Ce diaporama a bien été signalé.
Nous utilisons votre profil LinkedIn et vos données d’activité pour vous proposer des publicités personnalisées et pertinentes. Vous pouvez changer vos préférences de publicités à tout moment.

Aralık 2014 - Aylık Piyasa Raporu

4 455 vues

Publié le

GCM Menkul Kıymetler A.Ş. Aralık 2014 Aylık Piyasa Raporu

Publié dans : Économie & finance
  • Soyez le premier à commenter

Aralık 2014 - Aylık Piyasa Raporu

  1. 1. 1 ARALIK - 2014 GCM MENKUL KIYMETLER A.Ş. ARAŞTIRMA VE ANALİZ DEPARTMANI ARALIK 2014 - AYLIK RAPOR
  2. 2. 2 ARALIK - 2014 Giriş Sayfa İçindekiler 2 Kasım Ayı Özeti 3-4 Aralık ayında öne çıkan makro-ekonomik gelişmeler 5-6 Ekonomik Takvim 7 ANALİZ ÇALIŞMASI 8-32 Parite Analizleri 8-15  EURUSD Analizi 8  GBPUSD Analizi 9  USDTRY Analizi 10  USDJPY Analizi 11  USDCAD Analizi 15  AUDUSD Analizi 13  EURTRY Analizi 14  EURGBP Analizi 15 EMTİA ANALİZLERİ 16-25 Kıymetli Maden Analizleri 16-19  Altın Analizi 16  Gümüş Analizi 17  Platinum Analizi 18  Bakır Analizi 19 Enerji Fiyatları Analizleri 20-22  Ham Petrol Analizi 20  Brent Petrol Analizi 21  Doğalgaz Analizi 22 Tarım Ürünleri Analizleri 23-27  Şeker Analizi 23  Buğday Analizi 24  Mısır Analizi 25  Soya Fasulyesi Analizi 26  Pamuk Analizi 27 ENDEKS ANALİZLERİ 28-29  S&P500 Analizi 28  Dax30 Analizi 29 HİSSE SENEDİ ANALİZLERİ 30-32  Microsoft Analizi 30  Boeing Analizi 31  Bank Of America Analizi 32 Risk Açıklaması 33 Hazırlayanlar 34
  3. 3. 3 ARALIK - 2014 “Asya - Pasifik” Piyasaların Asya-Pasifik cephesi Kasım ayında oldukça hareketli ve yoğun bir gündeme sahne oldu. Özellikle dünyanın en büyük ikinci ve üçüncü ekonomilerine sahip olan Çin ile Japonya, küresel piyasalara damgasını vurdu diyebiliriz. Yen, ABD Doları karşısında yedi yıldan daha uzun bir süredir ilk kez görülen en düşük seviyelere gerilerken, Çin Merkez Bankası’nın (PBOC) sürpriz faiz hamlesi, piyasalarda geniş yankı buldu. Çin’den başlayacak olursak, ülkeden Kasım ayı içerisinde açıklanan makro-ekonomik göstergelerin pek iç açıcı olmadığını ifade edebiliriz. PMI verilerinin gerilemesinin yanında, Ekim ayında %7.7 artan sanayi üretimi beklentilerin altında kaldı. Aynı dönemde ihracat ise %11.6 artış kaydederek, dış talebin ekonomiyi desteklemeye yardımcı olabileceği yönünde ipuçları verdi. Ancak rakamların yanında Çin’den gelen büyük sürprizin, geride kalan ay, PBOC’nin 2012 yılından bu yan ilk kez faiz oranlarında indirime gitmesi olduğunu ifade edebiliriz. PBOC, 1 yıl vadeli borç verme faiz oranını 40 baz puan indirerek %5.60’a, 1 yıl vadeli mevduat faizini ise 25 baz puan aşağı çekerek %2.75’e getirdi. Banka ayrıca mevduat faizlerinin dalgalanma aralığını genişlettiğini açıkladı. Bu adımın yanında Banka, yapılan açıklamanın para politikasında bir değişiklik anlamına gelmediğini, ihtiyatlı duruşun sürdürüleceğini belirtti. PBOC’nin faiz indirimi piyasalara olumlu yansırken, borsalar, sanayi metalleri ve Çin’in önemli ticaret ortakları olan Avustralya ve Yeni Zelanda’nın para birimlerinde yükselişler izlendi. Küresel piyasaların gündeminde Japonya’nın, yaşanan gelişmeler ile birlikte son aylarda oldukça fazla yer aldığını ifade edebiliriz. Ekim ayında Japonya Merkez Bankası’nın (BOJ) para politikasını beklenmedik bir şekilde genişletmesinin ardından dikkatler ülkenin ekonomik verilerine ve Başbakan Shinzo Abe’ye çevrildi. 17 Kasım’da yayımlanan Japonya’nın büyüme oranı (GDP) rakamları, uzak doğu ülkesinin yeniden resesyona girdiğine işaret etti. Japonya ekonomisi çeyreklik bazda %0.4, yıllık bazda ise %1.6 daraldı. Bu rakamların ardından gözler Başbakan Abe’ye çevrildi. Abe, ilki Nisan ayında yapılan satış vergisi artışının, Ekim 2015’te planlanan ikinci artışını erteme kararı aldıklarını duyururken, 14 Aralık’ta da erken seçime gidileceğini açıkladı. Nisan 2017’ye ötelenen vergi artışının referandumu olması gözüyle bakılan genel seçimler öncesinde ülkenin para biriminde, önemli değer kayıpları yaşandı. Diğer yandan haftanın son işlem gününde yayımlanan enflasyon rakamlarında, ulusal çekirdek CPI verisinin %2.9 ile gerilemeye devam ettiği görüldü. Çin ve Japonya’dan gelen haberler ile yön arayışı içerisinde olan Avustralya ve Yeni Zelanda varlıklarında, yaşanan gelişmelere rağmen yine de kalıcı yükselişlerin sağlanamadığını ifade edebiliriz. Avustralya Merkez Bankası (RBA) 4 Kasım’daki toplantısında faiz oranında bir değişikliğe gitmezken, işsizliğin kalıcı bir şekilde gerileme göstermesinin zaman alacağı ifade edildi. Yeni Zelanda’da ise Avustralya’ya göre Kasım ayında daha olumlu göstergeler izlendi. İşsizlik oranı yaklaşık 5 yılın en düşük seviyesine gerilerken, üçüncü çeyrekte perakende satışların tahminlerin üzerinde artış kaydettiği görüldü. Yeni Zelanda Merkez Bankası’nın (RBNZ) yayımlanan finansal istikrar raporunda ise Banka’nın mortgage borçlanma kısıtlarını henüz gevşetmeyi düşünmediği öne çıktı. “Avrupa” Kasım ayında Avrupa kıtasının gündeminde, merkez bankalarının ve politika yapıcıların açıklamalarının ağırlıklı olarak yer aldığını ifade edebiliriz. Avrupa ve İngiltere merkez bankalarından gelen ekonomiye ilişkin değerlendirmeler ve ilgili bankaların başkanlarının konuşmaları, küresel gelişmelerin yanında varlık fiyatlarında yönü belirleyen önemli faktörler olarak öne çıktı. Avrupa Komisyonu’nun Euro Bölgesi için 2014 ve 2015 yılları büyüme tahminlerini düşürmesi ile başlayan Kasım dönemi, ayın ilk haftasını Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) para politikasında bir değişiklik yapmadığı toplantısı ile tamamlandı diyebiliriz. Her ne kadar ECB’nin yeni bir adım atmadığı görülse de, Banka’nın Başkanı Mario Draghi’nin basın konferansında kullandığı ifadeler Euro’da önemli bir baskı yaptı. Draghi, varlık alımlarının en az iki yıl devam edeceğini söylerken, gerekmesi halinde daha fazla tedbir alınması konusunda ECB üyelerinin hemfikir olduğunu dile getirdi. Başkan’ın Kasım ayının sonlarına doğru yaptığı açıklamalarda, enflasyonu mümkün olan en hızlı sürede yükseltebilmek için ne gerekiyorsa yapacaklarını ifade etmesi, geride kalan ayın dikkat çeken başlıkları arasında yer aldı. Draghi’nin 21 Kasım’daki bu sözleri, Euro’da değer kayıplarının görülmesine yol açtı. Euro Bölgesi için, öncü PMI verilerinin olumsuz bir tablo çizmesine rağmen, parasal birliğin büyüme oranı ve Almanya verilerinin umut verici olduğunu ifade edebiliriz. Kıtanın en güçlü ekonomisi olan Almanya’da IFO ve ZEW endeksleri ileriye yönelik iyimser ipuçları verdiler. Euro Bölgesi enflasyon oranı öncü göstergelere göre Kasımda %0.3’e geriledi. “Piyasalar Kasım Ayında Neleri Konuştu?”
  4. 4. 4 ARALIK - 2014 İngiltere cephesine göz attığımızda yine Kasım ayında ülkede dikkat çeken gelişmelerin yaşandığını söyleyebiliriz. Ada ülkesinin istihdam piyasasına ilişkin daha önemli bir veri konumuna gelen ortalama kazançlar endeksi Eylül ayında %1.0’lık bir artışa işaret etti. Birlikte açıklanan rakamlar arasında işsizlik oranının %6.0 seviyesinde kalmaya devam ettiği, işsizlik haklarından yararlanmak için başvuruda bulunanların sayısındaki azalmanın ise beklentileri karşılamadığı görüldü. İngiltere Merkez Bankası’nın (BOE) yayımladığı yılın dördüncü enflasyon raporu ve Banka’nın Başkanı Mark Carney’nin açıklamalarının ise ülke adına ayın en dikkat çekici gelişmeleri arasında yer aldığını ifade edebiliriz. BOE, İngiltere için büyüme ve enflasyon tahminlerini aşağı yönlü revize ederken, enflasyonun bir süre daha düşmeye devam edebileceğini belirtti. Carney ise enflasyon oranında çabuk bir toparlanma beklemediklerini söyledi. Yapılan değerlendirmelerin ardından BOE’nin faiz artırımından uzaklaştığı beklentisi zemin bulurken, Sterlin’de değer kayıpları izlendi. Ancak, Banka’nın ayın başında yaptığı para politikası toplantısının 19 Kasım’da yayımlanan tutanaklarında iki üyenin faiz artırımı yönünde oy kullanmaya devam ettiğinin görülmesi, ada ülkesinin para biriminde yeniden yükselişlerin öne çıkmasını sağladı. Ayrıca ada ülkesi yılın üçüncü çeyreğinde %0.7 büyüme kaydetti. Yurtiçi piyasaların gündeminde göz attığımızda, Ekim ayında tahminlerden daha fazla yükselerek %8.96 olan enflasyon oranının ve daralmaya devam eden cari açığın dikkat çektiğini söyleyebiliriz. TCMB ise para politikasında bir değişikliğe gitmezken, Türkiye değerlendirmelerini açıklayan kredi derecelendirme kuruluşu S&P’nin not ve görünümü sabit bıraktığını gördük. “ABD” Dünyanın en büyük ekonomisinin Kasım ayındaki makro-ekonomik gelişmelerini incelediğimizde, ABD Merkez Bankası’nın (FED) para politikası adımlarına ilişkin beklentilerin, açıklanan veriler ile yine öne çıktığını ifade edebiliriz. Bir polis tarafından vurularak öldürülen siyahi gencin ülke genelinde protesto gösterilerinin artmasına neden olmasının yanında, ay içerisinde Wall Street endeksleri yeni rekor seviyeler test etti. Kasım ayının ilk haftasında yayımlanan istihdam raporunda, tarım dışı istihdam değişimi verisi ve işsizlik oranının beklentilerin altında gerçekleştiğini gördük. İşsizlik oranı %5.8’e gerileyerek son 6 yılın en düşük seviyesine indi. Tarım dışı istihdam artışı ise piyasa tahminlerinin altında kalarak hayal kırıklığı yarattı. FED başkanı Janet Yellen, geride kalan ay içerisinde yaptığı bir konuşmada, para politikasındaki normalleşme sürecinin piyasalarda volatiliteyi artırabileceğinin altını çizdi. 29 Ekim’de yapılan Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantısının 19 Kasım’da yayımlanan tutanaklarında ise, üyelerin, uzun dönemli enflasyon beklentilerindeki olası düşüşün dikkatle takip edilmesi gerektiğini düşündükleri görüldü. Ekim dönemi için yayımlanan ABD’nin enflasyon verinin beklentilerin hafif üzerinde gerçekleşmesi, Dolar’a Kasım ayı içerisinde yukarı yönlü hareketler zemin oluşturan rakamlar arasında yer aldı. Ayrıca ülkenin yılın üçüncü çeyreğinde, beklentilerin üzerinde, %3.9 büyüdüğü görüldü. Tüm dünya piyasalarında etkili olan bir başka faktörü, ABD’nin finansal araçlarında da etkili olduğu için bu başlık altında inceleyebiliriz. Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü’nün (OPEC) 27 Kasım’da gerçekleştirdiği 166. toplantısı, piyasalardaki kritik gelişmeler arasında yer aldı. Haziran ayından buna değer kaybeden petrol fiyatlarının son aylarda düşüşünü hızlandırması, ekonomi gündeminin üst sıralarında yer aldı. OPEC’in ise, emtianın gerileyen fiyatına rağmen üretim miktarını azaltmayacağı beklentisi petrol fiyatlarındaki baskının artmasına yol açtı. Sonuç olarak OPEC günlük 30 milyon varil olan üretim miktarında bir değişiklik yapmazken, petrol fiyatlarındaki düşüşün sürdüğü görüldü.
  5. 5. 5 ARALIK - 2014 “Kasım Ayının Kritik Grafikleri” *Çin – İmalat PMI, ABD – Büyüme Oranı, Japonya – Çekirdek Enflasyon Oranı, Euro Bölgesi – Enflasyon Oranı “Aralık Ayında Öne Çıkan Gelişmeler” “Asya - Pasifik” Kasım dönemindeki yoğun gündemin ardından yılın son ayında Asya-Pasifik tarafından gelecek haberler yine piyasaların gündeminde yer alacak. Çin’in, ekonomisindeki yavaşlamanın önüne geçebilmek için yeni adımlar planlayıp planlamadığına ilişkin ipuçları izlenecekken, Japonya’da genel seçimler piyasaların merceği altında yer alacak. Düşen emtia fiyatları karşısında diğer ülkelerin varlık fiyatlarındaki değişimler ise yakından takip edilecek. Çin Merkez Bankası’nın (PBOC) faiz oranlarını beklenmeyen bir şekilde düşürmesinin ardından ülke ekonomisine ait makro-ekonomik göstergeler yatırımcıların önemli gündem başlıkları arasında yer alacak. Son aylarda yavaşlayan PMI dataları, ticaret dengesi rakamları, enflasyon oranı ve sanayi üretimi bu paralelde Çin’den gelecek kritik göstergeler olarak değerlendirilebilir. Japonya’da ise 14 Aralık’ta yapılacak erken seçimin sonuçları, halkın Başbakan Shinzo Abe’ye olan güveni adında dikkatle analiz edilecek. Ayrıca 19 Aralık’ta tamamlanacak Japonya Merkez Bankası’nın (BOJ) toplantısından çıkacak sonuçlar da, Yen ve Nikkei endeksinde yönü belirleyici olabilir. Şimdilik piyasa tahminleri Banka’nın bekleme durumunda kalacağı yönünde. Ayrıca Aralık ayı içerisinde yayımlanacak Tankan dataları ve enflasyon oranı, öne çıkan rakamlar arasında değerlendirilebilir. Para birimi, emtia fiyatlarındaki son gerilemeler ile baskı altında kalan Avustralya’yı incelediğimizde, ülkenin Merkez Bankası’ndan (RBA) Aralık ayının başında açıklayacağı kararların ilk olarak dikkat çektiğini ifade edebiliriz. RBA’nın politika faiz oranında bir değişikliğe gitmesi beklenmiyor. Ayrıca, ay boyunca açıklanacak büyüme oranı, istihdam verileri ve RBA toplantısının tutanakları yakından izlenecek. Yeni Zelanda tarafında ise, yine ülkenin Merkez Bankası’nın (RBNZ) para politikası kararları ile büyüme oranı öne çıkıyor. “Avrupa” 2014 yılı içerisinde Avrupa ekonomisindeki gelişmeler, dünya gündeminin önemli bir kısmını oluşturdu. Euro Bölgesi’ndeki zayıf ekonomik aktivitelere rağmen, İngiltere’nin kıta ekonomisinden olumlu ayrışması ve Ukrayna’daki karışıklık, dikkat çeken başlıklar arasında yer aldı. Yılın son ayı içerisinde de yine Avrupa, gerek merkez bankalarından gelecek açıklamalar, gerekse kıtadaki ekonomik gidişata ilişkin ipuçları verecek makro datalar ile piyasaların gündeminde üst sıralarda yer alacak. Öncelikle Euro Bölgesi için başlarsak, Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) yılın son toplantısında nasıl bir yol izleyeceğinin büyük bir önem taşıdığını ifade edebiliriz. ECB’den yeni bir adım beklenmese de, Banka’nın Başkanı Mario Draghi’nin kullanacağı ifadeler kıtanın ortak para biriminde önemli fiyat değişimlerine yol açabilir. Ayrıca
  6. 6. 6 ARALIK - 2014 ECB’nin daha önce açıkladığı ve ilk ayağı Eylül ayında yapılan Hedefli Uzun Vadeli Refinansman Operasyonu’nun (TLTRO) sonuçları dikkat çekiyor. Yılın ikinci TLTRO ihalesi 9 Aralık’ta yapılacak ve sonuçları 11 Aralık’ta yayımlanacak. Euro Bölgesi bankalarının ihaleye olan ilgisi merak ediliyor. Parasal birliğin en güçlü ekonomisine sahip Almanya için geride kalan ay umut verici ipuçları sunan ZEW ve IFO endeksleri, yine yatırımcıların merceği altında yer alacakken, öncü PMI dataları, Euro Bölgesi geneli ve diğer üye ülkeler için dikkatle izlenecek. İngiltere cephesinde ise yine piyasaları yoğun bir dönem bekliyor. Ayın ilk haftasında PMI verileri, Bütçeden Sorumlu Ofis’in sonbahar raporu ve İngiltere Merkez Bankası’nın (BOE) toplantısı takip edilecek. BOE’den bir politika değişikliği beklenmiyor. Ancak toplantının 17 Aralık’ta yayımlanması beklenen tutanaklarında, ülke ekonomisine ilişkin değerlendirmeler ve Banka yetkililerinin faiz oranı oylamasında kullandıkları oyların sonuçları önem taşıyor. Diğer taraftan ada ülkesi için ayın ilerleyen günlerinde açıklanacak enflasyon, istihdam ve büyüme oranı verileri, BOE’nin faiz artırım zamanlamasına ilişkin fiyatlamaların yapılmasına neden olarak Sterline yön verebilir. 16 Aralık ise BOE’nin finansa istikrar raporu ve Banka’nın Başkanı Mark Carney’nin konuşması ise dikkat çekici gelişmeler içeriyor. Avrupa ve Euro Birliği üyesi olmayan İsviçre, geride kalan piyasaların gündeminde, ülkede düzenlenen referandum ile oldukça fazla yer aldı. İsviçre Merkez Bankası’nın (SNB) altın rezervlerinin artırılmasını da içeren halk oylamasından “hayır” kararı çıkarken, Aralık ayında SNB’nin para politikası toplantısından çıkacak kararlar merakla beklenecek. Özellikle EUR/CHF paritesinin SNB tarafından 1,20 olarak belirlenen alt bandının korunmasına ilişkin açıklamalar, 11 Aralık’ta piyasaların gündemindeki önemli başlıklardan olacak diyebiliriz. Yılın son ayında yurtiçi piyasaları incelediğimizde, enflasyon, sanayi üretimi, büyüme oranı, cari denge ve işsizlik rakamları ile yoğun bir veri akışının izleneceğini ifade edebiliriz. Ayrıca kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s’in 5 Aralık’taki Türkiye değerlendirmesi ve 24 Aralık TCMB toplantısı, yeni ayda yatırımcıların takibinde yer alacak başlıklar arasında sayılabilir. “ABD” Aralık ayı, dünya ekonomisi için önemli ülkeler adına oldukça kritik gelişmeler içeriyor. Ancak dünyanın en büyük ekonomisindeki gelişmeler ve ABD Merkez Bankası’nın (FED) para politikası kararlarına ilişkin açıklamalar, birçok global finansal aracın değerinde etkili olabileceği için son derece yakından izlenecek. Ayın ilk haftasındaki istihdam raporu ABD ekonomisi adına bilgiler verecekken, FED’in faiz artırım zamanlamasına ait de sinyaller verebilir. Bu paralelde borsa endekslerinden para birimleri ve emtia’lara kadar önemli varlık fiyatlarında sert fiyat değişimleri izlenebilir. Ülkenin makro-ekonomik göstergelerinin içerisinde, FED’in dikkat çektiği enflasyon datalarının Aralık ayında da öne çıkabileceğini söyleyebiliriz. 23 Aralık’taki yılın üçüncü çeyreğine ilişkin büyüme rakamı öncesinde ise, Federal Açık Piyasa Komitesi’nin (FOMC) toplantısı ve FED Başkanı Janet Yellen’ın konuşması, tüm dünyanın yakından izleyeceği bir başlık olarak değerlendirilebilir. Ekim ayında tahvil alımlarını sonlandırma kararı alan FED’in gelecek yıl yapılması planlanan faiz artışına ait açıklamaları son derece büyük bir önem taşıyor. FOMC’nin iki gün sürecek ve 17 Aralık’ta tamamlanacak toplantısında yeni bir adım beklenmiyor. Ancak aynı gün düzenlenecek basın konferansında Yellen’ın piyasalara vereceği bilgiler, Dolar başta olmak üzere birçok enstrümanda yönü tayin edebilir. 2015’in ortalarında faiz artışına gitmesi beklenen FED’in bu tahminin değişmesine neden olacak olası açıklamaları, varlık fiyatları için yeni bir dönemin başlamasına yol açabilir. Bu açıdan yılın son ayındaki en kritik gelişmenin FOMC toplantısı olabileceğini ifade edebiliriz.
  7. 7. 7 ARALIK - 2014 Detaylı Ekonomik Takvim verilerini görüntülemek için tıklayınız. “Aralık ayı Ekonomik Takvim”
  8. 8. 8 ARALIK - 2014 Euro Bölgesi ekonomisi umut vermeye hala uzak. ECB ve Draghi bölge ekonomisinde kredi sistemini canlandırmak, makro hedeflere ulaşmak için ne gerekirse yapılacağını, hala alet çantasında kullanılabilecek silah olduğunu ifade ediyor. Bölge ekonomisinde yıllık büyüme yüzde 0.8 oranında. İşsizlik %11, enflasyon %0.3 seviyesinde. Tüketici güveni ise gerilemeye devam ediyor. ECB ekonomiyi canlandırmak için adım adım varlık alımı-parasal genişleme programını genişletme durumunda. En son gelen açıklamalara göre devlet tahvili alımı 2015 yılı başında devreye girecek. ECB, atılan adımların makro hedeflere gitmede etkisinin hissedilmeye başlandığını ama biraz daha zamana ihtiyaç olduğunu ifade ediyor. Draghi’nin son dönemde sıkça vurgulamaya başladığı, ECB’nin elinden geleni yaptığı ve yapmaya devam edeceği, fakat bölge ekonomisindeki sorunların çözümü için her şeyi merkez bankasından beklemenin yanlış olduğu, hükümetlerin de devreye girmesi gerektiği açıklamaları henüz yankı bulmuş değil. Draghi sadece genişlemeci para politikaları ile sorunların aşılamayacağını, para politikasının mali politikayla desteklenmesi gerektiğini söylüyor. Aralık ayı ilk haftası ECB toplantısında Draghi’nin genişlemeci tavrı koruması, gerekenin yapılacağı vurgusunun devamı ve yeni yılla birlikte başlanması beklenen devlet tahvili alımına dair açıklamalar beklenecektir. ECB’nin %0.05 seviyesindeki politika ve diğer faiz oranlarında bir değişikliğe gitmesi beklenmiyor. Draghi’nin basın toplantısında Euro Bölgesi’ndeki ekonomik durumun ECB’yi yakın bir tarihte yeni adımlar atmaya, ya da daha büyük varlık alım programına zorlayacağı şeklinde yorumlanacak bir konuşma yapması, Euro’da aşağı yönlü baskının devam etmesine neden olabilir. Ancak Mario Draghi’nin bu tutumdan uzak açıklamalar yapması, kıtanın ortak para biriminde yukarı yönlü hareketlere zemin oluşturabilir. 11 Aralık tarihinde birincisi banka stres testi nedeniyle çok düşük katılımla sonuçlanmış hedefli refinansman operasyonunun (TLTRO) ikinci turu yapılacak. Bankaların ikinci tura katılım oranı dikkatle ilenecektir. Yine aralık ayının ilk haftasında açıklanacak ISM, tarım dışı istihdam, işsizlik verileri ABD ekonomisinde güçlenmeye işaret ederse parite aşağı yönde baskılanmaya devam edebilir. 17 Aralık tarihindeki Fed toplantısı sonrası gelecek açıklamalar dolar üzerinde etkili olacaktır. Paritede 1,2363 seviyesi en yakın destek bölgesi olarak görülüyor. Bu seviye altına inilmesi durumunda 1,2138 seviyesine doğru geri çekilme yaşanabilir. Yükselişlerde ilk direnç 1,2595 seviyesinde. 50 günlük ortalama 1,2641 seviyesinden geçiyor. Bu seviyesini aşılması kısa vadeli bir yükselişi gündeme getirebilir. Uzun vadede ise düşüş trendi devam ediyor. EURUSD ANALİZ “ EUR/USD GÜNLÜK GRAFİK” Grafiği daha detaylı incelemek için tıklayınız. Destek: 1,2360-1,2280-1,2226 Direnç: 1,2520-1,2605-1,2750
  9. 9. 9 ARALIK - 2014 GBPUSD paritesi, Kasım ayında 1,6026 seviyesinden başlatmış olduğu satıcılı seyrini 1,5590 seviyesine kadar taşıdı ancak 1,5590 seviyesini aşağı yönlü kıramadı. 1,5590 desteğinin önemli olması, paritenin yeniden tepki alımına maruz kalmasını sağladı ve bu tutum 1,5825 seviyesinin test edilmesine katkı sağladı. Kasım ayının son haftasındaki hareketleri incelediğimizde de aşağı yönlü hareketlerini hızlandıran bir görüntü ile 1,5590 seviyesine yaklaşmak istedi ve aylık kapanışını 1,5641 seviyesinde gerçekleştirmiştir. GBPUSD paritesi ile ilgili analizimizi yakından takip eden Forex işlemcileri, 34 günlük üssel hareketli ortalamanın önemini ve düşüş trendi üzerindeki etkisi üzerinde durduğumuzu hatırlıyorlardır. Paritenin, 34 günlük üssel hareketli ortalama olan 1,5875 seviyesine yaklaşması (1,5825 seviyesi test edildi) ancak geçilememesi, düşüş trendinin gücünü görmemizi sağlayan en önemli sinyallerden birisidir. Bu nedenle de 34 günlük üssel hareketli ortalama altında kaldığımız müddetçe düşüş trendinin devam edeceğine ilişkin düşüncemizin güncelliğini koruduğunu ifade edebiliriz. Mevcut düşüş trendi devam ederken, kısa vadeli tepkilerin olması da sürpriz bir gelişme olarak değerlendirilmemelidir. 1,5590 desteği bu konuda kritik bir öneme sahiptir. Eğer GBPUSD paritesi tepki alımına devam etmek ve yeniden 1,5800 seviyesi üzerine çıkmak istiyorsa 1,5590 desteği üzerinde kalması yeterlidir. Aksi takdirde 34 günlük üssel hareketli ortalama altındaki satıcılı seyir 1,5590 desteğinin kırılmasına katkı sağlayacak ve bu tutum satıcılı seyrin daha da istekli olmasını sağlayabilir. NOT: GBPUSD paritesi, 27 Temmuz 2014 tarihinden beri etkisini net bir şekilde hissettiğimiz düşüş trendini sürdürdüğü müddetçe, satıcılı tarafta yer almanın daha stratejik bir yaklaşım olacağına ilişkin düşüncemiz güncelliğini korumaktadır. Bu trendi destekleyen en önemli gösterge de hiç şüphesiz ki 34 günlük üssel hareketli ortalama ve bu ortalama da şuanda 1,5875 seviyesinde hareketlerine devam etmektedir. “GBP/USD ANALİZ” /USD” “ GBP/USD GÜNLÜK GRAFİK” Grafiği daha detaylı incelemek için tıklayınız. Destek; 1,5590-1,5490-1,5420 Direnç; 1,5700-1,5785-1,5875
  10. 10. 10 ARALIK - 2014 Parite kasım ayını hemen hemen başladığı seviyede tamamladı. Ay içinde 2.27 seviyesi aşılsa da parite yılın son ayına 2.22 seviyesi altında başlıyor. TL tarafında kasım ayının en önemli gelişmesi petrol fiyatındaki gerilemeydi. Petrol fiyatının gerilemesi enerjide dışa bağımlı, dış ticaret açığının çok büyük kısmı enerji açığından kaynaklanan Türkiye için iyi haber. Ortalama petrolde her 10 dolarlık düşüş cari açıkta 4 milyar dolarlık azalmaya, büyümede 0.4 oranında katkıya, enflasyona pozitif etki anlamına geliyor. Özellikle TL’yi savunmasız kılan cari açığın her ne sebeple olursa olsun azalması TL üzerindeki baskıyı azaltıyor. Aynı dönemde açıklanan dış ticaret rakamları da toparlanmaya işaret ediyor. Özellikle Fed’in normale dönmesi, faiz artırımına gitmesi likiditenin bol olduğu dönemde gelişmekte olan ülkelere pozitif etkisini göstermişti. Yeni dönemde sermaye akımlarının azalması gelişen ülkeleri zorlayacak algısı Güney Afrika, Türkiye gibi ülkeler için iyi haber değildi. Petrol fiyatındaki gerileme ve OPEC’in fiyatın daha da düşmesine engel olmama kararı gelişen ülkeleri de kendi içinde ayrıştıracaktır. Ekonomisi petrol gelirine bağlı olan ülkeler ile petrol ithal eden ülkeler (faiz politikasında ayrışmadan sonra) daha da farklılaşacak. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası bir taraftan gelişmeleri izlerken sıkı duruşunu muhafaza ediyor. Aralık ayı ile birlikte petrol fiyatları gerilemeye devam ederse, birkaç ay önce petroldeki gerilemenin faiz indiriminde fırsat yaratacağı açıklaması çokça tartışılacaktır. Gösterge tahvildeki gerileme, OPEC sonrası petrol fiyatının seyri, ECB ve Fed toplantıları 24 Aralık’taki TC Merkez Bankası toplantısı öncesinde takip edilecektir. Şimdiden faiz indirimi yapılır ( dolayısıyla TL dolara karşı bir miktar zayıflar) demek güç. Çünkü kasım ayı son işlem gününde Merkez Bankası’nın döviz satım ihalelerini 40 milyon dolardan 20 milyon dolara indireceği (miktarsal anlamda küçük ama konjonktüre bakış anlamında önemli ) açıklaması, Merkez’in temkinli tavrını teyit eder nitelikte. 3 Aralık tarihinde Türkiye kasım ayı enflasyon rakamı açıklanacak. Ekim ayında enflasyon oranı 0.10 puan yükselerek %8.96 seviyesine çıkmıştı. TCMB’nin son toplantısının yayımlanan tutanaklarında, Banka’nın, Kasım ayında gıda enflasyonunun artabileceği görüşünde olduğu görüldü. Ayrıca son dönemde petrol fiyatlarında görülen düşüşün, enflasyon üzerinde aşağı yönlü bir baskı yapabileceğine de değinildi. Paritede 2.20 seviyesi altında olmak, 2.19 seviyesini hedef yapabilir. Aralık ayının ilk haftası gelecek ABD verileri beklentilerden yüksek gerçekleşirse parite tekrar 2.22-2.25 bandına devam edebilir. 17 Aralık Fed toplantısı sonrası paritenin daha net bir yön çizmesi mümkün. 2.22-2.25 bandı aşağı yönde kırılışa 2.1875 seviyesi, yukarı yönde kırılırsa 2.2650 seviyesi ana hedefler olarak kalabilir. “USD/TRY ANALİZ” “ USD/TRY GÜNLÜK GRAFİK” Grafiği daha detaylı incelemek için tıklayınız. Destekler: 2,2040-2,1885-2,1720 Dirençler: 2,2430-2,2660-2,2850
  11. 11. 11 ARALIK - 2014 ABD para politikalarına ilişkin fiyatların yanı sıra, Japonya Merkez Bankasının sürpriz bir şekilde varlık alım programını genişletme kararı aldığı ve pariteyi etkilediği bir ayı geride bıraktık. Japonya ve Çin’de görülen bu sürpriz adımlar sonrasında ekonomik göstergeler bu kararların ekonomiyi ne kadar desteklediğiyle ilgili fikir verebileceği için kritik önem taşımaktadır. ABD ve Japonya ekonomilerinin ayrışmasıyla birlikte başlayan yükseliş tutumunun, kırmızı renkle belirttiğimiz düşüş trendini aşmasıyla birlikte netlik kazandığı görülmektedir. Geride bıraktığımız ay 112,50 desteğinden başlayan yükseliş baskısının bu süreçte ön planda olması beklenebilecekken, olası yükselişlerde 119,90 ve 123,15 seviyelerine yönelik fiyat hareketleri gerçekleşebilir. Paritede son 7 yılın rekor seviyeleri sonrasında, yeni zirvelerin görülememesi tepki satışlarını destekleyebilir. Olası geri çekilmelerde 115,70 seviyesi hedeflenebileceği gibi, bu seviyenin kırılması durumunda 112,50 bölgesine yönelik baskıların ortaya çıkması olağandır. “USD/JPY ANALİZİ” “USD/JPY AYLIK GRAFİK” Grafiği daha detaylı incelemek için tıklayınız. Destek: 115,70 – 112,50 – 109,15 Direnç: 119,90 – 123,15 – 126,00
  12. 12. 12 ARALIK - 2014 USD/CAD paritesinde ABD tarafından gelen veriler ve gelişmeler doğrultusunda fiyatlamaların etkili olduğunu gördük. Diğer tarafta Kanada Doları ise, ülke ekonomisinin özellikle petrol fiyatına hassaslığı nedeniyle genel olarak zayıf bir tutum sergileyerek değer kaybına uğradı. Bununla birlikte, sınırlı fakat yükselen bir fiyatlama karşımıza çıkmakta, özelikle son hafta gerçekleşen atak dikkat çekmektedir. Teknik olarak değerlendirdiğimizde, kırmızı renk ile belirttiğimiz uzun vadeli yükseliş trendi ve bunun içerisinde daha agresif yapıda diğer bir trend hareketi görmekteyiz. Kanal içerisinde son 6 haftadır kapanışları sınırlandıran 1,1230 seviyesi üzerinde kalındığı müddetçe yükseliş baskılarının ön plana çıkması beklenebilir. Olası yükselişlerde 1,1468 seviyesinin aşılması 1,1640 seviyesinin hedeflenmesine katkı sağlayabilir. Ek olarak, uzun vadeli kanalın üst seviyesi olan bu noktanın geçilmesiyle birlikte yukarı yönlü baskıların netlik kazanması olasıdır. Paritede aşağı yönlü beklentiler, kanalların üst sınırlarının aşılamamasıyla birlikte destek görebilir. 1,1468 ve 1,1640 seviyelerinin uygulayabileceği baskı ile öne çıkabilecek tepki satışlarında 1,1230 ve 1,1075 seviyelerine yönelik kısa vadeli hareketler görülebilir. “USD/CAD ANALİZİ” “ USD/CAD HAFTALIK GRAFİK” Grafiği daha detaylı incelemek için tıklayınız. Destek: 1,1230 – 1,1075 – 1,0990 Direnç: 1,1468 – 1,1640 – 1,1815
  13. 13. 13 ARALIK - 2014 Asya piyasalarına yayılan hareketli süreç sonrasında, emtia bağı kuvvetli olan Avustralya Dolarının ABD Doları karşısında zayıf bir tutum sergilediğini görmekteyiz. Diğer tarafa baktığımızda ise, ABD para politikalarına ilişkin belirsizliği azaltabilecek gelişmelerin bulunduğu yoğun bir süreç piyasaları beklemektedir. Genel olarak baktığımızda, 89 haftalık üssel hareketli ortalama altında düşüş kanalının hareketleri izlenmektedir. Bu süreçte kanal orta noktası olan 0,8900 seviyesi altında kalındığı müddetçe, uzun vadede devam eden aşağı yönlü baskılar daha net bir şekilde hissedilebilir. Olası satışlarda 0,8300 seviyesinin kırılması, aşağı yönlü baskıların etkilerini artırabilecek unsur olarak karşımıza çıkmaktadır. Paritede yukarı yönlü beklenti oluşturabilmek için kanal hareketinin güncelliği takip edilmelidir. 0,8300 seviyesinin kırılamaması durumunda ortaya çıkabilecek bu durumda 0,8650 seviyesi test edilebileceği gibi, bu seviyenin aşılması tepki alımlarının 0,8900 seviyesini hedeflemesine katkı sağlayabilir. “AUD/USD ANALİZİ” “AUD/USD HAFTALIK GRAFİK” Grafiği daha detaylı incelemek için tıklayınız. Destek: 0,8300 – 0,8064 – 0,7935 Direnç: 0,8650 – 0,8900 – 0,9200
  14. 14. 14 ARALIK - 2014 Euro Bölgesi’nin toparlanma sürecindeki aksaklıklar her ne kadar Euro’yu zayıflatan unsur olarak karşımıza çıkmayı sürdürmektedir. Ancak küresel piyasalarda para politikalarına ilişkin belirsizliklerin, gelişmekte olan para birimlerinde de baskı yaratan unsur olarak güncelliğini korumasıyla birlikte, EUR/TRY paritesinde baskı altındaki tutumu sürmesine rağmen bunun yataya yakın bir sonuçla karşımıza çıktığı görülmektedir. Teknik olarak incelediğimizde, 34 haftalık üssel hareketli ortalamanın desteklemekte olduğu düşüş kanalının güncelliğini koruduğu görülmektedir. Özellikle ay boyunca zirve konumunda olan 2,8300 seviyesi altında düşüş baskılarının etkinliğini koruması beklenebilir. Olası satışlarda kanalın güncel alt sınırı olan 2,7515 seviyesinin kırılması, kanalın güncelliğini yitirmesiyle birlikte aşağı yönlü baskıların netlik kazanmasında etkili olabilir. Paritede yukarı yönlü baskıların tekrar ön plana çıkabilmesi içini kanal hareketinin güncelliğini korumasına ihtiyaç duyulmaktadır. Bu şartla birlikte elverişli duruma gelebilecek tepki alımlarında 2,7825 seviyesinin aşılması, 2,8300 bölgesinin hedeflenmesine katkı sağlayabilir. Ancak kanal hareketi sürdüğü müddetçe, olası yükselişlerin kısa vadeli olabileceği unutulmamalıdır. “EUR/TRY ANALİZİ” “ EUR/TRY HAFTALIK GRAFİK” Grafiği daha detaylı incelemek için tıklayınız. Destek: 2,7515 – 2,6825 – 2,6160 Direnç: 2,7825 – 2,8300 – 2,8800
  15. 15. 15 ARALIK - 2014 Kasım ayının başlarında, İngiltere Merkez Bankası’nın (BOE) faiz artırımını öteleyeceği yönündeki beklentilerin güç kazanması, Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) para politikasını daha fazla genişleteceği düşüncesini gölgede bırakması EUR/GBP paritesinde yukarı yönlü hareketlere destek oldu. BOE’nin yayımladığı yılın son enflasyon raporunda, büyüme ve enflasyon oranı tahminlerini aşağı yönlü revize etmesi, Banka’nın faiz artırımını 2015 yılının ikinci yarısına bırakacağı söylentilerine zemin oluşturdu. BOE Başkanı Mark Carney ise, enflasyon oranında gerilemenin sürebileceğini ve ilgili rakamda toparlanmanın yakın bir dönem içerisinde beklenmediğini ifade etmesi Sterlin ’de kayıplara yol açtı. Paritede bu açıklamalar ile görülen yükselişler, geride kalan ay içerisinde ECB Başkanı Mario Draghi’nin, ECB’nin para politikasına ilişkin değerlendirmeleri ile sınırlandı. Draghi, ECB’nin Euro Bölgesi’ndeki enflasyon oranını bir an önce yükseltmek için ne gerekiyorsa yapacaklarını söylemesi, Euro’daki kayıplara temel oluştururken, EUR/GBP paritesinde de ayın ilerleyen günlerinde baskı yapan bir faktör olarak dikkat çekti. Aralık ayı içerisinde paritenin yönü için özellikle ilgili iki merkez bankasından gelecek açıklamaların öne çıkacağını ifade edebiliriz. Ayrıca yine iki merkez bankasının para politikalarında atacakları adımlara ilişkin beklentilerin ayrışması, paritede uzun vadede düşüşleri destekleyen bir gelişme olarak öne çıkabilir. Düşüş kanalı içerisindeki fiyat değişimlerine devam eden EUR/GBP paritesi, Kasım ayı içerisinde temel faktörlerin etkisi ile kanalın üst noktasını test etmişti. Ancak yükselişlerin kanalın üst noktasını aşamadığını ve 34 haftalık hareketli ortalamanın üzerinde tutunamadığını gördük. Bu paralelde EUR/GBP paritesinin, 34 haftalık hareketli ortalama olan 0,7990 bariyerinin altında kaldığı sürece düşüşüne devam edeceğinin beklendiğini ifade edebiliriz. Aşağı yönlü hareketlerin ağırlık kazanması ile fiyat önce 0,7905 ve sonrasında da 0,7860 ile 0,7755 desteklerini test etmek isteyebilir. Ancak EUR/GBP paritesinin 0,7990 bariyerini aşması halinde, Kasım ayının en yüksek seviyesi olan 0,8040 direnci görülebilir. Yükselişlerin kalıcılık sağladığını ifade etmek için ise, fiyatın 0,8040 bariyeri üzerinde en iki kez aylık kapanışlar yapması gerekmektedir. “EUR/GBP ANALİZ” “ EUR/GBP HAFTALIK GRAFİK” Grafiği daha detaylı incelemek için tıklayınız. Destek: 0,7905 – 0,7860 – ,7755 Direnç: 0,7990 – 0,8040 – 0,8145
  16. 16. 16 ARALIK - 2014 Altın için kasım ayının son günü İsviçre’de yapılan referandum kritik öneme sahipti. Referandumda İsviçre Merkez Bankası’nın rezervinin altın olarak tutulan kısmının %8’den %20’ye çıkarılması, merkez bankasının altın satmaması ve ülke dışındaki altın stokunun geri alınması oylandı. Sonuç hayır olarak açıklandı. Böylece altın fiyatını yukarı itecek bir başlık gündemden düştü. Tekrar Fed, faiz artırımı ve doların değeri, alternatif piyasaların seyri altını değerlendirirken ana başlıklar olmaya devam edecek. ABD tarafında gelecek verilerin ekonomide toparlanmanın devamına işaret etmesi halinde, özellikle istihdam piyasasında, ücretlerde iyileşme görülmesi durumunda FED’in faiz artırımına bir adım daha yaklaştığı algısı güçlenecektir. Bu durumda altın fiyatının aşağı yönde baskılanması kaçınılmaz. Doların değer kazandığı senaryolarda altın için yükselişten bahsetmek zorlaşıyor. Aynı zamanda riskli varlıklardaki seyir, risk iştahında bir azalmaya şimdilik işaret etmiyor. Özellikle ABD borsaları zirve seviyelerindeyken altın için yükseliş anlamında pozitif olmak yine zor. Altın, dünya ekonomisi enflasyon yaratmadığı sürece güvenli liman olma özelliğini tahvil piyasasına kaptırmış gibi görünüyor. 1130 dolar seviyesine doğru geri çekilmeden sonra altın kasım ayında 50 günlük ortalamasına doğru bir yükseliş yaşadı. Fakat bu seviye üzerinde kalınamadı. Önce 1180 desteğine doğru geri çekilmeyi, İsviçre referandumu sonrasında ise 1180 desteğinin kırıldığını izledik. Altın 1180 dolar seviyesi üzerinde kalabilirse tekrar 1200 dolar denemesi mümkün. 1180 dolar desteğinin kırılması ile 1130 seviyesine doğru geri çekilme beklenebilir. Uzun vadede düşüş trendi devam ediyor. Kısa vadede düşüşten kurtulabilmek için ise altın 1200 dolar seviyesini aşmalı. Aksi takdirde, yeni düşük seviyeleri görmek ihtimal dâhilindedir. “ALTIN ANALİZ” “ ALTIN HAFTALIK GRAFİK” Grafiği daha detaylı incelemek için tıklayınız. Destekler: 1130-1095-1052 Dirençler: 1180-1208-1235
  17. 17. 17 ARALIK - 2014  FED’in faiz artırıma yönelik spekülatif açıklamaları,  ABD borsalarının yeni rekor seviyelerini test etmesi,  Dolar Endeksinin yükselişlerini sürdürmesi,  ABD 10 yıllık hazine tahvil faiz oranının 2,20 üzerinde kalma isteği,  İsviçre referandumunda Hayır oyu çoğunlukla sonuçlandı. Yukarıda maddeler halinde sizlere aktarmış olduğumuz açıklamalar, kıymetli madenlerin aşağı yönlü baskısına devam etmesine neden olan önemli faktörler olarak belirlenmiştir. Altın gibi Gümüş fiyatları son zamanların en önemli satış baskısına maruz kaldı. Gümüş 16,75 seviyesi altında devam ettirdiği satıcılı seyrini 15,41 seviyesine kadar devam ettirdi ve Kasım ayını 15.45 ile kapattı. Kasım ayının son gününde İsviçre’de gerçekleştirilen referandum ve bu referandum sonucuna göre kıymetli madenlerde yaşanılan satış baskısı Gümüş fiyatının yeni ayın ilk işlem gününde 14,19 seviyesine kadar geri çekilmesine neden oldu. Her ne kadar şu sıralar tekrar bir toparlanma görülerek 15,35 seviyesinde seyir gerçekleştirse de düşüş baskısının devam etmek isteyeceğini net bir şekilde ifade edebiliriz. Teknik olarak Gümüş fiyatını incelediğimizde 16.75 bariyerinin önemli olduğunu, bu bariyer altında aşağı yönlü baskına devam etmek isteyeceğini ve fibonacci expansion %100’lük orana tekâmül eden 14,00 seviyesine doğru yeni bir satış baskısı oluşma ihtimalini ifade edebiliriz. “GÜMÜŞ ANALİZ” “ GÜMÜŞ GÜNLÜK GRAFİK” Grafiği daha detaylı incelemek için tıklayınız. Destek: 14,65-14,00-13,50 Direnç: 15,95-16,75-17,80
  18. 18. 18 ARALIK - 2014 Platin fiyatlarında yılın ikinci yarısından itibaren, dünyanın en büyük platin üreticisi olan Güney Afrika’daki işçi grevlerinin Haziran ayında sona ermesi ile güçlenen üretimin artacağı yönündeki beklentiler, önemli aşağı yönlü hareketlerin izlenmesine yol açmıştı. Ayrıca ABD Merkez Bankası’nın (FED) para politikasını sıkılaştırma yönündeki adımları, alternatif yatırım araçlarına olan ilgilinin azalması ile baskının sürmesine katkı sağlayan temel faktörler arasında yer aldı. Güney Afrika’daki dünyanın en büyük platin üreticisi şirketlerin de yılın üçüncü çeyreğinde normal üretim seviyelerine çıktığı yönündeki haberler, emtianın fiyatında etkili oldu. Platin bu gelişmeler ile Temmuz 2009’dan bu yana ilk kez görülen en düşük fiyat düzeylerine geriledi. Yılın son işlem ayında özellikle arz tarafına ilişkin spekülasyonlar ile FED’in para politikasına ilişkin açıklamaları ve bu paralelde şekillenecek beklentiler, platin fiyatlarında yönü belirleyici olabilir. Patin fiyatlarında bu yılın Temmuz ayından bu yana görülen düşüşlerin şimdilik, Kasım ayının en düşük seviyesi ve kanalın alt noktası olan 1175 seviyesinde sınırlandığını görüyoruz. Son kayıplardan sonra fiyatın, düşüş kanalı içerisindeki yukarı yönlü hareketleri destekleyebilecek ilgili 1175 seviyesinin üzerinde kaldığı sürece tepki alımlarının güçlenebileceğini ifade edebiliriz. Bu gibi bir gelişme halinde platin Kasım ayının en yüksek seviyesi olan 1244 direncini ve ardından 1298 bariyerini test etmek isteyebilir. Aşağı yönlü hareketlerin devam etmesi halinde ise 1175 desteğinin kritik olduğunu ifade edebiliriz. Bu seviyenin altındaki düşüşler ile plan fiyatları 1090’a kadar gerileyerek son 5 yılın en düşük fiyat seviyesini genişletmek isteyebilir. “PLATINUM ANALİZ” “PLATINUM AYLIK GRAFİK” Grafiği daha detaylı incelemek için tıklayınız. Destek: 1175 – 1090 – 1010 Direnç: 1244 – 1298 – 1375
  19. 19. 19 ARALIK - 2014 Bakır fiyatında ayın son haftasına kadar yatay düzlemde hareketler görülse de, özellikle enerji fiyatlarındaki düşüş eşliğinde satış tutumunun ağırlık kazandığını söyleyebiliriz. Küresel piyasalarda emtia fiyatlarındaki düşüşün bakırda da baskıyı arttırdığı süreçte, Çin ile ilgili gelişmeler önem kazanabileceği gibi, enerji fiyatlarındaki gelişmeler de yön gösterici olabilir. Teknik olarak incelediğimizde, uzun vadede güncelliğini koruyan düşüş trendi (kırmızı) görülmektedir. Kasım ayının son haftasında gerçekleşen düşüş atağıyla birlikte 2,9224 seviyesinin de kırılmış olduğunu görmekteyiz. Bu seviye altında kalındığı müddetçe düşüş baskılarının etkili olması beklenebilir. Olası satışlarda 2,8038 seviyesinin kırılması aşağı yönlü baskıları destekleyebilecek unsur olarak karşımıza çıkmaktadır. Fiyat için tepki alımı düşünceleri temel faktörlerin etkisiyle ön plana çıkabilir. Bu şartla birlikte 2,9240 seviyesinin aşılması ve bu bölgede gerçekleşebilecek haftalık kapanış, trend sınırı olan 3,1682 seviyesine yönelik kısa vadeli yükseliş tutumunu destekleyebilir. “BAKIR ANALİZİ” “ BAKIR HAFTALIK GRAFİK” Grafiği daha detaylı incelemek için tıklayınız. Destek: 2,8038 – 2,7200 - 2,6300 Direnç: 2,9240 – 3,0325 – 3,1682
  20. 20. 20 ARALIK - 2014 Piyasaların merakla beklediği OPEC toplantısı sonuçlandı ve Ham Petrol fiyatları OPEC toplantısı sonucu ile birlikte satıcılı seyrini devam ettirerek kritik 200 aylık üssel hareketli ortalama olan 67,30 seviyesinin altında aylık kapanış gerçekleştirdi. (65,87 seviyesine kadar geriledi, 66,12 seviyesinde ayı kapattı) Yeni ayın ilk işlem gününde de aşağı yönlü hareketlerini 63,72 seviyesine kadar devam ettirdi ve şu sıralar 64,30 seviyesine yakın seyrini sürdürmektedir. 200 aylık üssel hareketli ortalama altında gerçekleşen aylık kapanış aşağı yönlü baskı için önemli bir unsur ancak geçmiş fiyat hareketleri incelediğimizde böyle bir istisnanın 2008 Aralık – 2009 Mart arasında gerçekleştirmiş olması mevcut teyit için aceleci davranmamamız gerektiği hususunu görmemizi sağlamıştır. (Bu değişimi istisna olarak adlandırmamızın en önemli nedeni, trendi görmemizi sağlayan en önemli göstergelerden RSI indikatörünün yeniden çıkış isteğidir.) Teknik olarak Ham Petrol fiyatını incelediğimizde aşağı yönlü önemli geri çekilmeler kaydettiğini, bu tutumun tepkisel anlamda kısa vadeli düzeltme hareketlerini tetikleyebileceğini ifade edebiliriz. Böyle bir ihtimale karşılık Aralık ayı için 70,50 seviyesi dikkatle takip edilmelidir. Ham Petrol fiyatı eğer 70,50 seviyesi üzerinde hareketler gerçekleştirebilirse tepki alımları 71,90 ve 73,25 olarak devam edebilir. Aksi takdirde 50 seviyesine doğru geri çekilme beklentileri gündemden düşmeyecektir. DİKKAT: 1196 yılından beri RSI göstergesi 30 seviyesinden her fırsatta toparlanmış ve bu toparlanma önemli yükseliş fırsatları oluşturmuştur. Bu bağlamda da özellikle uzun vadeli işlemciler olası dönüş için şuan ki seyri daha dikkatli incelemelidir. “HAM PETROL ANALİZİ” “HAM PETROL AYLIK GRAFİK” Grafiği daha detaylı incelemek için tıklayınız. Destek: 63,50-61,30-59,00 Direnç: 67,30-70,50-71,90
  21. 21. 21 ARALIK - 2014 Brent petrol 115 dolar seviyesinden başladığı hızlı düşüşünde 70 doların altına kadar geriledi. Kasım ayına 85 dolar seviyesinden başlanmıştı, OPEC’in arzı kısmama kararından sonra Brent petrolde sert düşüş devam etti. Yaşanan hızlı düşüşten sonra Brent petrolde en yakın destek 70 dolar seviyesinde görülüyor. Arz tarafında sorun olmadığına sürece Brent petrolü değerlendirmede önümüzdeki dönemde talep tarafı daha dikkatli takip edilecektir. Dünya ekonomisinde 2015 büyüme beklentileri oldukça vasat, ABD hariç gelişmiş ülkelerde büyüme düşük, Euro Bölgesi ekonomik hedeflerin çok uzağında, Çin büyümede yavaşlamasıyla korkutuyor, gelişen ülkeler içinse kriz dönemindeki %7 oranına yakın ortalama büyümede 2015 için beklenti %5 oranının altında. Veri trafiği açısından ayın ilk haftası oldukça yoğun.17 Aralık Fed toplantısına kadar gelen makro verilerden dünya ekonomisinin nereye gittiğini değerlendirilmeye çalışılacak. Aralık ayına Çin ayın HSBC PMI rakamları ile başlanacak. Veri Ekim ayında 50,4 olarak yayımlanmıştı. İmalat PMI göstergelerinin piyasa beklentilerinden farklı olması halinde petrol fiyatında etkileşim izlenecektir. Yüksek veri petrol fiyatına destek olabilecekken, düşük veri aşağı yönde baskıya katkı yapacaktır. . Öncü PMI verilerin çizdiği olumlu görünümün ardından Kasım ayına ait imalat PMI rakamı, Avrupa Merkez Bankası’nın toplantısı öncesinde petrolü de etkileyebilir. ABD tarafında Temmuz ve Ağustos aylarında beklentilerin üzerindeki artış ile dikkat çeken ISM imalat PMI rakamı petrol için de önemli olacak Veri eylül ayında tahminlerden daha fazla gerilemişti. Ancak Ekim ayında ISM imalat PMI verisinin yeniden yükselişe geçerek 59.0 seviyesine tırmandığını ve Mayıs 2011’den bu yana en yüksek seviyesine çıktığını gördük. Yüksek ISM verisi dolara değer kazandırıp petrol üzerinde aşağı yönde baskı oluşturabilir. ABD tarım dışı istihdam ve işsizlik rakamları beklentilerden yüksek gelirse Brent petrol için ekonomide büyüme anlamında pozitif fakat doların değer kazanması anlamında negatif değerlendirmeler görebiliriz. Genel itibariyle Brent için 70-75 dolar aralığında dengelenme beklenebilir. Dünya ekonomisinde büyüme işaretleri Brent petrolü 75 dolara yaklaştırabilir, tersi durumda 60 dolara doğru geri çekilme mümkün. Jeopolitik risk anlamında yeni bir durumun ortaya çıkması ihtimalini de göz ardı etmiyoruz. “BRENT PETROL ANALİZİ” “BRENT PETROL GÜNLÜK GRAFİK” Grafiği daha detaylı incelemek için tıklayınız. Destek: 68,00-65,00-63,00 Direnç: 70.00-73,50-75,60
  22. 22. 22 ARALIK - 2014 Batı ve Rusya arasındaki yaptırım sürecinin ardından, bir yandan enerji fiyatlarındaki düşüşün doğalgaz fiyatında etkisi görülürken, bir yandan da kış ve üretim artışı gibi nedenlerin yanı sıra, doğalgaz anlaşmalarıyla da destek bulan yükselişler gördük. Bu tabloyu özetlediğimizde ise, hem temel hem teknik anlamda fiyatın karar bölgesinde seyrettiğini söyleyebiliriz. Teknik olarak incelediğimizde, düşüş baskısına yol açan tutumla birlikte yükseliş trendinin kırıldığı görülmektedir. Bu süreçte, mavi ile belirttiğimiz bölgenin karar bölgesi olduğunu ve bu bölgeden çıkışın yön arayışında etkili olabileceğini söyleyebiliriz. Trend açısından incelediğimizde, 4,420 seviyesi altında düşüş baskılarının etkili olması beklenebilir. Bu süreçte, 3,943 seviyesinin kırılması, aşağı yönlü baskıların netlik kazanmasına katkı sağlayabilir. Olası düşüşlerde 3,558 seviyesi hedeflenebilecek önemli bir seviye olarak karşımıza çıkmaktadır. İki trendin kesişim noktası olan 4,420 seviyesinin aşılması, alımların daha kalıcı etkilere sahip olmasına katkı sağlayabilecek unsur olarak karşımıza çıkmaktadır. Ancak bu şart sağlanana dek olası yükselişlerin yeni satış fırsatı oluşturabileceği unutulmamalıdır. “DOĞALGAZ ANALİZ” “DOĞALGAZ HAFTALIK GRAFİK” Grafiği daha detaylı incelemek için tıklayınız. Destek: 3,943 – 3,558 – 3,173 Direnç: 4,420 – 4,950 – 5,191
  23. 23. 23 ARALIK - 2014 Şeker fiyatlarında baktığımızda, küresel piyasalarda emtia fiyatlarında görülen baskının etkisine karşın, üretim kademesinde mevsimsel ve sosyal koşulların baskısıyla birlikte yatay seyirde biz hareket karşımıza çıkmaktadır. Önümüzdeki süreçte de benzer başlıkların etkili olabileceği süreçte, düşüş trendinin genel anlamda etkisini sürdürdüğünü söyleyebiliriz. Teknik olarak incelediğimizde, 150 haftalık üssel hareketli ortalamanın desteklemekte olduğu düşüş kanalının güncelliğini koruduğu görülmektedir. Kanalın üst bölgesini oluşturan 17,30 – 18,25 aralığı altında kalındığı müddetçe düşüş baskılarının etkili olması beklenebilir. Kanal ortasında bulunan fiyat, olası satışlarda 15,25 seviyesinin kırılması durumunda 14,45 ve 13,25 seviyelerini test edebilir. Fiyat için yükseliş yönlü bir beklenti, özellikle 15,25 seviyesinin sınırlayıcı etkisiyle ortaya çıkabilir. Bu seviyenin kırılamamasıyla birlikte destek bulabilecek tepki alımlarında 17,30 – 18,28 bölgesi hedeflenebilecekken, daha kalıcı beklentiler için bu bölgeyle birlikte kanalın aşılmasına ihtiyaç duyulmaktadır. “ŞEKER ANALİZ” “ŞEKER HAFTALIK GRAFİK” Grafiği daha detaylı incelemek için tıklayınız. Destek: 15,25 – 15,45 – 13,25 Direnç: 17,30 – 18,25 – 20,15
  24. 24. 24 ARALIK - 2014 Finansal piyasalarda para yönetimi gerçekleştiren Trader, işlemlerinde başarıya ulaşmak için çeşitli araçlar kullanmak ister. Bu araçlar, yatırımcının karar verme mekanizmasını kolaylaştırmak içindir. Bazı zamanlarda bu kararlar kolay alınabilecekken, bazı zamanlarda ise karar verme mekanizması bu araçlara göre çok zordur. Bu nedenle de Trader, yatırım kararını vermek için kullanacağı araçlarını iyi seçmelidir. Trendi görmemizi sağlayan indikatörlerin başında gelen RSI, (Göreceli Güç Endeksi) orta ve uzun vadeli işlemcilere yol gösterici bir gösterge olarak takip edilmektedir. Özellikle bu indikatör işlemsel sinyalden ziyade trend konusunda işlemciye katkı sağlaması, yatırımcıların pastanın bütününü görmesini sağlaması açısından önemlidir. 2007 yılından itibaren Buğday fiyatı ile RSI göstergesini incelediğimizde özellikle dönüş bölgelerinde gerçekleştirdiği hareketler dikkat çekici. 24,70 seviyesi her seferinde dönüş gerçekleştirilen kritik bir bölge olarak karşımıza çıkarken, Buğday fiyatının da bu dönüşe uyum sağlaması dikkat çekmektedir. Buğday, 465 seviyesinden başlattığı yukarı yönlü çıkışını 565 seviyesi üzerine taşıdı ve şu sıralar 576 seviyesinde seyrini sürdürmektedir. RSI göstergesini ve son hareketleri incelediğimizde mevcut yükselişlerin net bir şekilde devam ettiğini görmekteyiz. Şu sıralar 56 seviyesine yakın hareketler gerçekleştiren Buğday, sırasıyla 64 ve 70 seviyelerine doğru yeni bir yükseliş hareketi gerçekleştirebilir. RSI göstergesindeki hareketlerden Buğday fiyatına geçecek olursak 465 seviyesinden başlatmış olduğu tepki alımlarını 565 seviyesini geçerek devam ettirdiğini ve mevcut düşüş trendinde kanalın üst noktası olan 675 seviyesine doğru yeni bir hareketin gerçekleştirme ihtimalini söyleyebiliriz. Buğday eğer 511 destek noktası üzerinde kalmayı başarırsa yukarıda ifade ettiğimiz tepki alımı düşüncesi etkisini hissettirmek isteyebilir ve bu tutum 675 seviyesine doğru olası yükselişleri tetikleyebilir. Düşüş trendinin tekrar aktif bir şekilde hareketlerini sürdürebilmesi içinse Buğday fiyatının 675 seviyesinden gerçekleştirecek olası dönüşünü ya da 511 destek noktasını aşağı yönlü kırılması beklenilmelidir. “BUĞDAY ANALİZİ” “BUĞDAY HAFTALIK GRAFİK” Grafiği daha detaylı incelemek için tıklayınız. Destek: 565 – 537 – 511 Direnç: 595 – 626 - 650
  25. 25. 25 ARALIK - 2014 Mısır fiyatında Kasım ayındaki etkenleri incelediğimizde, özellikle hasat sürecinin kış nedeniyle sekteye uğrayabileceği beklentileri ve ABD’de ihracat talebindeki artışın yukarı yönlü uyguladığı baskının etkili olduğunu görmekteyiz. Teknik olarak incelediğimizde, 250 haftalık üssel hareketli ortalamanın desteklemekte olduğu yükseliş trendinin kırılışı sonrasındaki fiyatlamaların takibini sürdürmekteyiz. Trendin sınırını oluşturan 415 – 437 Dolar aralığı altında düşüş baskılarının etkisi gözlemlenebilir. Daha kısa vadeli incelediğimizde ise, yükselişleri sınırlandırdığı görülen 380 Dolar bariyeri altında, tekrar 320 seviyesinin hedeflenmesine katkı sağlayabilecek satış baskısı ön plana çıkabilir. Olası satışlarda 320 seviyesinin kırılması ise aşağı yönlü baskılara netlik kazandırabilecek unsur olarak karşımıza çıkmaktadır. Mısır fiyatında 320 Dolar seviyesinden başlayan tepki satışlarının devam etme çabası, 380 seviyesindeki tepkiyle ölçülebilir. Kısa vadeli alımların istekli olması bu seviyenin geçilmesine bağlıdır. Bu şart sağlandığı taktirde tekrar trende yönelik fiyatlamalar görülebilir. “MISIR ANALİZİ” “MISIR AYLIK GRAFİK” Grafiği daha detaylı incelemek için tıklayınız. Destek: 350 – 320 - 268 Direnç: 380 – 415 – 437
  26. 26. 26 ARALIK - 2014 Bu yılın ortalarından itibaren, dünyanın en çok soya fasulyesi yetiştiren ülkesi konumunda olan ABD’de, üretimin rekor seviyeye çıktığının görülmesi, ilgili emtianın fiyatında aşağı yönlü hareketlerin hız kazanmasına yol açmıştı. ABD Tarım Bakanlığı’nın (USDA) tahminlerine göre bu yıl ülkede 3958 milyar kile ile rekor üretim gerçekleştirilmiş olacak. Eylül ayında, arzın fazla olduğu yönündeki ilgili fiyatlamalar ile soya fasulyesi fiyatları son 4 yılın en düşük seviyesine gerilemişti. Ancak Ekim ayında, ABD üretimine olan talebin artacağı yönündeki beklentiler, emtianın fiyatında 5 ay sonra ilk kez aylık kazancın görülmesine zemin oluşturdu. Küresel soya fasulyesi ticaretinin yaklaşık %60’lık kısmını oluşturan Çin’in artan talebi, bu noktada dikkat çekti diyebiliriz. Kasım ayında söz konusu tarım ürünündeki yükselişler ise arz-talep dengesine ilişkin fiyatlamalar ile yön arayışı içerisinde bir görünüm ortaya koydu. Soya fasulyesi fiyatının, yükseliş trendinin alt noktası olan ve Ağustos ayında aşağı yönlü kırılan 1150 seviyesi altında düşüş baskının devam edebileceğini söyleyebiliriz. Düşüşlerin devam etmesi halinde fiyat yeniden, Ekim ayının en düşüğü olan 904 desteğini test etmek isteyebilir. Bu seviyesinin de kırılması halinde ise soya fasulyesinde baskı artabilir. Ancak 904 seviyesinden Ekim ayı ile birlikte başlayan yükselişlerin devam etmek isteyebilir. Yukarı yönlü hareketlerin tepki alımlarının kalıcı olabilmesi için 1050 direnci önem taşımaktadır. Bu bariyerin geçilmesi durumunda 1150 seviyesi yeninden görülebilir. “SOYA FASULYESİ ANALİZİ” “SOYA FASULYESİ AYLIK GRAFİK” Grafiği daha detaylı incelemek için tıklayınız. Destek: 988 – 904 – 777 Direnç: 1050 – 1150 – 1220
  27. 27. 27 ARALIK - 2014 Pamuk fiyatı, 57,75 seviyesinden gerçekleştirmiş olduğu tepki alımını 62,15 seviyesine kadar taşımış ancak devamını getirememiştir. Günlük grafiği incelediğimizde uzunca bir süredir etkisini hissettiğimiz düşüş trendi içerisinde hareketlerin devam ettiğini, tepki alımların da bu düşünce yapısı içerisinde isteksiz olduğu görülmektedir. Teknik olarak Pamuk fiyatını incelediğimizde tepki alımı tamam mı devam mı sorusunu sormaktayız. Bu bağlamda da kontrol noktası olarak ifade edebileceğimiz 63,05 bariyeri dikkatle takip edilmelidir. Pamuk fiyatı eğer 63,05 seviyesi üzerine çıkabilirse tepki alımı devam etmek isteyebilir ve bu tutum yukarı yönlü hareketlerde 89 günlük üssel hareketli ortalama olan 65,68 seviyesine kadar devam edebilir. Aksi takdirde, yani Buğday fiyatı eğer 63,05 seviyesini geçemezse daha önce test etmiş olduğu 57,75 seviyesini tekrar test etmek ve ardından satıcılı seyir tamam mı devam mı kararını vermek isteyebilir. “PAMUK ANALİZİ” “PAMUK GÜNLÜK GRAFİK” Grafiği daha detaylı incelemek için tıklayınız. Destek: 60.00 – 57,75 – 55,00 Direnç: 61,90 – 63,05 – 65,65
  28. 28. 28 ARALIK - 2014 S&P500 2009 seviyesinden başladığı kasım ayını 2066 seviyesinden tamamladı. Ekim ayı sonunda 50 günlük ortalamasının üzerine çıkan endeks yükselişini hızlandırdı, 2050 seviyesi aşıldı. ABD ekonomisine dair beklentileri aşan veriler hisse senedi piyasalarını destekliyor. Şirket karlılıkları yatırımcıları çekmeye devam ediyor., Aralık ayı başı ile birlikte Noel’e kadar tüketimin arttığı dönemde gelecek haberler ABD borsalarını desteklemeye devam edebilir. S&P500 2050 seviyesi üzerinde kaldığı sürece yeni hedef 2100 seviyesi olarak görülüyor. 2050 seviyesinin altına inilmesi durumunda ise kısa vadeli ana destek 2010 seviyesinde. “S&P500 ANALİZİ “ S&P500 GÜNLÜK GRAFİK” Grafiği daha detaylı incelemek için tıklayınız. Destek: 2050-2035-2015 Direnç: 2074-2082-2095
  29. 29. 29 ARALIK - 2014 Almanya bir çeyrek öncesi gelen küçülme rakamından sonra son çeyrekte tekrar pozitif bölgeye geçti, fakat Alman ekonomisi için tehlike atlatıldı demek için erken. IFO ve ZEW endeksi gibi veriler bir dönem önce beklentilerden çok kötü seviyelerdeyken son verilerde hızlı toparlanma göze çarpıyor. Enflasyon %0.6 seviyesinde ve düşük. Birleşik PMI rakamı ise zayıf. DAX30 9323 seviyesinden başladığı kasım ayını 9947 seviyesinden kapattı. Bu hızlı yükselişte bir miktar makro verilerde toparlanma etkisi var fakat asıl etki ECB’nin daha fazla parasal gevşemeye gitmesinden kaynaklanıyor. Endeks 10050 zirvesine yakın. 9800 seviyesi üzerinde kalındığı sürece yükselişin devamı beklenebilir. 9500 bölgesinden geçen 200 günlük ortalama üzerinde kalındığı sürece uzun vadeli yükseliş görünümü bozulmayacaktır. 9800 seviyesi altına inilmesi durumunda 200 günlük ortalamaya, 9500 bölgesine doğru geri çekilme mümkün. 9500 seviyesi altına inilmesi durumunda aşağıda ana destek 9080 seviyesinde. “DAX30 ANALİZİ” “ DAX30 GÜNLÜK GRAFİK” Grafiği daha detaylı incelemek için tıklayınız. Destek: 9730-9610-9500 Direnç: 10000-10055-10150 .
  30. 30. 30 ARALIK - 2014 Teknolojide birçok alanda rekabeti geliştirmeyi amaçlayan Microsoft’ta son olarak yeni tip işlemcilerle birlikte Android’i bitirme amaçlı projeler ön plana çıkmış durumda. Arama motoru yarışından da avantaj elde etmeyi amaçlayan firmanın hisse senedi performansı yukarı yönlü ivmesini korumaya devam ediyor. Teknik olarak incelediğimizde, kırmızı ile belirttiğimiz yükseliş kanalının ortalarında bir seyir görülmektedir. Ay içerisinde, 47,30 seviyesi üzerinde kalma çabası sürdüğü müddetçe yukarı yönlü baskıların ön planda olması beklenebilir. Olası yükselişlerde 48,40 seviyesi hedeflenebilir. Bu seviyenin aşılması durumunda ise 50,00 seviyesi kanalın üst noktası olarak karşımıza çıkmaktadır. Daha net bir baskı ihtiyacı için bu seviyenin aşılması gerekmektedir. Hisse fiyatında düşüş beklentisi 47,30 seviyesinin kırılmasıyla birlikte ağırlık kazanabilir. Bu şart sağlandığı taktirde tepki satışlarıyla 45,70 ve 44,50 hedeflenebilecek önemli seviyeler olarak karşımıza çıkmaktadır. Kalıcı düşüş beklentileri için 44,50 seviyesi altındaki hareketler takip edilmelidir. “MİCROSOFT ANALİZİ” “MİCROSOFT HAFTALIK GRAFİĞİ” Grafiğin büyük halini incelemek için tıklayınız. Destek: 47,30 – 45,70 – 44,50 Direnç: 48,40 – 50,00 – 52,00
  31. 31. 31 ARALIK - 2014 Dünyanın en büyük uçak üreticilerinden Boeing’in pay (hisse) senetleri fiyatı, firmanın aldığı siparişler ve yaptığı anlaşmalar ile Ekim ayı sonlarından itibaren yükselişe geçti. Yılın üçüncü çeyreğinin başlarında global ekonomik büyümenin hız keseceği yönündeki beklentilerden olumsuz etkilenen şirketin pay senetleri, Ekim ayı ortalarından sonra gerçekleşen yükseliş ile son olarak Haziran ayında gördüğü fiyat seviyelerine kadar tırmandı. Boeing, dünyanın en büyük karbon fiber üreticisi Japon Toray şirketi ile mevcut sözleşmesine, 787 Dreamliner’ın 777X tipi kanatlarının bazı parçalarının üretimini de eklerken, iki şirket kompozitleri havacılık sektöründe daha ticari hale getirme amacı ile işbirliği de yapmayı kararlaştırdı. Boeing ayrıca, gelecek 20 yıldaki yeni uçak talebinin, geride kalan yılki tahmine göre %4.2 artış göstererek 36.770 adet olacağını öngördüğünü açıkladı. Şirketin ayrıca, Hindistan Başbakanı Modi’nin savunma sektöründeki yabancı yatırım kurallarını gevşetmesi ile ülkeye yatırımı değerlendirdiği basına yansıyan haberler arasında yer aldı. Boeing şirketinin pay senedi fiyatları, Kasım ayındaki yükselişler ile birlikte 2014 yılı başından bu yana içerisinde işlem gördüğü dik üçgen formasyonunu yukarı yönlü kırdı. Fiyatın, formasyonun üst noktası olan 132 seviyesinin üzerinde kaldığı sürece yükselişlerini devam ettirme eğilimi içerisinde olacağını ifade edebiliriz. Ancak yukarı yönlü hareketlerin kalıcı olabilmesi için Haziran ayının en yüksek seviyesi olan 138,35 bariyerinin geçilmesi önem taşımaktadır. Diğer taraftan, fiyatın yeniden formasyonun içerisine dönmek istemesi halinde yeniden 132 desteği test edilerek, 129 ve 125,70 seviyeleri test edilmek istenebilir. “BOEİNG ANALİZİ” “BOEİNG HAFTALIK GRAFİK” Grafiği daha detaylı incelemek için tıklayınız. Destek: 132 – 129 – 125,70 Direnç: 135,50 – 138,35 – 141,40
  32. 32. 32 ARALIK - 2014 . Bank Of America hisse fiyatı 15,35 destek noktasından almış olduğu güç ile yükseliş trendine devam etmektedir. Ekim ayında başlatmış olduğu yükselişler rallisinde gerek Ekim gerekse Kasım ayında kritik 17,45 seviyesini test eden #BOA, Aralık ayında yukarı yönlü çıkışına devam edecek mi sorusunun cevabını bulmaya çalışacaktır. Bu bağlamda da yeni ayda 17,45 bariyeri dikkatle takip edilecektir. BOA, 17,45 bariyerini yukarı yönlü geçebilirse çıkışlarını yükseliş trendinde kanalın üst noktası olan 20,50 seviyesine kadar taşıyabilir. Aksi takdirde yeniden 15,35 desteğine doğru tepki satışı gözlemleyebiliriz. Genel görünüme baktığımızda yükseliş baskısının mevcut trendde kanalın alt noktası olan 15,35 üzerinde devam ettiğini ifade edebileceğimiz #BOA hisse fiyatında, bu tutumun devam etmesi, 2001 yılından beri etkisini hisse fiyatı üzerinde hissetmemize katkı sağlayan 100 aylık basit hareketli ortalama, aynı zamanda da yükseliş trendinde kanalın üst noktası olan 20,50 seviyesine taşıyabilir. Bu bağlamda da yaşanılacak olası geri çekilmeler (15,35 seviyesi üzerinde kaldığı müddetçe) ALIŞ fırsatı olarak değerlendirilebilir. “BANK OF AMERİCA ANALİZ” “#BOA AYLIK GRAFİK” Grafiği daha detaylı incelemek için tıklayınız. Destek:16,20-15,35-14,05 Direnç:17,45-18,65-20,50
  33. 33. 33 ARALIK - 2014 RİSK AÇIKLAMASI Kaldıraçlı alım satım işlemleri sonucunda kar elde edebileceğiniz gibi zarar riskiniz de bulunmaktadır. Bu nedenle işlem yapmaya karar vermeden önce, karşılaşabileceğiniz riskleri anlamanız ve kısıtlarınızı dikkate alarak karar vermeniz gerekmektedir. Bu amaçla, Sermaye Piyasası Kurulu'nun Seri:V, No:125 "Kaldıraçlı Alım Satım İşlemleri ve Bu İşlemleri Gerçekleştirebilecek Kurumlara İlişkin Esaslar Hakkında Tebliğ"inin 9 uncu maddesinde öngörüldüğü üzere "Kaldıraçlı Alım Satım İşlemlerine İlişkin Risk Bildirim Formu"nda yer alan aşağıdaki hususları anlamanız gerekmektedir. UYARI Kaldıraçlı alım satım işlemi hizmeti sunmak Sermaye Piyasası Kurulu'nun iznine tabidir. Bu nedenle, işlem yapmaya başlamadan önce çalışmayı düşündüğünüz kuruluşun söz konusu işlemlere ilişkin yetkisinin olup olmadığını kontrol ediniz. Kaldıraçlı alım satım işlemi yapmaya yetkili olan kuruluşları www.spk.gov.tr veya www.tspakb.org internet sitelerinden öğrenebilirsiniz. RİSK BİLDİRİMİ İşlem yapacağınız yetkili kuruluş ile imzalanacak "Çerçeve Sözleşmesi"nde belirtilen hususlara ek olarak, aşağıdaki hususları anlamanız çok önemlidir. 1.Yetkili kuruluş nezdinde açtıracağınız hesap ve bu hesap üzerinden gerçekleştirilecek tüm işlemler için Sermaye Piyasası Kurulu tarafından çıkartılan ilgili her türlü mevzuat ve benzeri idari düzenleme hükümleri uygulanacaktır. 2.Kaldıraçlı alım satım işlemleri çok risklidir. Kaldıraç etkisi nedeniyle, düşük teminatla işlem yapmanın piyasada lehe çalışabileceği gibi aleyhe de çalışabileceği ve bu anlamda kaldıraç etkisinin tarafınıza yüksek kazançlar sağlayabileceği gibi yüksek zararlara da yol açabileceği ihtimali daima göz önünde bulundurulmalıdır. Ters fiyat hareketleri sonucunda yetkili kuruluşa yatırdığınız paranın tümünü kaybedebilirsiniz. Yüksek getiri vaatlerine itibar etmeyiniz. 3.Yetkili kuruluşun yapacağınız işlemlere ilişkin tarafınıza aktaracağı bilgiler ve yapacağı tavsiyelerin eksik ve doğrulanmaya muhtaç olabileceği tarafınızca dikkate alınmalıdır. 4.Kaldıraçlı alım satım işlemlerine ilişkin olarak yetkili kuruluş personelince yapılacak teknik ve temel analizin kişiden kişiye farklılık arz edebileceği bu analizlerde yapılan öngörülerin gerçekleşmeme olasılığının bulunduğu dikkate alınmalıdır. 5.Yabancı para cinsinden yapılan işlemlerde, yukarıda sayılan risklere ek olarak kur riskinin bulunduğu, kur dalgalanmaları nedeniyle Türk Lirası bazında değer kaybı olabileceği, devletlerin yabancı sermaye ve alım satım hareketlerini kısıtlayabileceği, ek ve/veya yeni vergiler getirebileceği, alım satım işlemlerinin zamanında gerçekleşmeyebileceği bilinmelidir. 6.Kaldıraçlı alım satım işlemlerinde size sunulan parite fiyatları ve "spread"ler en iyi fiyat durumunu yansıtmayabilir. Başka kurumların fiyatlarını da kontrol etmeniz yerinde olacaktır. 7.İşlemlere başlamadan önce yetkili kuruluşunuzdan yükümlü olacağınız bütün komisyon ve diğer muamele ücretleri konusunda teyit almalısınız. Eğer ücretler parasal olarak ifade edilmemişse size nasıl yansıyacağı ile ilgili anlaşılır örnekler içeren yazılı bir açıklama talep etmelisiniz. 8.Yetkili kuruluşlar tarafından kaldıraçlı alım satım işlemleri sonucunda kayba uğramayacağınız, kaybınızın kontrol altında tutulacağına veya kayba uğramanız durumunda ek teminat çağrısı yapılacağı konularında garanti verilemeyeceğini dikkate almanız gerekmektedir. İşbu kaldıraçlı alım satım işlemleri risk bildirim formu, yatırımcıyı genel olarak mevcut riskler hakkında bilgilendirmeyi amaçlamakta olup, kaldıraçlı alım satım alım satımından ve uygulamadan kaynaklanan tüm riskleri kapsamayabilir. Dolayısıyla tasarruflarınızı bu tip işlemlere yönlendirmeden önce dikkatli bir şekilde araştırma yapmalısınız.
  34. 34. 34 ARALIK - 2014 Hazırlayanlar Kasım Ayı Özeti Sermet Doğan Aralık ayında öne çıkan makro-ekonomik gelişmeler Sermet Doğan Aralık Ayı Ekonomik Takvim Sermet Doğan ANALİZ ÇALIŞMASI Parite Analizleri  EURUSD Analizi Erdoğan Turan  GBPUSD Analizi Kudret Ayyıldır  USDTRY Analizi Erdoğan Turan  USDJPY Analizi Umut Tuncer  USDCAD Analizi Umut Tuncer  AUDUSD Analizi Umut Tuncer  EURTRY Analizi Umut Tuncer  EURGBP Analizi Sermet Doğan EMTİA ANALİZLERİ Kıymetli Maden Analizleri  Altın Analizi Erdoğan Turan  Gümüş Analizi Kudret Ayyıldır  Platinum Analizi Sermet Doğan  Bakır Analizi Umut Tuncer Enerji Fiyatları Analizleri  Ham Petrol Analizi Kudret Ayyıldır  Brent Petrol Analizi Erdoğan Turan  Doğalgaz Analizi Umut Tuncer Tarım Ürünleri Analizleri  Şeker Analizi Umut Tuncer  Buğday Analizi Kudret Ayyıldır  Mısır Analizi Umut Tuncer  Soya Fasulyesi Analizi Sermet Doğan  Pamuk Analizi Kudret Ayyıldır ENDEKS ANALİZLERİ  S&P500 Analizi Erdoğan Turan  Dax30 Analizi Erdoğan Turan HİSSE SENEDİ ANALİZLERİ  Microsoft Umut Tuncer  Boeing Analizi Sermet Doğan  Bank Of America Analizi Kudret Ayyıldır
  35. 35. 35 ARALIK - 2014

×