Ce diaporama a bien été signalé.
Nous utilisons votre profil LinkedIn et vos données d’activité pour vous proposer des publicités personnalisées et pertinentes. Vous pouvez changer vos préférences de publicités à tout moment.
1 
EKİM - 2014 
GCM MENKUL KIYMETLER A.Ş. 
ARAŞTIRMA VE ANALİZ DEPARTMANI 
EKİM 2014 - AYLIK RAPOR
2 
EKİM - 2014 Giriş Sayfa 
İçindekiler 2 
Eylül Ayı Özeti 3-4 
Ekim ayında öne çıkan makro-ekonomik gelişmeler 5-6 
Ekono...
3 
EKİM - 2014 
“Asya - Pasifik” 
Yılın üçüncü çeyreğinin son ayı uzak doğu ülkeleri için oldukça hareketli geçti. Kıtanın...
4 
EKİM - 2014 
Tüm Avrupa’da olduğu gibi yurtiçinde de Eylül ayı boyunca jeopolitik gerilim piyasa katılımcıların takibin...
5 
EKİM - 2014 
“Ekim Ayında Öne Çıkan Gelişmeler” 
“Asya - Pasifik” 
Yılın son çeyreğinin ilk ayında Asya –Pasifik ülkele...
6 
EKİM - 2014 
“ABD” 
Yeni bir çeyreklik dönemin başlaması ile birlikte ABD ekonomisinde şirket bilançoları, piyasa genel...
7 
EKİM - 2014 
GERİLEYEN PARİTE DRAGHI’YI BİRAZ DAHA BEKLETİR Mİ? 
Euro Bölgesi sorunları bitmiyor, en kötüsü geride kald...
8 
EKİM - 2014 
İskoçya referandum ile ilgili spekülatif açıklamalar ve özellikle anket sonuçlarının ülke para birimi Ster...
9 
EKİM - 2014 
Fed’in faiz artırım süreci, kriz boyunca parasal genişleme paketlerinden faydalanmış gelişmekte olan ülke ...
10 
EKİM - 2014 
Eylül ayı boyunca küresel piyasalarda FED’in ilk faiz artırımına ilişkin beklenti ve tartışmaların, varlı...
11 
EKİM - 2014 
Küresel piyasalarda gözler bir taraftan FED’in ilk faiz artırımına odaklanırken, enflasyonu canlandırmaya...
12 
EKİM - 2014 
Küresel piyasalarda FED’in ilk faiz artırımına ilişkin beklentilerin fiyatlamaları etkilediği süreçte, Do...
13 
EKİM - 2014 
İki Avrupalı para biriminin değeri üzerinde geride kalan ay içerisinde etkili olan önemli gelişmeler yaşa...
14 
EKİM - 2014 
1180 DOLAR SEVİYESİNE ÇOK YAKIN 
ABD için faiz artırım sürecinin biraz daha yakın olduğu algısı altın fiy...
15 
EKİM - 2014 
Finansal piyasa katılımcıları, son dönemde jeopolitik riskleri ve ABD Merkez Bankası’nın (FED) faizleri n...
16 
EKİM - 2014 
Geride kalan ay içerisinde ABD Merkez Bankası’nın (FED) faiz artırım spekülasyonlarından olumsuz etkilene...
17 
EKİM - 2014 
Bakırda Eylül ayı boyunca gerçekleşen fiyatlamaları incelediğimizde, gerek en önemli talep ülkesi olan Çi...
18 
EKİM - 2014 
Son 1 aydır 90,40 destek noktası üzerinde kalmayı başararak yukarı yönlü tepki alımları için önemli adıml...
19 
EKİM - 2014 
Eylül ayı içerisinde, gerek politik gerekse arz-talep odaklı fiyatlamaların ana başlıklar arasında yer al...
20 
EKİM - 2014 
Şeker fiyatlamalarında Eylül ayının 3. haftasına kadarki süreçte, düşüş baskısının üretim miktarındaki ar...
21 
EKİM - 2014 
Tarım ürünleri son zamanlarda üretim miktarlarındaki artışlar neticesinde aşağı yönlü baskısını sürdürmek...
22 
EKİM - 2014 
Eylül ayındaki fiyat hareketlerini izlediğimizde, ucuzlayan enerji fiyatlarının üretim maliyetlerini düşü...
23 
EKİM - 2014 
Dünyanın en büyük soya fasulyesi yetiştiricisi konumundaki ABD’nin Tarım Bakanlığı’na (USDA) göre, ilgili...
24 
EKİM - 2014 
Talebin azalması nedeniyle son çeyrekte artan stok rakamları, Tarım ürünlerinin değer kaybetmesine katkı ...
25 
EKİM - 2014 
YÜKSELİŞ TRENDİ KORUNUYOR 
Fed’in faiz artırımından endişe duymadan tek piyasa ABD borsaları gibi görünüy...
26 
EKİM - 2014 
BÜYÜMEDE TIKANMA MI PARASAL GENİŞLEME Mİ ETKİLİ OLACAK? 
Alman iş ortamını gösteren endeksler negatif sey...
27 
EKİM - 2014 
Finans şirketleri arasında dünyanın en büyük isimlerinden biri olan Morgan Stanley (#MORGAN_STA), son 4 y...
28 
EKİM - 2014 
Geçtiğimiz ay İstanbul Airshow’da 747-8 Intercontinantel isimli modelini görücüye çıkaran, dünyanın en bü...
29 
EKİM - 2014 
Son dönemde yürütülen soruşturmalar ve almış olduğu cezalarla yüklü tazminatlar ödeyen Bank Of America (#...
30 
EKİM - 2014 
RİSK AÇIKLAMASI Kaldıraçlı alım satım işlemleri sonucunda kar elde edebileceğiniz gibi zarar riskiniz de ...
31 
EKİM - 2014 Hazırlayanlar 
Eylül Ayı Özeti Sermet Doğan 
Ekim ayında öne çıkan makro-ekonomik gelişmeler Sermet Doğan ...
32 
EKİM - 2014
Prochain SlideShare
Chargement dans…5
×

Ekim 2014 - Aylık Piyasa Raporu

3 099 vues

Publié le

Ekim 2014 - Aylık Piyasa Raporu

Publié dans : Économie & finance
  • Soyez le premier à commenter

Ekim 2014 - Aylık Piyasa Raporu

  1. 1. 1 EKİM - 2014 GCM MENKUL KIYMETLER A.Ş. ARAŞTIRMA VE ANALİZ DEPARTMANI EKİM 2014 - AYLIK RAPOR
  2. 2. 2 EKİM - 2014 Giriş Sayfa İçindekiler 2 Eylül Ayı Özeti 3-4 Ekim ayında öne çıkan makro-ekonomik gelişmeler 5-6 Ekonomik Takvim 6 ANALİZ ÇALIŞMASI 7-29 Parite Analizleri 7-13  EURUSD Analizi 7  GBPUSD Analizi 8  USDTRY Analizi 9  USDJPY Analizi 10  EURJPY Analizi 11  USDCHF Analizi 12  EURGBP Analizi 13 EMTİA ANALİZLERİ 14-24 Kıymetli Maden Analizleri 14-17  Altın Analizi 14  Gümüş Analizi 15  Platinum Analizi 16  Bakır Analizi 17 Enerji Fiyatları Analizleri 18-19  Ham Petrol Analizi 18  Doğalgaz Analizi 19 Tarım Ürünleri Analizleri 20-24  Şeker Analizi 20  Buğday Analizi 21  Mısır Analizi 22  Soya Fasulyesi Analizi 23  Pamuk Analizi 24 ENDEKS ANALİZLERİ 25-26  S&P500 Analizi 25  Dax30 Analizi 26 HİSSE SENEDİ ANALİZLERİ 27-29  Morgan Stanley Analizi 27  Boeing Analizi 28  Bank Of America Analizi 29 Risk Açıklaması 30 Hazırlayanlar 31
  3. 3. 3 EKİM - 2014 “Asya - Pasifik” Yılın üçüncü çeyreğinin son ayı uzak doğu ülkeleri için oldukça hareketli geçti. Kıtanın büyük ekonomilerinden gelen haberler ve makro-ekonomik görünüm, varlık fiyatlarında önemli değişikliklerin izlenmesini sağladı. Japon Yen’i Dolar karşısında son 6 yılın en düşük seviyesine gerilerken dikkat çeken para birimleri arasında yer aldı. Çin ise yine Asya-Pasifik cephesinin en çok konuşulan ülkeleri arasındaki yerini korudu. Geride kalan ay içerisinde Çin’de enflasyonun tahminlerden daha fazla gerilediği, sanayi üretiminin beklentilerin altında kaldığı görüldü. Bunun yanında dünyanın en büyük ikinci ekonomisinde PMI göstergeleri, diğer rakamlara göre daha iyi bir tablo çizdi ve ülke ekonomisinin, hükümetin hedeflerine ulaşabileceği düşüncesine destek verdi. Bunun yanında Çin otoritelerinin, ekonomik büyümeyi desteklemek için teşvik ve reform uygulamaları, dünya piyasalarının da gündemindeki başlıklar arasında yer aldı. Çin Başbakanı, yapısal reformların ekonomik riskleri azalttığı değerlendirmesinde bulunurken, Eylül ayının ortalarında Çin Merkez Bankası (PBOC), ülkenin 5 büyük bankasına likidite sağladı. Çin Maliye Bakanı’nın G-20 toplantısında kullandığı ifadeler ise, hükümetin, 2014 yılı büyüme tahmini olan %7.5’in altındaki rakamları da kabul edebileceği endişelerine yol açtı. Asya’nın bir diğer büyük ekonomisi olan Japonya’da ise, ülkenin para birimindeki fiyat değişimleri öne çıkan önemli gündem maddesi olarak dikkat çekti. Japonya ve ABD merkez bankaları arasındaki politika farklılıkları, Yen’in Dolar karşısında son 6 yılın en düşük seviyesini görmesini sağladı. Japonya Merkez Bankası (BOJ) Başkanı Kuroda’nın, gerektiğinde para politikasını genişletebilecekleri yönündeki ifadelerini güçlü şekilde yinelemesi, ülkenin para birimindeki kayıplara destek verirken, hükümetin emeklilik fonunda reform yapacağı beklentisi de Yen’deki düşüşlerde etkili oldu. Asya-Pasifik’in önemli ekonomilerinden Avustralya tarafında ise, ülke para biriminin Eylül ayı boyunca yaşadığı kayıplar öne çıkıyor. Ülkenin Merkez Bankası (RBA) Başkanı Stevens, Avustralya Doları’nın, ekonominin dengeli bir büyüme içerisinde olması için kolaylık sağlamadığını ve değerinin üzerinde olduğunu belirtmesi, para birimindeki kayıpların tetikleyicisi oldu. Yeni Zelanda Doları da, ABD Doları karşısında sert kayıplar yaşayan para birimleri arasında yer aldı. Yeni Zelanda Merkez Bankası’nın (RBNZ) son toplantısında faiz oranlarının bir süre daha mevcut seviyede tutulacağı mesajını vermesi, ülkenin para biriminde kayıpların hızlanmasına neden oldu. Ayrıca Eylül ayı sonlarında RBNZ’nin Ağustos ayında, son 7 yılın en büyük para birimi satışını yapmış olduğu görüldü. “Avrupa” Avrupa kıtası geride kalan ay içerisinde tüm dünyanın dikkatlerini üzerine çekti. Gerek jeopolitik gelişmeler, gerekse yapılan açıklama ve alınana kararlar, Avrupa tarihine geçecek nitelikteydi. Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) para politikası adımları ve İskoçya referandumu, Ukrayna gelişmeleri ile birlikte yatırımcıların merceği altındaki faktörler arasında yer aldı. Eylül ayı toplantısında ECB’nin piyasaları şaşırttığını ifade edebiliriz. Haziran toplantısının ardından önemli açıklamalar yapan Banka faiz oranlarında sürpriz bir indirime giderken, Ekim ayı ile birlikte varlığa dayalı menkul kıymet (VDMK) alımlarına başlayacağını duyurdu. Ay içerisinde ilk TLTRO (Hedefli Uzun Vadeli Refinansman Operasyonu) ihalesini gerçekleştiren ECB beklediği talebi bulamazken, Banka’nın Başkanı Mario Draghi’nin açıklamaları, Euro’da baskı yapan bir faktör olarak karşımıza çıktı. VDMK alımlarının miktarı ve alınacak varlıkların türü piyasalarda merak konusu olmaya devam ederken, ECB’nin yeni bir yol haritası ile para politikasını genişletme kararı alması önemli bir gelişme olarak değerlendirilebilir. Ayrıca Draghi’nin, gerektiğinde daha fazla genişlemeye gidebileceklerinin altını çizmesi, kıtanın ortak para biriminde baskı yaptı ve Euro, Dolar karşısında yaklaşık 2 yılın en düşük seviyelerini gördü. İngiltere’nin İskoçya gündemi ise, Avrupa’da en çok konuşulan konulardan birisi olarak öne çıktı. 18 Eylül’de yapılan İskoçya referandumuna ilişkin bir anketin, bağımsızlık taraftarlarının ilk kez öne geçtiğine işaret etmesi, sadece Sterlin’de değil, Avrupa endekslerinde de satışlara yol açtı. Ancak odak noktası haline gelen İskoçya’da korkulan olmadı ve halk, Büyük Krallık’ta kalma kararı aldı. İngiltere’nin gündem maddelerinin arasında, ülkenin Merkez Bankası’nın (BOE) Başkanı Mark Carney’nin basına yansıyan konuşmalarının da yer aldığını ifade edebiliriz. Başkan her ne kadar faiz artırımı beklentilerini yükseltecek açıklamalarda bulunsa da, ABD Merkez Bankası’nın da faiz artırım planları içerisinde olması, iyi veriler sonrasında ülkeden daha ılımlı ekonomik veriler izlenmesi ve İskoçya referandumunun getirdiği etkiler, Sterlin üzerinde baskı yapmaya devam etti. “Piyasalar Eylül Ayında Neleri Konuştu?”
  4. 4. 4 EKİM - 2014 Tüm Avrupa’da olduğu gibi yurtiçinde de Eylül ayı boyunca jeopolitik gerilim piyasa katılımcıların takibindeki unsurlar arasında yer aldı. Türkiye’nin, ABD’nin müttefikleri ile Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) isimli örgüte düzenlediği operasyonların neresinde yer alacağı belirsizlik yaratan faktörler arasında değerlendirildi. Bunun yanında yüksek enflasyon oranı ve düşük büyüme, TCMB’nin üzerinde baskı yapmayı sürdürdü. Banka, Eylül ayı toplantısında faiz oranlarını değiştirmezken, yapılan açıklamada yüksek kalmaya devam eden enflasyonun gıda fiyatlarından kaynaklandığı belirtildi. TCMB ayrıca, enflasyondaki seyir düzelene kadar para politikasında sıkı duruşun devam edeceğini duyurdu. Türk Lirası ise küresel etkiler ve ABD Merkez Bankası’nın faiz artırım spekülasyonu ile Eylül ayı içerisinde önemli derecede değer kaybı yaşadı. “ABD” Dünyanın en büyük ekonomisinde üçüncü çeyreğin son ayında, para politikalarının varlık fiyatlarına olan etkisinin öne çıktığını söyleyebiliriz. Federal Açık Piyasa Komitesi’nin (FOMC) 17 Eylül’de tamamlanan toplantısından çıkan sonuçların yanında, politika yapıcılardan gelen açıklamalar ve makro-ekonomik veriler yakından izlendi. ABD Merkez Bankası’nın (FED) erken bir faiz artırımına gidebileceği düşüncesi, Dolar endeksinin 4 yılın zirvesine çıkmasını sağlarken, gelişmiş ve gelişmekte olan ülke para birimleri Dolar karşısında genel olarak değer kayıpları yaşadılar. Ağustos ayına ait tarım dışı istihdam değişimi verisinin perakende sektöründeki olumsuzluklar ile 142 bin seviyesinde, yani beklentilerin çok altında kalması, ABD’de FOMC toplantı sonuçları öncesinde piyasalarda soru işaretlerinin artmasına neden olmuştu. Sonrasında ise yatırımcılar, FED’in kritik önem taşıyan toplantısından çıkacak sonuçlara odaklandı. Yapılan açıklama ile tahvil alımları tahmin edildiği gibi 10 milyar Dolar azaltılırken, merakla beklenen sözlü yönlendirme bölümünde bir değişiklik yapılmadı. FED, faizin “kayda değer” bir süre daha düşük kalacağı ifadesini yinelerken, FED Başkanı Yellen, artırımın mekanik bir takvime bağlı olmadığını söyledi. Faizlerin düşük kalacağı yönündeki söylem değişmemesine karşın, FOMC üyelerinin 2015 sonu politika faizi tahminlerini artırması, Dolar’da yukarı yönlü hareketleri tetikleyen önemli bir unsur olarak dikkat çekti. Eylül ayı sonrasında açıklanan GDP verisi ise, ABD’nin yılın ikinci çeyreğinde %4.6 büyüdüğüne işaret etti ve son iki buçuk yılın en hızlı büyümesi kaydedilmiş oldu. Ekonomik bu gelişmelerin yanında, ABD’nin IŞİD örgütüne karşı harekete geçme kararı alması da önemli bir gelişme olarak değerlendirilebilir. Irak ve Suriye’de, müttefikleri ile birlikte atılacak adımlar, ABD’nin gündemini oluşturabilecek başlıklar arasında gelecek ay içerisinde de kendine yer bulabilir. “Eylül Ayının Kritik Grafikleri” *Çin – İmalat PMI, ABD – Tarım Dışı İstihdam Değişimi, Euro Bölgesi – Enflasyon Oranı, Türkiye – Faiz Oranı
  5. 5. 5 EKİM - 2014 “Ekim Ayında Öne Çıkan Gelişmeler” “Asya - Pasifik” Yılın son çeyreğinin ilk ayında Asya –Pasifik ülkelerini makro-ekonomik gelişmelerin yanında, merkez bankalarından gelecek açıklamaların ve jeopolitik gündemin beklediğini ifade edebiliriz. Hong Kong’daki gösterilerin devam edip etmeyeceği, varlık fiyatları üzerinde etkili bir faktör olabilir. Bunun yanında geride kalan çeyreğe ilişkin rakamlar, Ekim ayını diğerlerine göre bir miktar daha önemli kılıyor diyebiliriz. Çin cephesinden gelecek PMI verileri, ticaret dengesi, enflasyon oranı ve sanayi üretimi gibi makro-ekonomik göstergelerin yanında bu kez, yılın üçüncü çeyreğine ilişkin büyüme datası gündemde olacak. Geride kalan yılın aynı dönemine göre dünyanın en büyük ikinci ekonomisinin ne kadarlık bir büyüme kaydettiğinin görüleceği rakam, Çin hükümetinin ekonomiye olan desteğinin tonunu belirleyebilir. Dolayısı ile birçok global finansal araç fiyatı Çin’in kritik GDP verisi ile yön arayabilir. Bunun yanında gerek hükümet yetkililerinden, gerekse Çin Merkez Bankası’ndan teşviklere ilişkin yapılacak açıklamalar, yatırımcıların merceği altında olacak. Japonya’da ise Ekim ayında piyasaları iki tane Merkez Bankası (BOJ) kararı bekliyor. 7 ve 31 Ekim tarihlerinde toplanacak BOJ’un yeni bir adım atması beklenmese de, Banka’nın Başkanı Kuroda’nın açıklamaları para politikasının yönü konusunda bilgi verebileceği için dikkatle izlenecek. Ayrıca Tankan ve enflasyon verileri, ülkenin Başbakanı Abe’nin olası açıklamaları ile birlikte Yen’de etkili olabilir. Avustralya ve Yeni Zelanda’ya döndüğümüzde, söz konusu ülkelerde Çin’e ilişkin gelişmelerin ve kendi merkez bankları kararlarının yakından izleneceğini ifade edebiliriz. “Avrupa” Ekim ayında Avrupa kıtasında, makro-ekonomik gündem ile birlikte, yine jeopolitik risklerin izleneceğini ifade edebiliriz. Ortadoğu’da ABD’nin faaliyetlerine hangi ülkelerin desteğini sürdüreceği sorusunun yanında, Ukrayna’daki ateşkesin ömrü, varlık fiyatlarının seyri için belirleyici olabilir. Bununla birlikte İskoçya’daki bağımsızlık referandumu sonrasında özellikle İspanya gibi ülkelerde ayrılıkçıların sesini yükseltmesi gerilimi tırmandırabilir. Ekonomik gündem ise merkez bankaları ve datalar ile şekillenebilir. Ayın hemen başında yapılacak olan Avrupa Merkez Bankası (ECB) toplantısı, yatırımcıların dikkatle izleyeceği ve kıtadaki finansal araç fiyatlarının yönünü belirleyebilecek kritik bir gelişme olarak öne çıkıyor. Varlığa dayalı menkul kıymet alımlarının büyüklüğü ve alınacak varlıkların türü, piyasalarda yatırımın yönünü etkileyebilir. Bununla birlikte, büyüme ve enflasyon oranları yakın mercek altında yer alacak rakamlar olarak dikkat çekerken, 27 Ekim’de yayımlanması beklenen ECB’nin banka stres testi sonuçları, Euro Bölgesi’nin bankacılık sektörünün gücünü göstereceği içi risk algısında ve varlık fiyatlarında değişimlere yol açabilir. İngiltere tarafını incelediğimizde, PMI dataları, enflasyon ve büyüme oranı gibi makro-ekonomik göstergeler, yine ülkenin Merkez Bankası’nın (BOE) faiz artırım zamanlamasına ilişkin beklentiler için gündemde yer alacak. BOE’nin 9 Ekim’de sonlanacak toplantısında para politikasında bir değişiklik yapması beklenmezken, toplantının 22 Ekim’de yayımlanması beklenen tutanaklarında, ülke ekonomisine ait değerlendirmeler ile birlikte faiz ve parasal genişleme oylamaları merakla incelenecek. Son iki toplantıda, iki Para Politikası Komitesi üyesi, faiz oranının 25 baz puan artırılması yönünde oy kullanıyor. İç piyasalara göz attığımızda, yayımlanacak olan enflasyon ve işsizlik oranı verilerinin, 23 Ekim’deki TCMB toplantısında alınacak kararlara ilişkin fiyatlamaların yapılmasına yol açabileceğini söyleyebiliriz. Bunun yanında, son toplantısında faizleri değiştirmeyen Merkez Bankası’nın yol haritası ve ABD Merkez Bankası’na ilişkin beklentiler, iç piyasada varlık fiyatlarına yön verebilir.
  6. 6. 6 EKİM - 2014 “ABD” Yeni bir çeyreklik dönemin başlaması ile birlikte ABD ekonomisinde şirket bilançoları, piyasa geneli için yakından takip edilecek bir unsur olarak öne çıkıyor. Dünyanın en büyük firmalarının yılın üçüncü çeyreğine ait faaliyet sonuçları ile birlikte, para politikasına ilişkin gelişmeler, ülke hükümetinin IŞİD konusundaki kararları, fiyatlama davranışları üzerinde Ekim ayı içerisinde etkili olabilir. Ayın ilk günlerinde gelecek ABD’nin istihdam raporu, FED’in atacağı adımlar adında kritik bir önem taşıyor. Özellikle tarım dışı istihdam değişimi verisinin sonucu, FOMC toplantısında alınacak karara ilişkin ipuçları taşıyabilir. 8 Ekim’de yayımlanacak, 17 Eylül’de tamamlanan FOMC toplantısının tutanakları sonrasında dikkatler, parasal genişlemenin tamamen bitirilmesinin beklendiği yeni FOMC toplantısında olacak. İki gün sürecek ve 29 Ekim’de sonlanacak olan FED toplantısında varlık alımlarının bitirilmesi ve Banka’nın, ilk faiz artırımına ilişkin bilgilendirmeler yapması bekleniyor. FED’in para politikası normalleşirken izleyeceği rota, Dolar’ın seyri açısından büyük bir önem taşıyor ve küresel piyasaların da en önemli gündem başlığı olarak dikkat çekiyor diyebiliriz. 29 Ekim akşamı FOMC tarafından sonra yayımlanacak kararların ardından piyasalar, ikinci çeyrekte %4.6 büyüyen ABD ekonomisinin, üçüncü çeyrekte nasıl bir büyüme performansı gösterdiğini izleyecekler. Detaylı Ekonomik Takvim verilerini görüntülemek için tıklayınız. “Ekim ayı Ekonomik Takvim”
  7. 7. 7 EKİM - 2014 GERİLEYEN PARİTE DRAGHI’YI BİRAZ DAHA BEKLETİR Mİ? Euro Bölgesi sorunları bitmiyor, en kötüsü geride kaldı derken bölge içinde bugüne kadar sağlam durmuş ülkelerin yalpaladığını görüyoruz. Şimdilik çok konuşulmayan, bir kenarda bekleyen bir sorun var. Borçluluk. Kamu borcunun gayri safi yurt içi hasılaya oranının %60 civarında olması makul karşılanıyor. Bu oran büyük Euro Bölgesi ülkelerinde son durumu ise şöyle;  Fransa % 92  Almanya % 78  İtalya % 132  İspanya %94 Yüksek borçluluk, “büyüyememe” sorunuyla birleşince yeni bir krizin tohumları atılıyor. Aynı ülkelerin büyüme rakamları;  Fransa 0.1  Almanya 0.8  İtalya -0.2  İspanya 1.2 Euro Bölgesi yüksek borçluluğun krize dönmesini engellemek veya ötelemek için faizi düşük tutmaya mahkum. Enflasyon konusunda durum parlak değil. Son gelen çekirdek TÜFE 0.70 oranında. Draghi TLTRO’nun ilk turundan beklediği sonucu alamadı. ECB’nin amacı uyguladığı para politikalarıyla tüketimi canlandırmak. Bankaların mevduatına negatif faiz, LTRO paketleri, beklenen varlığa dayalı menkul kıymet alımı vs. hep bu amaca yönelik. Fakat bir merkez bankasının bölge ekonomisini canlandırabilmek için yapabilecekleri sınırlı. ECB’nin son silahı daha geniş anlamda bir parasal genişleme. Hedef ulaşmak için ise Draghi’nin söylediği gibi hükümetlerin sorumluluk alıp mali politikalarla para politikasını desteklemeleri şart. Bir taraftan Fed’in faiz artırımına biraz daha yakın olduğu algısı, diğer taraftan ECB’nin parasal genişlemeye gideceği beklentisi pariteyi 1.26 seviyesi altına indirdi. 1.2750 desteğinin kırılması yakın vadede paritede 1.25 seviyesine doğru hareketi başlatmış olabilir. Eğer Draghi’den parasal genişlemeye dair açıklamalar Perşembe günü ECB toplantısında açıklanırsa bu hedefe doğru yol alınabilir. 1.25 seviyesinin altında güçlü bir destek bölgesinden bahsetmek zor. 1.25 seviyesinin de altına iniliyorsa ( Fed/güçlü ABD verileri, ECB/parasal genişleme) 1.20 seviyesi yeni hedef olabilir. Draghi bekleneni vermez ve ABD ekonomisine dair veriler güçlü trende işaret etmezse paritede son yaşanan düşüşe tepki yaşanabilir. Bu durumda 1.2750 seviyesi ilk direnç olacaktır. EURUSD ANALİZ “ EUR/USD GÜNLÜK GRAFİK” Grafiği daha detaylı incelemek için tıklayınız. Destek: 1,2500-1,2300-1,2000 Direnç: 1.2750-1.2970-1.3160
  8. 8. 8 EKİM - 2014 İskoçya referandum ile ilgili spekülatif açıklamalar ve özellikle anket sonuçlarının ülke para birimi Sterlin üzerindeki etkisi ile hareketli bir hafta geçiren GBPUSD paritesi yükselişlerini 1,6530 seviyesine kadar devam ettirse de 89 günlük üssel hareketli ortalama olan 1,6610 seviyesi altında kalmayı sürdürdü. Bu tutum orta vadeli düşüş trendinin devam etmesi açısından önemliydi ve paritenin bu seviye altındaki hareketleri mevcut trendin tekrar teyit edilmesini sağladı. Bu bağlamda da 89 günlük üssel hareketli ortalama altında kaldığı müddetçe orta vadeli düşüş trendi devam etmektedir. Faizlerde ilk artış İngiltere Merkez Bankasından (BOE) bekleniyor. Bu nedenle de parite de yeni bir alış rallisi mi oluşacak? BOE başkanı Carney, göreve başladığından beri gerçekleştirmiş olduğu politikalar ve almış olduğu cesur kararlar ile İngiltere ekonomisinin diğer ekonomilerden ayrılmasına neden oldu. Bu kararlar, ülkeler arasında ilk faiz artırımın İngiltere’den gelecek beklentisinin güçlenmesine neden oldu. Ancak ABD merkez bankasının da faizlerde artışa gidecek olması ile mevcut gücüne güç katması beklenilen Dolar, güçlü Sterlin üzerinde önemli bir etki yaratabilir. Bu bağlamda da İngiltere merkez bankası daha erken faiz artırımına gitse de parite de net bir yükseliş fırsatı olmasını beklemek doğru bir yaklaşım değildir. Buna ilaveten teknik göstergelerde aşağı yönlü baskının devam edeceğine ilişkin önemli sinyaller vermektedir. Bu nedenle de yükselişler alış fırsatı değil sermaye miktarına uygun bir şekilde satış fırsatı olarak değerlendirilmelidir. Teknik olarak GBPUSD paritesini incelediğimizde 89 günlük üssel hareketli ortalama olan 1,6610 bariyeri altında kaldığımız müddetçe orta vadeli negatif beklentimiz devam etmektedir. Kısa vadeli olarak pariteyi incelediğimizde ise 1,6350 bariyeri göze çarpmaktadır. Parite eğer bu bariyer altında kalmayı sürdürürse 1,6050 – 1,5850 desteklerine doğru yeni bir hareketlilik görülebilir. Parite de tepki alımı beklentisi mevcut mu? Bu sorunun cevabını kısa vadeli dikkatle takip etmemiz gereken 1,6350 bariyeri ile cevaplandırabiliriz. Parite de tepki alımlarının devam edebilmesi için 1,6350 bariyerinin geçilmesi gerekmektedir. Aksi takdirde aslolan satıcılı seyir hız kesmeden kendisini hissettirebilir. Bu bağlamda da yeni hafta da 200 günlük üssel hareketli ortalama olan 1,6610 seviyesi dikkatle takip edilmelidir. “GBP/USD ANALİZ” /USD” “ GBP/USD GÜNLÜK GRAFİK” Grafiği daha detaylı incelemek için tıklayınız. Destek; 1,6155-1,6050-1,5850 Direnç; 1,6350-1,6438-1,6530
  9. 9. 9 EKİM - 2014 Fed’in faiz artırım süreci, kriz boyunca parasal genişleme paketlerinden faydalanmış gelişmekte olan ülke piyasalarını zorluyor. Bütün gelişmekte olan ülke para birimleri dolara karşı değer kaybederken TL farklı bir seyir izlemiyor. Eylül ayında TL’nin değer kaybı yaklaşık % 6 oldu, Brezilya realinin % 10, Güney Afrika randının % 6, Hindistan rupisinin % 2 değer kaybını izledik. Cari açık sorunu olan, açığın finansmanında sıcak paranın yüksek paya sahip olduğu ülkelerde faiz artırım sürecinin tedirginliği daha çok hissediliyor. Finansman daha yüksek maliyetle sağlanacaksa bu piyasaların dalgalanması kaçınılmaz. Türkiye için ekim ayının başında birkaç başlık önem arz ediyor. Enflasyon: gıda fiyatlarının yüksekliği enflasyonda Merkez Bankası’nın beklediği gerilemeyi engelliyor. Emtia fiyatlarında gerileme enflasyon düşüşüne destek olsa da dolardaki yükseliş enflasyona dair endişelerin yatışmasına engel oluyor. Son toplantısında Merkez Bankası faizde bir değişikliğe gitmedi fakat, bir taraftan tatmin edici olmayan büyüme, bir taraftan enflasyon, bir taraftan Fed baskısı Merkez’in işini kolaylaştırmıyor. 3 Ekim’de kredi derecelendirme kuruluşu FITCH’in Türkiye değerlendirmesini alacağız. Son dönemde kurumdan gelen açıklamalar çok iç açıcı değildi. Not indirimi için gereken koşulların olmadığını düşünsek de görünümün negatife düşürülmesi tehlikesi var. Görünüm aşağı çekilirse USDTRY paritesinde yukarı yönlü hareket mümkün. Bunun yanında jeopolitik gelişmeler Türkiye üzerinde baskısını daha artan oranda hissettirmeye başladı. Güneyde yaşanan sorunların büyümesi durumunda yurt içi piyasaların tedirgin olmaması çok zor. Ayrıca Rusya meselesinin yarattığı sıkıntıların çevre ülke piyasalarına yansıma riski artıyor. Fed ve faiz artırımı tarafına bakarsak, ekim ayı ilk haftasında 3 ekim tarihinde tarım dışı istihdam ve işsizlik rakamları açıklanacak. Tarım dışı istihdam rakamı 220 bin üzerinde gelirse doların biraz daha değer kazandığını görebiliriz. Ay boyunca ABD ekonomisine dair gelebilecek her iyi veri paritelerde doların değerlenmesi sonucunu doğurabilir. Tersi olur ve kötü verilerle karşılaşırsak eylül ayında yaşanan yükselişler bir miktar geri çekilme doğurabilir. Merkez Bankası parite 2.25 seviyesi üzerine çıkınca günlük döviz satım ihalesini 10 milyon dolardan 40 milyon dolara çıkardı, fonlama maliyetini yükseltti. Buna dövize müdahele demek çok doğru olmayabilir. TL, kendi kulvarındaki para birimlerinden farklı hareket etmedikçe Merkez Bankası’ndan büyük müdaheleler beklenmemesi gerektiğini düşünüyoruz. USDTRY 2.25 seviyesini aştı. Bu seviye üzerinde ocak 2014 zirvesi olan 2.39 seviyesine kadar anlamlı bir dirençten bahsetmek güç. Psikolojik direnç olarak 2.30 seviyesinden bahsedebiliriz. Geri çekilmelerde ilk destek 2.25 seviyesinde. 2.25 seviyesi altında 2.20 seviyesinin psikolojik destek olduğunu söyleyebiliriz. “USD/TRY ANALİZ” “ USD/TRY GÜNLÜK GRAFİK” Grafiği daha detaylı incelemek için tıklayınız. Destek: 2,2500-2,2000-2,1875 Direnç: 2,3000- 2,3400-2,3900
  10. 10. 10 EKİM - 2014 Eylül ayı boyunca küresel piyasalarda FED’in ilk faiz artırımına ilişkin beklenti ve tartışmaların, varlık fiyatlarını etkileyen ana madde olduğunu ifade edebiliriz. Bununla birlikte USD/JPY paritesinde de, ABD ekonomisindeki toparlanmanın faiz artırımını beklenenden erkene alabileceği spekülasyonlarıyla sert yükselişler gerçekleştiğini gördük. Önümüzdeki süreçte, gerek ABD gerekse Japonya’da merkez bankaları kararları dikkatle takip edilmelidir. Özellikle FED’in Ekim ayı toplantısında varlık alım programından tamamen çıkmasına dair tepkilerin izlenmesi ve kurumun açıklamaları muhakkak izlenmelidir. USD/JPY paritesini incelediğimizde, temel anlamda FED kararlarıyla kritik bir sürece gelindiğini, bunun teknik anlamda da oldukça önemli bir aşamayı temsil ettiğini ifade edebiliriz. Eylül ayında yeşil ile belirttiğimiz 16 yıllık trendin sona ermesinin ardından, kırmızı renkle belirttiğimiz ve 12 yıldır devam eden trendin sınırı olan 109,70 bölgesinde yoğunlaşan hareketler dikkat çekmektedir. 2007’de kriz sonrası düşüşün ardından toparlanma bölgesini gösteren 108,60 – 110,75 bandı, bu süreçte beklentilerin yönlenmesinde etkili olabilir. Yükseliş baskısının devamlılık gösterebilmesi için, bandın orta noktası ve trend sınırı durumundaki 109,70 seviyesinin aşılması gerekmektedir. Diğer yandan, bandın üst noktası olan 110,75 üzerinde gerçekleşebilecek her haftalık kapanış, yükselişe yönelik baskılar için teyit oluşturabilir. Paritede düşüş yönlü beklenti oluşturabilmek için, 109,70 seviyesinin altındaki fiyatlamalar takip edilmelidir. Bu seviyenin geçilememesiyle birlikte oluşabilecek aşağı yönlü baskı, 108,60 seviyesinin kırılmasıyla birlikte destek kazanabilir. Paritede her iki yöndeki beklentide de, Dolar endeksinin rekor seviyelerde tutunma çabasının takibi önem taşımaktadır. Eski FED Başkanı Bernanke’nin varlık alımından çıkış sinyali verdiğinde endeksin ulaştığı zirvenin, Eylül ayında aşıldığını görüyoruz. Bu seviye üzerinde (84,97) üzerinde tutunma çabası, paritede yükselişi destekleyebilir. “USD/JPY ANALİZİ” USDJPY AYLIK GRAFIK Grafiği daha detaylı incelemek için tıklayınız. Destek: 108,60 – 107,10 – 106,00 Direnç: 109,70 – 110,75 – 111,90 DOLAR ENDEKSİ HAFTALIK GRAFIK Grafiği daha detaylı incelemek için tıklayınız.
  11. 11. 11 EKİM - 2014 Küresel piyasalarda gözler bir taraftan FED’in ilk faiz artırımına odaklanırken, enflasyonu canlandırmaya çalışan Euro Bölgesi ve Japonya’ya dair fiyatlamaların ikinci planda yer aldığını gördük. Bu nedenle Dolar endeksine bağlı fiyatlamaların oldukça yoğun gerçekleştiği paritede, ABD verilerinin etkisi büyük ölçüde gerçekleşti. Ekim ayı oldukça yoğun bir tempoyla başlangıç yapıyor. Diğer yandan FED ve Japonya Merkez Bankası para politikası kararları da dikkatle takip edilmelidir. Teknik olarak incelediğimizde, 2012 yılı ortasından bu yana sürmekte olan yükseliş trendi ile 2013 yılı sonundan bu yana yükseliş trendi içerisinde baskı oluşturan mor renkli eğim dikkatleri çekiyor. Bu iki trendin mücadelesinde 21 haftalık exponential (üssel) hareketli ortalamanın etkili bir görev üstlendiğini ifade edebiliriz. Eylül ayında, güncel seviyesi 138,30 olan 21 haftalık üssel hareketli ortalama ile birlikte, yükseliş baskısının düşüş trendinin sınırı olan 141,33’ü hedeflediğini gördük. 138,30 seviyesi üzerinde kalındığı müddetçe, yükseliş baskısının etkili olması beklenebilir. Uzun vadeli trendin baskıları yenebilmesi için, paritenin 141,33 seviyesinin üzerinde çıkması gerekmektedir. Bu şart sağlandığı taktirde, yukarı yönlü baskılar netlik kazanabilir. Paritede düşüş yönlü beklenti oluşturabilmek için düşüş trendinin etkilerinin takibi gerekmektedir. 141,33 seviyesinin aşılamamasıyla destek bulabilecek düşüş baskısı, 138,30 seviyesinin kırılmasıyla güç kazanabilir. Olası satışlarda 135,56 desteği hedeflenebilecekken, daha kalıcı beklentiler için bu seviyenin kırılması gerekmektedir. Bu şartla birlikte satışlar tepki tanımından çıkıp, ana hareket olarak işlev görebilirler. “EURJPY ANALİZİ” “ EUR/JPY HAFTALIK GRAFİK” Grafiği daha detaylı incelemek için tıklayınız. Destek: 138,30 – 137,00 – 135,56 Direnç: 139,85 – 141,33 – 142,41
  12. 12. 12 EKİM - 2014 Küresel piyasalarda FED’in ilk faiz artırımına ilişkin beklentilerin fiyatlamaları etkilediği süreçte, Dolar endeksinin USD/CHF paritesi üzerindeki etkisinin de ağırlık kazandığını söyleyebiliriz. Endeksin 4 yılın rekor seviyesine ulaşmasıyla birlikte, paritenin de son 1 yılın en yüksek seviyelerine kadar ulaşması dikkat çekti. Önümüzdeki süreçte, özellikle ABD verileri ve FED toplantısı kararları dikkatle takip edilmelidir. Ekim ayı içerisinde Dolar endeksinin ağırlık kazanması nedeniyle göstergenin izlenmesi önem kazanmaktadır. Teknik olarak incelediğimizde, 2012 yılı ortasından bu yana devam eden kahverengi ile belirttiğimiz düşüş kanalını görmekteyiz. Kanalın içerisinde 2014 yılı Mayıs ayından bu yana oluşan tepki hareketiyle meydana gelen yükseliş kanalının takibini gerçekleştirmekteydik. Kısa vadeli kanalın düşüş baskısıyla olan mücadelesini kazanmasıyla birlikte, alımların ön plana çıktığı ve bunun Dolar endeksiyle de destek bulduğunu gördük. Önümüzdeki süreçte, paritenin yükseliş ve düşüş kanallarının kesişim noktası olan 0,9452 seviyesi üzerinde tutunma çabası kritiktir. Bu şart sağlandığı müddetçe, yükseliş baskısının etkili olması ve rekorların tazelenmesi beklenebilir. Olası alımlarda 0,9787 seviyesine doğru fiyatlamalar oluşabilir. Paritede düşüş yönlü beklenti oluşturabilmek için, Dolar endeksindeki rekor bölgelerdeki seyrin aşağı yönlü toparlanma çabasına gerek bulunmaktadır. Bu şart ile birlikte, 0,9452 seviyesi altında gerçekleşebilecek haftalık kapanış, düşüş için etki oluşturabilecekken, bu süreç içerisinde kırmızı renkle belirttiğimiz yükseliş kanalının 0,9236 seviyesi kırılana dek aktif olacağı unutulmamalıdır. “USDCHF ANALİZİ” “USD/CHF HAFTALIK GRAFİK” Grafiği daha detaylı incelemek için tıklayınız. Destek: 0,9452 – 0,9236 – 0,9013 Direnç: 0,9623 – 0,9787 – 0,9969
  13. 13. 13 EKİM - 2014 İki Avrupalı para biriminin değeri üzerinde geride kalan ay içerisinde etkili olan önemli gelişmeler yaşandı. İngiltere’de İskoçya bağımsızlık referandumuna ilişkin fiyatlamalar ve ülkenin Merkez Bankası’nın (BOE) faiz artırımına ait beklentiler etkili olurken, Euro Bölgesi için kritik nokta, Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) para politikası tarafında attığı adımlar olarak öne çıktı diyebiliriz. Eylül ayının başlarında İskoçya belirsizliği ile Sterlin’de izlenen kayıplar EUR/GBP paritesinde yukarı yönlü hareketlere destek vermişti. Ancak sonrasında ECB’nin para faiz oranını beklenmedik bir şekilde düşürmesi ve para politikasını genişletme kararı aldığını duyurması, kıtanın ortak para biriminde sert kayıplar gerçekleşmesine neden oldu. Bu paralelde ilgili paritede de düşüşler, geride kalan ayın genelinde etkili oldu. Dördüncü çeyreğin ilk ayında ise EUR/GBP için dikkatler yine iki para biriminin politikalarını yöneten merkez bankalarında ve ilgili makro-ekonomik göstergeler üzerinde olacak. ECB’nin varlığa dayalı menkul kıymet alımlarının büyüklüğü ve alınacak varlıkların türüne ilişkin açıklamalar Euro tarafında etkili olabilecekken, BOE’nin faiz artırımına ne kadar yaklaştığına ait spekülasyonlar Sterlin’de yönü belirleyici olabilir. İki merkez bankasının arasındaki para politikasının farklılaşması ise uzun vadede EUR/GBP paritesindeki aşağı yönlü baskıları destekleyebilir. Pariteyi teknik olarak incelediğimizde, fiyatın düşüş trendi içerisindeki hareketlerini sürdürdüğünü görebiliyoruz. Bu paralelde çiftin, 34 haftalık hareketli ortalama ve kanal üst noktası olan 0,8080 seviyesi altında kaldığı sürece aşağı yönü hareketlerini sürdürebileceğini ifade edebiliriz. Ancak Eylül ayında yaşanan son düşüşlerden sonra, paritede kayıpların devam edebilmesi için 0,7755 desteğinin kırılması önem taşımaktadır. Bu desteğin geçilememesi halinde tepki alımları gelebilir ve fiyat kanalın üst noktalarına doğru yükseliş göstererek 0,7872 ve 0,7975 dirençlerini test etmek isteyebilir. “EUR/GBP ANALİZ” “ EUR/GBP HAFTALIK GRAFİK” Grafiği daha detaylı incelemek için tıklayınız. Destek: 0,7755-0,7687-0,7560 Direnç: 0,7872-0,7975-0,8080
  14. 14. 14 EKİM - 2014 1180 DOLAR SEVİYESİNE ÇOK YAKIN ABD için faiz artırım sürecinin biraz daha yakın olduğu algısı altın fiyatını 1200 dolar desteğine kadar geriletti. Yatırımcılar altın için 1180-1200 desteğinin çalışıp çalışmayacağına odaklanmış durumda. Altın fiyatlarını aşağı yönde baskılayan faktörleri inceleyelim Riskli varlıklardan kaçış yok. Büyük dünya borsaları, özellikle ABD borsaları arada küçük düzeltmeler yaşasa da yükseliş trendini koruyor. Hisse senedi piyasaları canlıyken, trend korunuyorken altının alternatif olarak veya güvenli liman olarak tercih edilmesi zor görünüyor. Borsa endekslerinde gerilemeler altın için yükseliş fırsatı sunsa da bu yükselişler kısa soluklu kalmaya devam ediyor. Sıkıntılı dönemlerde altının değil, tahvil-bono piyasasının güvenli liman olarak değerlendirildiğini görüyoruz. Altın için yazılacak senaryolarda yine baş aktör Fed. Fed faiz artırım sürecine yakın olduğunu vurguladıkça altın fiyatı aşağı yönde baskılanacak. Faiz artırımın ne zaman başlayacağı ve artırım adımlarının nasıl olacağı henüz meçhul. Genel beklenti faiz artırımının 2015’in ortasında başlaması ve 25 baz puanlık artırımlarla 2 yıl içinde %4 seviyesine ulaşılması. Fakat Fed’in ne yapacağı ise tamamen ABD ekonomisinin gidişatına bağlı. Erken faiz artırımının kazanımları geri alması korkusu Fed’i ekonomiyi izlemeye devam zorunda bırakıyor. Hala ekonominin Fed desteğine ihtiyaç var, ama bu destek ihtiyacının azaldığı verilerle teyit edilirse Fed daha fazla beklemeyecektir. Faiz artırımı dolara değer kazandıracak bir adım olacağı için doların karşısında ne varsa değer kaybedecek. Piyasalarda bu durum eylül ayı içinde satın alınmaya başladı bile. Fed, sürece dair belirsizliği koruduğu sürece her iyi ABD verisinde altın fiyatının aşağı yönlü hareketi izlenebilir. Kötü veri biraz nefes aldırabilir ama büyük bir hareket beklemek doğru olmayabilir. Haziran 2013 ve Aralık 2013 tarihlerinde son dönem dip seviyesi olan 1180 dolar seviyesi görülmüştü. Altın adım adım bu bölgeye çekiliyor. 1180 seviyesinin de altına inilirse 1050-1000 dolar aralığı hedeflenebilir. 1200 dolar üzerinde kalınması halinde kötü veri- borsalarda gerileme ile bir miktar yükseliş yaşanabilir. 1240 seviyesi aşılmadan düşüş baskısından kurtulması mümkün olmayabilir. “ALTIN ANALİZ” “ ALTIN GÜNLÜK GRAFİK” Grafiği daha detaylı incelemek için tıklayınız. Destek: 1180-1050-1000 Direnç: 1240-1275-1300
  15. 15. 15 EKİM - 2014 Finansal piyasa katılımcıları, son dönemde jeopolitik riskleri ve ABD Merkez Bankası’nın (FED) faizleri ne zaman artıracağını fiyatlıyor. Bu durumdan ise kıymetli madenler daha fazla etkileniyor. İsrail – Gazze, Ukrayna – Rusya gibi ülkeler arası yaşanılan gerilimlerin ön planda olduğu zamanlarda kısmen çıkışlar gerçekleştiren Gümüş, FED’in Faiz Artırımına ilişkin “Şahin” tarzı nedeniyle bu tutumunu sürdüremiyor. FED Başkanı Yellen’in faiz artırımı konusundaki cesur adımları ve şahin tavrını koruması, Gümüş’ün 18,20 desteğini aşağı yönlü kırmasını sağlamıştır. Buna ilaveten;  Dolar Endeksinin yükselişlerini sürdürmesi,  ABD borsa endekslerinin yukarı yönlü çıkışlarındaki ısrarcı tavrı,  ABD 10 yıllık hazine tahvil faiz oranlarının toparlanması,  Kıymetli madenlerde fiziki talebin azalması, Altın ve Gümüş gibi kıymetli madenler üzerinde negatif etkinin devam etmesini destekleyen önemli gelişmeleri yukarıda sıraladık. Bu tutum nedeniyle Gümüş ile ilgili negatif beklentimiz devam etmekle birlikte gerçekleşecek olası tepki alımları alış fırsatı değil satış fırsatı olarak değerlendirilmelidir. Teknik olarak Gümüş fiyatını incelediğimizde 18,20 ve 19,55 bariyerleri kısa ve orta vadeli düşüş baskısının devamı için önemli bariyerler olarak karşımızdadır. Gümüş, eğer bu bariyerler altında kalmayı sürdürürse aşağı yönlü baskısını 16,25 ve 14,75 seviyesine kadar devam ettirebilir. 17,30 destek noktasının aşağı yönlü kırılması, bu düşüşü destekleyebilir. Bu bağlamda da yeni ayda 17,30 desteği dikkatle takip edilmelidir. “GÜMÜŞ ANALİZ” “ GÜMÜŞ HAFTALIK GRAFİK” Grafiği daha detaylı incelemek için tıklayınız. Destek: 17,30-16,25-14,75 Direnç: 18,60-19,55-20,50
  16. 16. 16 EKİM - 2014 Geride kalan ay içerisinde ABD Merkez Bankası’nın (FED) faiz artırım spekülasyonlarından olumsuz etkilenen değerli maden fiyatları, güçlü Dolar’ın alternatif yatırım araçlarına olan talebi azaltması ile platin fiyatlarının da son 15 ayın en düşük seviyelerine gerilemesinde etkili oldu. Bunun yanında Avrupa’daki zayıf ekonomik görünümün talebi düşürmesi ve dünyanın en büyük platin üreticisi Güney Afrika’da Haziran ayında maden işçilerinin grevinin sona ermesi, ilgili değerli madenin fiyatında baskı yapan unsurlar arasında yer aldı. Bu faktörlerin birlikte yarattığı etki ile platin, Eylül ayında önemli bir değer kaybı yaşadı. Teknik görünümü incelediğimizde platinin yukarı yönlü hareketlerini son ay içerisinde sonlandırarak, yükseliş kanalının alt noktasını aşağı yönlü kırdığını görüyoruz. Bu paralelde fiyatın kırılan kanalın alt noktası olan 1378 seviyesi altında hareketlerine devam ettiği sürece düşüş baskısı altında kalacağını ifade edebiliriz. Ancak, aşırı satış baskısına maruz kalan madenin fiyatında düşüşlerin devam edebilmesi için son 15 ayın en düşük seviyesi olan 1292 desteğinin kırılması önem taşımaktadır. Söz konusu desteğin altına inilmesi ile 34 aylık üssel hareketli ortalama civarından başlayan düşüşler, 200 aylık üssel hareketli ortalama olan 1147’li fiyat seviyelerine kadar devam edebilir. Ancak 1292’nin geçilememesi halinde tepki alımları gelebilir. Artan otomobil satışları ve talep beklentilerinden destek alabilecek yukarı yönlü böyle bir durumda ise 1378 direnci yakından izlenmelidir. “PLATINUM ANALİZ” “PLATINUM AYLIK GRAFİK” Grafiği daha detaylı incelemek için tıklayınız. Destek: 1292 – 1223 – 1147 Direnç: 1378 – 1427 – 1492
  17. 17. 17 EKİM - 2014 Bakırda Eylül ayı boyunca gerçekleşen fiyatlamaları incelediğimizde, gerek en önemli talep ülkesi olan Çin, gerekse Avrupa pazarında talebin azalacağına ilişkin endişelerle birlikte satış ağırlık bir görünümün gerçekleştiğini ifade edebiliriz. Her ne kadar Çin’de hükümet tarafından teşvik sinyalleri gelse de, olası teşviklerin de sınırlı olacağının açıklanması ve büyüme hedefine ulaşmak için gevşek politikanın da yetersiz olabileceği endişeleri, bakırın kayıplarını ikinci haftasına taşımasına neden oldu. Şili’de bakır üretiminin rekor seviyelere ulaşmasının da arz yönündeki etkiler arasında öne çıktığını eklemek gerekiyor. Önümüzdeki süreçte, yine en büyük talepçi durumundaki Çin verileri takip edilirken, Avrupa pazarına ilişkin bilgilerin de izlenmesi önem kazanmaktadır. Teknik olarak incelediğimizde, 2011 yılından bu yana devam eden ve 110 haftalık basit (simple) hareketli ortalamayla desteklenen düşüş baskısının etkili olduğu süreç içerisinde, mavi renkle belirttiğimiz daha kısa vadeli yükseliş trendini görmekteyiz. Bu trendin Eylül ayının ilk haftası sonrasında sona ermesiyle birlikte düşüş baskısının hız kazandığını söyleyebiliriz. Ekim ayında, söz konusu trendin sınırını oluşturan 3,1179 seviyesi altında düşüş baskısının etkili olması beklenebilir. Olası satışlarda 3,0036 seviyesinin kırılması, 2,9195 seviyesinin hedeflenmesi için önemli bir basamak oluşturabilir. Kanalın alt noktası olan bu bölgenin kırılması, satışların netlik kazanmasında etki sağlayabilir. Bakır fiyatında 2 haftadır yaşanan sert düşüş sonrası, 3,0036 seviyesinin kırılamaması durumunda tepki alımları devreye girebilir. Kısa vadeli yükselişlerde 3,1179 seviyesi hedeflenebilecekken, bu seviyenin geçilmesi trendin desteğiyle birlikte 3,2894 seviyesinin hedeflenmesine destek oluşturabilir. Ancak 3,2894 geçilene kadar, olası yükselişlerin orta ve uzun vadeli satıcılar açısından da fırsat noktaları olduğu unutulmamalıdır. “BAKIR ANALİZİ” “ BAKIR HAFTALIK GRAFİK” Grafiği daha detaylı incelemek için tıklayınız. Destek: 3,0036 – 2,9195 – 2,8464 Direnç: 3,1179 – 3,1974 – 3,2894
  18. 18. 18 EKİM - 2014 Son 1 aydır 90,40 destek noktası üzerinde kalmayı başararak yukarı yönlü tepki alımları için önemli adımlar atan Ham Petrol, bu çıkışlarını devam ettirme görüntüsü ile hareketlerini sürdürse de 200 haftalık basit hareketli ortalama olan 96,43 bariyeri altında kalması nedeniyle tepki alımlarındaki istek güçlü. Yaklaşık 6 haftadır Ham petrol fiyatı 200 haftalık basit hareketli ortalama ile 90,40 arasında sıkışık seyrini sürdürmekte ve özellikle orta-uzun vadeli işlemcilerin sabrını sınamaktadır. Kısa vadeli işlem gerçekleştiren katılımcılar ise 96,40 – 90,40 arasındaki bant hareketini değerlendirmektedir. Bundan sonraki süreçte Ham Petrol de 86,50 mi yoksa 102,05 seviyesi mi hedeflenecek sorusunun cevabını aramaktayız ve yukarıdaki bant, bu konuda bize önemli bir sinyal verebilir. 102,05 için 96,40 üzerinde, 86,50 içinse 90,40 seviyesi altında haftalık kapanış gerçekleştirmesi gerektiği unutulmamalıdır. “HAM PETROL ANALİZİ” “HAM PETROL HAFTALIK GRAFİK” Grafiği daha detaylı incelemek için tıklayınız. Destek: 92,60 – 90,40 – 88,90 Direnç: 96,36 – 98,65 - 100,00
  19. 19. 19 EKİM - 2014 Eylül ayı içerisinde, gerek politik gerekse arz-talep odaklı fiyatlamaların ana başlıklar arasında yer aldığı bir süreç geçirdik. Avrupa ve Rusya arasındaki enerji politikaları, yaptırım yarışında dengeleri sarsarken, diğer yandan havaların tekrar soğumasıyla birlikte talebin artacağına yönelik beklentilerin oluştuğuna şahit olduk. Önümüzdeki süreçte, gerek Avrupa gerek Rusya tarafından alınabilecek kararlar dikkatle izlenirken, diğer yandan mevsimsel şartlar ve sanayi tüketimi nedeniyle veri takibi önemini koruyacaktır. Jeopolitik risklerin de tırmanma potansiyeli düşünüldüğünde, gözlerin özellikle Doğu Avrupa’da olacağını ifade edebiliriz. Teknik olarak incelediğimizde, 2012 yılında başlayıp 2014 yılı ortasında sona eren yükseliş trendi sonrasında, 3,728 – 4,250 aralığında hareketlerini sürdüren bir doğalgaz fiyatı karşımıza çıkmaktadır. Bandın alt noktası durumundaki 3,728 seviyesinin Eylül ayı başına kadar sıkça test edilmesi sonrasında bu seviyenin kırılamadığını ve alımların etkili olduğunu gördük. Fiyat için her iki yöndeki beklentilerde de, bu bant dışındaki fiyatlamalar önem taşımaktadır. Fiyat, Eylül ayı boyunca gerçekleştirdiği yükselişini devam ettirmek istiyorsa, trendin sınırı olan 4,250 seviyesini aşmak zorundadır. Ek olarak, bu bölgede gerçekleşebilecek haftalık kapanış ve kapanışlar, trendin güncelliğini tekrar kazanması açısından teyit oluşturabilir. Fiyat için düşüş beklentisi oluştururken, öncelik bant hareketinin çalışması ve trende dönüş gerçekleşememesi yönünde olmalıdır. 4,250 seviyesinin aşılamamasıyla oluşabilecek satışlarda 3,728 seviyesi hedeflenebilecekken, aşağı yönlü fiyatlamaların netlik kazanabilmesi için bu seviyenin kırılması gerekmektedir. Bu şart sağlandığı taktirde, fiyat son 1 yılın en düşük bölgesinde rekor tazeleyebilir. “DOĞALGAZ ANALİZ” “DOĞALGAZ HAFTALIK GRAFİK” Grafiği daha detaylı incelemek için tıklayınız. Destek: 3,980 – 3,728 – 3,318 Direnç: 4,250 – 4,500 – 4,847
  20. 20. 20 EKİM - 2014 Şeker fiyatlamalarında Eylül ayının 3. haftasına kadarki süreçte, düşüş baskısının üretim miktarındaki artışla birlikte destek gördüğünü ve son 4 yılın en dip noktasına kadar ulaşıldığını görmüştük. Ancak özellikle Brezilya şeker üretiminin büyük bir kısmının gerçekleştiği Sao Paulo eyaletinde yağışın beklenenden büyük ölçüde az miktarda gerçekleşmesi, arzın aksayabileceğine dair soru işaretleri oluşturmuştu. Diğer yandan Brezilya’da yayınlanan bir endüstri raporunda, bunun somut olarak belirtilmesiyle birlikte şeker fiyatının sert yükseliş gerçekleştirdiği görüldü. Benzer bir durumla, Haziran 2014’te de karşılaşılmış, kısa vadeli etki sonrasında düşüşün devamının geldiğini görmüştük. Ekim ayında üretime dair beklentilerin, dolayısıyla mevsimsel şartların etkili olabileceği söylenebilir. Teknik olarak incelediğimizde, arza ilişkin endişelerle yükselen fiyata rağmen, bu etkinin zayıfladığını ve kanal içindeki fiyatlamaların sürdüğünü görüyoruz. 150 haftalık üssel (exponential) hareketli ortalamanın (18,24) desteklemekte olduğu düşüş kanalı içerisinde, yaklaşık 3 ayın zirvesi durumundaki 17,32 seviyesinin altında düşüş baskısının etkili olması beklenebilir. Bu seviye aşılamadığı müddetçe de, olası yükselişlerin satış fırsatı olarak değerlendirilebileceği unutulmamalıdır. Düşüşlerde 16,25 seviyesinin kırılması, satış baskısına netlik kazandırabilir. Şeker fiyatında yükselişin devam edebilmesi için, öncelikle 16,25 seviyesi üzerinde kalıcılık sağlanmalıdır. Bu seviyenin kırılamamasıyla birlikte oluşabilecek tepki alımları, 17,32 ve 18,24 bölgesinin hedeflenmesine neden olabilir. Ancak bu bölge geçilene dek oluşabilecek yükselişlerin, tepki alımı olarak değerlendirilmesi gerektiği unutulmamalıdır. “ŞEKER ANALİZ” “ŞEKER HAFTALIK GRAFİK” Grafiği daha detaylı incelemek için tıklayınız. Destek: 16,25 – 15,26 – 14,48 Direnç: 17,32 – 18,24 – 19,15
  21. 21. 21 EKİM - 2014 Tarım ürünleri son zamanlarda üretim miktarlarındaki artışlar neticesinde aşağı yönlü baskısını sürdürmektedir. Gerek ABD Tarım Bakanlığı’nın (USDA) son raporunda gerekse Uluslararası Hububat Konseyi (IGC) raporlarında Dünya Buğday üretim beklentilerinde önemli artış söz konusudur. Uluslararası Hububat Konseyi’nin (IGC) son raporunda dünya buğday üretimi beklentisinin % 0,6 arttığını, global buğday üretimi beklentisinin ise 717,0 milyon tona yükselmiş olduğunu gördük. Bu tutum Buğday fiyatında (üretim beklentilerindeki rekor seviyeye çıkış nedeniyle ) satış baskısının oluşmasını tetiklemiştir. Buğday grafiğini incelediğimizde 2007 yılından beri RSI ( Göreceli Güç Endeksi) indikatörünün 24,70 destek noktasından her fırsatta dönüş gerçekleştirdiğini görüyoruz. Bu yılın başında da 24,83 seviyesine kadar gerileyen ancak 24,70 destek noktasını kıramayarak dönüş gerçekleştiren RSI şu sıralar 27,59 seviyesinde seyrini sürdürmektedir. RSI 24,70 destek noktası üzerinde kaldığı müddetçe Buğday fiyatlarında yeniden dönüş isteği gündemimizde kalmaya devam edecektir. Buğday fiyatını incelediğimizde düşüş trendi içerisinde tepki alımının devam ettiğini, 463 destek noktasının da kanalın alt noktası olarak önemli bir seviye olduğunu söyleyebiliriz. 463 desteğinden gerçekleştirilen dönüş ile birlikte tepki alımları RSI indikatörü tarafından desteklenebilmesi için RSI’da 30 seviyesinin geçilmesini beklemek gerekiyor. RSI şu sıralar 27,59 seviyesinde seyrini sürdürmektedir. Bu şart sağlanırsa 511, 565 ve 626 gibi rakamlar tepki alımlarında beklenilen hedef noktaları olarak karşımızdadır. Ancak unutulmamalıdır ki bu çıkışlar düşüş trendi içerisindeki düzeltme yükselişi olarak belirlenmiştir. “BUĞDAY ANALİZİ” “BUĞDAY HAFTALIK GRAFİK” Grafiği daha detaylı incelemek için tıklayınız. Destek: 463,00– 430,00 – 390,00 Direnç: 511,00 – 565,00– 626,00
  22. 22. 22 EKİM - 2014 Eylül ayındaki fiyat hareketlerini izlediğimizde, ucuzlayan enerji fiyatlarının üretim maliyetlerini düşürmesinin de etkisiyle birlikte, arzın artışı yoluyla satış baskısının etkisini sürdürdüğünü gördük. Küresel anlamda artan arzla birlikte, mısır fiyatları da 2012 tarihinde gördüğü rekor seviyelerden hızla düşüşe devam etti. Önümüzdeki ay, ABD Tarım Bakanlığı’nın raporları ile mevsimsel şartların yanı sıra, küresel toparlanmaya yönelik spekülasyonlar fiyat hareketlerinde etkili olabilir. Eylül ayında yer alan ucuz enerji fiyatlarının üretim üzerindeki etkisi Ekim ayında da takipte olacak. Teknik olarak incelediğimizde, 250 haftalık üssel (exponential) hareketli ortalamanın (415,00) seviyesinin desteklediği yükseliş trendinin kırılışı sonrasında, düşüş baskısıyla oluşan fiyatlamaların sürdüğünü görüyoruz. Temel faktörlerle desteklenen düşüş baskısının, teknik olarak 415,00 seviyesi altında seyirle birlikte etkili olması beklenebilir. Olası satışın netlik kazanabilmesi için, 18 yılın dip noktası olan 320,26 seviyesinin kırılması gerekmektedir. Bu şartla birlikte, mısır fiyatının tarihi boyunca ortalaması olarak gördüğümüz 268 Dolar bölgesine fiyatlamalar gerçekleşebilir. Mısır fiyatında mevsimsel şartların özellikle etkili olabileceği yükseliş baskılarının tepki alımı kaynaklı olacağı unutulmamalıdır. 320,26 seviyesinin sınırlayıcı etkisi oluşması durumunda, Göreceli Güç Endeksi (RSI) indikatöründe 30 seviyesi üzerinde kalışla birlikte teyit bulabilecek kısa vadeli bu tutum, 380,00 seviyesine doğru fiyatlamaları tetikleyebilir. Bunun dışında, RSI indikatörünün 30 seviyesini aşağıdan yukarı yönlü kesmesi de bu tür bir tutuma teyit oluşturabilir. “MISIR ANALİZİ” “MISIR AYLIK GRAFİK” Grafiği daha detaylı incelemek için tıklayınız. Destek: 320,26 – 301,00 – 284,08 Direnç: 350,50 – 380,00 – 415,00
  23. 23. 23 EKİM - 2014 Dünyanın en büyük soya fasulyesi yetiştiricisi konumundaki ABD’nin Tarım Bakanlığı’na (USDA) göre, ilgili emtianın üretimi bu yıl %19 artarak rekor seviyeye çıkacak ve 3,913 milyar kile olarak gerçekleşecek. Ayrıca ABD’de yaklaşık %3’ü gerçekleştirilen hasat için hava koşullarının da uygun olması, soya fasulyesi fiyatının son 4 yılın en düşük seviyelerine gerilemesindeki önemli faktörler arasında yer aldı. Emtianın fiyat değişimlerini teknik olarak incelediğimizde, 2006 yılının ortalarından itibaren devam eden yukarı yönlü hareketlerin, bu yılın ikinci çeyreği içerisinde başlayan düşüşler ile Haziran ayında kanal alt noktasının aşağı yönlü kırılmasının ardından sona erdiğini görebiliriz. Fiyat, kırılan kanalın alt noktası olan 1150 seviyesi altında kaldığı sürece aşağı yönlü hareketlerin devam etmek isteyeceğini söyleyebiliriz. Düşüşlerin devam etmesi halinde 878,50 seyisi geçilirse, kayıplar 777 ve 690 desteklerine kadar ulaşabilir. Hasat sürecini olumsuz etkileyebilecek hava koşulları gibi faktörlerin ortaya çıkması halinde görülebilecek tepki alımları ile soya fasulyesinin yönünü yukarı çevirmesi durumunda ise 988 ve 135,70 dirençleri hedeflenmek istenebilir. “SOYA FASULYESİ ANALİZİ” “SOYA FASULYESİ AYLIK GRAFİK” Grafiği daha detaylı incelemek için tıklayınız. Destek: 878,50 – 777 – 690 Direnç: 1035,70 – 1150 – 1220
  24. 24. 24 EKİM - 2014 Talebin azalması nedeniyle son çeyrekte artan stok rakamları, Tarım ürünlerinin değer kaybetmesine katkı sağlamıştır. Dünyanın en büyük Pamuk ithalatçısı konumunda olan Çin’de, gelecek yıl Pamuk’a olan talebin azalacağına ilişkin spekülatif beklentiler, mevcut stokların artmasına dolayısıyla da Pamuk fiyatında aşağı yönlü baskının oluşmasına katkı sağlamaktadır. İlaveten iklim koşulları (yağmur) nedeniyle Pamuk kalitesinin azalması da bu yıl Pamuk fiyatının %27’lere varan değer kayıplarının oluşmasını sağladı. 2014 yılının ikinci çeyreğinde başlayan aşağı yönlü baskının 1 Kasım 2008 tarihinden beri devam eden yükselen kanalın alt noktası olan 80,50 desteğini kırması ile birlikte devam ettiğini görmekteyiz. Yılın son çeyreğine girdiğimizde bugünlerde 60,50 seviyesine yakın hareketlerini sürdüren Pamuk için aşağı yönlü beklentiler devam etmektedir. Teknik olarak Pamuk fiyatını incelediğimizde, 94,57 seviyesi altında uzun vadeli, 84,80 seviyesi altında orta vadeli ve son olarak da 73,10 bariyeri altında kısa vadeli negatif seyir devam etmektedir. Pamuk fiyatı, bu bariyerler altında kaldığı müddetçe aşağı yönlü baskısına devam ettirmek isteyebilir. 57,50 desteğinin aşağı yönlü kırılması durumunda ise satıcılı seyir son 10 yılın dip noktası olan 36,70 desteğine doğru taşınabilir. “PAMUK ANALİZİ” “PAMUK AYLIK GRAFİK” Grafiği daha detaylı incelemek için tıklayınız. Destek: 57,50 – 52,00 – 46,20 Direnç: 62,71 – 66,75 – 73,10
  25. 25. 25 EKİM - 2014 YÜKSELİŞ TRENDİ KORUNUYOR Fed’in faiz artırımından endişe duymadan tek piyasa ABD borsaları gibi görünüyor. Geçmiş dönem istatistikleri de Fed’in faiz arttırdığı dönemlerde ABD borsalarının pozitif etkilendiğini gösteriyor. Normal koşullarda faizin arttığı bir ülkede borsaların bir miktar düşmesi beklenebilir. Faiz ve hisse senedi yatırımı birbirinin alternatifi olarak düşünülürse bu beklenti mantıklı görülebilir. Fakat Fed önümüzdeki dönemde faizleri neden artıracak sorusunun cevabı endeksteki yükseliş seyrinin korunmasının ana sebebi. Fed faiz artıracak çünkü ABD ekonomisi Fed desteği olmadan, kazanılmış momentumla istikrarlı büyümeye, istihdam yaratmaya devam edecekse bu haber ABD’li şirketlerin de büyüyeceği, yatırımcıların şirket büyüme ve karlılığından pay sahibi olabileceği anlamına geliyorsa iyi haberdir. Bu durumda hisse senetleri piyasalarının ana trendini koruması beklenebilir. Güçlü ABD verileri güçlenen ekonomi anlamına gelecekse ABD borsalarında ara ara düzeltmeler yaşansa da trend kırılmasını görmeden düşüş beklentisi içinde olmak doğru olmayabilir. SP500 ana yükseliş trendi içinde hareketine devam ediyor. 2000 seviyesinin üstü birkaç kez denense de son durumda bu bölge aşılamamış görülüyor. Kısa vade için 1985 seviyesi üzerinde kalındığı sürece yeni zirve denemeleri mümkün olabilir. Bu durumda 2005 seviyesini ilk direnç olarak kabul edebiliriz. 1985 seviyesi üzerinde kalınamaz, hatta 1970 seviyesi altına da inilirse, yine kısa vade için 1900 seviyesine doğru geri çekilme yaşanabilir. Orta-uzun vade için 1900 seviyesi üzerinde kalındığı sürece yükseliş trendi korunuyor olacak. Zirve hedefi olarak 2050 seviyeleri hedef olarak kalabilir. “S&P500 ANALİZİ “ S&P500 GÜNLÜK GRAFİK” Grafiği daha detaylı incelemek için tıklayınız. Destek: 1970-1950-1900 Direnç: 1985-2005-2020
  26. 26. 26 EKİM - 2014 BÜYÜMEDE TIKANMA MI PARASAL GENİŞLEME Mİ ETKİLİ OLACAK? Alman iş ortamını gösteren endeksler negatif seyrini sürdürüyor. Euro Bölgesi’nin ana aktörü Almanya büyümede sıkıntılı döneme giriyor. Şimdiden 2014 ve 2015 büyüme beklentileri %1.5 seviyelerine çekildi. 0.80 oranında mevcut büyüme rakamı tatmin edici olmaktan uzak. Büyümeden ekonomide borsaların canlı olması beklenmeyebilir. Sonuçta ülke ekonomisi canlı değilse şirket bazında farklılıklar yaşansa da genel ekonomik konjonktür işletmeler için çok rahat değildir. Fakat Alman borsasının zirve seviyelerinden çok da uzak olmadığını görüyoruz. Çünkü büyümenin, enflasyonun olmadığı yerde ECB devreye giriyor. ECB’nin parasal genişleme hamlesi hisse senetleri piyasalarını diri tutuyor. DAX30 eylül ayı içinde 9800 seviyesini gördükten sonra tekrar 9400 seviyesine doğru geri çekildi. Kısa vadede 9400 seviyesi üzerinde kalındığı sürece tekrar 9800 denemesi yaşanabilir. 9400 seviyesi altına inilmesi durumunda ise aşağıda hedef 9100 bölgesi olabilir. Orta-uzun vadede ise 9300 seviyesi üzerinde kalındığı sürece yükseliş trendi korunuyor olacak. 9300 seviyesi altına inilir ve trend kırılmaya zorlanırsa aşağıda ilk destek 8900 seviyesi olabilir. Yükselişlerde ise ana hedef hala 10000 seviyesi olarak görülüyor. “DAX30 ANALİZİ” “ DAX30 GÜNLÜK GRAFİK” Grafiği daha detaylı incelemek için tıklayınız. Destek: 9400-9100-8900 Direnç: 9800-10000-10100 .
  27. 27. 27 EKİM - 2014 Finans şirketleri arasında dünyanın en büyük isimlerinden biri olan Morgan Stanley (#MORGAN_STA), son 4 yılın yanı sıra, 2014 performansıyla da dikkat çekmeye devam ediyor. Sadece büyüme ve düşük harcama kalemlerinin yanı sıra, hala ucuz olan hisse senedi maliyeti de yatırımcıyı çeken unsurlar arasında yer alıyor. Ekim ayında başlayacak bilanço açıklamaları nedeniyle, hareketliliğin artabileceği dönemde, Morgan Stanley’in rakamlarını 16 – 20 Ekim tarihleri arasında açıklaması bekleniyor. Sermaye yönetimi konusunda oldukça başarılı bir çizgi izleyen firmanın hisse performansı açısından bilanço rakamları kritik bir öneme sahip olabilir. Teknik olarak incelediğimizde, 2012 tarihi ortasından bu yana süren yükseliş kanalının güncelliğini koruduğunu görmekteyiz. İchimoku indikatörüyle de destek bulmakta olan trendin alt noktası olan 33,30 seviyesi üzerinde yükseliş baskısının devam etmesi beklenebilir. Kanal içerisinde oldukça kritik olan bu bölge üzerinde tutunma çabasıyla beraber, fiyatın tekrar 36,43 seviyesini hedeflemesi beklenebilirken, bu seviyenin aşılması ise kanalın üst bölgesine oluşabilecek fiyatlamaların destek kazanmasında etkili olabilir. Fiyatın 33,30 seviyesi üzerinde taban fiyat oluşturma çabası dikkat çekmekle birlikte, düşüş beklentisi oluşturmak için tepki satışlarının 33,30 seviyesi altında haftalık kapanış gerçekleştirmesi gerekmektedir. Bu şartla birlikte 31,07 seviyesine doğru fiyatlamalar gerçekleşebilir. Ancak içinde bulunduğumuz güçlü trend içerisinde, 33,30 seviyesine kadar oluşabilecek sarkmaların her tür vade yatırımcısı açısından alım fırsatı olarak değerlendirilebileceği unutulmamalıdır. “MORGAN STANLEY ANALİZİ” “MORGAN STANLEY HAFTALIK GRAFİK” Grafiğin büyük halini incelemek için tıklayınız. Destek: 33,30 – 31,07 – 28,65 Direnç: 36,43 – 38,20 – 20,60
  28. 28. 28 EKİM - 2014 Geçtiğimiz ay İstanbul Airshow’da 747-8 Intercontinantel isimli modelini görücüye çıkaran, dünyanın en büyük uçak üretici firmalarından Boeing’in pay (hisse) senetleri Eylül ayı içerisinde yükseliş kaydetti. Temmuz ayındaki rekor seviyeye ulaşan (324 sipariş) ticari uçak siparişleri sonrasında şirket Ağustos ayında 107 adet sipariş aldı. Bunun yanında, şirketin savunma hizmet ve destek hizmetlerinin büyük çoğunluğunu Washington dışındaki şehirlere taşıyacağı haberleri basında yer buldu. Firmanın 22 Ekim’de üçüncü çeyrek bilançosunu açıklaması bekleniyor. Boeing şirketinin pay senedinin grafiğini incelediğimizde, fiyatın üçgen formasyonu içerisindeki seyrini sürdürdüğünü görüyoruz. Yılın ikinci yarısından sonra, söz konusu üçgen figürünün alt noktasından başlayan yükselişlerin kontrol noktamız olan 125,70 seviyesinin üzerinde tutunduğunu ifade edebiliriz. Fiyatın yukarı yönlü hareketlerini sürdürmek istemesi halinde önce 130 bariyeri ve sonrasında da formasyonun üst noktası olan 133 direnci test edilebilir. Bu seviye ise Boeing pay senedi fiyatının, yeniden baskı altında kalıp kalmayacağının sorgulanacağı nokta olarak değerlendirilebilir. Diğer taraftan 128,70 civarında işlem görmeye devam eden senet üzerinde satış baskının artması halinde, düşüşlerin teyit edilebilmesi için fiyatın 125,70 kontrol noktasının altına inip inmeyeceği yakından izlenmelidir. Söz konusu destek altında, düşüşler hız kazanma eğilimi içerisinde olabilir. “BOEİNG ANALİZİ” “BOEİNG HAFTALIK GRAFİK” Grafiği daha detaylı incelemek için tıklayınız. Destek: 125,70 – 124 – 121 Direnç: 130 – 133 – 135,30
  29. 29. 29 EKİM - 2014 Son dönemde yürütülen soruşturmalar ve almış olduğu cezalarla yüklü tazminatlar ödeyen Bank Of America (#BOA) Ağustos ayında mortgage ile ilgili yürütülen soruşturmada 16,65 milyar dolarlık cezaya çarptırılmıştı. Eylül ayında ise başka bir soruşturma ve cezai yaptırımlar gündemde yer aldı. New York Times ve Wall Street kaynaklarından alınan bilgilere göre 2009 yılında Merrill Lynch’i satın alırken sermayesini fazla göstermesi nedeniyle #BOA’nın 7.65 milyon dolar cezaya çarptırıldığını söyleyebiliriz. (İlgili yazıya ulaşmak için tıklayınız) Son dönemlerde belirli cezalar ödemesine rağmen hisse fiyatlarındaki yükselişlerini devam ettiren #BOA, uzun bir süredir devam eden yükseliş trendinde kanalın alt noktası olan 14,80 desteği üzerindeki çıkışlarını sürdürmektedir. Hisse fiyatı eğer 14,80 destek noktası üzerinde kalmayı başarırsa yukarı yönlü çıkışlarını 17,45 ve 18,69 olarak devam ettirebilir. Özellikle de 18,69 bariyeri bundan sonraki süreçte yükselişlerde tamam mı devam mı sorusunun cevabı için önemli bir bariyer olarak karşımızdadır. Yükseliş trendi içerisinde hareketlerini sürdüren #BOA’da yaşanılacak olası geri çekilmeler 14,80 üzerinde kaldığı müddetçe alış fırsatı olarak değerlendirilebilir. “BANK OF AMERİCA ANALİZ” “#BOA AYLIK GRAFİK” Grafiği daha detaylı incelemek için tıklayınız. Destek:15,85-14,80-13,50 Direnç:17,45-18,69-21,16
  30. 30. 30 EKİM - 2014 RİSK AÇIKLAMASI Kaldıraçlı alım satım işlemleri sonucunda kar elde edebileceğiniz gibi zarar riskiniz de bulunmaktadır. Bu nedenle işlem yapmaya karar vermeden önce, karşılaşabileceğiniz riskleri anlamanız ve kısıtlarınızı dikkate alarak karar vermeniz gerekmektedir. Bu amaçla, Sermaye Piyasası Kurulu'nun Seri:V, No:125 "Kaldıraçlı Alım Satım İşlemleri ve Bu İşlemleri Gerçekleştirebilecek Kurumlara İlişkin Esaslar Hakkında Tebliğ"inin 9 uncu maddesinde öngörüldüğü üzere "Kaldıraçlı Alım Satım İşlemlerine İlişkin Risk Bildirim Formu"nda yer alan aşağıdaki hususları anlamanız gerekmektedir. UYARI Kaldıraçlı alım satım işlemi hizmeti sunmak Sermaye Piyasası Kurulu'nun iznine tabidir. Bu nedenle, işlem yapmaya başlamadan önce çalışmayı düşündüğünüz kuruluşun söz konusu işlemlere ilişkin yetkisinin olup olmadığını kontrol ediniz. Kaldıraçlı alım satım işlemi yapmaya yetkili olan kuruluşları www.spk.gov.tr veya www.tspakb.org internet sitelerinden öğrenebilirsiniz. RİSK BİLDİRİMİ İşlem yapacağınız yetkili kuruluş ile imzalanacak "Çerçeve Sözleşmesi"nde belirtilen hususlara ek olarak, aşağıdaki hususları anlamanız çok önemlidir. 1.Yetkili kuruluş nezdinde açtıracağınız hesap ve bu hesap üzerinden gerçekleştirilecek tüm işlemler için Sermaye Piyasası Kurulu tarafından çıkartılan ilgili her türlü mevzuat ve benzeri idari düzenleme hükümleri uygulanacaktır. 2.Kaldıraçlı alım satım işlemleri çok risklidir. Kaldıraç etkisi nedeniyle, düşük teminatla işlem yapmanın piyasada lehe çalışabileceği gibi aleyhe de çalışabileceği ve bu anlamda kaldıraç etkisinin tarafınıza yüksek kazançlar sağlayabileceği gibi yüksek zararlara da yol açabileceği ihtimali daima göz önünde bulundurulmalıdır. Ters fiyat hareketleri sonucunda yetkili kuruluşa yatırdığınız paranın tümünü kaybedebilirsiniz. Yüksek getiri vaatlerine itibar etmeyiniz. 3.Yetkili kuruluşun yapacağınız işlemlere ilişkin tarafınıza aktaracağı bilgiler ve yapacağı tavsiyelerin eksik ve doğrulanmaya muhtaç olabileceği tarafınızca dikkate alınmalıdır. 4.Kaldıraçlı alım satım işlemlerine ilişkin olarak yetkili kuruluş personelince yapılacak teknik ve temel analizin kişiden kişiye farklılık arz edebileceği bu analizlerde yapılan öngörülerin gerçekleşmeme olasılığının bulunduğu dikkate alınmalıdır. 5.Yabancı para cinsinden yapılan işlemlerde, yukarıda sayılan risklere ek olarak kur riskinin bulunduğu, kur dalgalanmaları nedeniyle Türk Lirası bazında değer kaybı olabileceği, devletlerin yabancı sermaye ve alım satım hareketlerini kısıtlayabileceği, ek ve/veya yeni vergiler getirebileceği, alım satım işlemlerinin zamanında gerçekleşmeyebileceği bilinmelidir. 6.Kaldıraçlı alım satım işlemlerinde size sunulan parite fiyatları ve "spread"ler en iyi fiyat durumunu yansıtmayabilir. Başka kurumların fiyatlarını da kontrol etmeniz yerinde olacaktır. 7.İşlemlere başlamadan önce yetkili kuruluşunuzdan yükümlü olacağınız bütün komisyon ve diğer muamele ücretleri konusunda teyit almalısınız. Eğer ücretler parasal olarak ifade edilmemişse size nasıl yansıyacağı ile ilgili anlaşılır örnekler içeren yazılı bir açıklama talep etmelisiniz. 8.Yetkili kuruluşlar tarafından kaldıraçlı alım satım işlemleri sonucunda kayba uğramayacağınız, kaybınızın kontrol altında tutulacağına veya kayba uğramanız durumunda ek teminat çağrısı yapılacağı konularında garanti verilemeyeceğini dikkate almanız gerekmektedir. İşbu kaldıraçlı alım satım işlemleri risk bildirim formu, yatırımcıyı genel olarak mevcut riskler hakkında bilgilendirmeyi amaçlamakta olup, kaldıraçlı alım satım alım satımından ve uygulamadan kaynaklanan tüm riskleri kapsamayabilir. Dolayısıyla tasarruflarınızı bu tip işlemlere yönlendirmeden önce dikkatli bir şekilde araştırma yapmalısınız.
  31. 31. 31 EKİM - 2014 Hazırlayanlar Eylül Ayı Özeti Sermet Doğan Ekim ayında öne çıkan makro-ekonomik gelişmeler Sermet Doğan Ekim Ayı Ekonomik Takvim Sermet Doğan ANALİZ ÇALIŞMASI Parite Analizleri  EURUSD Analizi Erdoğan Turan  GBPUSD Analizi Kudret Ayyıldır  USDTRY Analizi Erdoğan Turan  USDJPY Analizi Umut Tuncer  EURJPY Analizi Umut Tuncer  USDCHF Analizi Umut Tuncer  EURGBP Analizi Sermet Doğan EMTİA ANALİZLERİ Kıymetli Maden Analizleri  Altın Analizi Erdoğan Turan  Gümüş Analizi Kudret Ayyıldır  Platinum Analizi Sermet Doğan  Bakır Analizi Umut Tuncer Enerji Fiyatları Analizleri  Ham Petrol Analizi Kudret Ayyıldır  Doğalgaz Analizi Umut Tuncer Tarım Ürünleri Analizleri  Şeker Analizi Umut Tuncer  Buğday Analizi Kudret Ayyıldır  Mısır Analizi Umut Tuncer  Soya Fasulyesi Analizi Sermet Doğan  Pamuk Analizi Kudret Ayyıldır ENDEKS ANALİZLERİ  S&P500 Analizi Erdoğan Turan  Dax30 Analizi Erdoğan Turan HİSSE SENEDİ ANALİZLERİ  Morgan Stanley Analizi Umut Tuncer  Boeing Analizi Sermet Doğan  Bank Of America Analizi Kudret Ayyıldır
  32. 32. 32 EKİM - 2014

×