NİSAN-MAYIS-HAZİRAN 2011 APRIL-MAY-JUNE 2011 SAYI 1 ISSUE 1
TÜRK MÜZECİLİĞİNDE
YENİ DÖNEM
A new era begins at Turkish muse...
içindekiler
Başyazı
Doğanın benzersiz
mücevheri:
DALYAN ve KAUNOS
Hitit’ten Osmanlı’ya
İmparatorlar İstanbul’da
Artemis Ta...
Editorial
Nature’s unique jewel:
DALYAN and KAUNOS
From Hitites to Ottomans
Emperors Gather in İstanbul
Temple of Artemis
...
TÜRSAB-MTM İŞ ORTAKLIĞI TARAFINDAN ÜÇ AYDA BİR YAYINLANIR
PUBLISHED QUARTERLY BY THE JOINT VENTURE OF TÜRSAB-MTM
MÜZE Derg...
er zaman heyecan vericidir ‘ilk’. İlk öğretmeniniz, ilk işiniz, ilk
çocuğunuz bambaşka bir iz bırakır hayatınızda. Tıpkı b...
6
7
DOSYA
Dossier
türsab (the assocıatıon of turkısh travel agencıes), enjoyıng an
ınternatıonal renown for ıts success ın t...
ektörde yarattığı artı değerle
turizmin itici gücü olan
TÜRSAB, İstanbul Arkeo-
loji Müzeleri’ni Geliştirme
Projesi’nde ed...
To this end,
TÜRSAB is planning to
benefit from the experience it
acquired in the recent past while
carrying out the İstan...
10
Kişiselleştirilmiş kart geliyor
TÜRSAB-MTM İş Ortaklığı, sadece
Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları-
na tanınan bir hak ol...
11
ziyaretçi, çevredeki müzelerin konumlarını, buralardaki etkinliklerin zamanını ve
içeriğini öğrenebilecek. Cep telefonu...
Topkapı Sarayı,
Harem Dairesi’nde
turistler.
Topkapı Palace,
tourists in the Harem
(women’s quarter).
12
13
SÖYLEŞİ
Interview
mınıster of culture and tourısm
ertuğrul günay: “our museums are ın
good hands.”
mınıster ertuğrul gü...
14
Türkiye genelinde 48 müze ve örenyerinin gişe işletim ve modernizasyonunun
TÜRSAB-MTM İş Ortaklığı’na devredilmesinin a...
15
sını sağladı. Ardından da, gişelerin modernizasyonu konusunda açık ihale yaptık.
Bu ihaleyi de, TÜRSAB-MTM İş Ortaklığı...
16
ERTUĞRUL GÜNAY: Birincisi hizmet kalitesini yüksek tutmak... Turistin gi-
şeyle karşılaştıktan sonra memnuniyetinin yük...
17
MÜZE DERGİ: Bu ihaleden önce İstanbul Arkeoloji Müzeleri konusunda da
TÜRSAB ile bir iş birliği içine girmiştiniz. Bu d...
Yamaçevler kazılarından
çıkartılan fildişi frizler bugün
Efes Arkeoloji Müzesi’nde
sergileniyor. (sağda)
TÜRSAB Yönetim Ku...
başaran ulusoy,
türsab chaırman of the board:
“we are ıntroducıng a new concept:
the ınvıtıng, welcomıng and
hospıtable mu...
20
The TÜRSAB-MTM Business Partnership won a tender concerning the moderni-
zation and operational management of 48 museum...
21
Bu bir özelleştirme ya da imtiyaz hakkı değildir. Bir hizmet alımıdır, bunu özellik-
le belirtmek isterim. Gişelerin mo...
22
İSTANBUL
ARKEOLOJİ
MÜZELERİ
istanbul arkeoloji
müzeleri’nde pek çok yeni
uygulamaya imza atıldı.
kafeleri yenilenen, bahçe...
ÜRSAB’ın, müzecilik alanındaki ilk göz ağrısı olan
İstanbul Arkeoloji Müzeleri, tanıtım kampanyaları,
uzman kadroların gör...
İstanbul Arkeoloji Müzeleri
içinde barındırdığı eserler
kadar bahçesi ve bina
mimarisiyle de ziyaretçilerine
görsel bir şö...
26
27
Tanıtım kampanyaları etkili oldu
Belirli aralıklarla İstanbul genelindeki üstgeçit ve reklam panolarında
müzedeki sergi...
28
Çinili Köşk Müzesi, İznik Çinileri Koleksiyonu’ndan bir parça (solda),
Ab-ı Hayat Çeşmesi. (sağda)
Tiled Kiosk Museum, ...
29
30
İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nden genel görüntü.
General view of the İstanbul Archaeological Museums.
31
İstanbul Arkeoloji Müzesi’nin kurucusu, ressam ve arkeolog Osman
Hamdi Bey, kuşkusuz ki bu toprakların yetiştirdiği en ...
32
33
türkiye’nin ilk müzesi
fırst museum
of turkey
• İstanbul Arkeoloji Müzeleri; Arkeoloji Müzesi, Eski Şark Eser-
leri Müz...
34
Radar Tepesi’nden Dalyan Deltası.
Delta of Dalyan view from Radar Hill.
35
BİR YÖRE
BİR ANTİK KENT
One Region
One Ancient City
doğanın benzersiz mücevheri
DALYAN KAUNOS
ve
dalyan, labirenti andı...
36
alyan doğa ananın en ayrıcalıklı davrandığı yerlerden
biri... Buraya gelen ziyaretçileri, binlerce yıl önce bu
toprakla...
37
38
39
Sonunu doğa hazırladı
Tarihçilere göre Kaunos halkı, Karya soyundan gelmelerine rağmen kendi-
lerini Giritli sayardı. L...
40
Dalyan kaya mezarları.
Rock-cut tombs of Dalyan.
41
43
Ay ışığı olmadan hayatta kalamazlar
İztuzu Kumsalı, nesli tükenmekte olan Caretta Caretta
kaplumbağalarının üreme alanı...
44
45
DÜNYA
MÜZELERİ
World Museums
a short walk through the louvre
museum, home to the major works
of world’s hıstory of art:...
Muze dergi-sayı-1
Muze dergi-sayı-1
Muze dergi-sayı-1
Muze dergi-sayı-1
Muze dergi-sayı-1
Muze dergi-sayı-1
Muze dergi-sayı-1
Muze dergi-sayı-1
Muze dergi-sayı-1
Muze dergi-sayı-1
Muze dergi-sayı-1
Muze dergi-sayı-1
Muze dergi-sayı-1
Muze dergi-sayı-1
Muze dergi-sayı-1
Muze dergi-sayı-1
Muze dergi-sayı-1
Muze dergi-sayı-1
Muze dergi-sayı-1
Muze dergi-sayı-1
Muze dergi-sayı-1
Muze dergi-sayı-1
Muze dergi-sayı-1
Muze dergi-sayı-1
Muze dergi-sayı-1
Muze dergi-sayı-1
Muze dergi-sayı-1
Muze dergi-sayı-1
Muze dergi-sayı-1
Muze dergi-sayı-1
Muze dergi-sayı-1
Muze dergi-sayı-1
Muze dergi-sayı-1
Muze dergi-sayı-1
Muze dergi-sayı-1
Muze dergi-sayı-1
Muze dergi-sayı-1
Muze dergi-sayı-1
Muze dergi-sayı-1
Muze dergi-sayı-1
Prochain SlideShare
Chargement dans…5
×

Muze dergi-sayı-1

882 vues

Publié le

müze

Publié dans : Formation
0 commentaire
0 j’aime
Statistiques
Remarques
  • Soyez le premier à commenter

  • Soyez le premier à aimer ceci

Aucun téléchargement
Vues
Nombre de vues
882
Sur SlideShare
0
Issues des intégrations
0
Intégrations
138
Actions
Partages
0
Téléchargements
7
Commentaires
0
J’aime
0
Intégrations 0
Aucune incorporation

Aucune remarque pour cette diapositive

Muze dergi-sayı-1

  1. 1. NİSAN-MAYIS-HAZİRAN 2011 APRIL-MAY-JUNE 2011 SAYI 1 ISSUE 1 TÜRK MÜZECİLİĞİNDE YENİ DÖNEM A new era begins at Turkish museums Kültür ve Turizm Bakanı ERTUĞRUL GÜNAY: Müzelerimiz emin ellerde Minister of Culture and Tourism ERTUĞRUL GÜNAY: “Our museums are in good hands.” İSTANBUL ARKEOLOJİ MÜZELERİ’NE TÜRSAB’IN ELİ DEĞDİ TÜRSAB’s healing hands at the İstanbul Archaeological Museum BAŞARAN ULUSOY: Çağıran, karşılayan, ağırlayan müzelerimiz olacak BAŞARAN ULUSOY: The inviting, welcoming and hospitable museum
  2. 2. içindekiler Başyazı Doğanın benzersiz mücevheri: DALYAN ve KAUNOS Hitit’ten Osmanlı’ya İmparatorlar İstanbul’da Artemis Tapınağı TAVLA: Zamanı anlatan zamana direnen oyun Arkeolojinin şenlikli öyküsü Padişahların sırları gömleklerinde gizli Sarayda günlük yaşam Bizans sikkelerinde bir krallar vardı bir de PALAMUT Haber turu Takvim TÜRSAB müze rehberi TÜRSAB müze harita 5 34 50 54 58 62 66 68 70 72 74 76 78 Türk müzeciliğinde YENİ DÖNEM: 48 MÜZE’nin GİŞE İŞLETMESİ TÜRSAB-MTM İş Ortaklığı’na devredildi.6 Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay: Müzelerimiz emin ellerde. 12 TÜRSAB Yönetim Kurulu Başkanı Başaran Ulusoy: Çağıran, karşılayan, ağırlayan müzelerimiz olacak. 18 İstanbul Arkeoloji Müzeleri’ne TÜRSAB’ın eli değdi... 22 Sanat, tarih ve estetik düşü: Louvre Müzesi. 44
  3. 3. Editorial Nature’s unique jewel: DALYAN and KAUNOS From Hitites to Ottomans Emperors Gather in İstanbul Temple of Artemis BACKGAMMON, the game which narrates and resists the time The merry tale of archaeology The secrets of the Sultans are hidden in their shirts Daily life at the palace Byzantine coins were struck with pictures of kings and of PELAMYD News in overview Calendar TÜRSAB museums guide TÜRSAB map of museums 5 34 50 54 58 62 66 68 70 72 74 76 78 T A B L E O F C O N T E N T S A new era begins at Turkish museums: TÜRSAB-MTM Business Partnership takes over the management of 48 museums. 6 Minister of Culture and Tourism Ertuğrul Günay: “Our museums are in good hands.” 12 Başaran Ulusoy, TÜRSAB Chairman of The Board: “We are introducing a new concept: The inviting, welcoming and hospitable museum.” 18 TÜRSAB’s healing hands at the İstanbul Archaeological Museum. 22 A dream of art, history and aesthetics: The Louvre Museum. 44 Nisan-Mayıs-Haziran 2011 Sayı 1 • April-May-June 2011 Issue 1
  4. 4. TÜRSAB-MTM İŞ ORTAKLIĞI TARAFINDAN ÜÇ AYDA BİR YAYINLANIR PUBLISHED QUARTERLY BY THE JOINT VENTURE OF TÜRSAB-MTM MÜZE Dergisi Basın Konseyi üyesi olup, Basın Meslek İlkeleri’ne uymaya söz vermiştir. The Museum Journal is a member of the Turkish Press Council and has resolved to abide by the Press Code of Ethics. MÜZE Dergisi’nde yayınlanan yazı ve fotoğraflardan kaynak gösterilmeden alıntı yapılamaz. None of the articles and photographs published in the The Museum Journal maybe quoted without mentioning of resource. YÖNETİM MANAGEMENT TÜRSAB-MTM İŞ ORTAKLIĞI Dikilitaş Mah. Aşık Kerem Sk. No: 42 34349 Beşiktaş İstanbul / Türkiye Tel / Phone: (212) 259 84 04 Faks / Fax: (212) 259 06 56 www.tursab.org.tr e-mail: tursab@tursab.org.tr YAYIN EDITORYAL BRONZ YAYINCILIK Pürtelaş Mah. Güneşli Sk. No: 22 D: 1 34433 Cihangir İstanbul / Türkiye Tel / Phone: (212) 244 85 37-38 Faks / Fax: (212) 244 85 34 e-mail: bronzyayin@gmail.com BASKI PRINTING BİLNET MATBAACILIK BİLTUR BASIM YAYIN ve HİZMET AŞ. Esenşehir Mahallesi Dudullu Organize Sanayi Bölgesi 1. Cadde No:16 Ümraniye İstanbul / Türkiye Tel / Phone: (216) 444 44 03 Faks / Fax: (216) 365 99 07-0 www.bilnet.net.tr e-mail: info@bilnet.net.tr TÜRSAB-MTM İş Ortaklığı adına SAHİBİ / TÜRSAB YÖNETİM KURULU BAŞKANI OWNER on behalf of the joint venture of TÜRSAB-MTM / PRESIDENT OF THE EXECUTIVE BOARD OF TÜRSAB Başaran ULUSOY SORUMLU YAZI İŞLERİ MÜDÜRÜ / RESPONSIBLE MANAGING EDITOR Feyyaz YALÇIN YAYIN KURULU / EDITORIAL BOARD Başaran ULUSOY, Feyyaz YALÇIN, Arzu ÇENGİL, Hakan HİMMETOĞLU, Köyüm ÖZYÜKSEL, Kibele EREN, Ayşim ALPMAN, Aylin ŞEN, Hümeyra ÖZALP KONYAR TÜRSAB adına YAYIN KOORDİNATÖRÜ / EDITORIAL COORDINATOR on behalf of TÜRSAB Arzu ÇENGİL YAYIN YÖNETMENİ / EDITOR-IN-CHIEF Ayşim ALPMAN GÖRSEL YÖNETMEN VE YAYIN DANIŞMANI / ART DIRECTOR AND EDITORIAL CONSULTANT Hümeyra ÖZALP KONYAR GÖRSEL VE EDİTORYAL YÖNETİM / VISUAL AND EDITORIAL MANAGEMENT Özgür AÇIKBAŞ HABER MÜDÜRÜ / NEWS EDITOR Sevinç AKYAZILI GRAFİK UYGULAMA / GRAPHICAL IMPLEMENTATION Semih BÜYÜKKURT ÇEVİRİ / TRANSLATION Ahmet ALPMAN
  5. 5. er zaman heyecan vericidir ‘ilk’. İlk öğretmeniniz, ilk işiniz, ilk çocuğunuz bambaşka bir iz bırakır hayatınızda. Tıpkı bu dergi ve bu dergiye hayat veren proje gibi. TÜRSAB-MTM İş Ortaklığı’nın Kültür ve Turizm Bakanlığı ile ortaklaşa yaratıp üstlendiği proje, gerçekten de Türkiye için çok önemli bir ilk adım. Ülke çapındaki tüm müzeleri çağdaş bir düzeye çıkartacak, ‘bekleyen’ değil, çağıran ve karşılayan bir müzecilik anlayışını hayata geçirecek bir proje bu. Elinizde tuttuğunuz dergi de, bu projenin sesi, rehberi olacak. Müze, ‘tarihle buluşmak’ demektir. Tarih de, ‘yarına bilinçle hazırlanmak.’ MÜZE Dergisi, bu kadar büyük bir öneme sahip bir yolculukta neler yapıldığını anlatacak. Projenin içinde yer alanlara, arkeolojiye gönül verenlere, hayalleri ve söyleyecek sözü olanlara sayfalarını açacak. Elinizde tuttuğunuz dergi, işte böyle bir slogan ve hedefle yola çıktı. Yol boyu birlikte olmak ve arkeoloji denilen o büyülü dünyayı keşfedebilmek dileğiyle... İlk sayımızdan merhaba! Firsts are always exciting. Our first teacher, our first job, our first child impress upon us a very different impact. Quite similar to this journal and the project behind it! The project created through the cooperation of the TÜRSAB-MTM Business Partnership with The Ministry of Culture and Tourism is in fact a very important first step for Turkey in this field. A project aimed at vitalizing museums all around the country by a new approach to the matter, namely by designing museums who invite and welcome their visitors as opposed to museums that just wait quietly. This journal’s goal is to be the voice of and the guide to this project. Museum offer an occasion to meet with history. History paves the way to prepare the future in awareness of the experiences of the past. The Museum Journal (Müze Dergisi) intends to give its readers an insight into the episodes of this important journey. It will open its pages to those involved in the project, to those who set their hearts on archaeology, to those who have dreams and those who have something to say. This journal sets out with these objectives and this motto, in the hope to discover the magical world of archaeology together with its readers. Hello to everyone from our first edition! Başaran Ulusoy
  6. 6. 6
  7. 7. 7 DOSYA Dossier türsab (the assocıatıon of turkısh travel agencıes), enjoyıng an ınternatıonal renown for ıts success ın the fıeld of tourısm, ıs ın the process of embracıng new projects ın the area of cultural tourısm. havıng concluded a relevant protocol wıth the mınıstry of culture and tourısm, envısagıng a technologıcal ınvestment of 18 mıllıon turkısh pounds türsab plans to manage 48 museums and hıstorıcal sıtes by ıntroducıng a serıes of noveltıes. TÜRSAB tarafından geçmiş yıllarda gerçekleştirilen Efes Antik Kenti aydınlatması. Lighting of the Ancient City of Ephesus implemented by TÜRSAB in the past years. Türk müzeciliğinde YENİ DÖNEM: 48 MÜZE’nin GİŞE İŞLETMESİ TÜRSAB-MTM İş Ortaklığı’na devredildi yıllardır türk müzeciliğine verdiği destekle dikkat çeken türsab, bu alanda yeni ve büyük bir adım daha atıyor. kültür ve turizm bakanlığı ile protokol imzalayan türsab, 18 milyon liralık teknolojik yatırımla, 48 müze ve örenyerinin gişelerini işletmekle kalmayacak, daha önce benzeri görülmemiş uygulamalara imza atacak. A new era begins at Turkish museums: TÜRSAB-MTM Business Partnership takes over the management of 48 museums. Yazı-Text SevinçAkyazılı Fotoğraflar-Photos RasimKonyar
  8. 8. ektörde yarattığı artı değerle turizmin itici gücü olan TÜRSAB, İstanbul Arkeo- loji Müzeleri’ni Geliştirme Projesi’nde edindiği deneyi- mi, Türkiye genelindeki 48 müze ve örenyerinde hayata geçiriyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın açtığı, ‘Müze ve Ören Yerleri Gişe Modernizasyonu ve İşletimi İhalesi’ni MTM ile iş birliği yaparak kazanan TÜRSAB, kültür turizmi konusunda atak başlattı. İhalenin bitiş tarihi olan 31. 12. 2016’ya kadar bakanlığa,1.575 milyon lira ödeme taahhüdünde bulunan ortaklık, sadece gişe modernizasyonu ve teknolojik alt yapı konusunda 18 milyon TL’lik yatırım maliyeti öngörüyor. Müze ve örenyerlerinde eğitilmiş nitelikli 200’ü aşkın personelin işbaşı yapması ve gişelerin son teknoloji ürünü ekranlı turnikeler ile donatılması- nın ardından, kaçak geçişler ilk üç ayda yüzde 87 oranında azaldı. Anında ve güvenilir bilgi akışı Elektromekanik geçiş ve takip kontrol sistemi ile, müze ve örenyerlerine ekranlı turnikeler yerleşti- ren TÜRSAB-MTM İş Ortaklığı, tüm giriş çıkışların anında raporlanmasını sağladı. Yapılan her giriş, TÜRSAB-MTM İş Ortaklığı ve bakanlık tarafından anında denetlenebilir hale geldi. Bir ziyaretçinin müzeye giriş süresi, kartının okutulması ile bir- likte yaklaşık üç saniyeye indi. Turnike önündeki kuyruklar son buldu. 8
  9. 9. To this end, TÜRSAB is planning to benefit from the experience it acquired in the recent past while carrying out the İstanbul Archaeological Museum development project, for the manage- ment of 48 different museums and historical sites all around Turkey. The Association (TÜRSAB) who, in collaboration with MTM, was awarded the contract for the modernization of ticket booths and management of museums and historical sites by the Ministry of Culture and Tourism, plans to put its signature under a series of new initiatives in the field of cultural tourism. TÜRSAB has made a commitment to pay 1.575 million Turkish pounds until 31 December 2016, the end date of the contract. Its modernization project concerning ticket booths and technological infrastructure has a financial scope of 18 million Turkish pounds. The employment of well-trained professional staff and the use of state of the art toll gate equip- ment yielded a reduction of 87 percent in the number of unauthorized entries. Instant and reliable information flow Due to electromechanical crossing and trailing control systems and the installation of camera- controlled toll gates, TÜRSAB-MTM is able to collect instantly the necessary data.Through a system which provides for the transmission of data to three different centres, entries through the toll gates can be checked instantly at the TÜRSAB Centre, MTM and the Ministry. The passage of a visitor through the electromechani- cal toll gate lasts approximately three seconds including the screening of the ticket, thereby contributing to a significant reduction in queuing times. Personalized Museum Card The TÜRSAB-MTM Partnership is preparing the infrastructure in order to expand to foreign tourists the Museum Card system which has been in practice so far for Turkish citizens only. İstanbul Ayasofya Müzesi’nden tavan detayı (sol sayfa), İstanbul Çinili Köşk Müzesi’nden bir tabak ve Anadolu’nun çeşitli yörelerine ait eski testi ve çanaklar. A detail from the ceiling of the Hagia Sophia Museum in İstanbul (left page), a plate from the Tiled Kiosk Museum in İstanbul and ancient jugs and pots from different regions of the Anatolia. 9
  10. 10. 10 Kişiselleştirilmiş kart geliyor TÜRSAB-MTM İş Ortaklığı, sadece Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları- na tanınan bir hak olan Müzekart uygulamasını yabancı ziyaretçilerle de paylaşabilmek için görüşmelere ve yüksek teknoloji gerektiren alt yapı çalışmalarına başladı. Yabancılara kart satışının gerçekleş- mesi halinde kişiselleştirme yazılım- ları devreye girecek. Kişiselleştirilmiş kartlarla müzeye gelen yabancı turis- tin turnikelerdeki geçişi sırasında, ana dilinde hoşgeldin mesajı yayınlana- cak. Memnuniyeti ölçen anket çalış- malarıyla, yabancı ziyaretçinin genel izlenimleri raporlanarak bakanlığa aktarılacak. İletişim, ulaşım ve ziyaret bir arada TÜRSAB-MTM İş Ortaklığı’nın kültür turizmini arttırmak, ürün kalitesi ile müşteri memnuniyetini yükseltmek konusunda çalışmaları bunlarla sınırlı değil. Yabancı ziyaretçiler için, farklı özelliklere sahip kartların da hazırlık- larına başlandı. Türkiye’ye münferit olarak gelen yabancı turist, satın alacağı bu kartlar vasıtasıyla, sadece müze ve ören yerlerini ziyaret etmekle kalmayacak, kent içi toplu taşımacılıktan ücretsiz faydalanacak, kartının içinde bulun- durduğu iletişim kontörü kadar tele- fon görüşmesi yapabilecek. Anlaşmalı noktalardan indirimli alışveriş fırsatla- rını yakalayacak. Uygulamanın hayata geçmesiyle birlikte, Türkiye’ye her yıl münferit olarak gelen 4 milyon 250 bin turistin hayatı kolaylaşacak. Akıllı telefonlar turizmin hizmetinde Kültür turizmi konusundaki çalışma- larında yüksek teknoloji kullanımını en üst düzeyde tutan TÜRSAB-MTM İş Ortaklığı, dünyada kullanımı hızla ar- tan akıllı cep telefonlarına uyarlanabi- lir yazılımları da devreye sokacak. Bir kereye mahsus olarak cep telefonuna indirilecek bir uygulama sayesinde When the practice of Museum Cards for foreign tourists comes into effect, the entrance to muse- ums for foreign visitors will be facilitated through high-tech equipment using computer software programmes enabling the storage of personalized data. The visitor will then be welcomed at the toll gate by a greeting message in its own language. Electronic data collecting systems will enable, through on the spot surveys, the transmission of customer satisfac- tion reports on visitors’ general impressions to the Ministry. Communication, transportation and visit with a single card TÜRSAB-MTM’s efforts to promote cultural tourism and enhance product quality and customer satisfaction encompass even further projects. TÜRSAB is taking steps with a view to creating a new type of multi-purpose card to be valid for a period of 2 or 3 days, which will enable tourists not only to enter museums but also to use the means of transportation such as city busses, underground, ferries etc. and which will be used also to make home calls from automatic phone booths. Moreover, the same card will provide the possibility to benefit from price reductions when shopping at designated stores. These projects are intended to make life easier for the 4 million 250 thousand individual tourists who visit Turkey each year. Smart phones at the service of tourism Furthermore, TÜRSAB-MTM is also working on a type of software programme to be utilized in smart cellular phones, increasingly in use around the world. This will be an application to be downloaded once onto cellular phones and which will deliver information concerning museums and tourist destinations in the vicinity, about time, contents and location of various cultural events and activities. Through a double dimension code, the users will be able to have their cellular
  11. 11. 11 ziyaretçi, çevredeki müzelerin konumlarını, buralardaki etkinliklerin zamanını ve içeriğini öğrenebilecek. Cep telefonuna gönderilen iki boyutlu bir kod saye- sinde yabancı ziyaretçi, telefonunu turnikelere okutup müzeye giriş yapabile- cek, gerektiğinde turizm danışma hattına, gerektiğinde ise kolluk kuvvetlerine ulaşabilecek. Bu kartlar, internetten, ülke sathında giydirilmiş olarak gezen özel minibüslerden ve önemli noktalarda konumlandırılmış büfe tarzı TÜRSAB-MTM İş Ortaklığı noktalarından satın alınabilecek. Tanıtım faaliyetleri hızlanıyor Ziyaretçiyi müzeye çekmek için tanıtım çalışmalarına da hız veren TÜRSAB- MTM İş Ortaklığı, Türkiye’nin dört yanına altışar metrelik led ekranlar yer- leştiriyor. Bu ekranlardan Türkiye’deki müzelerin örenyerlerinin ve buralarda gerçekleşen kültür sanat faaliyetlerinin tanıtım filmleri yayınlanıyor, yerli ve yabancı potansiyel ziyaretçilerin ilgisi ve farkındalığı arttırılıyor. Ulusal ve uluslararası medyada yapılacak kampanyalar tanıtımın bel kemi- ğini oluşturuyor. Söz konusu 48 müze ve örenyeri internet siteleri yoluyla da tanıtılacak. Bu kapsamda, internet sitesi olmayan müze ve örenyerleri fotoğraflanarak dev bir görsel arşiv oluşturulacak. Müzelerle ilgili ayrıntılı bilgiler kendi sitelerinde yayınlanacak. Aynı çalışma kapsamında üç boyutlu sanal müze ziyaretlerinin de yapılabilmesi ve bu yolla müze gelirlerinin de arttırılması söz konusu. Altı yılın sonunda da TÜRSAB-MTM İş Ortaklığı’nın elde ettiği gelir, müzelerin renovasyonu ya da kent müzelerinin oluşturulma- sına harcanacak. Kısacası, bu iş birliği sayesinde, Türkiye kültür turizminde, heyecan verici yepyeni bir dönem başlayacak. *TÜRSAB-MTM İş Ortaklığı ile gişe işletimi ve modernizasyonu yapılan müze ile örenyer- lerinin tam listesi 76. ve 77. sayfalarda. phones screened at the new type toll gates, thus utilizing the same software programme as a mode of payment. They will also have phone access to tourism information office line as well as police and gendarmerie hotlines in case of emergency. The corresponding GSM cards will be made available for sale on the internet, on mobile TÜRSAB-MTM facilities such as special vehicles and special kiosk counters placed at important tourist destinations and pertinent locations. Promotion activities speed up TÜRSAB-MTM is installing six meter- wide LED screens in public places all around Turkey with a view to attracting the attention of domestic and foreign visitors to museums and creating increased awareness about diverse destinations of interest. Documentary films on historical sites, museums and various events and activities performed in such places will be shown on these giant screens. It is clear that campaigns on national and international television stations as well as on the internet constitute the backbone of promotion programmes. In this framework, a vast visual archive will be created containing photographs of museums (without a proper internet website) as well as of historical and other points of interest. Detailed information on particular museums will be displayed on their own internet websites. This project will also include tri-dimensional virtual museum visit programmes on the internet which will contribute to increased income for the museums. The revenue gained by TÜRSAB-MTM within the six years of the implementation of the contract will then be re-invested for the renova- tion and restoration of museums as well as for the creation of city muse- ums. In short, an exciting new era will begin in the field of cultural tourism in Turkey, thanks to the cooperation established between the Ministry of Culture and Tourism and the TÜRSAB-MTM Partnership. *The complete list of museums and historical sites subject to the TÜRSAB-MTM management and modernization project is shown on Pages 76 and 77. Efes Antik Kenti, Yamaçevler’den duvar resimleri ve detaylar. Ancient City of Ephesus, murals and details from Yamaçevler (Slope Houses).
  12. 12. Topkapı Sarayı, Harem Dairesi’nde turistler. Topkapı Palace, tourists in the Harem (women’s quarter). 12
  13. 13. 13 SÖYLEŞİ Interview mınıster of culture and tourısm ertuğrul günay: “our museums are ın good hands.” mınıster ertuğrul günay says, “thanks to the cooperatıon establıshed between our mınıstry and the türsab-mtm busıness partnershıp, we are progressıng towards a sound and modern system. we are gettıng ıncreased revenues from museum tıcket booths and we benefıt from a technıcally advanced supervısıon capabılıty whıch allows us to exercıse a complete control over the toll gates.” bakan ertuğrul günay, “türsab-mtm ile yaptığımız iş birliği sayesinde her bakımdan sağlıklı ve modern bir sisteme ilerliyoruz. denetim imkanlarımız ve gişe gelirlerimiz arttı” dedi ve ekledi: “artık gişelerden bizden habersiz kuş uçamaz!” Kültür ve Turizm Bakanı E R T U Ğ R U L G Ü N A Y : Müzelerimiz emin ellerde Yazı-Text AyşimAlpman
  14. 14. 14 Türkiye genelinde 48 müze ve örenyerinin gişe işletim ve modernizasyonunun TÜRSAB-MTM İş Ortaklığı’na devredilmesinin ardından Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, sorularımızı yanıtladı. Birliğin, Kültür ve Turizm Bakanlığı dışında, yasa ile kurulan tek örgütlenme olduğunu dile getiren Bakan Günay, “TÜRSAB ile aynı alanda çalışan iki kurumun, dayanışma içinde olması gerektiği bilinci ile hareket ediyoruz. Çok yakın iş birliği içindeyiz. Gişelerin modernizas- yonu gibi konularda yapılan hizmet alımı anlaşmaları sayesinde asli işlerimize dönme imkanı bulduk” dedi. MÜZE DERGİ: Son yıllarda müzecilik ve kültür turizmi konusunda bir atılım görüyoruz. Bakanlığınızın konuyla ilgili çalışmalarından bahsedebilir misiniz? ERTUĞRUL GÜNAY: 2008’den beri müzelerimizi, kültür varlıklarımızı ve ören- yerlerimizi Türkiye’nin gündemi içine almaya gayret gösteriyoruz. Bu kapsamda, hizmet kalitesini de yükseltmemiz gerekiyordu. Gişe İşletim ve Modernizasyonu İhalesi öncesinde de, birkaç adım attık. Müzekart Projesi’ni uygulamaya soktuk. Bu proje, bizim insanımızın uygun fiyatlarla müzelerimizle tanışmasını sağladı. Ardından müze mağazalarıyla ilgili olarak, özel girişimci katılım için ihale açtık. Türkiye çapında, Avrupa standardında ürünlerimiz oluşmaya başladı ve müze mağazalarımız açıldı. Bu tip çalışmalar, müze kavramının tartışılmaya başlanma- In the aftermath of the transfer of the operational responsibility of 48 museums and historical sites to the TÜRSAB-MTM Business Partnership, we conducted an interview with the Minister of Culture and Tourism, Mr. Ertuğrul Günay, who kindly answered our questions. Mr. Günay emphasized that the Association of the Turkish Travel Agencies (TÜRSAB), having been established by law, is the sole organization in this field with a legal status besides the Ministry itself. He said, “Therefore, we work in close cooperation with TÜRSAB, in the understand- ing that two major institutions who operate in the same area should act in coordination and solidarity. The service sale contracts concluded between our Ministry and TÜRSAB, concerning areas like museums’ ticket booths’ moderni- zation, allow the Ministry to devote more time to its principal functions.” MÜZE DERGİ (MUSEUM JOURNAL): There has been a noticeable progress in recent years in the area of cultural tourism and the conceptual approach to museums. Would you please dwell upon the endeavours of your Ministry concerning the subject matter? ERTUĞRUL GÜNAY: We are working on creating an increased public awareness as to Turkey’s cultural heritage, its museums and historical sites, since 2008. In this context, we have seen it as a necessity to enhance the service quality. We took a few steps even before dealing with the modernization project of the museum ticket booths. For instance, we introduced the ‘Museum Card’ system which enabled our domestic customers to visit the museums at a reduced rate, so that a greater number of Turkish citizens could be acquainted with the cultural heritage of their own country. Furthermore, we invited tenders from private investors concerning museum shops. As a result of this, a number of museum shops were open all around Turkey, offering high quality products for sale. These efforts paved the way to a lively discussion in the public opinion on the general concept of museums. Recently, we invited bids for the moderni- zation project of museums’ ticket booths and toll gates. The TÜRSAB-MTM Business Partnership won the tender and was awarded the contract for a six years’ term, on the modernization of the 52 ticket booths of 48 museums and historical sites in various regions of Turkey. MÜZE DERGİ: Why was the project on the modernization and operation of museums’ ticket booths subject to outward commissioning? What sort of basic problem was preoccupying the Ministry concerning the ticket booths? ERTUĞRUL GÜNAY: Especially the generally mediocre standard of the employees was the greatest handicap. Their lacking the proper qualification and a genuine commitment to their job was conducive to many cases of illicit Günay, Muğla’nın Milas ilçesinde bulunan 2 bin 400 yıllık mezar odası ve lahitin bulunduğu alanı incelerken. Günay inspects the 2,400 years old chamber tomb in the district of Milas and the area where the sarcophagus was found. Ertuğrul Günay, Antalya’nın Demre İlçesi’ndeki Myra Andriake liman kenti kazılarını incelerken. Minister Günay inspects excavations at the harbor city of Myra Andriake in the Demre district of the province of Antalya.
  15. 15. 15 sını sağladı. Ardından da, gişelerin modernizasyonu konusunda açık ihale yaptık. Bu ihaleyi de, TÜRSAB-MTM İş Ortaklığı kazandı. Toplam 48 müze ve örenyerinin 52 gişesi üzerinden 6 yıllık bir anlaşmaya imza attık. MÜZE DERGİ: Gişelerin işletim hakları ve modernizasyonu neden ihale konusu oldu? Gişelerde bakanlığın yaşadığı temel sorunlar nelerdi? ERTUĞRUL GÜNAY: Müzelerimizde, müzecilikle ilgili fazlaca bilgisi olmayan, orta standartta memurlar çalışıyordu. Müze ile ilgili içselleştirdikleri özel bir duygu, aldıkları eğitim olmadığı için gişelerde bazı problemlerle karşılaşıyor, çok sayıda kayırma, kollama, kaçak ihbarı alıyorduk. Gişelerin işletimini TÜRSAB-MTM İş Ortaklığı’na devrettikten sonra, 150’ye yakın personelimizi güvenlik gibi başka alanlarda değerlendirme imkanımız oldu. Onların yerine, eğitilmiş, yeni personel gişelerde işbaşı yaptı. Müze ziyaretçile- ri, gişelerde giyim standartlarından, davranışlarına kadar pek çok alanda daha yüksek düzeyli görevlilerle karşılaşma şansına kavuştu. TÜRSAB-MTM İş Ortaklığı da buradan gelir elde etmeyi hedeflediği için, kaçaklar asgariye indi. Geçmiş yıllarda ne kadar kaçak ve ne kadar kayırma olduğuna ilişkin birçok ipucu almaya başladık. MÜZE DERGİ: Gişelerdeki modern turnikeler sayesinde her geçiş belgelenmiş oluyor. Bunun turizm istatistiklerine yansıması olacak mı? ERTUĞRUL GÜNAY: Evet. Yaptığımız iş birliği sayesinde, ziyaretçi kimlik eğilimi ortaya çıkmaya başladı. Önceki yıllarda, yerel yöneticilerin, müze güvenlik birimlerinin, başka bazı elemanların, bizim rakamlarımıza yansımayan girişler yaptığını tespit ettik. 2011 yılının ilk üç ayında turist sayısı arttı, buradan müze girişlerine de bir yansıma oldu. Ancak girişlerde kaçaklar engellendiği için, müze ziyaretlerinde, Türkiye ortalamasının üzerinde bir artış görünüyor. Şimdi hem daha sağlıklı bilgi elde etmeye başladık, hem de müzelerden daha çok gelir elde etme imkanına kavuştuk. MÜZE DERGİ: TÜRSAB-MTM İş Ortaklığı’nın gişelerden kaçak girişlerin engel- lenmesi, gişe gelirlerinin arttırılmasının yanı sıra bakanlığınıza 195 taahhüdü daha var. Bunların arasında size en dikkat çekici gelen hangisidir? entries. Following the transfer of the ticket booths’ operation to the TÜRSAB- MTM Business Partnership, we retrained around 150 of our employees towards various other jobs including security. New, better-trained personnel was put in the care of the ticket booths. Visitors are now enjoying a higher quality of service at museums’ entrances. They are welcomed by well-trained employees, including attitude, politeness, knowledge and a better external appearance in the way of the personnel’s clothing standards. Since the TÜRSAB-MTM Partnership is committed to raise the level of income from ticket booths, they are eager to prevent illicit entries of which the number was already seriously reduced in a very short period of time. This experience is giving us some clue as to the dimension of the problem in the past. MÜZE DERGİ: We understand that each crossing through the toll gates is recorded i.e. documented due to a newly installed technically advanced equipment. Is it to expect that this technique will have an improving effect on statistical data collecting in the field of tourism? ERTUĞRUL GÜNAY: Yes. This type of cooperation allows us to gather data on visitors’ profiles. In previous years, local authorities, museum security employees and some other staff members effectuated entries which were not reflected upon our statistics. In the first quarter of 2011, we recorded an increase in the number of tourists coming to Turkey and this was naturally reflected upon the number of museums’ visitors. However, the augmentation in the number of museum visits is sensibly exceeding the overall increase figure of tourists, due to the fact that illicit entries were effectively prevented. Consequently, on the one hand, we are now able to gather reliable statistical data and, on the other hand, we will succeed in securing a higher revenue from the museums. MÜZE DERGİ: The TÜRSAB-MTM Business Partnership made an overall number of 195 different pledges in the framework of this contract, besides preventing illicit entries and contributing to an increase of the income from museums. Which commitment on behalf of TÜRSAB-MTM is the most remarkable in your opinion? Ertuğrul Günay, Ayasofya Müzesi’nde üzeri metal maskeyle kapatılmış olan 6 kanatlı 4 melek figürlerinden yüzü açılan melek figürünü inceledi. Ertuğrul Günay inspected the angel figure, one of the 4 six-winged angel figures covered with metal masks, of which face was uncovered.
  16. 16. 16 ERTUĞRUL GÜNAY: Birincisi hizmet kalitesini yüksek tutmak... Turistin gi- şeyle karşılaştıktan sonra memnuniyetinin yükselmesi ve ülke imajına olumlu katkı sağlanması... Bizim için en önemli vaat budur. MÜZE DERGİ: 48 müzenin internet sitelerinin kurulması, sanal müze uygula- ması kapsamının genişletilmesi, yeni bir Müzekart’ın uygulamaya sokulması söz konusu. ERTUĞRUL GÜNAY: Eskiden müze giriş bileti temin etmenin tek yolu gişe- den satın almaktı. İhale sonrası aradan geçen birkaç ay içerisinde internetten de artık bilet satın alabilme olanağı oluşturuldu. Çok kısa bir zaman içerisin- de belli başlı müzelerin girişlerine yerleştirilecek kiosklardan da bilet satın alınabilecek. Üstelik yurtdışından internet üzerinden satın alınan bir biletin kiosklarda baskısı yapılarak müze bileti temin edilebilecek. Bunun yanı sıra müzekartı da çeşitlendiriyoruz. Artık farklı bir Müzekart’ı satın alan bir kişi bu kartla özel müzeleri de ziyaret edebilecek. Ayrıca hedef kitlesi yabancı turistler olan ve otel lobilerinden temin edilebilecek 72 saat geçerli müzekartlar çıkar- tıyoruz. Sınırlı zamana sahip olup bilet almak için sıra beklemek istemeyen müze heveslilerinin hizmeti ayağına götürüyoruz. MÜZE DERGİ: Gişelerin nasıl denetlendiğinden bahsedebilir misiniz? ERTUĞRUL GÜNAY: Denetimleri eskisine göre çok daha dikkatli yapabili- yoruz. Bir kere fiyat artışlarıyla ve müzelerin bütün işleyişleriyle ilgili bakan- lığın tüm yetkileri sürüyor. Ancak iş birliği sayesinde denetim mekanizmaları geliştiriyoruz. Bir ilde, hem o ildeki bütün müzeleri bir merkezden denetlemek, hem de Ankara’dan bu denetimleri takip edebilmek mümkün hale geldi. Bu eskiden elimizde bulunmayan bir imkandı. Ayrıca TÜRSAB-MTM İş Ortaklığı, uluslararası hizmet veren bir denetim kuruluşu tarafından da takip ediliyor. Yaptığımız iş birliği sayesinde, her bakımdan daha sağlıklı ve modern bir siste- me ilerliyoruz. ERTUĞRUL GÜNAY: To upgrade the service quality is the main objective... The visitor must feel happy about the treatment he or she receives at the ticket booth, so that he or she will keep a positive mental image of Turkey and leave our country with a good impression and feeling. This is our most cherished goal and this is what we are expecting from TÜRSAB-MTM in the first place. MÜZE DERGİ: The project includes components such as the creation of individual internet websites for each museum, the expansion of the scope of virtual museum visits, the inception of a new type of ‘Museum Card’ etc... ERTUĞRUL GÜNAY: Yes, of course... For instance, we were not allowed to receive payment in foreign currency at ticket booths because of a legal obstacle. This constituted a disadvantage from a marketing point of view because some guests without Turkish currency at the moment were simply walking away. We changed that situation, now we can sell our services against foreign currency. Furthermore, museum tickets can be purchased in advance through internet and/or at special kiosks at airports or even by telephone. In consequence, we now have a much more efficient marketing network, offering great flexibility to the customer who can purchase tickets in a variety of ways, in the currency of his or her preference. MÜZE DERGİ: Can you tell us in which way the supervision of ticket booths is carried out? ERTUĞRUL GÜNAY: We are able to conduct a more careful supervision than before. The Ministry’s competence as regards price determination and the overall administration of museums is maintained. We are developing supervi- sion schemes within our cooperation with TÜRSAB-MTM. For instance, we now have the technical capability to conduct a local supervision of all museums at a given regional centre, coupled with a simultaneous central supervision of museums around Turkey at the Ministry’s headquarters in Ankara, some possibility that we were missing earlier. Moreover, the TÜRSAB-MTM Business Partnership is being monitored by an international auditing firm. Thanks to this type of solid collaboration, we are progressing towards a sound and modern system. MÜZE DERGİ: You were already involved in an earlier cooperation with TÜRSAB as regards the İstanbul Archaeological Museum, before the current deal concerning 48 museums. Would you please briefly dwell on that experience? ERTUĞRUL GÜNAY: We had a principal sponsorship agreement with TÜRSAB on this matter. TÜRSAB is the sole institution established by law in this field besides the Ministry of Culture and Tourism itself. There are, of course, many other associations and professional organizations of hotel Ertuğrul Günay Adıyaman, Nemrut Dağı’nda. (üstte) Burdur’un Ağlasun ilçesindeki Sagalassos antik kentinin en önemli eserlerinden Antoninler Çeşmesi. (sağda altta) Ertuğrul Günay, Adıyaman, Mount Nemrut. (above) Antonine Fountain, one of the most important works in the ancient city of Sagalassos in the Ağlasun district of the province of Burdur. (bottom right) Bakan, Denizli’deki Laodikya antik kentinin Denizli Belediyesi’ne yetki devrinin protokol töreninde. The minister at the official ceremony for the transfer of authority for the ancient city of Laodicea in the province of Denizli to the Municipality of Denizli.
  17. 17. 17 MÜZE DERGİ: Bu ihaleden önce İstanbul Arkeoloji Müzeleri konusunda da TÜRSAB ile bir iş birliği içine girmiştiniz. Bu deneyimden biraz bahsedebilir misiniz? ERTUĞRUL GÜNAY: TÜRSAB ile ana sponsorluk anlaşması yapmıştık. TÜRSAB bizim dışımızda yasa ile kurulmuş tek turizm sorumlusu. Bu anlamda farklı dernekler var, otelcilerin, rehberlerin, dernekleri var ama TÜRSAB yasa ile kurulmuş bir örgütlenme ve çok yakın iş birliği içindeyiz. Bize getirdikleri konular, bizim onlara götürdüğümüz konular, aynı alanda çalışan iki kurumun dayanışma içinde olması bilinciyle yürütülüyor. Arkeoloji alanında çalışmaları- mıza büyük destekler alıyoruz. Müzelerimizin, örenyerlerimizin düzeni konusun- da zaman zaman taleplerimiz oluyor. Birçok altyapı ihtiyacının giderilmesinde ortak çalışmalarımız oldu... İstanbul Arkeoloji Müzeleri alanında olduğu gibi bazı özel sözleşmeler yapıldı. Türkiye’de turizmin sadece klasik anlamda kalmaması, tarihe kültüre yönelmesi, hem bakanlığın prestiji, hem de Türkiye turizminin gelişmesi açısından son derece önemlidir. Her iki kesim de bu bilinçle ve daya- nışma anlayışı içinde çalışıyor. MÜZE DERGİ: Müzelerde kaçak geçişlerin bu iş ortaklığı ile engellenebileceğini düşünüyor musunuz? ERTUĞRUL GÜNAY: Elbette. TÜRSAB, Türkiye’ye, müzeye gelen turisti getir- mekten, taşımaktan sorumlu bir organizasyon. Bu alanın denetimini TÜRSAB- MTM İş Ortaklığı ile birlikte yaptığımız zaman, bizden habersiz bir kuş uçamaz. MÜZE DERGİ: Bu tip hizmet alım anlaşmaları bakanlığın iş yükünü hafifletiyor mu? ERTUĞRUL GÜNAY: Müzelerde hizmet standardı son üç yılda ciddi biçimde yükseliyor. Müzekart bir adımdı, müze mağazaları bir adımdı. Gişelerin moderni- zasyonu bir adım. Ben biliyorum ki, gişeler emin ellerdedir, mağazalar emin el- lerdedir, müzeler emin ellerdedir. Müzekart ile vatandaş rahatça gidip gelmekte- dir. Bizim işimiz daha çok müzeleri geleceğe sağlıklı biçimde taşımaya çalışmak. Şimdi onlarla meşgul olabiliyorum. Mesela Topkapı Sarayı’nın 3’üncü ve 4’üncü avlularında yürüttüğümüz restorasyon işlerimiz büyük ölçüde hızlandı. MÜZE DERGİ: Türkiye’nin kültür varlıklarının korunması kapsamında, TÜRSAB ile yaptığınız iş birliğine dair eklemek istedikleriniz var mı? ERTUĞRUL GÜNAY: Türkiye’de turizmin, toplumsal gelişme ve ekonomi açısından temel bir sektör haline geldiğini görüyoruz. Turizmi klasik, bilinen ve kolay sınırlarından dışarı taşıma ihtiyacı hissediyorum. O yüzden müzelerimizi, örenyerlerimizi, tarihi mekanlarımızı, tescilli kültürel yapılarımızı, doğal mekan- larımızı korumak için yeni formüller arıyoruz. Bu projelerin arasında en önemlile- rinden biri de TÜRSAB ile yaptığımız iş birliğidir. Bizimle iş birliği yapan herkese çok teşekkür ediyoruz. businesses, tourist guides etc. But TÜRSAB is the legal representative organi- zation of all Turkish travel agencies. In such capacity, it has a vocation to stand in close cooperation with our Ministry. We make proposals, we listen to their proposals; both sides benefit immensely from this collaboration conducted in a spirit of solidarity. They support our endeavours in the field of archaeology. We formulate requests and seek advice from them concerning the system of museums and historical sites. We also cooperate in the area of infrastructure restoration... We had some specific contracts with TÜRSAB such as the one regarding the İstanbul Archaeological Museum. It is of outmost importance that tourism in Turkey does not remain confined to a casual and shallow routine, but develops itself more and more in the direction of tourism of culture and history. This is significant from the vantage point of the prestige of our Ministry as well as for the future of Turkish tourism industry. Both sides share these objectives and coordinate their work in this direction. MÜZE DERGİ: Do you think that the problem of illicit entries at museums can be defeated through this business partnership? ERTUĞRUL GÜNAY: Yes, I do. TÜRSAB is an organization in charge of bringing tourists to Turkey, also responsible for ensuring their access to the museums. Therefore, since the supervision is assured through the cooperation between the Ministry and the TÜRSAB-MTM Business Partnership, this problem can be eradicated. MÜZE DERGİ: Do this kind of collaboration agreements alleviate the task of the Ministry of Culture and Tourism? ERTUĞRUL GÜNAY: The standard of the service at museums has been constantly upgraded within the last three years. The ‘Museum Card’ was an important step forward, likewise, the ‘museum shops’. The modernization of ticket booths is yet another significant step. I am sure that the ticket booths, the museum shops and the museums themselves are in good hands. The ‘Museum Card’ system allows our people to visit easily museums and historical places. The mission of the Ministry is to assure the overall administration of the museums with a view to preparing them for future challenges, such as wear and tear etc. It is now possible for me to devote more time to these necessary and vital tasks. For example, the restoration work we are conducting in the 3rd and 4th courtyards of the Topkapı Palace is now moving on much faster. MÜZE DERGİ: Would you like to mention any other point pertaining to your cooperation with TÜRSAB in the area of the conservation of Turkey’s cultural heritage? ERTUĞRUL GÜNAY: We realize that tourism has become a fundamental sector in Turkey, as much for the economy as for social development. I feel the need to go beyond the classical, ordinary and simple boundaries of the tourism business. We are searching for new solutions as how to protect our museums, our historical sites, our architectural heritage, our natural spaces. In this context, our collaboration with TÜRSAB occupies a foremost place. We are grateful to everyone who cooperates with us. Kültür ve Turizm Bakanlığı ve TÜRSAB işbirliği ile oluşturulan ‘Müzekart Projesi’ tanıtım toplantısından. From the introductory meeting for the “Museum Card” project developed under the cooperation of the Ministry of Culture and Tourism and TÜRSAB.
  18. 18. Yamaçevler kazılarından çıkartılan fildişi frizler bugün Efes Arkeoloji Müzesi’nde sergileniyor. (sağda) TÜRSAB Yönetim Kurulu Başkanı Başaran Ulusoy Ivory friezes unearthed during Yamaçevler (Slope Houses) excavations are exhibited in the Efes Archaeological Museum. (right) Başaran Ulusoy TÜRSAB Chairman of The Board 18
  19. 19. başaran ulusoy, türsab chaırman of the board: “we are ıntroducıng a new concept: the ınvıtıng, welcomıng and hospıtable museum” türsab, ın collaboratıon wıth mtm, was awarded the operatıonal responsıbılıty of 48 museums for a perıod of sıx years by the mınıstry of culture and tourısm. türsab-mtm pledged to ıncrease the number of vısıtors at those museums and wıll put theır sıgnature under a serıes of new concepts for the fırst tıme ın turkey. türsab, mtm ile iş birliği yaparak 48 müzenin gişe işletme hakkını 6 yıllığına devraldı. bakanlığa ziyaretçi sayısını arttırma taahhüdünde de bulunan türsab, türkiye’de ilklere imza atacak. TÜRSAB Yönetim Kurulu Başkanı başaran ulusoy: ÇAĞIRAN KARŞILAYAN AĞIRLAYAN müzelerimiz olacak 19 SÖYLEŞİ Interview Yazı-Text SevinçAkyazılı Fotoğraflar-Photos RasimKonyar
  20. 20. 20 The TÜRSAB-MTM Business Partnership won a tender concerning the moderni- zation and operational management of 48 museums and historical sites’ ticket booths and toll-gates for a six years’ period. The Partnership who is committed to boost visitors’ entries, will employ itself to introduce modern technologies and operational methods. TÜRSAB Chairman of the Board, Mr. Başaran Ulusoy answered our questions related to the work of the TÜRSAB-MTM Partnership on this matter, as well as the process through which they have been awarded the relevant contract. MÜZE DERGİ (MUSEUM JOURNAL): You made a commitment to pay 1.575 billion Turkish pounds for this project. What was your motivation when you made this bid? Which gains are you expecting from the realization of your endeavours in this regard for TÜRSAB and for the Turkish tourism industry? BAŞARAN ULUSOY: We participated in the tender of the Ministry of Culture and Tourism concerning the operation of 48 national, state-owned museums and historical sites and we won the bid. I would like to underline that this is not a privatization or privilege transfer deal, it is a service sale contract. To begin with, ticket booths and toll gates will be equipped with modern technology so as to prevent unauthorized entries and reach a greater number of visitors. We took over the toll booths quite recently. Nevertheless, we already recorded a decrease of 87 percent in the number of illicit entries since the 3rd of January. The passage of a tourist through the toll gate will be completed within seconds. Modern methods and practices will facilitate the journey of individual tourists in Turkey so that they will leave our country with better impressions. MÜZE DERGİ: The Protocol you signed with the Ministry includes the modernization of the museum ticket booths in addition to their operational responsibility. Would you please dwell upon your investment prospects with regard to infrastructure renovation? BAŞARAN ULUSOY: We plan to invest 18 million Turkish pounds. We will have completed 70 percent of this investment in the first year. When we add on the personnel wages and operational charges and calculate the amortization, this figure will sum up approximately to the double. MÜZE DERGİ: We know that you made 197 pledges within this contract. Which, among those, is for you the most exciting one? BAŞARAN ULUSOY: With regard to museums and archaeological sites, we will introduce modern and innovative methods and practices that will be firsts for Turkey. One of the most important one of them is cards with different features. MÜZE DERGİ: What will be the special features of those cards? BAŞARAN ULUSOY: We create the concept of the ‘museum which recognizes its visitor’ thanks to advanced computer software programmes allowing individualization. It is our objective to expand the Museum Card system, for the time being available only to Turkish citizens, so as to cover individual foreign tourists visiting our country. When we will reach that point that we start selling personalized museum cards to international tourists, those cards will, for instance, greet the visitor at the museum entrance with an oral welcoming message in its mother’s tongue. Supposing that the tourist in question is German, the toll gate equipment will welcome her or him with a “Guten Tag, willkommen” greeting phrase, following the screening of her or his card. The guest will be congratulated on her or his birthday when such will be the case. We intend to be able to receive payments in foreign currency for those cards. There are legal aspects that we have to address before this practice can be called into life. We will offer to guests from abroad the possibility of acquiring multi-function cards which will be valid for a certain number of days and which will allow them also the use of the city transportation system and/or to make long distance phone calls accordingly. With a card costing 60-70 Turkish pounds in average, the guest will take the bus or any other means of public transportation to arrive at its point of interest, where it will be able to enter the museum or the historical site by having the same card screened at the corre- sponding toll gate. The cards will also be equipped with the technical possibil- ity of surveying customer satisfaction. This particular feature will permit us to store up an adequate and reliable database with regard to the needs and expectations of foreign visitors to our country. We will make the access to museums and the visit inside the museums more comfortable thanks to the installation of multiple orientation signboards at the necessary places and locations, allowing guests to get easily to the particular department they would like to visit. Through one-time only applications downloadable on smart mobile phones, the tourist will be informed of particular cultural activities taking place in the area where she or he finds herself or himself, of theatres, museums, TÜRSAB Yönetim Kurulu Başkanı Başaran Ulusoy, Bergama’ya gerçekleştirdiği inceleme gezilerinden birinde. Başaran Ulusoy, President of the Executive Board of TÜRSAB, in one of his investigation visits to Bergama. TÜRSAB-MTM İş Ortaklığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı 48 müze ve ören- yeri turnikelerinin modernizasyon ve işletim hakkını 6 yıllığına devraldı. Müze ve örenyerlerine yapılan ziyaretlerin arttırılması için de çalışmalara başlayan İş Ortaklığı, Türkiye’de bir ilk olma özelliği taşıyan çok sayıda uygulamaya imza atmaya hazırlanıyor. TÜRSAB Yönetim Kurulu Başkanı Başaran Ulusoy, tanıtım faaliyetlerine de hız veren TÜRSAB-MTM İş Ortaklığı’nın, çalışmaları ve ihalenin alım süreci hakkındaki sorularımızı yanıtladı. MÜZE DERGİ: Söz konusu ihalede, bakanlığa 1.575 milyon lira ödeme taah- hüdünüz var. Bu ihaleye hangi motivasyonlarla girdiniz? Gerçekleştireceğiniz projeler TÜRSAB’a ve Türk turizmine neler kazandıracak? BAŞARAN ULUSOY: Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı 48 müze ve örenyeri- nin 52 gişesinin işletim hakkı ihale usuluyle alındı.
  21. 21. 21 Bu bir özelleştirme ya da imtiyaz hakkı değildir. Bir hizmet alımıdır, bunu özellik- le belirtmek isterim. Gişelerin modernizasyonu ile kaçak geçişler engellenecek, ziyaretçi sayısı arttırılacak. 3 Ocak’tan bu yana ücretsiz girişlerde yüzde 87 azalma var. Gişelerden turist geçişi, bir kaç saniye içinde tamamlanacak. Türkiye’ye mün- feriden gelen turiste sağlanacak modern uygulamalar onların hayatını kolaylaştı- racak, dolayısıyla Türkiye’ye yönelik izlenimleri daha olumlu olacak. MÜZE DERGİ: Protokol sadece gişelerin işletimini değil modernizasyonunu da içeriyor. Bu konudaki altyapı yatırımlarınızı aktarır mısınız? BAŞARAN ULUSOY: 18 milyon TL yatırım öngördük. Yatırımın yüzde 70’ini ilk yıl yapmış olacağız. Personel ve işletme giderlerini, amortismanını da hesap edersek bu rakam yaklaşık iki katına çıkacak. MÜZE DERGİ: İhale kapsamında 197 taahhüdünüz var, bunlar arasında size en heyecan verici gelen hangisi? BAŞARAN ULUSOY: Müze ve örenyerleri konusunda çağdaş, yenilikçi ve Türkiye’de ilk kez örneklerini göreceğiniz uygulamalara imza atacağız. Bunların en önemlilerinden biri de farklı özelliklere sahip kartlar. MÜZE DERGİ: Bu kartların özelliği nedir? BAŞARAN ULUSOY: Bazı kişiselleştirme programları sayesinde, ‘ziyaretçisini tanıyan müze’ kavramını oluşturuyoruz. Bizim hedefimiz sadece Türkiye Cum- huriyeti vatandaşlarına tanınan Müzekart uygulamasını genişletip kişiselleşti- rerek, ülkemizi ziyarete gelen münferit turistlere de satabilmek. Uygulamanın başlamasıyla birlikte, kartımız sahibini tanıyacak ve örneğin sahibi Alman bir turistse, müze ve örenyeri girişinde, “Guten tag. Willkommen” diyecek, doğum günüyse bir kutlama mesajı iletecek. Mevzuatla ilgili kısmını çözebilirsek bu kartlar dolar ve euro üzerinden de satılabilecek. Yurtdışından gelen ziyaretçiler için iki ya da üç gün geçerli olacak, farklı özel- liklere sahip kartlar sunacağız. Bunlar hem kent içi ulaşımı hem de iletişimi sağlayacak. Kişi, fiyatı 60-70 liralık bir kartı kullanarak, toplu taşıma imkanların- dan faydalanıp müzeye ulaşacak, içinde bulundurduğu iletişim kontörü kadar iletişimini sağlayacak ve müze ziyaretlerini gerçekleştirecek. Kartların içinde müşterinin memnuniyetini ölçen anket çalışmaları bulunacak. Bu sayede ülkeye gelen yabancı turistin ihtiyaçları konusunda güvenilir bir veri tabanı oluşturacağız. Yönlendirme tabelaları ile turistin müzeye ulaşı- mının kolaylaşmasını, müze içinde de aradığı galeriyi rahatça bulabilmesini sağlayacağız. Bir kereye mahsus akıllı cep telefonlarına indirilecek bir uygula- ma sayesinde, münferit turist, bulunduğu bölgedeki müze ve örenyerlerinin, tiyatroların konumunu öğrenip, buralardaki kültür sanat aktivitelerini haber alabilecek, belli indirim avantajlarından faydalanacak, telefonunu turnikelere okutarak geçiş yapabilecek. Bu tip özel yazılımlar üzerinde çalışıyoruz. Bunlar münferit turistler düşünülerek yapılacak çalışmalar. Zaten acente müşterileri, acentelerinden bu tip hizmetleri alıyor. MÜZE DERGİ: Bu tip uygulamalar başka ülkelerde var mı? BAŞARAN ULUSOY: Bu detayda olmasa da, kent içi ulaşım ve müze giriş imkanı veren, rezervasyon öncelikleri ve alışverişlerde indirimler sağlayan Ams- terdam Kart, Londra Kart var. Biz, kartlarımızı ülkeye gelen münferit müşteri- nin tüm ihtiyaçlarını karşılayabilecek şekilde detaylandırarak daha cazip hale getirmek istiyoruz. MÜZE DERGİ Gişelerde görev alacak 200’ü aşkın personel de sizin tarafınız- dan seçildi. Personel alımında ve eğitiminde nasıl bir yol izliyorsunuz? BAŞARAN ULUSOY: İş, para tahsilatı ve turistle doğrudan iletişim olduğu için insan kaynağını oluştururken referans sistemi içinden süzdüğümüz kişileri seçtik. Bilgileri bizde bulunan, kendilerine kefil olabileceğimiz adayları özel bir eğitime tabi tuttuk. Bu eğitim ilk aşamada 60 saat sürdü. Halden, tavırdan anlayacak, yabancı dil bilen, yeri geldiğinde belli ölçüde inisiyatif alabilecek bu personel adayları, genel turizm yaklaşımı, etkili iletişim, ikna, yabancı dil, teknik eğitim, temel hukuk ve kalite sistem yönetimi alanlarında eğitildikten sonra sınava tabi tutuldu. Sınavı geçebilenler işbaşı yaptı. MÜZE DERGİ Projeden sağlanacak gelir Türkiye’nin kültürel dokusu ve turiz- mine nasıl yansıyacak? BAŞARAN ULUSOY: Bu projeden gelir elde etmemiz halinde bu geliri biz yine mevcut müzelerin bakımı ve renovasyonu için harcayacak ya da ülkeye bir iki kent müzesi hediye edeceğiz. Yapısızlıktan ötürü sergilenmeye imkan bulamamış, depolarda çürümeye terk edilmiş eserleri, kent müzesi gibi form- larda gün ışığına çıkartmayı hedefliyoruz. Bu, ticari bir proje değil, bir sosyal sorumluluk projesi. Amaç para değil itibar kazanmak. Burada TÜRSAB-MTM İş Ortaklığı’nın üstlendiği rol alkışlanacak bir roldür. various points of interest in the same vicinity, take advantage of certain shopping discount possibilities, enter museums by having the mobile phone screened at the ticket booths or toll gates. We are indeed working on the development of such special software applications. The target group with regard to these new methods are, of course, the individual tourists, whereas tourists travelling in organized trips receive basically these services from their travel agencies. MÜZE DERGİ: Do you know of such practices in other countries? BAŞARAN ULUSOY: Yes, even if it is not in such detailed form, there are, for instance, the Amsterdam Card and the London Card which offer museum access, use of public transportation, reservation priorities, shopping discounts, but those are still rather limited compared to the cards that we are planning to procure. What we want is to make that system more appealing by introducing cards with such detailed features that they will be able to respond to most of the needs of our individual customers. MÜZE DERGİ: You recruited 200 employees to operate the ticket booths. Which methods do you apply regarding staff selection and training? BAŞARAN ULUSOY: Indeed, the booth operation is a delicate task. It involves direct contact and communication with the visitor and also money collecting. Therefore, we went through a very careful selection within a reference system while recruiting the human resources. The candidates with positive merits deserving our approval were submitted to a special training for a duration of 60 hours in the first phase. In the second phase, those candidates with sufficient good manners, speaking foreign languages and capable of taking some initiative when needed, went through a more detailed training in the field of general approach to tourism, efficient communication, persuasion, foreign languages, technical know-how, basic law and system quality management. Finally they had to take a test before qualifying for the job. Those who succeeded in this examina- tion were then recruited. MÜZE DERGİ: What are the ways and means through which the income secured from this project will benefit Turkey’s cultural heritage and Turkish tourism industry? BAŞARAN ULUSOY: In case we realize some profit from this project, we will spend these earnings for the maintenance and renovation of existing museums or hopefully use these funds to build some city museums, as a gift to our country. In fact, there is a great number of very valuable pieces which cannot be presented to the public because of the lack of appropriate exhibition space. We would like these objects to come out to the daylight in new museum buildings such as city museums. In short, we are not dealing here with a commercial project, but with a project of social responsibility. The aim is not make money but to merit esteem. The role played by the TÜRSAB-MTM Business Partnership in this respect deserves to be commended. TÜRSAB Başkanı Başaran Ulusoy Efes Antik Kenti gezilerinden birinde. Başaran Ulusoy visits the Ancient City of Ephesus.
  22. 22. 22
  23. 23. İSTANBUL ARKEOLOJİ MÜZELERİ istanbul arkeoloji müzeleri’nde pek çok yeni uygulamaya imza atıldı. kafeleri yenilenen, bahçe düzenlemesi yapılan, gişesi modernize edilen istanbul arkeoloji müzeleri, müzeciliğin gülümseyen yüzü oldu. ’ne TÜRSAB’ın eli değdi... İSTANBUL ARKEOLOJİ MÜZELERİ İstanbul Archaeological Museums THE TÜRSAB TOUCH AT THE İSTANBUL ARCHAEOLOGICAL MUSEUMS a serıes of new practıces were ıntroduced at the ıstanbul archaeologıcal museums. wıth ıts refurbıshed cafés, ıts newly landscaped courtyard, ıts renovated tıcket booth, ıstanbul archaeologıcal museums ıs now a lıvıng model for the upcomıng modernızatıon of the remaınder of turkısh museums. 23
  24. 24. ÜRSAB’ın, müzecilik alanındaki ilk göz ağrısı olan İstanbul Arkeoloji Müzeleri, tanıtım kampanyaları, uzman kadroların görüşleri alınarak yapılan restoras- yon çalışmaları, kültürel dokusuna uygun etkinlikler ve imza attığı sosyal sorumluluk projeleri ile gün geçtikçe gençleşti, güzelleşti. 700 bin eserlik koleksiyonunun zenginliği ile Türkiye’nin en önemli kültür sanat miraslarını barındıran İstanbul Arkeoloji Müzeleri, TÜRSAB ile Kültür ve Turizm Bakanlığı arasında imzalanan protokol çerçevesinde, Avrupa standartlarında bir müze haline geldi. Hazırlanan 8 yıllık protokol çerçevesinde, İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nin yeniden yapılandırılması, topluma mal edilmesi ve turizme katkısının arttı- rılması hedeflendi. Protokolün hedefleri bir yıl içinde meyvelerini verdi. Dünyaca ünlü arkeolog, müzeci ve ressam Osman Hamdi Bey’in çabalarıy- la 1891 yılında hayata geçen müze, TÜRSAB’ın çalışmalarıyla yepyeni bir çehreye kavuştu. En yetkili uzmanlara danışıldı Dünyanın en önemli müzelerinden biri sayılan İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nin, fiziksel iyileştirme ve uluslararası bir marka haline getirilmesi hedefi doğrultusunda, işe mimari belgeleme çalışma- ları ile başlandı. Yüksek Mimar İsmail Büyükseçgin tarafından hazırlanan restorasyon ve restitüsyon projeleri tamamlandı, çevre düzenlemeleri yapıldı. Çalışmaların tümünde alanında saygınlıkları ile bilinen, Prof. Dr. Metin Sözen, Prof. Dr. Re- fik Duru, Prof. Dr. Haluk Abbasoğlu, Yüksek Mimar Kemal Tokgöz, İstanbul Arkeoloji Müzeleri eski Müdürü İsmail Karamut ve Sabancı Müzesi Müdürü Nazan Ölçer’den oluşan Danışma Kurulu’nun görüşlerine başvuruldu. Bu çalışmalar sırasında, müzenin arka bahçesinde şantiye olarak kullanılan yapı ile müze ve Topkapı Sarayı Müzesi Birin- ci Avlusu’nu ayıran paravanlar yenilendi. Müzenin ana giriş kapısı boyanarak binanın genel görümününde belirgin bir iyileşme sağlandı. Mobilya, teşrifat ve sergilemeye yönelik düzenlemeler yapılarak, eserlerin daha rahat ve konforlu bir biçimde izle- nebilmesine imkan tanındı. Yerleştirilen banklar sayesin- de ziyaretçilerin mola verip dinlenebilmesi mümkün hale geldi. Eski Şark Eserleri Müzesi’nin çatı tamiratı yapılarak binanın zarar görmesi engellendi. Duvar ve vitrinler boya- narak alınlık yazıları değiştiril- “Project İstanbul Archaeological Museum” was the first experience of TÜRSAB in the field of museum modernization. In the framework of the implementation of a protocol signed between the Ministry of Culture and Tourism and TÜRSAB, TÜRSAB carried out renovation work at the Museum, based on professional surveys, organized activities in line with the cultural background and initiated promotion campaigns as well as social responsibility projects. It was of outmost importance to bring to present-day museum standards the İstanbul Archaeological Museum housing a collection of over 700 thousand pieces, an impressive part of Turkey’s foremost cultural and artistic heritage. Amongst the goals of the relevant protocol, priority was given to re-structuring the Museum and enhancing service quality so as to ensure a greater public interest and support and thus create the pre-condition for an increased contribution of the Museum to the tourism industry. The strategy yielded tangible results in the first year already. İstanbul Archaeological Museum estab- lished in 1891, thanks to the tireless efforts of world-famous Turkish archaeologist and painter Osman Hamdi Bey was re-vitalized in great respect to his memory through the modernization work undertaken by TÜRSAB. The most competent experts were consulted Architectural documentation constituted the first phase of activities aimed at the physical improvement of the İstanbul Archae- ological Museums, which is consid- ered one of world’s most important 24
  25. 25. İstanbul Arkeoloji Müzeleri içinde barındırdığı eserler kadar bahçesi ve bina mimarisiyle de ziyaretçilerine görsel bir şölen yaşatıyor. Not only the pieces housed in the İstanbul Archaeological Museums, but also its garden and the architecture of its building offers a visual feast to visitors. di. Ziyaretçilerin yaz ve kış aylarında ısı farkından rahatsız olmamaları için klimalar yenilendi. Gerekli bölgelere yönlendirme tabelaları yerleştirilerek, ziyaretçilerin müzeyi bulabilmeleri kolaylaştırıldı. Tarihin gölgesinde çay keyfi Müzenin en önemli eksiklerinden biri de, ziyaretçinin bir kahve molası verecek mekanının bulunmayışı idi. TÜRSAB’ın çalışmaları sonucu biri bahçeye diğeri de müze binası içine iki kafe kuruldu. Müze bünyesinde hazırlanan mağazada da, müzede sergilenen eserlerin replikaları, tarih kitapları ve broşürler satışa sunuldu. Kişiye özel tekno-rehber Müzeye rehberlik hizmeti almaksızın gelen münferit ziyaretçilerin rahatı da unutulmadı. Cüzi bir ücretle müze girişinde kiralanan sesli rehber cihazları sayesinde, ziyaretçiler 10 dilde sergilenen eserler hakkında ayrıntılı bilgi sahibi olma imkanına kavuştu. 25
  26. 26. 26
  27. 27. 27 Tanıtım kampanyaları etkili oldu Belirli aralıklarla İstanbul genelindeki üstgeçit ve reklam panolarında müzedeki sergiler, etkinlikler ve koleksiyonun tanıtımı yapıldı. Yerli ve yabancı fuarlardaki TÜRSAB standlarında müzenin broşürleri dağıtıl- dı. Müzede gerçekleşen tüm sergi ve etkinlikler, e-bültenler, müzenin kendi internet sitesi ve sosyal paylaşım sitesi Facebook’ta oluşturulan özel sayfa aracılığıyla duyuruldu. Bastırılan el ilanları kentin hareketli bölgelerinde dağıtılırken, otel yayınlarında ve ulusal medyada İstanbul Arkeoloji Müzesi ile ilgili haberlerin yer alması sağlandı. Her ay birer arkeoloji belgeseli gösterime sunuldu. Bir bölümü müze bahçesinde düzenlenen İKSV Müzik ve Jazz Festivali ile Tuluyhan Uğurlu konserleri gibi etkinlikler ziyaretçi sayısının arttırılma- sında önemli rol oynadı. Türkiye turizmi konusunda, ulusal ve uluslara- rası başarılara imza atan TÜRSAB, müzecilik alanında da çalışmalarına son hız devam ediyor. İstanbul Arkeoloji Müzesi Ana Bina birinci kattaki Troia Salonu’nundan genel görüntü, Thrakia Bithynia Salonu (küçük fotoğraf). General view of the Hall of Troy in the first floor of the main building of the İstanbul Archaeological Museum, the Thrace Bithynia Hall (small photo). museums, and building an international brand. Restoration and restitu- tion projects prepared by master architect İsmail Büyükseçgin have been completed and landscaping has been done. An Advisory Board composed of the most competent experts in their respective fields such as Prof. Dr. Metin Sözen, Prof. Dr. Refik Duru, Prof. Dr. Haluk Abbasoğlu, Dipl. Architect Kemal Tokgöz, Former Director of İstanbul Archaeological Museum İsmail Karamut and Sabancı Museum Director Nazan Ölçer, were consulted and their approval was assured at each successive phase of the project implementation. The screens separating the first yard of the Topkapı Palace Museum from the backyard of the Archaeological Museum used as worksite during the project were replaced with new ones. The main gate of the Museum was re-painted in order to enhance the outward appearance of the façade. The furnishings destined to the use of the public were renewed, new display units were created with a view to offering a more comfortable environment to the visitor. A greater number
  28. 28. 28 Çinili Köşk Müzesi, İznik Çinileri Koleksiyonu’ndan bir parça (solda), Ab-ı Hayat Çeşmesi. (sağda) Tiled Kiosk Museum, a piece from the Collection of İznik Tiles (left), Fountain of Youth. (right) İstanbul Arkeoloji Müzeleri in- ternet sitesi Türkçe ve İngilizce olarak www.istanbularkeoloji. gov.tr adresinden yayına geçti. Müze ve içindeki eserlerin ayrın- tılı sunumlarının yapıldığı web sitesi, 8’inci Altın Örümcek Web Ödülleri Yarışması’nda, Kamu Kurumu Kategorisi’nde üçüncü seçilerek başarısını tescilledi. The internet website of İstanbul Archaeological Museum is on line at: www.istanbularkeoloji. gov.tr. The website where the Museum itself and the articles on display therein are pre- sented in detail, was awarded the Third prize in the category of public service websites at the 8th Golden Spider Web Awards Competition. tasarım ödülü DESIGN AWARD Görme ve işitme engellilere özel uygulama ‹şitme engellilere özel, görüntülü rehberlik cihazları hazırlandı. Görme engelliler için de Braille Alfabesi ile Türkçe ve İngilizce müze broşürleri yapıldı. Önümüz- deki günlerde, müzede görme engelliler için özel bir bölüm oluşturulacak. Bu bölümde, izinleri alınarak lazer tarama yöntemi ile üretilmiş ‘Ephebos Heykeli’, ‘Artemis Heykeli’, ‘Marcus Aurelius Heykeli’, ‘Taşöz Rölyefi’ ve ‘Lir Çalan Moussa’ eserlerinin replikaları yer alacak. Görme engelliler de bu replikalara dokuna- rak tarihte bir yolculuk gerçekleştirecek. Davet eden, karşılayan ve ağırlayan müzecilik alanında TÜRSAB’ın ilk eseri olan İstanbul Arkeoloji Müzeleri’ndeki yeni dönemi yerinde görmek, kültür, tarih, sanat ve eğlence dolu bir gün geçirmek istemez misiniz? of benches were placed on several stations to give the guests sufficient possibility to rest when needed during their visit. The roof of the Department of Oriental Art was repaired thus preventing further damage to the building. The walls and the display cabinets were re-painted, the pedi- ment inscriptions were renewed. The air-conditioning system was replaced. A number of new signboards were installed where necessary to direct the visitor to the depart- ment of his or her interest. Tea sipping pleasure in the shade of history Something important missing at this museum was the lack of an adequate resting station for the visitor. TÜRSAB installed two new cafés, one in the garden, the other inside the museum building. Moreover, there is now a museum shop where history books, pamphlets, memorabilia as well as replica and reproductions of the works of art displayed at the museum can be purchased by tourists. Individual techno-guide Extensive information about the works of art on display at the museum is provided through headsets operable in 10 languages which are made available for rental for the comfort of the individual visitors not enjoying the services of a professional tourist guide. Promotion campaigns were successful The İstanbul Archaeological Museum, its collections, the events held at the Museum were subject to advertisement campaigns with regular intervals in and around the city of İstanbul on billboards, overpasses etc. Brochures of the Museum were distributed at TÜRSAB stands in various tourism fairs in Turkey and abroad, promotion activities were organized. Exhibitions and other cultural events taking place at the Museum were made public through the own internet website of the Museum, through e-bulletins, as well as through a special page on Facebook social network. Hand flyers were distributed throughout the city, advertorials were placed on hotel magazines, news broadcasted regarding the Museum on national media. Every month, a Museum’s documentary was produced and published through different means. The cultural events which took place at the Museum, such as the Music and Jazz Festival organized by the İstanbul Culture and Art Foundation (İKSV) and the Tuluyhan Uğurlu Concert contributed to an increase in the number of museum visitors. TÜRSAB, praised nationally and internationally for its longstanding contribution in the area of tourism is making rapid progress in the field of museum management as well. A special application is being put into practice for the vision-impaired, hearing-impaired In coming days, a special section destined to the vision-impaired visitors will be established. Replica of the famous Statue of Ephebos, Statue of Artemis, of Marcus Aurelius and similar well-known pieces of the Museum will be produced through laser screening and will be presented to the vision-impaired through the tactile sensing system. There are also special visual devices for the hearing-impaired as well as Braille alphabet booklets in Turkish and English languages destined to the vision-impaired visitors.
  29. 29. 29
  30. 30. 30 İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nden genel görüntü. General view of the İstanbul Archaeological Museums.
  31. 31. 31 İstanbul Arkeoloji Müzesi’nin kurucusu, ressam ve arkeolog Osman Hamdi Bey, kuşkusuz ki bu toprakların yetiştirdiği en önemli sanatçı- lardan biridir. Lübnan’da 1887-1888 yılları arasında yürüttüğü Sayda Kral Mezarları kazısında, İskender Lahdi’ni bularak dünya sanat tarihi- ne damgasını vuran Osman Hamdi Bey, 30 Aralık 1842’de İstanbul’da doğdu. Çağdaş Türk Müzeciliği’nin kurucusu kabul edilen Osman Hamdi Bey, Osmanlı sadrazamlarından İbrahim Ethem Paşa’nın büyük oğludur. Osman Hamdi Bey, babası İbrahim Ethem Paşa’nın isteği üzerine, hu- kuk öğrenimi için Paris’e gitti. Paris’te kaldığı 12 yıl boyunca, dönemin ünlü ressamlarından olan Jean-Léon Gérôme ve Boulanger’den resim dersi aldı. Aynı dönemde, Şeker Ahmet Paşa ve Süleyman Seyyid de bu- rada resim eğitimi alıyordu. Bu üç kişi daha sonra, Türk resim sanatının ilk kuşağını oluşturdu. Yurda döndükten sonra devletin yüksek kademelerinde görev aldı. İlk görevi Bağdat İli Yabancı İşler Müdürlüğü idi. Bu görevi sırasında şehrin çeşitli görünümlerini yansıtan tablolar yaptı, Bağdat tarihi ve arkeolojisi ile ilgilendi. İstanbul’a döndüğünde, Saray Protokol Müdür Yardımcısı olarak atanan Osman Hamdi Bey, 1875 yılında Kadıköy’ün ilk ‘şehremini’, bugünkü adıyla belediye başkanı olarak görevlendirildi ve bu görevi bir yıl sür- dürdü. Osmanlı-Rus Savaşı’ndan sonra devlet memurluğundan ayrılan Osman Hamdi Bey, 1891’de ‘Müze-i Hümayun’a yani İmparatorluk Müzesi’ne müdür olarak atandı. Bir yıl sonra da Türkiye’nin ilk güzel sanatlar okulu olan Sanayi-i Nefise Mektebi Müdürlüğü’ne getirildi. İlk müzecilik yasasını o çıkarttı Müze-i Hümayun müdürü olarak, eski eserlerin yurt dışına götürülme- sini yasaklayan bir tüzük hazırlattı. Müze müdürlüğü sırasında ilk Türk bilimsel kazılarını başlatan Osman Hamdi Bey, Nemrut Dağı, Muğla Yatağan’daki Lagina ve Lübnan’da Sayda kazılarının başkanlığını yaptı. Eserlerini müze ile taçlandırdı Osman Hamdi Bey, kazılar sonucunda gün yüzüne çıkan eserleri sergi- leyebilmek için yeni bir bina arayışına girdi. Eserler, Aya İrini’den sonra Çinili Köşk’e taşınmıştı ancak burası da yetersiz gelmekteydi. Devrin yö- neticilerini ikna ederek bugünkü İstanbul Arkeoloji Müzesi binasını inşa ettirdi. Müze-i Hümayun, arkeoloji ağırlıklı bir müze olmuştu. Koleksi- yondaki silahlar ve askeri teçhizatlar Aya İrini’de bırakıldı ve ‘Esliha-i Askeriye Müzesi’ adıyla yeniden düzenlendi. Bugünkü Askeri Müze’nin temeli olan bu yeni bina, 1908’de ziyarete açıldı. Osman Hamdi Bey’in İstanbul dışındaki kentlerde kurdurduğu eser depoları ilerde kurulacak bölge müzelerinin temeli oldu. Sanayi-i Nefise Mektebi öğrencilerinin eserlerini Büyük Salon’da toplayarak Güzel Sanatlar Müzesi’nin çekirde- ğini oluşturmaya başladı. İlk figür kullanan Türk ressamı Osman Hamdi Bey, müzecilik ve arkeoloji çalışmalarını sürdürürken resim yapmayı hiç bırakmadı. Türk resminde ilk kez figürlü kompo- zisyonu kullanan ressamdı. Resimlerinde okuyan, tartışan, özlemini duyduğu Türk aydın tipini ve dışarıya açılmış kadın imgesini ele aldı. Dekor olarak tarihi yapıları, aksesuar olarak tarihi eşyaları kullandı. ‘Kaplumbağa Terbiyecisi’ (1906), ‘Silah Taciri’ (1908) Osman Hamdi’nin en ilgi çeken ve özgün eserlerindendir. Bir çok resmi İstanbul Resim ve Heykel Müzesi, Londra, Liverpool ve Boston müzelerinde sergi- lenmektedir. 1910’da hayatını kaybeden sanatçının cenazesi, vasiyeti üzerine Eskihisar’a defnedildi. Mezarının başına isimsiz iki Selçuklu taşı yerleştirildi. The founder of the İstanbul Archaeological Museum, painter and archae- ologist Osman Hamdi Bey is certainly one of the most important Turkish artists and art experts. He discovered the Alexander Sarcophagus at the Saida (Sidon) royal tombs excavations in Lebanon in 1887-1888. Consid- ered the greatest archaeological discovery of the 19th century it was the cause of the museum‘s foundation. Osman Hamdi Bey was born on 30th December 1842 in İstanbul as the eldest son of Ottoman Grand Vizier İbrahim Ethem Pasha. In compliance with his father’s wish, he went to Paris to study law where he stayed for 12 years. He took painting lessons from famous French painters, Jean-Léon Gérôme and Boulanger. During the same years, two other Turkish painters, Şeker Ahmet Pasha and Süleyman Seyyid were also studying painting in Paris. Those three painters were later going to form the first generation of Turkish painting artists. Osman Hamdi Bey was assigned to high-level public offices upon his return to Turkey. His first assignment was the post of Director of Foreign Affairs in the Province of Baghdad. During his stay there, he painted various paintings reflecting city views of Baghdad, he was also involved in archaeological and historical studies on Baghdad. Upon his return to İstanbul, he took office as the Deputy Chief of Protocol of the Ottoman Court. In 1875, he was appointed the first Mayor (Şehremini) of Kadıköy, where he was active for one year. Following the Ottoman-Russian War (1877-78), he resigned from public office, but he was appointed Director of The Imperial Museum (Müze-i Hümayun) in 1881. One year later, Osman Hamdi Bey was assigned Director of the Fine Arts School (Sanayi-i Nefise Mektebi). Author of the first museums’ legislation in Turkey He decreed a regulation prohibiting the taking out of the country of old works of art during the time he was Director at the Imperial Museum. During the same period, he initiated the first official Turkish archaeological excavations. He led the excavations at Mount Nemrut, Lagina in Muğla Yatağan and Saida (Sidon) in Lebanon. He crowned his work through the creation of museums Osman Hamdi Bey, having made significant discoveries as a result of his excavations began to look for an adequate building to display the artefacts he discovered. First exhibition hall for those pieces was the former Aya Irini Church, later they were transferred to the Çinili Köşk (Tiled Pavilion). However, neither was spacious enough for this purpose. Finally, he convinced the Ottoman Government to build what became the present-day İstanbul Archaeological Museum. The former Imperial Museum had become a museum mainly allocated to archaeology, the weaponry and military equipment belonging originally to its collections remained at Aya Irini and were re-organized under the name of ‘Esliha-i Askeriye Müzesi’ (Military Mu- seum). That new building, constituting the basis of the current Military Museum was inaugurated in 1908. The storage halls set up outside İstanbul in various Anatolian towns by Osman Hamdi Bey constituted the basis of the regional museums to be established later. At the Fine Arts School, he collected at the Main Hall the artwork produced by his students to form the nucleus of the later established present-day Museum of Fine Arts. First Turkish figurative painter Osman Hamdi Bey, while he kept himself busy with archaeology and museums, never abandoned his passion for painting. He was the first Turkish painter to compose a figurative painting. In his paintings, he depicted the ideal type of enlightened Turkish intellectuals and emanci- pated women he was looking forward to see in his country. As background he used the historical buildings and historical objects as accessories. His best-known original paintings are the “Turtle Trainer” (1906) and the “Arms Merchant” (1908) which continue to draw great attention and provoke enthusiasm. His paintings are on display at various museums, particularly at the “İstanbul Museum of Painting and Sculpture” and museums in London, Liverpool and Boston. Osman Hamdi Bey died in 1910 and was buried in Eskihisar upon his will. Two anonymous Seljukian steles were erected in lieu of his tombstone. ilk türk müzecisi, ressam ve arkeolog osman hamdi bey osman hamdi bey, the fırst turkısh museum buılder, paınter and archaeologıst
  32. 32. 32
  33. 33. 33 türkiye’nin ilk müzesi fırst museum of turkey • İstanbul Arkeoloji Müzeleri; Arkeoloji Müzesi, Eski Şark Eser- leri Müzesi ve Çinili Köşk Müzesi olmak üzere üç ana birimden oluşuyor. Bu nedenle İstanbul Arkeoloji Müzeleri olarak anılıyor. • ARKEOLOJİ MÜZESİ: Osman Hamdi Bey’in isteği üzerine Çinili Köşk’ün karşısına dönemin ünlü mimari Alexandre Vallaury tarafından inşa edilen ve Müze-i Hümayun (İmparatorluk Müzesi) olarak kurulan İstanbul Arkeoloji Müzeleri 13 Haziran 1891’de ziyarete açıldı. • İstanbul Arkeoloji Müzeleri, 1993 yılında Avrupa’da yılın Müze- si seçilerek ‘Avrupa Konseyi Müze Ödülü’nü almıştı. • ESKİ ŞARK ESERLERİ MÜZESİ: 1883 yılında Sanayi-i Nefise Mekteb-i Âli’si (Güzel Sanatlar Akademisi) olarak Osman Hamdi Bey tarafından yaptırılmıştı. Müze, Anadolu, Mezopotamya, Mısır ve Arabistan yarımadası eserleri olmak üzere 4 ana koleksiyondan oluşuyor. • ÇİNİLİ KÖŞK MÜZESİ: Bina hakkında geniş bilgiye rastlan- mamakla birlikte 1472 yılında Topkapı Sarayı’nı saran surlarının içine yaptırıldığı biliniyor. Yapı, Selçuklu etkisinde yapılmış Osmanlı sivil mimarisinin İstanbul’daki tek örneği. Selçuklu ve Osmanlı çini ve seramiklerinden eşsiz örnekler sergileniyor. Kaynak: www.kultur.gov.tr • The Museums of Archaeol- ogy of İstanbul consist of three main buildings, the Archaeological Museum, the Museum of Ancient Oriental Art and the Tiled Pavilion Museum. This is the reason why they are also referred to as the İstanbul Museums of Archaeology. • Archaeology Museum: The İstanbul Museum of Archaeology build originally as the Imperial Museum (Müze-i Hü- mayun) by renowned architect Alexandre Vallaury across from the Tiled Pavilion (Çinili Köşk) was inaugurated on the 13th of June 1891. • The Museums of Archaeology of İstanbul were awarded the “Euro- pean Museum of the Year Prize” by the Council of Europe in 1993. • Museum of Ancient Oriental Art: Built in 1883 as the “Great School of Fine Arts” (Sanayi-i Nefise Mekteb-i Âli’si)- present-day “Academy of Fine Arts”- by an initative of Osman Hamdi Bey. The building houses 4 different main collections divided according to their origins, namely, Anatolia, Mesopotamia, Egypt and the Arabic Peninsula. • The Tiled Pavilion Museum (Çinili Köşk Müzesi): The structure was constructed in 1472 within the ramparts of the Topkapı Palace. It is the only example of civilian Ottoman building in İstanbul influ- enced by Seljukian style architecture. On display in that museum are magnificent samples of Ottoman and Seljuk tiles and ceramics. Source: www.kultur.gov.tr Nehir Tanrısı Okeanos Heykeli (solda), İstanbul Arkeoloji Müzesi Çinili Köşk Binası. Statue of the River God Oceanus (left), İstanbul Archaeological Museum Tiled Kiosk Building.
  34. 34. 34 Radar Tepesi’nden Dalyan Deltası. Delta of Dalyan view from Radar Hill.
  35. 35. 35 BİR YÖRE BİR ANTİK KENT One Region One Ancient City doğanın benzersiz mücevheri DALYAN KAUNOS ve dalyan, labirenti andıran deltasından denize ulaşan suları, yüksek bir tepeden akdeniz’e bakan kaunos antik kenti, kayalarına oyulmuş kral mezarları, uçsuz bucaksız plajları ve koruma altındaki caretta carettaları’yla adeta bir yeryüzü cenneti. Yazı-Text HümeyraKonyar Fotoğraflar-Photos RasimKonyar
  36. 36. 36 alyan doğa ananın en ayrıcalıklı davrandığı yerlerden biri... Buraya gelen ziyaretçileri, binlerce yıl önce bu topraklarda yaşayan Kaunoslular’ın, kralları için kayalara oyduğu görkemli mezarlar karşılar. Krallar aradan binler- ce yıl geçmemiş, medeniyetleri tarihin tozlu sayfalarına karışmamış gibi gözetler denizi. Sanki ziyaretçilerinin dost mu düşman mı olduğunu anlamaya çalışır gibi... Kuruluş tarihi için farklı görüşler ileri sürülse de Kaunos’un izleri M.Ö.10’uncu yüzyıla kadar gidiyor. Bugün Dalyan kent merkezinin karşısında- ki tepelerde kurulu antik yerleşim öylesine gizli kalmış ki, aşağıdan bakıldı- ğında hiçbir ipucu vermiyor. ‘Kaunos Örenyeri’ne ulaşım motorlarla sağla- nıyor. Dalyan’dan kalkan tekneler örenyerine çıkan merdivenlerin iskelesine yanaşıyor. nature’s unique jewel: dalyan and kaunos dalyan, wıth waters reachıng the sea through ıts labyrınth-lıke delta, the antıque town of kaunos overlookıng the medıterranean from the top of ıts hıgh hıll, the kıngs’ tombs carved ın ıts rocks, ıts endless beaches and ıts caretta caretta turtles under specıal protectıon ıs, ın short, paradıse on earth. Dalyan is one of those places privileged by nature. The visitors are here welcomed by the spectacular view of the kings’ tombs carved in rocks. Kings are still watching over the sea from their tombs as if thousands of years did not go by and their civilization was not left behind the dusty pages of history; as if they were trying to tell apart friends from foes among the visitors coming up the hill. Even though there are different theories as to the foundation history of the antique city of Kaunos, its available traces go back as far as the 10th century B.C. The settlement on the hills across from midtown Dalyan is hidden in such a way that when you look up from the bottom of the hill, there is no clue as to its existence. Access to Kaunos is only possible through the sea by motorboats. Boats departing from Dalyan dock at the pier downstairs from the historical site. Town hidden inside the hill Arriving at the peak, one is surprised by the density of the ruins of the antique city. With its theatre, its acropolis, the city walls, the temple ruins, a huge city is stretching out before your eyes. Particularly the ancient theatre and its seats are quite well preserved. There are also interesting architectural details which make out the particularity of the Kaunos theatre. The spectator seats are carved in stone in a shape almost similar to modern theatre armchairs. Sit down, close your eyes and once you cross the time tunnel, imagine that an old Sophocles tragedy is about to begin! Nature prepared its end Although of Carian origin, the people of Kaunos thought of themselves as Cretans. Due to its location on a seaport, Kaunos was a rich commercial centre until alluvial deposits coming from mainland rivers filled the port and the city lost its previous prominence and became history, not unlike several other antique cities of the Aegean and Mediterranean. The geographer and historian Strabo refers to the city of Kaunos, also quite often cited by Herodotus, as being provided, “in addition to its dockyard, with a large harbour whose mouth can be closed when needed.” Nowadays’ Sülüklü Lake was originally the harbour of Kaunos and the sea was stretching all the way to the area where the ruins of the city are now located. Famous historical figures such as Mavsolos, Alexander the Great, Carian Princess Ada and Macedonian Satrap Antigonos are among those Dalyan Deltası, eşsiz doğal güzellikleri ile ziyaretçilerine unutulmaz anlar yaşatıyor. The Delta of Dalyan makes visitors experience unforgettable moments thanks to its unique natural beauties.  Tepenin içine gizlenmiş kent Tepeye varıldığında, Antik Kent kalıntılarının yoğunluğu karşısında insan bü- yük bir şaşkınlığa kapılıyor. Tiyatrosu, akropolü, surları, tapınak kalıntıları ile kocaman bir kent gözlerinizin önünde uzanıyor. Kentin en ilgi çekici ayrıntıla- rından biri de, tiyatronun günümüze kadar ayakta ve oldukça sağlam kalmayı başaran izleyici koltukları. Evet, antik tiyatronun mimarisi de geleneksel tiyatro mimarisinden farklı. Her bir seyirci için taştan, tek kişilik, günümüzde- ki tiyatro ve sinema koltuklarının neredeyse aynı koltuklar tasarlanmış. İnsan, bu taş koltuklara oturup gözlerini kapattığında, zaman tünelinden geçip, bir antik tiyatro oyunu izleyebileceği hissine kapılıyor...
  37. 37. 37
  38. 38. 38
  39. 39. 39 Sonunu doğa hazırladı Tarihçilere göre Kaunos halkı, Karya soyundan gelmelerine rağmen kendi- lerini Giritli sayardı. Liman kıyısındaki konumu sayesinde, zengin bir ticaret merkezi olan Kaunos da, Ege ve Akdeniz’deki pek çok antik kent gibi, limanı alüvyonlarla dolunca önemini kaybettti, tarihe karıştı. Heredot’un da yazıla- rında geniş yer ayırdığı kenti, dönemin coğrafyacısı Strabon şöyle tarif ediyor: “Tersanesinin yanısıra istenirse ağzı kapatılabilen büyük bir limanı var.” Bugünkü Sülüklü Göl, Kaunos’un limanıydı ve deniz kentin bugün görülebi- len yapılarına kadar uzanıyordu. Mausolos, İskender, Prenses Ada, Antigo- nos gibi dönemin ünlü hükümdarlarınca yönetilen kent, daha sonra Rodos, Bergama ve Roma egemenliğine girdi. 6 bin yıldır denizi gözlüyorlar Kent yerleşimi ve görkemli kaya mezarları, adeta insan bedeni ve zihninin sınırlarının ne kadar zorlanabileceğini gösterebilmek için tasarlanmış. Yamaçlara gömülü Kaunos mezarlarının yüksekliği 8 metreyi buluyor. Antik çağ mezar kültürüne uygun olarak, Kaunoslular da kralları, soyluları ve zen- ginleri için böylesi gösterişli mezarlar yapmış, ölülerini değerli eşyaları ile birlikte gömmüş. Bu kartal yuvalarını andıran mezarlar, tam 6 bin yaşında. Tanrıları kovalayan halk Yamaçlara gömülü Kaunos Kral Mezarları karşısında, ‘Yabancı Tanrıları Kova- layan’ Kaunos halkının, azmine hayranlık duymamak mümkün değil. Kaunos- lular, yaşadıkları döneme bakıldığında çok ilginç bir halk. Gizemlerini çözmek güç ve ortaya çıkan her belge de haklarındaki sorulara bir yenisini ekliyor. Homeros, yaşam tarzları ve inanışları o dönemdeki diğer toplumlardan farklı olan Kaunosluları şöyle anlatıyor: “Kendilerine yabancı olan tanrılar için bir din uyarlamışlar ama sonradan vazgeçmişler. Yalnız babalarının tanıdıkları tanrılara tapmayı kararlaştırmışlardır. Bunun üzerine ülkenin gençleri silah- lanmışlar, bu tanrıları havaya kılıç sallayarak Kalynda sınırına kadar kova- lamışlardır. Bunu ‘Yabancı tanrıları işte böyle kovaladık’ diye anlatırlar. Bu ulusun gelenekleri böyledir.” Sultaniye’nin suları şifa dağıtıyor Dalyan’da görülecek yerler örenyerleri ile sınırlı değil. Dalyan Çayı’nda motorlarla gidilen günübirlik turlar, birbirinden keyifli alternatifler sunuyor. Sultaniye Kaplıcası ve İztuzu Plajı kaçırılmaması gereken gezi yerlerinin ba- şında geliyor. Köyceğiz bölgesinden gelen kaplıca sularının iyileştirici gücüne inanılıyor. Şifalı suların asıl merkezi Sultaniye Kaplıcası. Köyceğiz Gölü’ne doğru uzanan motorlar, Sultaniye Kaplıcası’nda mola veriyor. Burası gerçek- ten de hasta olanlara bir umut ışığı sunuyor. Radyoaktivite seviyesi açısından who ruled the city. Following its period of glory, Kaunos came under the domination of Rhodes, Pergamon and Rome. Watching the sea for six thousand years The layout of the settlement on a steep hill and the splendid rock-carved tombs seem as if they were designed to challenge the limits of the human body and mind. The height of the tombs carved on hill slopes reaches eight meters. The inhabitants of Kaunos buried their kings, the nobles and the wealthy in spectacular tombs where the dead bodies were placed along their worthful belongings in accordance with the burial culture of the Antique era. These sumptuous tombs reminding of eagle’s nests are literally six thousand years old. The people who chased gods The people of Kaunos are admirable yet for another reason besides their Kings’ Tombs, namely for their courage to fight foreign deities. They are a very genuine community compared to other communities of their time. It is a difficult task to unravel their mystery and with every newly found docu- ment new questions emerge as regards their culture. According to the great poet Homeros: “The people of Kaunos adapted a new religion in order to accommodate gods initially unknown to them. Later they abandoned that idea and decided to return to their traditions so as to venerate only the deities known to their ancestors. Upon this decision, the young people of the town took up arms against foreign gods and chased them by swinging sword all the way to the boundaries of neighbouring Calynda. They are proud about this and keep telling this story to everyone: ‘This is how we chased foreign gods!’ Such are the customs of that peculiar people.” The thermal waters of Sultaniye are dispensing health Other sightseeing opportunities around Dalyan include daily excursions with motorboats up the river Dalyan. The thermal spring at Sultaniye and the İztuzu Beach are among those places one should not miss in the area. The thermal waters at Sultaniye originating from the region of Köyceğiz are believed to possess healing powers. The boats sailing in direction of the Köyceğiz Lake make a stopover at Sultaniye. The thermal spring offers a glimmer of hope for ill people. The waters contain calcium sulphate, calcium sulphide, calcium chloride and radon. It’s radon that lends Sultaniye the highest available level of natural radiation among Turkish thermal waters. Since it is believed that these waters have a healing effect on gynaecological, dermatological diseases, reumathical and sciatical pains as well as a positive impact on sexual potency, many tourists domestic and foreign are coming to the area with aim of benefitting from Farklı duraklara uğrayarak, bölgenin belli başlı noktalarına ziyaret imkanı sağlayan günlük turlar yerli ve yabancı turistlere uygun fiyatlı gezi alternatifleri yaratıyor. Daily tours including different stops facilitate visiting the major points in the region and provide affordable trip alternatives to domestic and foreign tourists.
  40. 40. 40 Dalyan kaya mezarları. Rock-cut tombs of Dalyan.
  41. 41. 41
  42. 42. 43 Ay ışığı olmadan hayatta kalamazlar İztuzu Kumsalı, nesli tükenmekte olan Caretta Caretta kaplumbağalarının üreme alanı. Bu özel kaplumbağaların her yıl belirli dönemlerde buraya bıraktıkları yumurtalardan çıkan yavrular, ay ışığını izleyerek denize ulaşmaya çalışıyor. Gün doğduğunda denize ulaşabilen yavrular hayatta kalıyor, hızlı hareket edemeyenler ise ya sıcaktan kavruluyor ya da kuşlara yem oluyor. Caretta Carettalar, büyüyüp de yumurtlama zamanı geldiğinde, içgüdüsel olarak yine bu kumsala geliyor. Dalyan artık sadece doğal güzellikleri, denizi, kumu için değil aynı zamanda Caretta Carettalar’ın da üreme alanı olduğu için koruma altında. Sahile bırakılan yumurtalar izleniyor, yumurtadan çıkış dönemlerinde, ay ışığının etkisi azalmasın diye kumsalda suni ışıklar yakılması engelleniyor. Dünyanın dört bir yanından gelen çevreciler, buradaki yetkililer ile birlikte denize ulaşmakta güçlük çeken yavrulara yardım ediyorlar. They cannot survive without the moonlight İztuzu beach is the breeding area for Caretta caretta. The baby turtles breaking their eggs can only reach the sea by following trails under the moonlight. Those having reached the sea before sunrise will survive. Those who have been too slow, are either parched under the sunlight or eaten by birds. The adults come back instinctively to the same beach when it is time again to lay eggs. Dalyan is not only important because of the cultural and historical significance and the geological importance of the Dalyan-Köyceğiz hinterland, but also because of the natural characteristics of the İztuzu beach and its significance as a turtle habitat. Since May 2009 there has been a sea turtle centre at the beach, run by the Biology Dpt. of Pamukkale Uni- versity. The staff and volunteers patrol the beach and keep records during the breeding season. Injured turtles found at the beach or at the estuary are taken to the centre for treatment and rehabilitation. Lighting of torches or any other manmade light is prohibited to avoid diluting the moonlight vital to baby turtles. Türkiye’nin en değerli kaplıca merkezlerinden biri olan Sultaniye’nin kay- nayan sularında, kalsiyum sülfat, kalsiyum sülfür, kalsiyum klorür ve radon bulunuyor. Kadın ve cilt hastalıklarına, romatizma ve siyatiğe iyi geldiği belirtilen suyun, cinsel gücü de arttırdığı ileri sürüldüğü için, yerli yabancı herkes bu şifalı sulara akın ediyor. Tepeden tırnağa çamura bulanmak, daha sonra şifalı sularla yıkanmak büyük bir eğlenceye dönüşüyor. İztuzu’ndan vazgeçmek ne mümkün Dalyan’ın suları kanallardan geçip de Akdenizle buluştuğunda Türkiye’nin en güzel sahillerinden İztuzu çıkıyor ortaya. Kanalın denizle kesiştiği bölge- de ikiye bölünen kumsal her iki tarafa da ipek bir örtü gibi kilometrelerce uzanıyor. Buranın güzelliği sadece insanları değil hayvanları da cezbediyor. İztuzu binlerce yıldır dev deniz kaplumbağaları Caretta Carettalar’a da ev sahipliği yapıyor. Koruma altına alınmış Carettalar bu plaj dışında bir yere yumurtlamıyor. these potential powers. First drabbling in mud and then bathing in healing waters turns into an entertaining activity. It is not allowed to forsake İztuzu The Dalyan estuary is a labyrinth of canals through the reeds. Where the river’s waters flowing down the canals finally meet with the Mediterranean, you find one of the nicest beaches of Turkey called İztuzu. The beach is a narrow spit of land, which forms a natural barrier between the fresh water delta of the Dalyan river and the Mediterranean. It is one of the main breeding grounds for loggerhead sea turtles (Caretta caretta) in the Mediterranean and is therefore often referred to as “Turtle Beach”. The loggerhead turtle (Caretta caretta) is on the IUCN Red list of endangered animals. For this reason the beach has had a protected status since 1988 and is part of the Köyceğiz-Dalyan Special Environmental Protection Area. Kaunos Antik Kenti Tiyatrosu (solda), Dalyan’da dev deniz kaplumbağaları da Caretta Carettalar kadar ilgi çekiyor. (üstte) Theater of the Ancient City of Kaunos (left), huge sea turtles in Dalyan attract as much interest as loggerhead sea turtles. (above)
  43. 43. 44
  44. 44. 45 DÜNYA MÜZELERİ World Museums a short walk through the louvre museum, home to the major works of world’s hıstory of art: ıt ıs has been mentıoned that ıf one spends only one mınute to admıre each exhıbıted ıtem, one wıll need 364 days to complete the vısıt of the museum. THE LOUVRE MUSEUM Louvre ve Cam Piramit (solda), Mona Lisa tablosu. (üstte) Louvre and the Glass Pyramid (left), Mona Lisa painting. (above) dünyasanattarihininenönemli eserlerine ev sahipliği yapan ve her eseri için sadece bir dakika ayrılsa, ziyaretin ancak 364 günde tamamlanacağı söylenen louvre müzesi’nde kısa bir gezinti. ve sanat tarih estetik d ü ş ü Louvre Müzesi A DREAM OF ART, HISTORY AND A ESTHETICS Yazı-Text SevinçAkyazılı

×