uygulanır? A) Doğal drama B) Mikro öğretim C) Biçimsel drama D) Benzetim E) Proje 14. Aşağıdakilerden hangisi ile grupla öğrenme gerçekleşmez? A) Beyin fırtınası B) Yaratıcı drama C) Programlı öğretim D) Tarışma E) Örnek olay 15. Aşağıdakilerden hangisi sınıf dışı öğretim teknikleri arasında yer alır? A) Benzetim B) Eğitsel oyun C) Mikro öğretim D) Gösteri E) Proje YANITLAR 1 E 5 A 9 A 13 A 2 C 6 D 10 C 14 C 3 D 7 E 11 B 15 E 4 B 8 C 12 D
  • 28. 28 KAYNAKLAR Bilen, Mürüvvet 1996 Plandan Uygulamaya Öğretim. Aydan Web Tesisleri. 4. Baskı. Ankara. Demirel, Özcan 2004 Planlamadan Değerlendirmeye Öğretme Sanatı. Pegem A Yayıncılık. 7. Baskı. Ankara. Duch, Barbara 1995. What is Problem Based Learning? Newsletter of the Center for Teaching Effectiveness. About Teaching No.47, January. Duffy ve Cunningham, 1996. “Constructivism: Implications for the Desgn and Delivery of Instruction.” D.H. Jonassen, Handbook of Research for Educational Communications and Technology, New York: Simon and Schuster Macmillan, 1996:170-198. Erdem, Eda 2001 Program Geliştirmede Yapılandırmacılık Yaklaşımı (Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi), Hacettepe Üniversitesi, Ankara. Erden, Münire 1996 Sosyal Bilgiler Öğretimi. Alkım Yayınevi. Ankara. Gözütok, Dilek 2000 Öğretmenliğimi Geliştiriyorum. Siyasal Kitabevi. Ankara. Hollingsworth, Paul M. & Hoover K. H. 1991 İlköğretimde Öğretim Yöntemleri (Çeviren: Gürkan, Tanju; Gökçe, Erten & Güler, Duygu S.). Ankara Üniversitesi Rektörlüğü Yayınları. Ankara. 1999. Küçükahmet, Leyla 2001 Öğretimde Planlama ve Değerlendirme. Nobel Yayın Dağıtım. 12. Baskı. Ankara. Perkins, David N. 1999. “The Many Faces of Constructivism” Educational Leadership, November,:V: 6, N:11. Selçuk, Ziya ve diğerleri 2004 Çoklu Zeka Uygulamaları, Nobel Yayın Dağıtım. 3. Baskı. Ankara.