Ce diaporama a bien été signalé.
Le téléchargement de votre SlideShare est en cours. ×

BT Günlüğü Mayıs - Haziran 2016

BT Günlüğü Mayıs - Haziran 2016

Télécharger pour lire hors ligne

03 Ali Yavuz ŞAHİN
06 Haberler
16 Huawei Kurumsal Çözümler Teknoloji Günü Ankara’da Gerçekleşti
23 Kendini İmha Eden Dronelar Geliştirildi
24 Kurumlarda Ağ Güvenlik Stratejilerini Geliştirirken Ne Yapmalı?
32 EMC Veri Merkezlerini Modernleştirecek Yeni Teknolojilerini Tanıttı
34 Telefonunuza Bilgisayar Gibi Davranın!
37 Kullanıcıların Dijital Kimlikleri “Selfie”ler ile Korunacak
39 Dönüşümle Geleceğe Hazırlanmak Lazım!
40 Fidye Yazılımı Salgını Geliyor
41 5GTR Forumu Kurulması İçin Çalışmalar Başladı
42 Türkiye’deki Dijital Değişime CEO Bakışı
44 Her İşin Başı Güvenlik
50 Siber Saldırılarda “Ismarlama” Dönemi Başladı!
52 Gençler Girişimciliğe Dijital Ekonomi Üzerinden Bakıyor
54 Kişisel Veriler Artık Türkiye’de de Kanun Güvencesi ile Korunacak
56 2023 Yılı İçin 15 Milyar Dolar İhracat Hedefi Konuldu
58 Kullanıcılar 15 Dakikada Bir Cep Telefonuna Bakıyor
60 BT Günlüğü Test Merkezi
67 Ecevit BIKTIM

03 Ali Yavuz ŞAHİN
06 Haberler
16 Huawei Kurumsal Çözümler Teknoloji Günü Ankara’da Gerçekleşti
23 Kendini İmha Eden Dronelar Geliştirildi
24 Kurumlarda Ağ Güvenlik Stratejilerini Geliştirirken Ne Yapmalı?
32 EMC Veri Merkezlerini Modernleştirecek Yeni Teknolojilerini Tanıttı
34 Telefonunuza Bilgisayar Gibi Davranın!
37 Kullanıcıların Dijital Kimlikleri “Selfie”ler ile Korunacak
39 Dönüşümle Geleceğe Hazırlanmak Lazım!
40 Fidye Yazılımı Salgını Geliyor
41 5GTR Forumu Kurulması İçin Çalışmalar Başladı
42 Türkiye’deki Dijital Değişime CEO Bakışı
44 Her İşin Başı Güvenlik
50 Siber Saldırılarda “Ismarlama” Dönemi Başladı!
52 Gençler Girişimciliğe Dijital Ekonomi Üzerinden Bakıyor
54 Kişisel Veriler Artık Türkiye’de de Kanun Güvencesi ile Korunacak
56 2023 Yılı İçin 15 Milyar Dolar İhracat Hedefi Konuldu
58 Kullanıcılar 15 Dakikada Bir Cep Telefonuna Bakıyor
60 BT Günlüğü Test Merkezi
67 Ecevit BIKTIM

Plus De Contenu Connexe

BT Günlüğü Mayıs - Haziran 2016

  1. 1. GünümüzTehditOrtamıHerZamankindenDahaDinamikveGelişmişSAYI26 05 - 06 / 2016 Kullanıcılar 15 Dakikada Bir Cep Telefonuna Bakıyor • 2023 Yılı İçin 15 Milyar Dolar İhracat Hedefi Konuldu Kişisel Veriler Artık Türkiye’de de Kanun Güvencesi ile Korunacak • Siber Saldırılarda “Ismarlama” Dönemi Başladı! Gençler Girişimciliğe Dijital Ekonomi Üzerinden Bakıyor • Fidye Yazılımı Salgını Geliyor Kurumlarda Ağ Güvenlik Stratejilerini Geliştirirken Ne Yapmalı? • Dönüşümle Geleceğe Hazırlanmak Lazım Günümüz Tehdit Ortamı Her Zamankinden Daha Dinamik ve Gelisşmişs~~
  2. 2. kaspersky.com/tr/enterprise #EnterpriseSec Yeni nesil siber tehditler, öncekilerden çok daha karmaşık hale gelmiştir. Gelişmiş tehditlere ilişkin farkındalıktan ve bunları azaltacak etkili çözümlerden yoksun olmak, işletmeleri siber saldırılara maruz bırakır. Siber saldırılar yalnızca finansal kaynakları değil, aynı zamanda kritik iş süreçlerinin devamlılığını ve gizli verileri de etkiler. Bilinmeyen ve gelişmiş tehditlere karşı sıfır-ikinci koruma ve hedefli saldırılara yönelik etkili algılama sunmayı amaçlayan Kaspersky Lab teknolojileri ve tehdit istihbaratı, işletmenizi girişimler dahil olmak üzere en yeni ve en sofistike tehditlerden korumak için sürekli olarak gelişir. Bu koruma, güçlü kontrol ve veri koruma araçları tarafından daha fazla geliştirilir. BUGÜNÜ KORUR, GELECEĞİ GÜVENCE ALTINA ALIR Kaspersky Security Solutions for Enterprise
  3. 3. editör BT sektöründeki nitelikli elaman açığı yönetici pozisyonlarında da kendini göstermeye başladı. Eski yöneticiler ticari olarak düşündüklerini uygulamaya geçerken sektörü büyütmek ve oynama alanlarını genişletmek için de ham- leler yaparlardı. Yeni nesil yöneticiler ise CEO’luktan uzak sadece pazarlama yöneticisi gibi davranmaya başladılar. Tabii ki bir şirket için ticari anlamda karlılık önemli. Fakat ileride ticaret yapacağınız bir alan oluşmazsa ne ya- pacaksınız? İşte bu sorunun cevabı, çok önemli bir gelecek göstergesi olarak karşımıza çıkıyor. Çok uluslu firmaların Türkiye’de faaliyet gösteren ofislerinin başında genel- likle Türk yöneticileri geliyor. Bundan 20 yıl önce BT pasatası küçük ve bu pastadan pay almak isteyen firmaların sayısı azdı. Şimdilerde ise bu durum tam tersine dönmüş durumda. Türkiye’nin pastası günden güne büyüdü tabii ki firma ve yönetici sayılarına da pastadaki artış yansımış durumda. Hal böyle iken arenadaki boğa sayısı artmış ve buna bağlı olarak matadorların- da artması ve kontrolü sağlaması beklenirken matadorların sadece boğanın ölmesine odaklanması şaşırtıcı. İşin sonunda boğanın ölmesi gerekiyor fakat bunun tek bir darbe ile değil belli ritüeller çerçevesinde gerçekleştirilmesi gerekiyor. Türkiye’deki yöneticilerin durumu da biraz bunu andırıyor. BT firmalarında firmaların da çalışan üst düzey yöneticiler ritüellerin düzgün yapılmasına odaklanmak yerine ölü boğa sayısına odaklanmış durumdalar. Çünkü ne kadar çok ölü boğa o kadar çok para veya koltuk sağlamlaştırma anlamına geliyor. Peki, ya Türkiye? BT sektöründe faaliyet gösteren firmalar şunu iyi bilmeli. Türkiye’de faali- yet gösteriyorsan buraya katkı sağlamak zorundasın. Türkiye ekonomisine katkı sadece maaşlı eleman çalıştırmakla olmuyor. Bulunduğun ekosistemi büyütmek ve geliştirmek için çabalaman gerekiyor. Eğer bunu yapmıyorsan ister milyar liralık şirket ol istersen on liralık benim gözümde hiç bir değere sahip değilsin. Bu konuda Türk yöneticilere düşen görevin önemi çok fazla ve bu görevi kaldırabilecek yönetici sayısının yeterli olmadığı görüşündeyim. Eğer bir üst düzey yönetici Türkiye’de ne yaptım ben sorusuna cevap olarak sadece gerçekleştirdiği pazarlama aktivitelerini gösteriyorsa, sen yönetici de- ğil sadece pazarlama müdürüsün. Yöneticilerin biraz daha elini taşın altına koyması ve ülkemiz değerlerine uygun katkı sağlaması gerekiyor. Yoksa teker teker yetkisizleştirilerek sadece masada imza atan bir kasa görevlisinden farkları kalmayacak. Nerede Bu Şirket Yöneticileri? BT sektörü her geçen gün değerine değer katarken şirketlerin başındaki yöneticilerin masadaki etkisi azalmaya başladı. Yöneticilerin elini masaya vurması ve yönetimi tam anlamıyla devralması şart. Ali Yavuz ŞAHİN Genel Yayın Yönetmeni yavuz@btgunlugu.com 3
  4. 4. 4 künye içindekiler 06 Haberler 24 Kurumlarda Ağ Güvenlik Stratejilerini Geliştirirken Ne Yapmalı? 32 EMC Veri Merkezlerini Modernleştirecek Yeni Teknolojilerini Tanıttı 34 Telefonunuza Bilgisayar Gibi Davranın! 37 Kullanıcıların Dijital Kimlikleri “Selfie”ler ile Korunacak 39 Dönüşümle Geleceğe Hazırlanmak Lazım! 40 Fidye Yazılımı Salgını Geliyor 41 5GTR Forumu Kurulması İçin Çalışmalar Başladı 42 Türkiye’deki Dijital Değişime CEO Bakışı 44 Her İşin Başı Güvenlik 50 Siber Saldırılarda “Ismarlama” Dönemi Başladı! 52 Gençler Girişimciliğe Dijital Ekonomi Üzerinden Bakıyor 54 Kişisel Veriler Artık Türkiye’de de Kanun Güvencesi ile Korunacak 56 2023 Yılı İçin 15 Milyar Dolar İhracat Hedefi Konuldu 58 Kullanıcılar 15 Dakikada Bir Cep Telefonuna Bakıyor 60 BT Günlüğü Test Merkezi Yazı İşleri Ali Yavuz ŞAHİN Genel Yayın Yönetmeni (Sorumlu) yavuz@btgunlugu.com Ecevit BIKTIM Yayın Danışmanı ecevit@btgunlugu.com Mehmet Ali Gündüz Prodüksiyon Sorumlusu info@btgunlugu.com Editörler Süleyman Sertkaya Barış Terun Can Devecioğlu Mutlu Çavuş Avşar Özgen info@btgunlugu.com Kreatif Creative Solutions diyalog@creativesolutions.com.tr Reklam Reklam Departmanı reklam@btgunlugu.com Adres Eylül Medya İnönü Caddesi No: 8 Bulut İş Merkezi 4. Kat Daire: 72 Çeliktepe Kağıthane / İstanbul Tel : 0212 270 36 37 PBX Fax: 0212 270 36 37 Dağıtım Etkin Dağıtım Baskı ve Cilt Özgün Ofset Aytekin sokak no:21 4.Levent / İstanbul Tel : 0212 280 00 09 Fax: 0212 264 74 33
  5. 5. 6 UYAP Bilişim Sistemi, bu yıl 2-6 Mayıs 2016 tarihlerinde İsviç- re’nin Cenevre kentinde gerçek- leştirilen WSIS’ten (Dünya Bilgi Toplumu Zirvesi), ödülle döndü. E-devlet kategorisinde yarışan ve ön jüri değerlendirmesinden geçen 61 proje içerisinden UYAP Bilişim Sistemi en çok oyu alan 5 proje içerisine girerek jüri üyeleri tarafından en iyi pro- je seçildi. WSIS Ödül Töreni ve Forum 2016’ya Adalet Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Mustafa EROL, Bilgi İşlem Dairesi Baş- kanı Servet GÜL ve Bilgi İşlem Müdürü İlknur BAYRAK katılım sağladı. 3 Mayıs 2016 tarihin- de düzenlenen ödül töreninde birincilik ödülünü Adalet Bakan- lığı Müsteşar Yardımcısı Mustafa EROL aldı. Ödül Rüzgarı IDC CIO Turkey Summit’te Başladı UYAP geçtiğimiz Nisan ayında da çok önemli bir başarıya daha imza atmıştı. Bu yıl İzmir Çeş- me’de 7’incisi düzenlenen IDC CIO Turkey Summit 2016 Zir- vesi’nde 63 projenin yarıştığı, jüri incelemesinin ardından 29 projenin finale kaldığı yarışma- da Adalet Bakanlığı Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığı’nın e-Dava, Segbis, Kolluk Portal Projeleri 3 farklı kategoride 5 farklı ödüle layık görüldü. Ödülleri, Adalet Bakanlığı Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığı adına Bilgi İşlem Dai- resi Başkanı Servet GÜL aldı. WSIS Nedir? WSIS (Dünya Bilgi Toplumu Zirvesi), Birleşmiş Milletler Ekonomik ve Sosyal Konsey’ine bağlı ITU (Uluslararası Teleko- münikasyon Birliği) tarafından organize edilen bir etkinlik. Bu yılki etkinlik Bakan, Bakan Yar- dımcıları ve uluslararası organi- zasyonların üst düzey temsilcile- rinin de bulunduğu 175 ülkeden yaklaşık 11.000 kişinin katılımı ile 2-6 Mayıs 2016 tarihlerinde İsviçre’nin Cenevre kentinde gerçekleştirildi. WSIS, kapsayı- cı ve kalkınma odaklı, herkesin bilgi oluşturabildiği ve paylaşa- bildiği bir organizasyon. 2005 yılında gelişmekte olan ülkeler- deki bilgi ve iletişim teknolojile- rinin gelişimini ve bu ülkelerin bilişim alt yapılarının iyileştiril- mesini teşvik amacıyla kurulan WSIS, Birleşmiş Milletler üye kuruluşların neredeyse tamamı- nın desteklediği bir oluşum ve organizasyondur. UYAP’A Dünya Çapında Ödül Adalet Bakanlığı Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığı'nın UYAP Bilişim Sistemi (e-National Judicial System) WSIS 2016 ödüllerine e-Devlet kategorisinde birincilik ödülüne layık görüldü. özel haber
  6. 6. Kurulum ve Destek HizmetleriEğitim ve DanışmanlıkAğ Tasarımı ve Projelendirme +90 (212) 274 69 98 www.btegitim.com Türkiye’nin en iyi Cisco eğitmenleri ile geleceğinize yön verin.  Collaboration  Service Provider  Routing & Switching  Cloud  Wireless  Cisco ACI  Data Center
  7. 7. SAS Türkiye, SAS Global Akademik Programı bünye- sinde yürütülen proje ile Sabancı Üniversitesi’nde yer alan “Büyük Veri Davranışsal Analiz ve Görselleştir- me Laboratuvarı”nın analitik ortağı oldu. Türkiye’nin ilk büyük veri laboratuvarı olma unvanına sahip olan laboratuvarda SAS’ın desteğiyle kullanılacak gelişmiş analitik yöntemleri ile iş dünyasının elindeki büyük verinin kullanılabilir ve anlamlı hale getirilmesinin sağlanmasının yanı sıra analitik vizyona sahip öğ- rencilerin yetişmesi sağlanıyor. Dünya analitik lideri SAS, tüm dünyada veri bilimi ve gelişmiş analitik alanlarındaki çalışmaları geliştirmek için üniversite- ler ve büyük şirketlerle, SAS Global Akademik Prog- ramı bünyesinde projeler yürütüyor. SAS Türkiye de tüm dünyada 3000’den fazla üniversitenin faydalan- dığı SAS Global Akademik Programı dahilinde Saban- cı Üniversitesi’nde yer alan ve Türkiye’nin ilk büyük veri laboratuvarı olma unvanına sahip olan “Büyük Veri Davranışsal Analiz ve Görselleştirme Laboratua- varı”nın analitik ortağı oldu. SAS ve Sabancı Üniversitesi Güçlerini Birleştirdi Proline, “Güvenli ve Akıllı Şehirler” kavramının temel bileşeni “Akıllı Güvenlik” alanında taşları yerinden oynata- cak “Akıllı Güvenlik Yönetim Sistemi” (iSIM – Intelligent Security Information Management) yazılımının lansma- nını Uluslararası Akıllı Şehirler Konferansı’nda gerçekleştirdi. Tamamen Türk mühendisler tarafından geliştirilen iSIM yazılımı, hem şehir güvenliğinde hem de yüksek güvenlik gerektiren alanların güvenliğinin sağlanmasında kullanılabiliyor. iSIM ile marka ve platform bağımsız bir şekilde sensörlerden alınan veriler işlenebilmekte ve bu şekilde temelde 3 önemli fayda sağlanıyor: Farklı sistemle- rin entegrasyonu, tek merkezden yönetim avantajıyla hızlı karar alabilme ve aksiyona geçebilme, bu sürecin bir sonucu olarak da artan toplum huzuru ve vatandaş memnuni- yeti. Bu yazılım sayesinde Proline’ın entegre ettiği sensör ve kameralar haricinde şehir genelinde bulunan otel, alışveriş merkezi, havaalanı ve stadyum gibi noktalara önceden yerleştirilmiş kameralardan elde edilen veriler de toplanabiliyor ve komuta & kontrol merkezinde tek ekrandan yönetilebiliyor. Şehir Güvenliğinde Taşları Yerinden Oynatacak Yazılım Epson’un özellikle büyük toplantı salonları, üniversite oditoryumları, konferans alanları gibi büyük ölçekli alanlara yönelik 4K destekli yeni projektör serisi EB-G7000; maksimum görüntü kalitesi, fonksiyonellik ve yüksek teknolojiyi bir arada sunuyor. Epson’un yeni serisi 360º dön- dürülebilme özelliği sayesinde köşelerden enge- beli zeminlere her alanda net görüntü sağlıyor. 2.000:1 kontrast oranıyla renkleri mükemmelleş- tiren seri, Epson’un ‘eşit oranlı Renkli ve Beyaz Işık Çıkışı (CLO) teknolojisi ve 3LCD özelliği- nin yanı sıra, ultra kısa mesafeli lens sayesinde en kısa mesafelerden geniş görüntü sağlıyor. EB-G7000 serisinde yer alan modellerin tümü uzaktan kumada ile otomatik odaklama özelli- ğine sahip. ‘Motorlu zoom focus’ özelliği olarak adlandırılan bu fonksiyon büyük rahatlık sağlıyor. Toplam ayrı altı modeli içeren seride 5.500 ila 8.000 arası ansilümen söz konusu. Epson’dan 4K Destekli Yeni Projektör Serisi haberler 8
  8. 8. C M Y CM MY CY CMY K haberler Her geçen gün yeni projelere imza atan İETT, ‘’Kon- sept Akıllı Durak’’ projesini hayata geçirerek yolcu memnuniyetini artıracak proje çalışmalarını hızlan- dırdı. Teknolojik Akıllı Durak, Barbaros Bulvarı üze- rinde bulunan Yıldız Teknik Üniversitesi durağında konumlandırıldı. Tüm teknolojik yenilikleri içinde ba- rındıran Konsept durak, LCD/LED tabanlı dijital yolcu bilgilendirme alanları, biletmatik cihazı, bas-konuş ünitesi, engelli araçlarının şarj edilebileceği arabi- rimler, duraktaki yolculara ücretsiz internet kullanım hizmeti verebilen ve şehir mimarisine uygun olarak tasarlandı. Teknoloji alanındaki en son yenilikleri hizmetlerinde giderek daha fazla kullanan İETT, çev- re dostu bu sistem ile modern, hızlı, kaliteli ve doğru ulaşım imkanı sağlıyor. Yıldız Teknik Üniversitesi du- rağında konumlandırılan Konsept Akıllı Durak ener- jisini otobüsün durağının üzerinde yer alan güneş panellerinden alıyor. Ayrıca güneş enerjisi ile çalışan akıllı durakta bekleyen yolcu, otobüsün o durağa ne kadar uzaklıkta bulunduğunu, hangi otobüsün ne za- man geçtiğini yanındakine sormak yerine, sistemden öğrenebiliyor. Hayata geçirilen bu uygulama ile akülü araçlarıyla durağa gelen engelli yolcular şarj cihazı bulunan alana giderek rahatlıkla aküsünü şarj edip yolculuğuna devam etme imkanı bulacak. Konsept Akıllı Durağın özellikleri arasında yer alan bas-konuş sistemi de yolcularla her an iletişim imkanı sunuyor. Bas-konuş sistemi İETT ile anlık olarak sesli iletişim imkânı sağlıyor. Bu cihazlar sayesinde görme engelli yolcular otobüslerin tahmini varış süreleri hakkında sesli bilgilendirme yapılabildiği gibi, tüm yolculara canlı operatör desteği de veriliyor. İETT’nin Konsept Akıllı Durak Projesi Hayata Geçti EMC, İş Dünyasında Yeni Dijital Dönüşüm Anket Sonuç- larını açıkladı. Dijital dönüşüm yönündeki ilerlemenin sektörleri ve iş modellerini değiştirdiği şüphe götürmez bir gerçek. EMC’nin desteğiyle Vanson Bourne tarafından yapılan ankete göre: 16 ülkede ankete katılan 4000 şirket liderinin %52’si dijital teknolojiler sonucunda sektörle- rinde büyük değişiklikler yaşandığını belirtti. Katılımcı- ların %48’i üç yıl içinde sektörlerinin neye benzeyeceğini bilmediklerini söylüyor. Katılımcıları %62’si dijital girişim- lerin sonucu olarak sektörlerine yeni rakiplerin katıldı- ğına tanık olduğunu, %56’sı ise müşteri talebinin dijital dönüşümün ardındaki itici güçlerden biri olduğunu ifade ediyor. Dış baskılar hızla artmaya devam ettikçe işletmele- rindeki dijital dönüşümü ilerletmek için: Şirketlerin %73’ü öncelikli olarak merkezi bir teknoloji stratejisine ağırlık verilmesi gerektiğini kabul ediyor, %66’sı ise BT altyapısı ve dijital beceriler liderliğine yatırım yapmayı planlıyor. EMC, müşterilerin dijital dönüşümlerini destekleyecek ve hızlandıracak şekilde tasarlanan temel niteliğindeki yeni çözümlerini sundu. Bu çözümler flash, dağıtılmış, yazılım tanımlı ve bulut özellikli olmak üzere modern veri merkezlerinin dört ana direğine hitap ediyor. Günümüz- de yaşanan veri artışından söz eden EMC Bilgi Altyapısı CEO’su David Goulden, şunları söyledi: “Sensörler ve telemetri hayal edebileceğiniz her ürüne girdikçe, bağlan- tılı akıllı cihazlardan alınan verilerde büyük bir patlama yaşanıyor. Şirketler, modern dijital ekonominin rekabet ortamında kendilerine yer bulabilmek için dijital dönü- şümlere yatırım yaparak giderek artan bu veri miktarından yararlanmayı amaçlıyor. Bugün tanıtımı yapılan yeni EMC teknolojileri, şirketlerin bu modernleşme girişimlerini destekleyecek şekilde özel olarak tasarlandı.” Her iki BT Yöneticisinden Biri 3 Yıl İçinde Sektörün Nereye Gideceğini Bilmiyor 10
  9. 9. ro ineAr-GeResearch and Development Center Güvenlikten aynı şeyi mi anlıyoruz? Türkiye, Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Asya’da ağ yönetimi ve güvenlik çözümlerine ihtiyaç duyan tüm sektörler için yenilikçi ve verimli çözümler üretiyoruz! /ProlineBilisim Türkiye - Katar - Pakistan www.pro-line.com.tr
  10. 10. 12 haberler IBM’deki bilim insanları, kullanıcıların herhangi bir mobil aygıt ya da masaüstünde IBM Bulut aracılığıyla sağlanan ve türünün ilk örneği olan bir kuantum bili- şim platformuyla erişebilecekleri bir kuantum bilişim işlemcisi oluşturdu. IBM, kuantum bilişimin geleceğin bilişimini şekillendireceğini ve bugünkü süper bil- gisayarlarda çözülmesi imkânsız olan bazı sorunları çözebilecek potansiyele sahip olduğunu düşünüyor. Bulutla etkinleştirilen kuantum bilişim platformu IBM Quantum Experience, kullanıcıların IBM’in kuan- tum işlemcisinde deneyler yapmasını ve algoritmalar çalıştırmasını, ayrı ayrı kuantum parçalarıyla (qubit; kübit) çalışmasını, kuantum bilişimle nelerin mümkün olabileceğiyle ilgili eğitici malzemeler ve simülasyon- ları keşfetmesini sağlayacak. Beş süper iletken özellikli kübitten oluşan kuantum işlemci, New York’taki IBM T.J. Watson Research Center’da bulunuyor. Beş parça- dan oluşan bu işlemci, daha büyük kuantum sistemle- rine ölçeklenebilen, IBM’in kuantum mimarisindeki en son gelişmeyi temsil ediyor. Ayrıca, evrensel kuantum bilgisayar oluşturmaya yönelik atılacak adımların da ilki olma özelliğini taşıyor. Evrensel kuantum bilgi- sayar, herhangi bir bilişim işlemini gerçekleştirmek üzere programlanabilir bir bilgisayar olma özelliğinin yanı sıra bilim ve iş amaçlı birçok önemli uygulama için klasik bilgisayarlardan çok daha hızlı olacak. Hali hazırda kullanımda olmayan kuantum bilgisayarı ile ilgili olarak IBM, önümüzdeki 10 yıl içerisinde 50-100 kübitten oluşan orta ölçekli kuantum işlemcilerinin yapılabileceğini öngörüyor. Yalnızca 50 kübitlik bir kuantum bilgisayarın hızına günümüzdeki en iyi 500 süper bilgisayarın yaklaşamayacağı göz önünde bulun- durulunca, teknolojinin olağanüstü potansiyeli ortaya çıkıyor. Kuantum bilgisayarla ilgilenen bilim insanları ve teorisyenlerin oluşturduğu topluluk, bu güçten ya- rarlanmaya çalışıyor ve optimizasyon ve kimya alanın- daki uygulamalar kuantum alanındaki hızlı gelişimin ilk görüldüğü alanlar olarak ön plana çıkıyor. IBM, Kuantum Bilişim ile İnovasyonu Hızlandıracak Avnet Future IT etkinliği 11 Mayıs’ta İstanbul’da gerçekleş- tirdi. Etkinlikte konuşmacı olarak yer alan Avnet ve teknoloji firmalarının üst düzey yöneticileri “Teknoloji dünyasında gelecek nereye gidiyor? Şirketleriniz geleceğe hazır mı? Müşteri beklentileri ne yönde gelişecek?” gibi soruların ce- vaplarını aradılar. Yüksek bir katılımcı sayısıyla ile gerçekleşen etkinlik Avnet Genel Müdürü Hakkı Eren’in konuşma- sıyla başladı. Eren gelecek teknoloji çözümleri arayışlarını anlatırken IoT ve Bulut Bilişim teknolojilerinin öneminden bahsetti. Gelecekte makinalar arası iletişiminin farklı alan ve mecralardaki kullanımıyla teknolojinin evrimleştiğinini altını çizen Eren, Avnet’in gelişen teknoloji içerisinde kilit rol oynadığını ve kullanıcılara yeni teknolojileri kullanarak hizmet ulaştırma konusun attıkları adımlardan söz etti.Etkinliğin bir diğer konuşmacısı olan Brocade Türkiye Ülke Müdürü Feyyaz Atalay ise gerçekleştirdiği sunumda yeni ürünleri ve X Jenerasyonu Veri Merkezlerinin öneminden bahsetti. Etkinliğin sabah programının ikinci yarısında sahneye çıkan EMC Ülke Müdürü Sinan Dumlu yeni nesil IT ve iş yapma şekillerinden ardından Extreme Networks Türkiye Ülke Müdürü Nihat Önal ise Türkiye’deki stratejileri hakkında bilgiler verdiler. Avnet FutureIT etkinliği öğle arasının ardından HDS Ülke Müdürü Serdar Sayar, HPE Kanal Müdürü Merden Kahvecioğlu, IBM Türkiye Analitik Lideri Mehmet Dilek, IDC Kıdemli Araştırma Analisti Yeşim Araç, NetApp Türkiye Ülke Müdürü Behçet Yumrukçallı, VMware Türkiye Ülke Müdürü Murat Mediçeler, SimpliVity Türkiye Ülke Müdürü Tarcan Serdaroğlu ve Veeam Türkiye Ülke Müdürü Ozan İnan’ın sunumlarıyla devam etti. Avnet, FutureIT Etkinliğinde Teknolojinin Geleceğini Masaya Yatırdı
  11. 11. 13 Katkılarıyla Silver Sponsors; Media Sponsors; Gold Sponsors; Platinum Sponsor; Save the Date! Online Kayıt İçin ; www.openstackdaysistanbul.com adresimizi ziyaret ediniz. Sponsorluk Şartları Bilgi İçin; E-Mail: irmak@rasyoworks.com Tel: +90 537 954 31 00 openstacktr #openstackdaysistanbul Openstack B�r Bulut İşlet�m S�stem� Openstack Enterpr�se Kullanımı Openstack Serv�s Sağlayıcı Kullanımı Openstack �le Özel Bulut Çözümler� Geleceğ�n Ağ Teknoloj�ler� Yazılım Tanımlı Ağ Teknoloj�ler� Serv�s Z�nc�rler� Özel/Genel Bulut S�stemler�nde B�lg� Güvenl�ğ� Bulut B�l�ş�me Geç�ş Sanallaştırmadan Bulut S�stemler�ne Geç�ş Özel / Genel Hybr�d Bulut Uygulamaları Bulut Uyumlu Yazılım Teknoloj�ler� Ver� Depolama S�stemler�n�n Bulut Dönüşümü 31 MAYIS 2016 HILTON ISTANBUL BOMONTI HOTEL & CONVENTION CENTRE
  12. 12. 1971
  13. 13. 15 Ağ teknolojileri alanında kurumsal pazardaki ürün ve servis dinamikleri, bireysel pazara kıyasla elbette daha farklı. Bireysel kullanıcılar, değişen teknolojiler ve kullanıcı beklentisi doğrultusunda ağırlıklı olarak hızlı ve stabil çözümlere yönelirken kurumsal pazarda ise hız, stabilite, güvenlik, servis desteği, diğer ağ ekip- manları ile mükemmel uyum, komple çözüm sunulması gibi pek çok kriter ön planda oluyor. ZyXEL, kurumsal tarafta Güvenlik Cihazları ve Hizmetleri, Ağ Anahtarları, Kablosuz Yerel Alan Ağı Erişim Noktaları ve Kontrolör- leri, Ağ Geçitleri ve Ağ Yönetimi çözümleri olmak üzere belli başlı 5 ana konuda ürün ve çözüm sağlıyor. Bunun yanında servis sağlayıcılar için ayrıca sunulan Taşıyı- cı Ağ Anahtarları ve Erişim Ağ Anahtarları, LTE ve 3G CPEs, Ethernet over Coax gibi farklı ürün ve hizmetler de mevcut. Siber güvenlik çözümleri günümüzde hem küçük ve orta ölçekli firmalar hem de büyük kurumsal şirketler için olmazsa olmaz bir ihtiyaç haline gelmiş durum- da. Bu konuda, bütüncül bir çözüm sağlamak ve siber güvenlik önlemlerini bir şirket kültürü haline getire- bilmek çok önemli. ZyXEL olarak sundukları kurumsal güvenlik çözümlerinde kurulum ve kullanımı kolay, bütüncül servis verebilen servisler sağladıklarını ifade eden ZyXEL Türkiye Ürün ve İş Geliştirme Müdürü Ömer Faruk Erünsal, “Örneğin ZyXEL’in ZyWall Güven- lik çözümleri, hizmet sürekliliğini garantileyen gerçek zamanlı ve güçlü bir korumanın yanında yüksek perfor- mans sağlar ve ağınızın kontrolünü güçlendirir. ZyXEL ZyWall güvenliği kurumunuzun müşterilerini, kurum kayıtlarını, entelektüel sermayesini ve kritik kaynakla- rını her dakika farklılaşan dâhili ve harici saldırılardan korur. Bu bağlamda yine Güvenlik Çözümleri grubunda sunduğumuz USG Tümleşik Güvenlik Ağ Geçidi serimiz; Performans, Gelişmiş ve Extreme olmak üzere 3 farklı alt kategoride farklı ihtiyaç tiplerine göre farklı özellik- ler sunuyor.” dedi. Yeni nesil firewall kullanmayan işletme kalmayacak BYOD kavramının hayatımıza girmesiyle birlikte işlet- meler çok da aşina olmadıkları güvenlik tehditleriyle karşı karşıya kaldı. Özellikle BT yöneticileri çareyi per- ZyXEL’den Verimliliğinizi Artıracak Güvenli Ağ Donanımları sektörden sonelin kendi cihazını getirmesini engellemeye çalışmakta arasa da ZyXEL’in yeni NGFW serisi bugünün ve yarının siber tehditleri için uçtan uca koruma sağlayarak bu soruna çözüm sunuyor. Kolay Kurulum ve Yönetim Yeni nesil Firewall ürünleriyle kurumlar için değer yaratır- ken, aynı zamanda KOBİ’ler için temel ürünler üzerinden kanal partnerleri için de yeni bir gelir akışı oluşturulduğu- nu belirten Vefa Tarhan, gün geçtikçe artan ve kendini ye- nileyen tehditler karşısında en güncel ve güçlü ağ güvenlik çözümleriyle ilgili ZyXEL olarak kurumlara eğitim hizmeti sunduklarını da hatırlatıyor: “Küçük ve orta ölçekli işletmeler, ürün konumlandırma, konfigürasyon ve teknik destek gibi hizmetleri deneyimli ZyXEL çözüm ortaklarından temin edebiliyor.” Erünsal, “USG serimiz sundukları bir dizi özelliğin yanında, gizli maliyet içermeyen agresif bir fiyatlandırmaya da sahip. Bu seri, hem yeni hem de tekrarlayan lisans satışlarımızda, geliştirilmiş bir servis yönetimi sunmasının yanında, yöne- timi ve kurulumu kolay ürünler olarak öne çıkıyor.” diyerek sözlerini tamamlıyor. Yüksek Hız İle Güvenlik Bir Arada Öte yandan ZyXEL ürünlerindeki entegre kablosuz ağ yönetim fonksiyonu, CAPWAP (Kablosuz Erişim Noktası Kontrolü ve Takibi) teknolojisini destekliyor ve ağ üzerin- deki Wi-Fi Erişim Noktası’nda merkezi erişim doğrulaması ve erişim yönetimi sağlıyor. Kullanıcılar kablosuz ağlarını kolaylıkla ölçeklendirebiliyorlar ve ilave bir WLAN kontro- lörü satın almaya ihtiyaç duymadan Wi-Fi Erişim Nokta- sı’nı tek bir merkezden yönetebiliyorlar. Tümüyle yenile- nen USG Serisi, kendi sınıfının lideri donanım ve yazılım platformları,VPN ve UTM işlem hacmi ile tasarlandı. Ömer FarukErünsal ZyXELTürkiye Ürün ve İş Geliştirme Müdürü
  14. 14. Kamu kurumları ve farklı özel sektör kollarına yönelik ürün ve çözümleriyle, her yıl önemli büyüme rakamlarına imza atan Huawei Enterprise İş Birimi, 27 Nisan’da Ankara’da gerçekleştirdiği özel bir buluşmayla, kamu bilgi teknolojileri yöneticileri, bölgedeki iş ortakları ve sektör paydaşları ile bir araya geldi. Huawei Kurumsal Çözümler Teknoloji Günü Ankara’da Gerçekleşti Huawei Enterprise İş Birimi 27 Nisan’da Ankara JW Marriott Hotel’de gerçekleştirilen “Huawei Teknoloji Günü 2016” kapsamın- da, özel bir sektörel buluşmaya imza attı. Etkinliğin açılış ko- nuşmasını gerçekleştiren Huawei Türkiye Enterprise Ülke Müdürü Serdar Yokuş, dünyadan ve Türki- ye’den önemli örneklerle sektörü ve Huawei Enterprise İş Birimi’nin geldiği noktayı değerlendirdi. Huawei Türkiye Enterprise Ülke Müdürü Serdar Yokuş açıklamala- rında aşağıdaki satır başlarına yer verdi; BT Artık İşin Kendisidir Huawei olarak 2025 öngörümüz, kişi başına 1,7 GB veri kullanı- mı gerçekleşeceği yönünde. Bu verinin %90’ının akıllı sensörler tarafından üretileceğini düşü- nüyoruz. Bu dönemde 4,4 milyar internet kullanıcısının olacağı ve 8 milyardan fazla akıllı telefonun kullanılacağı da yine öngörüleri- miz arasında yer alıyor. Bilgi ve iletişim teknolojileri kısa süre öncesine kadar sadece destek sistemi olarak konumlanıyordu. Temel olarak amaçlanan, veri trafiğini ve maliyeti azaltmaktı. Halen bu mantıkta çalışan ku- 16 özel haber
  15. 15. rumların var olduğunu söyleye- biliriz. Bir sonraki aşamada ise BT sistemleri, yönetim amaçlı kullanılmaya başlandı. Burada da amaçlanan, veri trafiği açısından basit gereksinimlerin sağlanma- sıydı. Bugün ise bilgi ve iletişim teknolojileri, sistemin ve işin baş- lı başına kendisi haline geldi. Huawei geliştirdiği tüm ürünleri müşteri ihtiyaçlarına göre ge- liştiriyor. Bu nedenle diyoruz ki Huawei’nin hiçbir ürünü kendi- sinin değil, müşterilerinin ürün- leridir ve bu gereksinimlere göre, -katılımcı inovasyon- bakış açısı ile müşterilerle birlikte optimize edilmiştir. 4’üncü Nesil Sanayi Devrimi’ne Hazır Olmalıyız Huawei Enterprise bugün 8000’den fazla kanal iş ortağı, 100’den fazla çözüm iş ortağı ve 2.000’den fazla sertifikalı servis iş ortağı ile sektörel eko-sistemde önemli bir dönüşümün öncülüğü- nü yapıyor. Tüm nesnelerin akıllı hale geldiği bir ortamda, açık uygulamalar daha çok gündemde olmaya başladı. Bilişim odaklı 4’üncü nesil bir Sanayi Devri- mi artık kapımıza dayandı ve bu değişime ayak uydurmayı başar- mamız gerekiyor. Platformları ve ürünleri buna göre tasarlamaya ve geliştirmeye şimdiden başladık. Birçok farklı ülke de farklı stra- tejiler ve proje isimleri altında bu dönüşümü hayata geçiriyor. Birkaç örnek vermek gerekirse; Singapur - Smart Nation, Kanada - Digital Canada 150, Malezya - Digital Malaysia, Almanya - In- dustry 4.0, Amerika Birleşik Dev- letleri - AMP 2.0 ve Çin - Made in China 2025. Bireysel Teknoloji Pazarı Büyüyor, Kobilerin Teknoloji Kullanımı Artıyor Türkiye’nin BT pazarına göz at- tığımızda, bireysel teknolojilerin pazarı yönlendirdiğini görüyo- ruz. Akıllı telefonlar tabletler ve giyilebilir teknolojilerle, pazarın %50’den fazlası bireysel kullanı- cılar tarafından yönlendiriliyor. İkinci sırada ise teknoloji yatırımı açısından en fazla öne çıkan ya- pının KOBİ’ler olduğunu görüyo- ruz. Bu da bir anlamda ülkemizin dijitalleşmeye doğru aldığı yolun bir göstergesidir. Devlet ve kamu kurumlarının da bugün BT sektö- rüne en fazla yatırım yapan olu- şumlardan olduğunu da burada söylemeliyiz. 2015 yılında en fazla satış ve proje gerçekleştirdiğimiz ürünlere baktığımızda ilk sırada SWIT- CH ürün grubunu görüyoruz. Bu dönemde Wi-Fi ürünlerimizin satışında da önemli artış gözlem- ledik. 2015’te en büyük büyüme, Storage, Access Point ve Switch ürünlerinde gerçekleşti diyebili- riz. Geçen sene eğitim, inşaat sağ- lık ulaşım ve kamu sektörleri, en fazla erişim sağladığımız yapılar oldu. Bu segmentlerde aynı za- manda rekabet de en üst seviyede seyrediyor. Bu sektörlerde amiral gemilerimiz; Switch ürün grubu oldu ve bu alanda liderliğe ulaş- mayı başardık. 2016’da, IP ve IT ürünleri tarafından domine edilen BT pazarının 970 milyar dolar- lık bir işlem hacmi yaratacağını öngörüyoruz. Servis Hizmetlerinin Eksikliği Entegrasyon Gücünü Azaltıyor Batı Avrupa ile Türkiye’yi sektörel dağılım olarak kıyasladığımız- da, donanım satışları Türkiye’de %81’ken batı Avrupa’da %41 seviyesinde görünüyor. Yazılım açısından baktığımızda ise Türki- ye’de %11 olan sektör hacmi batı Avrupa’da %20 seviyesinde. Servis hizmetleri segmentinde ise Batı Avrupa’nın büyüklüğü %40 olarak açıklanırken Türkiye’de bu oran, %8. Bu da satılan hizmetin servis- ler özelinde karşılık görmediği bir yapıya işaret ediyor ki sektör için son derece tehlikeli bir durum. Bu tablo, Türkiye’nin satış sonrası servis özelinde entegrasyon gücü- nün azaldığını gösterir. Huawei’nin DNA’sında Ar-Ge Var Huawei olarak bu kadar değişken bir dönemde neler yaptık ve neler planlıyoruz diye baktığımızda şunu rahatlıkla söyleyebiliriz; Biz aslında temelde tek bir unsu- ra önem veriyoruz, o da Ar-Ge. Huawei, kurulduğu 1982 yılından bugüne kadar tüm harcamaların- dan Ar-Ge’ye her zaman için ciddi paylar ayırıyor. Bugün 176.000 çalışanıyla 170’ten fazla ülkede ürün ve çözümleriyle var olan Huawei, içlerinde Türkiye’nin de 17 SerdarYokuşHuaweiTürkiyeEnterpriseÜlkeMüdürü
  16. 16. yer aldığı 16 Ar-Ge, 36 inovasyon merkezi ve 79 bin Ar-Ge çalışa- nıyla, bu konudaki ciddiyetini ortaya koyuyor. Bunun yanı sıra, 5.500 iş ortağımızla 19 ayrı böl- gedeki destek hizmetlerimizi sür- dürüyoruz. Sadece geçen yıl Ar-Ge özelinde Türkiye’de 20 milyon TL yatırım gerçekleştirdik. En Çok Patent Başvurusu Huawei’den Huawei 2015’te Dünya Patent Organizasyonu tarafından, en çok uluslararası patent başvurusu yapan firma olarak birinci seçil- di. Tüm endüstriler dahil olmak üzere Huawei, bu alanda ilk sırayı aldı. Bu da Ar-Ge’nin Huawei’nin DNA’sında olduğunu gösteren en objektif örneklerden biridir. Huawei bu sene ayrıca, Fortu- ne Global 500’te 228’inci sıraya yükseldi. Bu da dünya çapında önemli bir yaygınlık ve ürünler ile servisler bazında bir başarının yansıması. Bu nedenle dünyanın en küçük bölgelerde dahi Huawei desteğini görebilirsiniz. Servis ve Satış Sonrası Destek Hizmetleri Kırmızı Çizgimiz Huawei servisini veremediği hiçbir ürünü piyasaya sürmedi, sürmeyecek. Bu yaklaşımımızın karşılığını, pazara sunduğumuz, gerçek anlamda kaliteli ve uzun ömürlü ürünlerle gördük. Bugün tüm sektörlerde çok geçerli ve çok üst düzey referanslarımız söz konusu. Şirketler artık birleşmeye ve konsolide olaya başladı. Yeni bir şey üretemezseniz, konsolide olmaya mahkumsunuz. Sektörde büyümeler bugünün şartlarında şirket satın almayla sağlanırken, Huawei bu büyümeyi sadece ürünleri ve projeleriyle gerçekleştirdi ve kendi başına var olmayı yeniden tanımladı. Geçti- ğimiz yıl servis altyapımızı 3 kat büyüttük. Bu konuya yeterince önem verilmezse satışlar da bir noktada durur. Bu bilinçle servis yapısına satıştan daha fazla önem verdik diyebiliriz. Ürün ve çözüm- lerin arkasındaki destek son dere- ce önemli. Bu alandaki eğitimleri de iş ortaklarımıza ücretsiz olarak sağlıyoruz. İş ortaklarımızın geli- şimi bizler için çok önemli. Tüm satış ve proje hizmetlerimiz iş ortaklarımız üzerinden gerçekleş- tiriliyor. Geçtiğimiz sene, servis merkezle- rinin sayısını iki katına çıkardık, iki yeni servis iş ortağı ile anlaş- tık ve bunun sonucu olarak, servis taleplerini karşılama anlamında yüzde 256’lık bir artış gerçekleş- tirdik. Bu konuda da geliştirmekte olduğumuz iş modellerimiz var. Sürekli eğitim ve sertifikasyon programlarıyla bu kapsamı gün- den güne daha iyi hale getirmek için çalışıyoruz. Servis yapımızı şekillendirirken, iş ortaklarımı- zın da görüşleri ve katkıları ile ilerliyoruz. İlk Çeyrekte %91’lik Büyüme Huawei Enterprise İş Biriminin 2016’daki ilk çeyrek performansı- na baktığımızda, geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre %91’lik bir artış gerçekleştiğini görüyoruz. Ürünlerimizi ve çözümlerimizi sürekli geliştirmek Huawei’nin en temel amaçlarından biri. Kurum- sal çözümler, operatör ağ sistem- leri ve son kullanıcı ürünlerimizle bu gelişime durmaksızın devam ediyoruz. Bu önemli artışı da sürekli gelişen iç yapımıza bağlı- yorum. Rekabeti şekillendirmek için güçlü olmak gerekir. 2015, Hu- awei Enterprise’ın güçlü olduğu- nu gösterdiğimiz bir sene oldu. Bugünün şartlarında kümülatif 18 özel haber
  17. 17. büyümeyi devam ettirmek, reka- bet açısından son derece önemli. Müşteri tarafından baktığımızda da Huawei, gerek fiyat politikası, gerek ürünleri, gerekse çözümle- riyle öne çıkan bir marka haline geldi. Bugün Huawei’yi kendisini müşterilerine ve sektöre ispatla- mış bir marka olarak görüyoruz. Bizim için gerçek referans, ger- çekleştirdiğimiz projelerin ken- disi değil, bu projelerin sonunda herhangi bir problem yaşanma- masıdır. Kaliteli ürünlerle birlikte sorunsuz tamamlanan projelerin, müşteri algısı açısından da son derece olumlu bir etkisi olduğuna inanıyoruz. Huawei Enterprise, bugün hemen hemen her sektörde farklı refe- ranslara sahip. En temel amaçla- rımızdan biri, 2014’te ve 2015’te yakaladığımız satış ivmesini bu yıl da devam ettirmek. Geçtiği- miz yılı analiz ettiğimizde şunu görüyoruz; bu ivmenin her sene devam ediyor olması, sektörde Huawei’nin Telekomünikasyon alanında yakaladığı başarıyı, Enterprise’da da hayata geçirdiği algısını yarattı. Geçen yılın bir diğer önemli ba- şarısı da %2,5 küçülen bir pazar- da, yılı pazar payımızı artırarak kapatmamızdır. 2015, bu anlamda da başarılı bir seneydi. Ancak bunlar bizim için yeterli değil. Geçen sene, özellikle ikinci yarı- dan sonra sektörde fiyatlandırma politikaları, oldukça farklı nok- talara geldi. Bize göre, sektörde afaki satışlarla kâr etme devri kapandı. Huawei Enterprise bu gerçeklikle hareket ederek, bugün bulunduğu konuma geldi. Satış- lar özelindeki rekabet açısından analiz ettiğimizde ise Huawei’nin birçok güçlü firma arasından başarıyla sıyrılarak, üçüncü sıraya yerleştiği sonucuyla karşılaşıyo- ruz. Üstelik bunu oldukça kısa bir süre içinde başardık. Rakiplerimi- ze büyük saygı duymakla beraber, -Eğitim, Pazarlama, Mühendis- lik alanlarında yatırımları olan birçok farklı firmanın arasından kısa zamanda bu noktaya gelmek bizler için önemliydi. Rekabeti şekillendirebilecek potansiyele sahip, güçlü bir üretici ve çözüm firması olarak konumlandığımız bu yılı geride bıraktık. Huawei Kurumsal Çözümler Bölge Başkanı Simon Zou Siyi: Çok Özel Bir Buluşma Huawei Enterprise Teknoloji Günü’nde kısa bir konuşmayla Serdar Yokuş’a eşlik eden Huawei Kurumsal Çözümler Bölge Başkanı Simon Zou Siyi ise “Bugün biz- ler açısından çok önemli bir gün. Türkiye’deki değerli iş ortakla- rımız, müşterilerimiz ve Huawei ailesinin değerli fertleri ile bura- da aynı çatı altında bulunmaktan büyük memnuniyet duyuyorum. Türkiye başta olmak üzere, Orta Asya ve Kafkasya bölgesinde önemli başarılara imza atacağımı- za eminim” dedi. Huawei Teknoloji Günü kap- samında gerçekleştirilen farklı oturumlarla; “Dünya Kamu Tek- nolojileri Vizyonu ve Stratejileri”, “Kamu Projesi Başarı Hikâyeleri”, “Huawei Depolama Ürün Ailesi”, “Yeni Nesil Network Teknolojile- ri”, “Kurumsal IT Dönüşümünde Sunucular” ve “Güvenli Şehir Çö- zümleri” konuları ele alındı. 600’den fazla kişinin katıldığı Hu- awei Enterprise Teknoloji Günü çerçevesinde, Huawei’nin Türki- ye pazarında yer alan ve alması hedeflenen, en güncel kurumsal ve bireysel çözümleri de kurulan demo alanlarında katılımcılarla buluştu. Etkinlik sırasında yeni nesil Wi-Fi ürün ailesi, yüksek performanslı Kunlun sunucu plat- formu ve OceanStor 18000 Serisi Versiyon 3 depolama çözümleri- nin tanıtımı da gerçekleştirildi. 19
  18. 18. verilerin kaybolmadan saklanması- nı, yönetilmesini ve paylaşılmasını sağlıyor. Depolama ihtiyacı konusun- daki en önemli kriterlerden biri fiyat. Çoğu zaman ihtiyaçları karşılayan çözümlerin bedeli inanılmaz yüksek oluyor veya firmalar lisanslara bağlı kalabiliyorlar. Büyük kurumların bu bedelleri ödemek için imkânları var fakat özellikle KOBİ’ler, bu masrafları karşılayamadıkları için yedeklerini harici disklere alıyorlar. Bu tarz bir yedekleme çözümünde gerektiğinden fazla çaba, zaman ve para harcanması gerekiyor. Yedeğin bulunduğu diskler arızalandığında, veriler ya kayboluyor ya da geri dönüşü olmayan bozuk, kullanılamayan içeriklerle uğraşıl- mak zorunda kalınabiliyor. Veri kaybı gibi kötü durumlarda firmalar işin içinden büyük bir zararla çıkabildiği gibi bazen de firmanın ticari hayatı sıkıntıya düşebiliyor. Bundan birkaç sene önceye kadar veri kaybı gibi önemli bir sorun firmalar açısından henüz yeterince kavranılmış bir durum değildi. Son dönemlerde artan veriyle birlikte veri depolama git- tikçe artan bir öneme sahip olmaya başladı ve bu konudaki yatırımların gün geçtikçe arttığını söyleyebiliriz. Synology olarak farklı ihtiyaçlar için farklı çözümler sunmaktayız. Lokalde yedekleme veya farklı bir lokasyo- Elektronik verilerin artması ile depolama ihtiyacı inanılmaz bir şekilde artıyor. Yasal düzenlemelerin getirdiği zorunluluklar ve tedbir amaçlı yedekleme ihtiyaçlar düşünüldüğünde sadece işletmeler özelinde değil, vatandaş için de veri depolamanın önemi bir kat daha artıyor. Synology Yedekleme ve Depolama Çözümleri ile İşler Çok Daha Hızlı ve Basit Statista tarafından yapılan araştırmaya göre, dünya çapındaki veri depolama pazarı 2015 yılında 17,2 milyar Do- lar’a ulaştı. Araştırmaya göre, kulla- nıcıların yüzde 72’si, fotoğraf, video, müzik, e-kitap gibi kişisel verilerini internete bağlı cihazlarda saklıyor. Kişisel e-postalarını dijital cihazlar- da saklayanların oranı ise yüzde 62. Kullanıcılar, kişisel verilerini kolayca depolayıp istedikleri an bu verilere erişmek istiyor. İnternet ağına bağlı veri depolama ürünleri, kullanıcılar için en ideal çözümler arasında yer alı- yor. Veri depolama çözümleri alanında kullanıcılara hızlı ve kaliteli cihazlar sunan Synology, ürünleriyle kişisel 20
  19. 19. na yedekleme konusunda çözüm- ler sunuyoruz. Cihazlarımızın tam performanslı şekilde kullanılması için gerekli yazılımları ücretsiz olarak kullanıcılarımıza sunuyoruz. Ayrıca kullanıcıların isteğine bağlı olarak genel bulutta da yedekleme işlemi gerçekleştirebiliyoruz. Bu avanta- jımız, bizi rakiplerimizden ayıran önemli bir faktör. Synology Çözümlerinde Tama- men Kullanıcı Odaklı Bir Politika İzliyor Hyper backup çözümümüz kapsamlı çok versiyonlu yedekleme, saklama kullanımını optimize ediyor. Engel- leme seviyeli, artırımlı yedekleme ve çapraz versiyon tekilleştirme ile Sy- nology Hyper Backup uygulaması bir- den fazla versiyonda veri yedeklemek için gereken depolama alanını en aza indiriyor. Geleneksel yedekleme ve dosya seviyesinde artırımlı yedekle- me sunabilen diğer NAS yedekleme hizmetleriyle karşılaştırıldığında, Synology çok versiyonlu yedekleme, hem gerekli alan miktarını ciddi anlamda azaltıyor hem de çok sayıda geri yükleme noktasını barındırıyor. Yerel paylaşılmış klasöre ve harici sabit disklere, ağ paylaşımlı klasör- lere, rsync sunucusuna ve herkese açık bulut hizmetlerine veri yedekle- nebilir ve çok versiyonlu yedekleme- den kolayca faydalanılabilir. Veriler, 65.535 adete kadar kaydedilerek, Smart Recycle ile yedekleme yapıla- bilir. Yedekleme noktasında veri sak- lanırken dosyaların yetkili olmayan erişimlerden korunmasını sağlamak için yedekleme noktasında klasörler şifrelenmiş halde tutulabilir. Zaman- lanmış veri yedeklemeleri yaparken Smart Recycle otomatik olarak eski ve gereksiz yedekleme sürümleri silinerek sürüm kontrolünü basitleş- tiriyor, kullanıcılara zaman tasarrufu ve işgücü kolaylığı sağlıyoruz. Eğer belli bir sürüm özellikle önemliyse, onu kilitleyebilir ve otomatik olarak silinmesini önlemek mümkün. Synology SnapShot ve Replikas- yon ile Zamandan ve Paradan Tasarruf Olanağı Sunuyor Btrfs dosya sisteminin kullanılabilme- sini sağlayan Synology NAS cihazları, son teknoloji ürünü veri bellek görü- nümü teknolojisine sahiptir. Bu saye- de Synology NAS cihazları, dosyalarda esnek noktasal kurtarmaya olanak ta- nıyor. Ayrıca bu fonksiyonu geleneksel yedeklemeyle karşılaştırıldığında, çok az bir depolama alanı kullanarak ya- pabiliyor. File Station veya Windows Dosya Gezginini kullanarak, dosya- ları ve klasörleri geri yüklemek için self-servis kurtarmanın avantajların- dan yararlanabilmek mümkün. Birden fazla lokasyonu bulunan kuruluşlar için farklı yerlerde birden fazla kopya tutmak, felaket durumunda veri kulla- nılabilirliğini sağlayabiliyor. Snapshot ve Replication, işletmelere felaket kurtarma planları için çok önemli imkânlar sunuyor. Daha fazla koruma için merkez sunucu gibi birincil siteye kaydedilmiş olan veriler, daha sonra başka bir şubeye çoğaltmak üzere kopyalanabiliyor. Snapshoot’lar farklı bir lokasyona aktarmak isteniliyorsa veriler kolayca eşleştirilebiliyor. Daha sonra sadece değişen verilerin bilgiler karşı tarafa aktarılabiliyor. Bu öze- likle ilk kurulumda yüksek boyutta veri transferi anlamına geliyor.Veri transferi internet üzerinden yapıldı- ğında, internet bant genişliğinize göre haftalarca sürebilir. Bu durumdan ka- çınmak için yedekleme görevi oluştu- rurken, verilerin doğrudan yedekleme lokasiyonuna aktarılmasını ve görevin advertorial başlamasını sağlayabilirsiniz veya önce herhangi bir harici diske aktarıp daha sonra görevin etkinleşmesini seçebi- lirsiniz. Yedekleme görevi daha önce oluşturulduysa daha sonra harici diski diğer lokasyona posta yolu ile gönder- mek ve Synology cihazında “takip” ve ardından “yükle” butonuna basmak yeterli.Veriler ikinci NAS cihazına aktarıldığında belirlenen görev kapsa- mında istenilen anlık görüntüleri bir lokasyondan diğerine otomatik olarak aktarılabiliyor. Synology Hyper Backup ve Genel Bulut İşletmeler, dosyaların ve sistem ayar- larının Synology NAS’da Amazon S3, Microsoft Azure, HiDrive veya IBM SoftLayer, RackSpace ve diğer OpenSta- ck Swift uyumlu sunucular gibi herkese açık bulut hizmetlerine yedeklenmesi için Synology Hyper Backup’ın blok düzeyinde, çok sürümlü yedekleme araçlarını güçlendirebiliyorlar. 21 Volkan Yiğit Synology Türkiye Ürün Müdürü
  20. 20. haberler Turkcell’in altı senede 10 farklı akıllı telefon ve tab- let geliştirerek kurduğu T serisi ailesi bugüne kadar 2.5 milyona yakın satılırken, yeni geliştirilen T70 ayda 25 TL, T Tablet ise ayda 19 TL’ye satılacak. İleri teknolojiyi uygun fiyatla birleştiren T serisinin yeni üyelerini satın alan herkese Turkcell’in BiP, TV+, fizy ve Akıllı Depo gibi popüler servisleri için de ücretsiz kullanım paketleri sunuluyor. Turkcell 2010 yılında geliştirmeye başladığı T serisi akıllı cihaz ailesini, 4.5G uyumlu T70 akıllı telefon ve T Tablet ile güç- lendirdi. T70 ve T Tablet’in tanıtıldığı basın toplan- tısında konuşan Turkcell Genel Müdür Yardımcısı Murat Erkan, “1 Nisan’da Türkiye’yi 4.5G ile tanış- tırdık. Şimdi de T serisinin yeni ürünleri ile 4.5G’yi herkes kullanabilsin istiyoruz.” dedi. 4.5G uyumlu T70 ve T Tablet üstün teknolojik özelliklerinin yanı sıra çok uygun fiyatlarla Turkcell’liler ile buluşuyor. 5.2 inç HD ekranı bulunan T70’in 8 MP arka, 5MP ön kamerası bulunuyor. Sesli komutla selfie çekebilme özelliğine sahip olan cihazın 2 GB RAM’i sayesinde kullanıcılar uygulamaları hızlı şekilde açabiliyor- lar. 1 Haziran’dan itibaren aylık 25 TL’den başlayan fiyatlar ve 36 aya varan taksitlerle Turkcell’lilerin beğenisine sunulacak olan T70’in peşin satış fiyatı ise 649 TL olacak. 8 inç’lik HD ekrana sahip olan T Tablet’e sahip olmak isteyenler ise 36 ay boyunca aylık 19 TL’den başlayan fiyatlarla cihazlarını Turk- cell Flagship’ler, Turkcell İletişim Merkezleri veya Turkcell.com.tr’den hemen alabilirler. Miravision ile daha canlı görüntü olanağı sağlayan T Tablet’ler 36 aya varan vadeler ve 19 TL’den başlayan fiyatlar ile alınabiliyor. T Tablet’in peşin satış fiyatı da 349 TL. Dileyenler ise T70 ve T Tablet’i aylık 39 TL’den başla- yan fiyatlar ile alabilirler. Turkcell, T70 ve Turkcell Tablet Görücüye Çıktı Eylül 2014’te ilk kavisli LED monitörü olan 27 inç, 4000R SD590C modelini tanıtan ve o tarihten bu yana serisini daha fazla kavisli monitör içerecek şekilde genişleten Samsung Electronics, dünya genelinde bir milyondan fazla kavisli monitör sattığını duyurdu. IDC verilerine göre, şu anda tüm dünyada kavisli monitör satışlarının yüzde 85’inden daha fazlasını Samsung gerçekleştiriyor. Samsung kavisli monitörler, tasarımı sayesinde insan gözünün doğal şekline uyum sağlama özelliği ile öne çıkı- yor. Ekstra geniş görüntüleme açıları ve gelişmiş kontrast oranları ile birleştiğinde bu kavisli ekranlar, gerçekçi ve dikkat dağıtmayan resim kalitesi arayan oyun ve ev eğlence sistemi kullanıcıları için ideal bir seçim haline geliyor. Samsung, oyun oynama veya içerik görüntüleme sırasında birden fazla monitör kullanan kullanıcıların artan ihtiyacına da karşılık veriyor. “Dünyada ilk kavisli monitörümüzü tanıttıktan bu yana kavisli monitör tek- nolojisinin, oyun ve eğlence izleyicilerinin beklediği bir endüstri standardına dönüştüğünü gördük” yorumunda bulunan Samsung Electronics Türkiye BT Ürün Grup Satış ve Pazarlama Müdürü Pınar Kaçar sözlerine şöyle devam ediyor: “Kavisli monitörlerin popülerliği artmaya devam ettikçe kullanıcılar için daha çekici ve daha konforlu ürünler üretmek amacıyla, ekranlarımızın tasarım ve özelliklerini her yeni seride daha da geliştiriyo- ruz. Şu ana kadar bir milyon kavisli monitör satış rakamına ulaşmaktan mutluyuz ve önümüzdeki yıllarda yeni kavisli teknolojiler sunmayı dört gözle bekliyoruz.” Kavisli Monitörlerin Beklenmeyen Yükselişi 22
  21. 21. Mustafa HANLI info@btgunlugu.com 23 Dünyaca ünlü AR-GE şirketi Xe- rox PARC; Amerikan DARPA’nın (İleri Savunma Araştırma Pro- jeleri Ajansı) geride bir iz, kanıt bırakmadan kendini imha edebi- len insansız hava araçları (Dro- ne) üretmeyi hedefleyen ICARUS Programı’na (Inbound, Control- led, Air-Releasable, Unrecove- rable Systems Program) destek veriyor. Xerox PARC; aldığı sinyal komutla kendini otomatik olarak imha edebilen Gorilla Glass cam bellek ve elektronik devre bulu- şunu bu projeye entegre etmeye çalışıyor. Xerox PARC’ın bu bu- luşu, DARPA’nın ICARUS Progra- mı’nın kritik bileşenleri arasında gösteriliyor. Hedef Yok Olmak DARPA’nın James Bond filmlerini aratmayan ICARUS Programı ile “Yok Olmaya Programlanabilir Elektronik Cihazlar” geliştiril- meye çalışılıyor. DARPA, drone cihazlarda donanım olarak Xerox PARC’ın geliştirdiği kendi kendi- ni imha edebilen elektronik cam çipleri kullanacak. Böylece alınan bir komutla veya önceden belir- lenen sürede droneların görevini tamamladıktan sonra kendini imha etmesi sağlanacak. Aynı zamanda drone üzerinde bulu- nan polimer paneller de cihazın geride bir iz bırakmadan imha olmasına imkan verecek. Dro- ne sistemi için geliştirilen katı formdaki bu polimer paneller, direkt olarak gaz forma geçerek yok olacak. Elektronik devreleri barındıran cam ve polimer panel- lerin yok olması drone cihazına, taşıdığı malzemeye ve bilgiye dair geride hiçbir iz kalmaması- nı sağlayacak. Böylece görevini tamamlayan dronelar deyim yerindeyse buharlaşacak. Üst Düzey Veri Güvenşiği Drone teknolojisi ile ilgili açıkla- mada bulunan DARPA’nın ICA- RUS Programları Yöneticisi Troy Olsson, Xerox PARC gibi proje partnerleri ile geliştirdikleri teknolojiler kullanılmaya baş- landığında, askeri ve sivil amaçlı operasyonel işlere yönelik bilgi ve veri güvenliğinin en üst dü- zeyde sağlanacağını söylüyor. ICARUS Programı ile üretilen dronelar, gönderilecek bir sin- yalle veya belirlenecek bir süre sonunda çevreye zarar vermeden kendini imha edecek. Daha düşük maliyetlerle tek seferlik kulla- nılabilecek şekilde üretilecek bu droneları geri döndürmek için harcanan enerjiden de tasarruf edilecek. Kendini İmha Eden Dronelar Geliştirildi Operasyonel görevlerde bilgi toplamak ve ulaşılması zor yerlere malzeme ulaştırmak için kullanılan drone cihazlar, görevini tamamladıktan sonra geride iz bırakmayacak şekilde kendini imha edebilecek. özel haber
  22. 22. 24 Soğuk savaş sonrası, siber savaşlar ve siber cep- heler açıldı. Ülkelerin, rejimlerin ve toplulukların dijital ortamda sağlanan bilgilerle şekillendiği günümüzde, atılacak adımları ve alınacak aksiyon- ları bu kapsamda değerlendirmekte fayda var. Bilgi Güvenliği alanındaki en büyük dezavantaj, çalınan bilginin farkına varmak ve sızıntının tespitinin çok zor olmasıdır. Çünkü dijital ortamda sahibi oldu- ğunuz veya yönettiğiniz bilgi çalındığında da hala koyduğunuz yerdedir. Sizden habersiz şirket, kurum veya kişisel bilgilerinize kim, hangi IP adresinden, ne zaman erişti ve nasıl bu bilgilere ulaştığı sorusu- nun cevabı çoğu zaman samanlıkta iğne aramaktan farksızdır. WikiLeaks, Edward Snowden NSA vakası ve Panama belgeleri ile bir kez daha ağ güvenliğinin sağlanması ve bu verilere erişimin takip edilmesinin ne derece önemli olduğunu görmüş olduk. Amacı veya nasıl çalıştıkları konusunda birçok teori olmasına rağmen bilginin ne büyük silah olduğu konusunda hem fikir olmamızı sağlamıştır. Kamu kurum ve kuruluşlarda sahip olunan ve gizlilik arzeden belgelerin (sağlık bilgileri, finansal bilgiler, müşteri bilgileri, sipariş geçmişi, arge-tasarım detayları, pazar araştırmaları, satış planları, finansal planlar, kurum içi yazışmalar, özel yaşamla ilgili bilgiler) korunması ve bu yetkili / yetkisiz erişim bilgilerinin rutin olarak gözden geçirilmesi kendi içimizde yaşanacak WikiLeaks vakalarının önüne geçecektir. Şirket çalışanlarından birisinin ilerleyen zamanlarda Julian Assange (Wi- kiLeaks Kurucusu) rolünü üstlenirse kaybedecekle- riniz sadece para değil, tekrar kazanamayacağınız marka değeriniz ve itibarınız da olacaktır. Peki neler yapmalıyız? Ağ Cihazları Şirket ağ topolojisi ve kullanılacak cihazların seçimi marka ve reklam algısından uzak olmalıdır. Önemli olan sizin ihtiyacınızın ne olduğu ve bu ihtiyacı gö- recek ağ cihazlarının seçimidir. Anlık trafik miktarı, trafiği oluşturacak protokollerin neler olacağı, ye- deklilik ve siber saldırı ihtimalinin yaşanacağı nok- Kurumlarda Ağ Güvenlik Stratejilerini Geliştirirken Ne Yapmalı? taları belirlemek ve buna göre mimariyi oluşturmada fayda var. Her bir istemcinin daha Layer 7 (Uygulama Katmanı) katmanına gelmeden kontrol edilmesi ve belli kontrollerden geçerek ağa dahil olması sağlan- malıdır. Örneğin şirkete gelen bir misafire verdiğiniz internet hizmeti sebebiyle, şirket sunucuları ile aynı ağa dahil olmamalıdır. Ağ segmentasyonu yapılarak sunucu, veritabanı ve uygulama sunucuları farklı sanal ağ içerisinde yer alarak, dış erişime açılan sis- temlerin hacklenmesi durumunda, zafiyet barındıran sunucu dışına erişilmesinin önüne geçilecektir. Son günlerde hızlı bir artış gösteren DDOS saldırıları özel ve kamu kuruluşlarında ciddi servis aksaklıkları- na sebep olmakta ve prestij kaybının yanı sıra parasal kayıpların da yaşandığı görülmektedir. Firmalar bu konuda ciddi yatırımlar yapıyor, fakat aynı kararlılığı çözümün konumlandırılması akabinde logların, uyarıların ve geri bildirimlerin yönetilmesi konusunda göstermiyor. Yapılan bir DDOS saldırısı esnasında Wireshark gibi araçlar ile trafiğin analizi yapılabilir ve gerekli önlemler alınabilir. Fakat atakla- rın mesai saati dışında yapıldığında ve o anda analiz edemediğiniz durumlarda buna ek olarak yapılan bir saldırının hukuki sürecinde kanıt dokümanı olması açısından log yönetimi entegrasyonu vazgeçilmezdir. Log Yönetimi çözümleri ile güvenlik cihazlarının bu noktadaki entegrasyonu çok önemlidir. Saldırı esna- sında anlık mail, SMS ve script gibi geri bildirimler alınacak aksiyonları hızlandırır. Log Yönetimi çözüm- lerine entegre edilen güvenlik cihazlarında (Firewall, IPS, IDS, WAF v.b.) istenilen log kayıtlarının alınması, anlamlandırılması ve korelasyon çalışmaları da bu noktada önem kazanmaktadır. Log Yönetimi Veri sınıflaması yaparak sizin için önemli olan verileri önemlilik derecesine göre sınıflandırın. Bu verilere erişimi Log Yönetim sistemleri ile takip ederek kim- lerin, ne zaman erişim sağladığını kayıt altına almak ve bu verilerin anlık veya düzenli olarak raporlanma- sı, yaşanacak suistimallerin önüne geçecektir.
  23. 23. 25 Bilgi sızıntısında kullanılan yöntem ve tekniklerin çeşitliliği göz önüne alınırsa ve konumlandıracağı- mız güvenlik ürünlerinde de bu kriterlere göre karar verilirse sızdırmalara karşı alınacak önlemler de daha yerinde kararların alınması sağlanacaktır. Log yönetimi projelerinde en çok karşılaşılan soru- lardan birisi de “Nesne Erişim” kontrolleridir. Yani belirlenen bir dosyayı hangi kullanıcı sildi, hangi kullanıcı sahipliğini aldı veya değiştirdi gibi sorula- rın cevabının bulunmasıdır. Maaş, özlük, satın alma raporları gibi firma veya kurum için çok önemli bilgi- lerin olduğu bir dosya/klasör olduğunu düşünürsek ve bu dosyalara yapılan erişimlerin kayıt altına alınması, kritik durumlarda mail, SMS gibi alarm mekanizmalarının oluşturulması çoğu zaman hayat kurtaracaktır. Kurumsal ağınız üzerindeki aşağıdaki aktivitelere ait bilgilerin kayıt altına alınması ve an- lık uyarı mekanizmasının kurulması gerekmektedir; • Güvenlik ihlallerinin anında tespiti ve delil- lerin toplanması • Cobit, PCI gibi kurum standartları • Performans izleme • Başarılı, başarısız erişimlerin tespiti • Yetkili Yetkisiz erişimlerin tespiti • Kritik dosyalara erişimin takibi • Logların kaybolma ve silinme riskinin orta- dan kalkması • Kritik olayların, alarm politikasının belirlen- mesi ve ilgili aksiyonun alınması • Sistem yöneticilerinin takibi • Kullanıcı bazında USB diske kimin ne kopya- ladığı • Donanım, IP, hostname gibi değişikliklerin takibi • İstemci tarafında çalışan sniffer (Cain, Wi- reshark) uygulamalarının tespiti • Belirlemiş olduğumuz kullanıcıların kritik durumlarda ekran görüntülerinin kaydı • Günün herhangi bir anında hangi kullanıcı, hangi bilgisayarlarda online olduğunun tespiti • Print server mimarisi içerisinde kimler hangi yazıcıdan, hangi dokümanın çıktısını aldı • Belirlemiş olduğumuz bir metin, örneğin “TC Kimlik No” hangi yazıcıdan ve kim tarafından çıktı alındı • Hangi bilgisayara, kim, hangi porttan eriş- meye çalıştı • Kimler port taraması yaptı • Kimler hangi saatte VPN ile uzaktan erişim yaptı Osman DOĞAN TRTWORLD–BilgiTeknolojileri Müdürü sektörden • Bilgisayarlarda donanım değişikliği var mı • Kaçak lisans kullanılan programlar ve işletim sistemleri hangileri • Tanımlı SSID’lerin dışında kimler şirket dışın- daki kablosuz ağlara bağlandı • Hangi kullanıcılar P2P (Emule, Kazaa gibi) uygulamaları kullanıyor • En çok ağ aktivitesi hangi bilgisayarlardan yapılıyor, (virüs, trojan) belirtisi • Hangi kullanıcılar, hangi dokümanın veya gizli evrakın ekran görüntüsünü aldı Siber İstihbarat Yapılan tüm bu yatırım ve çalışmalar, var olan bil- ginin korunması adınadır. Fakat olası bir sızıntıdan haberdar olmanız için bir kulağınızın dışarıda olması veya sizin adınıza dijital ortamda bu bilgileri sağlaya- cak servisler ile çalışmanızda fayda var. En büyük veri sızıntıları afişe olmamış hack vakalarıdır. Bu makaleyi okurken bile birileri sizin sistemlerinize sızmış ve şirketinize ait ihale, finans veya mahrem bilgilerinizi alıyor olabilir. Uygulama ve sunucularınızı yılda bir kez güvenlik testine tabi tutmak artık eski bir yöntem ve yanlış algıdır. Rakip firmalar, istihbarat örgütleri veya kızgın bir müşterinin hedefindesiniz. Onların si- lahı ile kuşanmadığınız sürece dijital ortamda ayakta kalmak mümkün değildir.
  24. 24. 26 haberler Dijital Perakendecilik temasıyla gerçekleşen forumda pe- rakendenin geleceğine yön verecek lider firmalar, dijital dönüşüm ile sektörü yönlendiren teknolojik gelişmeleri süreçlerine entegre ederek nasıl farklılaştıklarını izleyici- lerle paylaştı. Foruma katılan Koçtaş, Penti, Gratis, Şölen Çikolata, CarrefourSA, Mavi Jeans Giyim,A101 gibi alanın öncü kurumları başarı hikayelerini katılımcılarla paylaştı. Perakende sektörünün en dikkat çekici etkinlikleri ara- sında yer alan SAP Perakende Forum’da, bu alandaki ku- ralları değiştirecek ve sektördeki kurumların gelecekteki varlıklarını güçlü bir şekilde devam ettirmelerine imkan sağlayacak dijital teknolojiler ve yenilikçi uygulamalar masaya yatırıldı. Dünyanın lider kurumsal iş yazılımları sağlayıcısı SAP tarafından,‘Dijital Perakendecilik’ teması ile yeni nesil çözümlerin ve dijital dönüşümün DNA’sının ele alındığı SAP Perakende Forum, 10 Mayıs Salı günü “The Grand Tarabya Hotel’de gerçekleştirildi. Türkiye’nin perakende liderleri ve 500’ün üzerinde sektör profesyo- nelinin katıldığı forumda iki panel, 15 salon oturumu düzenlendi. Forum; SAP EMEA Tüketici Ürünleri Başkan Yardımcısı Klaus Boeckle, SAP Türkiye Genel Müdür Yar- dımcısı Bülent Karal, Birleşmiş Markalar Derneği (BMD) ve Penti Yönetim Kurulu Başkanı Sami Kariyo ve Koçtaş Genel Müdürü Alp Önder Özpamukçu’nun açılış konuş- malarıyla başladı.Açılış konuşmalarına Koçtaş BT Direk- törü Orkun Süer de Dijital Dönüşüm Programı kapsamın- da uygulamaya alacakları Müşteri Hizmetleri Bankosu süreçlerini ve mağaza içi satış personelini dijital ortamda yönetmelerini sağlayacak mobil uygulamayı sunduğu bir demo ile eşlik etti. Kurumlara maliyet, satış ve re- kabet anlamında stratejik öngörüler sağlayacak örnek projelerin paylaşıldığı forumda yer alan demo alanları da katılımcılara perakende sektörüne yönelik yeni çözümleri deneyimleme imkanı sundu. Perakende Sektörünü Dönüştüren Trendler Tartışıldı 2. IPFYE Business Forum’da Bilgi Üniversitesi öğrenci- leri ile girişimcilik ve inovasyon üzerine konuşan Serhat Özeren, “Yapacağınız işlerin mutlaka yenilikçi bir anlayışla ortaya konması, anlaşılır ve talep edilir bir ürün olması gerekiyor. Birçok bakanlık ve kamu kurumları gençleri cesaretlendirecek çok önemli teşvikler sağlıyor. Mutlaka araştırın ve faydalanın” dedi. İnternet Geliştirme Kuru- lu Başkanı Serhat Özeren, Uluslararası Genç Girişimciler Platformu ve İstanbul Bilgi Üniversitesi işbirliğiyle düzenlenen 2. IPFYE Business Forum’da üniversite öğrencileri ile bir araya geldi. Girişimcilik ve inovasyon üzerine keyifli bir söyleşi gerçekleştiren, tecrübelerini üniversiteli genç girişimciler ile paylaşan Özeren, ”Başarıyı yakalamak için mücadeleden ve zorluklardan korkmayın, sabırlı olun. Hata yapmaktan korkmayın ancak yapacağınız hataların sizin hayatınızı ipotek altına almasına da izin vermeyin. Tecrübe etmeden hiçbir şey olmuyor” dedi. Endüstri 4.0’ın yoğun olarak konuşulduğu, teknolojinin günlük hayatın her alanını kapsadığı günümüzde inovatif fikirlerin daha da önemli olduğunu vurgulayan Özeren şunları söyledi: “İnovatif bir çalışma yapacağınız zaman dikkat edeceğiniz en önemli şey kullanıcıyı anlamaktır. Yapacağınız işlerin mutlaka yenilikçi bir anlayışla ortaya konması, anlaşılır ve talep edilir bir ürün olması gerekiyor.” Devlet teşviklerin önemine de değinen Özeren, devletin bilişim sektöründe İnovasyon ve Ar-Ge çalışmalarına geçmiş yıllara oranla önemli miktarlarda destek sağladığını da söyleyerek, bu desteklerden yararlanmaları tavsiyesinde bulundu. Devlet Genç Girişimcilere Teşvikler Sağlıyor
  25. 25. 27 Şirketlere yönelik siber tehditler açısından 2016 yılı beklendiği gibi oldukça hızlı geçiyor. Bu yıl daha çok sayıda ve son derece yıkıcı hedefli saldı- rılar gerçekleşiyor. Yılın geri kalanı ve önümüzdeki dönemlerde de yine sofistike saldırılar sürecektir. Zararlı yazılımlar, şirketlerde BT departmanları- nın en önemli gündem maddelerinden biri olmaya devam ediyor. Büyük, orta ve küçük ölçekli işlet- meler için özellikle fidye yazılımları, güvenliğe dair en büyük kaygılarından biri. Kaspersky Lab olarak şirketlere yönelik siber saldırıların sayısı- nın artacağını, artmakla kalmayıp çeşitleneceğini, yeni siber saldırı ve dolandırıcılık yollarının ortaya çıkacağını öngörüyoruz. Dolayısıyla şirketlerin bir an bile durma, güvenliği gözardı etme veya ikinci plana itme gibi bir lüksü yoktur. Tüm bu saldırı ve saldırı potansiyeline karşı tüm sektörlerdeki işletmeler her an tetikte olmalılar. Planlarını, güvenlik yatırımlarını her daim güncel tutmalılar. Kaspersky Lab’de tüm güncel tehditle- ri, tüm teknolojik trendleri ve gelişmeleri, uzman araştırma ekibimizle sürekli takip ederek bunlara karşı kullanıcılarımızı en doğru, etkin ve verimli şekilde korumak için gereken önlemleri alıyoruz. Şirketlere uçtan uca korumaya önem verip güven- liğe yatırım yapmaya devam etmelerini tavsiye ediyoruz. İşletmeler en son çıkan tehditler konu- sundaki bilgilerini artırarak bunlarla karşılaşma risklerini azaltmak için harekete geçmeliler. Ayrıca fidye yazılımlarından etkilenme tehdidini orta- dan kaldırmak için, açıklardan yararlanma amaçlı kodlara karşı koruma kullanmalı ve güvenlik çö- zümlerinin Kaspersky Lab’in sunduğu davranışsal algılama yöntemleri içerdiğinden emin olmalılar. Fidye yazılımları kullanılarak yapılan saldırılar, iş dünyası için büyük bir sorundur. Günümüzde siber suçluların çoğu bu zararlı yazılımı kullanmaktadır. Çünkü uygulaması ve suçu gerçekleştirmesi ko- laydır. Hiçbir şirket hassas verilerini kaybetmeyi göze alamayacağından kendi verilerinin şifresinin Şirketler Fidye Yazılımlarına Dikkat Etmeli, Etkin Güvenlik Çözümünü Kullanmalı sektörden kaldırılması için para ödemeyi hemen kabul eder. Ancak siber suçlular her zaman verdikleri sözü yeri- ne getirmeyebilir ve ödemenin ardından verileri ye- niden şifreler. İşte bu yüzden şirketlerin, bu kuralsız oyuna istemeden katılmak yerine uygun güvenlik çözümleri kullanmaları, hassas verileri yedekleme- leri ve çalışanlar arasında güvenlik bilincini yük- seltmeleri önemlidir. Proaktif bir güvenlik stratejisi kullanarak daha güvende olabilirsiniz. Güvenilir, çok katmanlı bir güvenlik çözümü, fidye yazılımını durdurabilecek tek şey olarak öne çıkıyor. BT varlıklarının ve altyapısının tamamının korun- ması konusunda ve artan fidye yazılımı tehdidine karşı, büyüklükleri ne olursa olsun şirketlere yar- dımcı olmayı amaçlayan Kaspersky Endpoint Secu- rity for Business ve Kaspersky Small Office Security, fidye saldırıları dahil, bilinen, bilinmeyen ve ge- lişmiş tüm siber tehditlere karşı güvenilir koruma sağlıyor. Bireysel kullanıcılar ise düzenli olarak bilgisayarla- rını yedeklemeliler. İşletim sistemi ve tarayıcılarla ilgili bütün önemli güncellemelerini yüklemeliler. Etkin bir güvenlik çözümünü seçmeliler. Kaspersky İnternet Security fidye yazılımlarına karşı çok kat- manlı bir koruma sağlıyor. Kaspersky Total Security ise otomatik yedeklemeler yaparak bu çok yönlü korumayı tamamlıyor. Sertan Selçuk KasperskyLabTürkiye Genel Müdürü
  26. 26. 28 haberler Anel Grup, doğal kaynakları korumak ve çevreye yönelik olumsuz etkileri en az seviyeye indirmek amacıyla; güneş enerjisi kaynağı kullanımı, atık ve gri su geri dönüşümü ve ağaçlandırma konusunda çalışmalar gerçekleştirerek sürdürülebilir bir geleceğe katkı sağlıyor. Fosil yakıtlar son iki yüzyıl içerisinde, üretim teknolojilerinin gelişmiş ve ucuz olması nedeniyle yaygın olarak kullanılmaktaydı. Ancak 1973 yılında gerçekleşen petrol kriziyle birlik- te tarihte de ilk kez, enerji kaynaklarında alternatif yol arayışları gündemi uzun süre meşgul etti. Yenilenebilir enerji kaynaklarının gelişimini destekleyen bir başka önemli gelişme, 90’lı yıllarda çevre bilincinin ortaya çık- masıyla oldu. Bu farkındalığın sonucu olarak ise gelenek- sel enerji üretim ve tüketiminin çevre ve doğal kaynaklar üzerinde yerel, bölgesel ve küresel seviyede doğrudan olumsuz etkilere neden olduğu anlaşıldı ve sürdürülebilir bakış açısıyla çalışan firmalar ‘temiz enerji’ kullanmaya başladı. Yenilenebilir enerji kaynaklarından olan güneş enerjisinin atmosferin dışında şiddetinin 1370 W/m² değerinde olduğu ve yeryüzüne ulaşana kadar 0-1100 W/ m2 değerine düştüğü düşünüldüğünde, güneş ışınları- nın dünyaya gelen küçük bir bölümünün dahi insanlığın mevcut enerji tüketiminden kat kat fazla olduğu göz- le görünen bir gerçek. Bu noktada da güneş enerjisine yapılacak yatırımların ve geliştirilecek projelerin önemi oldukça fazla. Mümkün olduğunca az atık üreterek atıkla- rı geri dönüşümle değerlendirmeyi hedefleyen Anel Grup, Anel İş Merkezi’nden ve faaliyet gösterdiği şantiyelerden topladığı atıkları geri dönüştürüyor. 2015 yılında bu yolla 210 ton malzemeyi doğaya geri kazandırdı.Anel İş Mer- kezi’nde kurulu gri su dönüşüm sistemi ile su tüketimini azaltıyor. Hayata geçireceği proje ile sistemi modernize ederek kapasiteyi artırmayı ve böylece yılda 3.500 ton suyu geri dönüştürmeyi hedefliyor. Sürdürülebilir Bir Gelecek İçin Güneş Enerjisi Tercih Edilmeli Microsoft Türkiye, geçen yıl olduğu gibi bu yıl da en iyi işverenleri ödüllendiren Türkiye’nin En İyi İşverenleri listesinde birinci sırada yer aldı. Microsoft aynı organi- zasyonda 50-500 çalışana sahip şirketler arasında En İyi İşyeri, IT Sektörünün En İyi İşyeri ve Yaşam Boyu Öğren- me Özel Ödülü’nü kazanarak önemli bir başarıya imza attı. Bireylerin ve kurumların daha fazlasını başarması için onlara güç katmayı misyon edinen Microsoft, Great Place to Work’un açıkladığı ‘Türkiye’nin En İyi İşverenleri’ listesinde yine zirveyi kaptırmadı. Çalışan odaklı yönetim anlayışı ile insani dokunuşu yüksek, kurum kültürüne sahip 25 şirketin bulunduğu listenin ilk sırasında geçen yıl olduğu gibi bu yıl da Microsoft yer aldı. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Microsoft Türkiye İnsan Kaynakları Direktörü Vlad Bog, ‘’Microsoft Türkiye olarak çalışan- larımızı dinleyerek ve iyi uygulamaları araştırarak şirketimizi nasıl daha iyi bir yer haline getirebiliriz sorusunu her zaman kendimize soruyoruz. Üst üste iki senedir alıyor olduğumuz bu ödül, bu konuda iyi bir yolda olduğu- muzun da bir kanıtı oldu bizler için. Microsoft olarak çalışanlarımızın kendilerini gerçeklediği, yaptıkları işlerde her gün gerçek bir anlam bulabilecekleri bir işyeri oluşturma konusundaki çalışmalarımıza devam edeceğiz.“ dedi. Microsoft, aynı listede ‘IT Sektörünün En İyi İşyeri’ ve ‘Yaşam Boyu Öğrenme Özel Ödülü’nü de kazanarak çalı- şanlarına verdiği önemin altını bir kez daha çizmiş oldu. Microsoft, Türkiye’nin En İyi İşvereni
  27. 27. 29 Şirket ağlarına yönelik siber tehditler çok uzun bir süredir gündemde olsa da bilişim sistemlerinin bir bütün olarak algılanmaması, en önemli eksik- lik olarak gündemde kalmaya devam etmektedir. Son yıllarda hızlanan mobil internet, nesnelerin interneti, büyük veri, bulut sistemleri gibi yeni teknolojiler ile farklı boyut kazanan siber güvenlik yaklaşımının bütüncül bir biçimde algılanmaması, karşılaşılan tehditlerin çeşitliliği ve yaratabilecek- leri hasarların büyüklüğünü de artırmaktadır. Siber savunmanın sadece belirli cihaz ve teknolojilerin görevi olduğu algısı ve yaklaşımı sahte bir güven- lik hissinin oluşmasına neden olmakta, tehditlerin gerçekleşmesi durumunda uğranabilecek zararla- rın miktarını da büyük ölçüde artırmaktadır. Bu bütüncül yaklaşım ile baktığımızda günümü- zün dünyasında siber güvenlik alanında sadece sanal çözümler değil aynı zamanda “geçiş kontrol sistemleri” gibi sistemler ile fiziksel güvenlik de sağlanmalıdır. Bu sistemlerin amacı gerek fiziksel gerekse sanal anlamda olsun belli bir alana sadece yetkilendirilmiş kişilerin erişimini kontrollü bir şekilde mümkün kılmaktır. Bu alanlara erişimden kasıt giriş yetkisi olabile- ceği gibi kullanım yetkisi de olabilir. Günümüz geçiş kontrol sistemlerindeki teknikler çeşitlilik göstermektedir. Yüksek güvenliğin önemli olduğu alanlarda biyometrik teknolojiler ile desteklenmiş geçiş kontrol sistemleri tüm teknikler içinde öne çıkmaktadır. Bu türden ortamlarda biyometrik tek- nolojiler ile desteklenmiş geçiş kontrol sistemleri- ni tercih etmek büyük önem arz etmektedir. Teknoloji hayatımızda önemli bir yer tutsa da insan unsuru vazgeçilmez ve en önemli güvenlik bileşenidir. Alınacak teknolojik önlemlerin tama- mının bilgilendirme ve bilinçlendirme eğitimleri ile desteklenmesi, bir davranış biçimine dönüş- türülmesi büyük önem taşımaktadır. Bilgilendir- me yaklaşımı, karşılaşılacak olan siber saldırı ve tehditleri bir yandan azaltırken diğer yandan da bu saldırıların gerçekleşmesi durumunda, saldırı- nın hızlı bir biçimde belirlenmesine ve önlenme- Siber Güvenlikte Bütüncül Yaklaşım sektördenYücel Binici Proline ProjeYöneticisi sine yardımcı olacaktır. Bir o kadar önemli diğer bir konu ise kurumlar arası iletişim ve iş birliğinin tesis edilmesidir. Varsa kurumun bünyesinde yer alan ça- lışma alanları bilgi güvenliği ve/veya siber güvenlik birimleri, aralarında güçlü bir iletişim ağı kurmalı, bilgi paylaşımında bulunmalıdır. Diğer yandan şirketlerin güvenlik stratejilerini oluş- tururken kendilerine uygun çözümler kullanmaları daha doğru bir sonuca ulaşmalarını sağlayacaktır. Bir e-ticaret firması ile bir bankanın güvenlik gerek- sinimleri aynı değildir ve olmamalıdır. Bu sebeple firmalar kendi iç güvenlik politikalarını belirlerken, öncelikli olarak kurumun ihtiyaçlarına göre bilgi teknolojilerinin önerdiği farklı yöntemleri araştır- malı, gerek bilgi güvenliği gerekse sürdürülebilirlik açısından en uygun çözümleri belirlemelidirler. Doğru çözümün belirlenmesinden sonra fiyat ve marka araştırmasına geçilmesi uygun olacaktır. Sektör dinamiklerini yakından takip eden Proline Bilişim, tam da bu noktada firmaların bilgi güven- liği yol haritasının belirlenmesi, bu yol haritasında gereksinim duyulacak parçaların tamamlanması ve uygulaması konusunda müşterilerine hizmet ver- mektedir. Ayrıca üretici bağımlılığı olmadan çözüm üretme yetkinliği ile bilgi güvenliği alanında da katma değerli çözümler sunmaktadır.
  28. 28. 30 Yazılım Test ve Kalite Derneği her yıl olduğu gibi bu yıl da 2016/2017 raporunu TestIstanbul konferansı sırasında açıkladı. Raporda yazılım test süreçlerindeki veri üretim yöntemlerinde yüzde 80 oranında manüel test kullanıldığı belirtiliyor. Raporun en ilgi çekici başlıklarından birisi ise, yazılım testleri verilerinde gerçek kullanıcı verilerinin maskelenmesi ve kişisel mahremiyete dikkat edilmesi gerektiğini içeren ifadeler oldu. Yazılım Test Dünyası Test Veri Yönetimine Odaklandı Türkiye’de 2011 yılı itibariyle her yıl yüzlerce bilişim profesyonelinin katılımıyla, yazılım projelerinin kalitesi konusunda kapsamlı araş- tırma ve analizler içeren Türkiye Yazılım Kalite Raporu/ Turkey Software Quality Report (TSQR), Yazılım Test ve Kalite Derneği tarafından bilişim sektörünün bilgisine sunuldu. Uluslararası TestIstanbul Konferansı sırasında paylaşılan TSQR 2016/2017 raporu, Test Veri Yönetimi konusuna odak- lanıyor. Test Süreçlerinde Gerçek Kullanıcı Verileri Kurumlarda uygulanan yazılım testi aktivitelerinde gerçek verile- rin kullanım oranı, Türkiye Yazılım Kalite Raporu’nda göze çarpan en önemli analizlerden birisi. Yapılan araştırmada elde edilen cevaplara bakıldığında, kurumların yarısına yakınında gerçek kullanıcı-müşteri verileri ile test yapıldığı görülü- yor. Bu testlerde hassas verilerin maskelenmeden, gizlenmeden kullanılıyor olması ise, veri güven- liği ile kişisel mahremiyet konula- rında dikkat edilmesi gereken bir diğer önemli gösterge olarak göze çarpıyor. Yazılım testi alanının ilk etapta odaklandığı konular, yazı- lım testi için kullanılacak verilerin temsil yeteneği ve çalıştırılabilirli- ği. Bu nedenlerle güvenlik, mah- remiyet ve veri maskeleme gibi konular ikinci planda kalıyor. Keytorc Yönetici Ortağı Barış Sarıalioğlu, raporda ortaya çıkan sonucu şu şekilde yorumladı: “Her ne kadar Bankacılık, Finans, Sigor- ta, Telekomünikasyon ve Savunma Sanayi gibi sektörlerde hassas verilerin kullanımını regüle eden, denetleyen kurumlar olsa dahi, halen pek çok sektörde test süreç- lerinde kullanılan veriler plansız ve yapısal olmayan süreçler ile canlı ortamdan taşınmakta. Önü- müzdeki süreçte, bilişim sektörüne etki eden yasa ve regülasyonların yazılım geliştiren ve hassas veri üzerinde işlem yapan tüm ku- rumları etkileyecek bir olgunluğa ulaşacağını öngörmekteyiz”. Raporda sektör açısından ilgi çekici olan diğer bir konu ise bir- çok yazılım projesinin iptal ya da başarısızlığına neden olan kaliteli test verisi üretimi için projelerde ayrılan kaynağın halen çok yeter- siz olması. Rapora göre sektörün yarısından fazlası yazılım testi kaynaklarının sadece %30’luk bir bölümünü test veri üretimi akti- vitelerine tahsis etmiş durumda. Kaliteli test verisi kullanımının, test yatırımlarının geri dönüşünü arttıran etkisinin anlaşılması ile birlikte, zaman içinde ağırlığının artacağı yönünde yorumlar rapor- da yer alıyor. Test Veri Yönetimi Hala Manüel Olarak Yapılıyor Raporda, bilişim projelerinin sayısal artışlarına paralel şekilde yazılım testi ve kalite ihtiyacına yönelik artışın da yaşanmakta olduğuna vurgu yapılıyor. Ancak buna rağmen sektördeki projelerin %80’inde test veri yönetimi akti- vitelerinin manüel ağırlıklı şekilde oluşturulduğunun da altı çiziliyor. Tam otomatik veri üretimi yapan kurumlar sektörün sadece %4’lük bir kısmını oluşturuyor. Test efor- larının azaltılması ve kalitenin arttırılması amaçları ile bu %4’lük oranın önümüzdeki dönemde hızlı bir şekilde yükselişe geçeceği ise rapordaki önemli bir diğer beklenti olarak öne çıkıyor. özel haber
  29. 29. 31 İçinde bulunduğumuz yılın son aylarında ülkemize yönelik başlatılan DDOS saldırıları siber dünyada durumun ne kadar ciddi olduğunu gözler önüne seriyor. Bu saldırılar karşısında öncelikle hem kamu hem de özel sektörde bilincin artması gere- kiyor. Bugün tüm dünyada bulut hizmetleri de hız kazanmış durumda, ancak özellikle KOBİ’lerin bu hizmetleri alırken güvenlik ve yedekleme çözüm- lerini çok dikkatli bir biçimde incelemeleri şart. 2015 yılında öne çıkan bazı başlıklar ise güvenlik, giyilebilir teknolojilerin başı çektiği mobil tekno- lojiler ve büyük veri kavramı oldu. Ekonomimizin büyük bir bölümünü KOBİ’ler oluşturuyor. Herhangi bir sektörde faaliyet gös- teren KOBİ’ler için iş süreçlerinin temel girdileri olan kümülatif veri olmadan artık işimizi devam ettirme olanağımız kalmadı. Yeni nesil saldırıla- ra bakıldığında ise günümüzde online tehditle- rin yalnızca kurumları değil, çalışanları da hedef almaya başladığını görüyoruz. E-postalar yolu ile kötü yazılımları bulaştıran saldırılar vasıtasıyla, saldırganlar her türlü bilgi ve veriyi ele geçirebili- yor. Söz konusu saldırılarda en ufak bir zafiyetten yararlanılarak tüm kurum üzerinde tamamen bir ele geçirme söz konusu olabiliyor. En sık karşıla- şılan sorunlar çalışan bilgilerini ele geçirme, web sitesini çökertme ya da içeriğini silme/değiştirme gibi tehditler olarak karşımıza çıkıyor. Araya girme ve oturuma müdahale etme gibi saldırı türleri ise iş akışlarını dahi değiştirebiliyor. BYOD, Güvenlik Sorunlarını da Gündeme Taşıdı! Yeni bir eğilim olarak kurumlarda, BYOD (Bring Your Own Device-Kendi cihazını getir) hızla yük- selen bir kavram. BYOD’un bu yükselişinin çalı- şanların kendi getirdikleri cihazlar ya da şirket e-postalarını bu cihazlar üzerinden görüntüle- meleri de kurumları saldırılara karşı daha riskli bir hale getirdiğine dikkat çeken Platin Bilişim Genel Müdürü Ayhan Bamyacı, “Ek olarak sosyal medya araçlarının kullanımı esnasında bir takım saldırılar veya virüs atakları da meydana gelebil- mektedir. Sosyal medyayı bazı güvenlik protokol- Siber Saldırılar Artmaya Devam Ediyor! sektörden leriyle düzenlemek de bu saldırılar karşısında yeterli olmamakta, bunun yanı sıra tümleşik bir güvenlik sistemine ihtiyaç duyulmaktadır. Aynı zamanda buna benzer olarak; bilinçli veya istem dışı hassas veri sızıntısı da ilgili kurum için ciddi maddi kayıp- lara neden olabilmektedir. Örneğin kurumun müş- teri portföyünün rakip firmanın eline geçmesi gibi durumlarla karşılaşılabilmektedir” dedi. Kurumların bilgi güvenliği konusunda bazı önemli yanlışlar yaptıklarını da belirten Bamyacı, sözlerini şu şekilde bitirdi: “Yeni nesil saldırı vektörleri bu denli gelişmişken, kurumsal alanda hala yaygın kanı BT güvenliğini sadece firewall çözümleri, anti virüs çözümleri gibi klasik güvenlik ürünleri olarak ele almak yönünde. Oysa yeni nesil güvenlik tehditleri, bu klasik yöntemlerin yetersiz kalmasına yol açıyor. Şirketler bu algıyı tam olarak benimseyemedikleri ve yeni nesil tehditleri de içerecek güçlü güvenlik politikalarını hayata geçiremedikleri için çok cid- di ekonomik kayıplara uğrayabiliyorlar. Özellikle yedekleme, felaket önleme, sanallaştırma vs. gibi çözümlerin de bu bağlamda, veri güvenliği kapsa- mında ele alınması gerekiyor. Biz de Platin Bilişim olarak bu yöndeki uzmanlığımızı müşterilerimizin hizmetine sunuyoruz.” Ayhan Bamyacı Platin Bilişim Genel Müdürü
  30. 30. EMC’nin World 2016 etkinliği Las Vegas’ta kapılarını ziyaretçilere açtı. 4 gün süren etkinlikte EMC’nin yeni vizyonu ve ürünleri katılımcı- lara gösterildi. Geçtiğimiz yıl 13 bin kişinin üzerinde ziyaretçiye sahip olan etkinlik bu yıl 20 binin üze- rinde kişi tarafından ziyaret edildi. Tabii ki rakamın artmasının başlıca sebeplerinden bir tanesi Dell’in geçtiğimiz Ekim ayında EMC’yi satın alması ve etkinliğin bu satın almanın ardından ilk büyük gövde gösteri olması. Satın almanın ardın- dan markaların durumlarını biraz- dan sizlerle paylaşacağım. BT Günlüğü ekibi olarak yerinde takip ettiğimiz etkinliğin açılışı geçmiş yıllarda olduğu gibi EMC Başkanı ve CEO’su Joe Tucci tara- fından yapıldı. Dell ile iş birlikte- liklerini büyük ve özel bir şeylerin başlangıcında olduklarını belirterek vurgulayan Tucci günümüz tek- noloji trendlerinden (IoT, securty, cloud) bahsederek sözlerine devam etti. Tucci’nin ardından Michael Dell sahnedeki yerini aldı. Kalabalığın ayakta alkışladığı Dell’in sahneye çıkmasının ardından izleyicilerin heyecanı yüzlerinden okunuyor- du. Dell ilk olarak bilgisayar işlem gücünde yaşadığımız büyük deği- şimden bahsetti. “Her şey İnternet üzerinde ve insanlığın ilerleme sürecinde bir sonraki kuantum sıç- ramasının çok başındayız” diyerek sözlerine dev eden Dell, VR, AR ve sürücüsüz araçlardan bahsetti. Ardından Dell ve EMC birlikteliğini anlatmaya başlayan Dell, Dell ve EMC’nin birlikte Bulut hizmetleri vermeye hazır olduğunun altını çi- zerek endüstri lideri olarak yarının teknolojilerini birlikte sunacakları- nı söyledi. Geçtiğimiz Ekim ayında Dell’in EMC’yi satın almasıyla birlikte taşlar yerinden oynadı. Satın alma süreci geçtiğimiz günlerde tamamlandı ve tüm detaylar EMC’nin World 2016 etkinliğinde ortaya çıktı! Ali Yavuz ŞAHİN yavuz@btgunlugu.com EMC Veri Merkezlerini Modernleştirecek Yeni Teknolojilerini Tanıttı özel haber 32
  31. 31. EMC ve Diğer Markaların Durumu Ne Olacak? Yeni marka ailesini Dell Techno- logies altına alacaklarını söyle- yen Michael Dell; Dell, Dell EMC, VmWare, Pivotal, SecureWorks, RSA ve Virtustream’in bu ailenin birer üyesi olduğunu belirtti. Bu söylem ile birçok dedikodunun da önüne set çekilmiş oldu. Bazı dedikodulara göre Dell EMC markasını öldürecek ve tüm yapıyı Dell’in altına alacaktı. Görünüşe göre bu durum yaşanma- yacak ve firmalar birbirleri ile çalı- şarak daha iyi çözümler sunmak için yollarına devam edecekler. EMC’nin bu yıl ki teması “Modernize” ve sundukları çözüm ve ürünler ile iş yapış şekillerini değiştirerek geleceğe yönelik modern yapıların oluşturul- masına katkı sağlamak istiyorlar. EMC Veri Merkezleri Modernize Etmek İçin Yeni Teknoloji Dalgasını Başlattı Etkinlik kapsamında, müşterilerinin modern veri merkezi dönüşümle- rine yardımcı olacak yeni modern veri merkezi ürün ve hizmetlerini duyurdu. Yeni EMC Unity Ailesi, Virtustream Depolama Bulutu, EMC MyService360 Hizmet Ara Yüzü, EMC Kurumsal Kopya Veri Yönetimi, ViPR Kontrolcüsü 3.0 tanıtıldı. Yeni ürünlerle birlikte anlatılmak istenen dönüşüm karmaşık veri merkezi ön- celiklerini başarıyla yerine getirmek için gerçekleştirilirken, geleneksel iş uygulamaları verimle sürdürmeyi ve hiçbir hizmetten geri kalmadan uygun fiyatlara sürdürülmesinin yanı sıra elde ettiği tasarruflarla da gelecek nesil uygulama geliştir- me ihtiyaçlarını gidermeye liderlik etmek için tasarlanmış durumda. Her bir ihtiyaç farklı yatırımlar gerektiri- yor ancak aynı BT bütçesi içerisinde kalınması gerektiği için dönüşümün önünde önemli bir finansman engeli bulunuyor. Bu sebeple ilk adım ola- rak BT’nin yapılandırılacağı altyapıyı modernleştirmek gerekiyor. Bu doğ- rultuda EMC, yeni EMC Unity ailesi tamamı flash depolama; Virtustream Depolama Bulut platformu; EMC MyService360 hizmet odaklı çevrimi- çi arayüz, EMC Kurumsal Kopya Veri Yönetimi (eCDM) ve ViPR Controller 3.0’ı tanıttı. BT endüstrisinin geçtiği inanılmaz dönüşümün hem yıkıcı olduğunu hem de harika bir fırsat getirdiğini belirten EMC Bilgi Altyapısı CEO’su David Goulden, sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Her sektördeki her lider var olan geleneksel BT altyapısına destek verip geliştirirken, gelişmiş dijital hedefler ve yeni uygulama- ların gelişimine destek verecek veri merkezi modernizasyonunu gerçek- leştirme ikilemini yaşıyor. Bazıları her ikisini birlikte yürütmeye çalışı- yor. Bugün duyurduğumuz ürün ve hizmetler müşterilerin modern veri merkezi inşa ederek dijital dönüşü- mü için müşterilerin yolculuklarına yardımcı oluyor.” Flash Portföyü Genişledi EMC, 2016 yılında birincil depo- lamanın tümüyle flash olacağını duyurmuştu ve EMC World 2016’da piyasaya öncülük eden tamamı flash portföyünü EMC Unity aile- sinin yeni depolama dizilimleriyle genişletti. Küçük ve orta çaptaki BT yatırım planlarına uygun yeni tama- mı flash çözümler; sadelik, uygun fiyat ve esneklik kavramlarını yeni bir standarda oturtuyor. Tamamı flash, hibrit, yakınsanmış ve yazılım tanımlı ortamlar için geliştirilen ürünler, müşterilerin diskten flasha makul ve kolay bir geçiş yapmak için tasarlandı. Yeni Virtustream Depo- lama Bulutu esneklik ve performansı buluşturan kurum seviyesinde kalite sunan gerçek web ölçekli evrensel depolama platformu olarak öne çıkıyor. Virtustream Depolama Bulutunun piyasaya sürülmesi Vir- tustream için günümüzün elverdiği en son yetenekleri temsil ediyor ve yalnızca son on aydır bir EMC Şirketi olarak, kurum seviyesinde, iş kritik ve hizmet olarak altyapı platformu sağlıyor. Bununla birlikte hem kurum içerisinde hem de kurum dışında tüm hizmeti sunabilecek kapsamlı bir portföy sunuyor. Yeni EMC MyService360 bulut ta- banlı hizmet arayüzü, EMC Online Desteğe kayıtlı olan tüm müşterile- rin hiçbir ek ücrete tabi tutulmadan kullanabileeği bir yönetim paneli sunuyor. Panel, müşterilerin EMC veri merkezi ortamının sağlığı ve durumunun tümüne ilgi uyandıran görsellikle ve neredeyse eş zamanlı görünürlükle ulaşmasını sağlıyor. MyService360 EMC’nin dahili veri gölü kullanılarak kuruldu ve kuvvetli analitik sunmasının yanı sıra görsel- leştirme araçları sayesinde müşteri- lerin EMC ürünlerini kullanımlarını geliştirmeye, verimini artırmaya ve basitleştirmeye, işlerini daha kolay yapmaları için tasarlandı. EMC Ku- rumsal Kopya Veri Yönetimi (eCDM), aynı verinin birçok kopyasının yöne- timi ve depolaması gibi maliyetleri düşürüyor ve verilerin dağılmasının önüne geçmeye yardımcı oluyor. eCDM, operasyonları düzenlemeye ve maliyetleri düşürmeye yardımcı olacak kopya verinin keşfi, otomas- yonu ve optimizasyonu ile müşterile- rin depolama ve koruma stratejilerini oluşturmasına yardımcı oluyor. ViPR Kontrolcüsü 3.0 müşterilerin hem geleneksel altyapılarını hem de bulut üzerinde çalışan ekosistemle- rini modern veri merkezine geçiş sü- recine destek olmak üzere tasarlandı. Yeni güncellemelerle birlikte 50’den fazla EMC ve üçüncü parti depola- ma platformunun yardımıyla birçok üreticiden elde edilmiş depolama ortamlarının modernleştirilmesine olanak tanıyor. 33
  32. 32. 34 ESET olarak son üç yıldır, ısrarla, artan akıllı cep telefonu kullanımıyla paralel olarak mobil tehditlerin hayatımızda daha fazla yer alacağı- nı söylüyoruz. 2016 yılında geldiğimiz noktada mobil tehditlerin artık tamamen olgunlaştığını görüyoruz. Bilgisayarlara yönelik dijital tehditle- rin ve zararlı yazılımların neredeyse tamamı cep telefonlarına uyarlandı. Hatta artık telefonlara yönelik özel saldırı yazılımları geliştiriliyor. Aktardığım gibi, bu beklenen bir süreçti. Çünkü siber suçlular, geniş kitleleri hedef almayı tercih ediyorlar ki daha fazla kazanç sağlama olasılıkları artsın. Günümüzde insanlar bankacılık işlemleri- ni çoğunlukla mobil cihazları üzerinden yapıyor, sosyal medya uygulamalarını mobil cihazlarda kullanıyor, youtube üzerinde en çok video mobil cihazlar üzerinden izleniyor.İnternet bağlantı- lı telefonların sayısı arttırkça da bu platformlar üzerine siber saldırılar artıyor. Şu an virüs, truva atı, solucan, casus programlar ya da oltalama dal- gaları biçimindeki saldırılar telefon ve tabletler için bilgisayarlarla aynı şiddette sürüyor. Mobil Bankacılık Hedef Alındı Bu konuda 2016’in ilk çeyreğinde gördüğümüz ve Türkiye’nin de etkilendiği çok güncel bir saldı- rıyı örnek olarak vermek isterim. ESET olarak “Android/Spy.Agent.SI” adıyla etiketlediğimiz bir truva atı tespit ettik. Bu truva atı, Avustralya, Yeni Zelanda ve Türkiye’deki toplam 20 bankanın müşterilerini hedef aldı. Bu zararlı yazılım, oturum açma bilgilerini ala- bilmek için mobil bankacılık müşterilerini sah- te giriş sayfalarına yönlendiriyor. Sahte ekran, gerçek uygulamanın üstünde görünüyor ve banka giriş bilgilerini talep ediyor. Kurban, kendi banka kimliklerini sununcaya kadar ekran kilitli kalı- yor. Sonrasında ekran açılıyor ancak herhangi bir işlem yapmak mümkün olmuyor. Ancak oturum Telefonunuza Bilgisayar Gibi Davranın! açma bilgileri, saldırganın eline geçmiş bulunuyor. Mobil Güvenlik Yazılımları Şart İşte bu ve buna benzer saldırılar nedeniyle - bi- reysel ya da kurumsal - artık tüm kullanıcıların akıllı cep telefonlarına bilgisayar gibi davranması ve güncel bir güvenlik yazılımıyla dijital tehdit- lere karşı koruma altına alması gerekiyor. Üstelik günümüzde proaktif ‘Mobile Security‘ yazılımları, telefonları sadece antivirüs olarak dijital tehditlere karşı korumanın çok ötesine geçmiş durumda. Kendi ürünümüz olan ESET Mobile Security for Android‘ten örnek vermek gerekirse, geliştiril- miş anitivirüs özelliklerinin yanı sıra telefonun uzaktan kilitlenmesi, SMS ve arama filitreleme, çalınması veya kaybolması durumunda Anti-Theft özelliği sayesinde yerinin tespiti, kamera görüntü- sünün alınması gibi ekstra özellikler de sunuyor. Yani yazılımımız, dijital saldırılara karşı koru- manın yanı sıra fiziksel olumsuzluklara karşı da önlem sunuyor. Zayıf Şifrelerin Sonu Hüsran Elbette mobil güvenlik yazılımları, dijital saldırı- lar için teknolojik bir bariyer oluşturuyor. Ancak tam koruma için, kullanıcı davranışı çok önemli ve belirleyici. Bu noktada kullanıcının en belirleyici olduğu konu şifreler, parolalar. Ne yazık ki mo- bil cihazların kullanımında öne çıkan en önemli sıkıntı zayıf şifreler. Telefonumuzdan tıpkı bil- gisayarlardaki gibi online bankacılık ve alışveriş yapıyoruz, sosyal medya veya mail hesaplarımıza ulaşıyoruz. Dolayısıyla şifreler hayati önem ka- zanıyor. Oysa ESET’in yaptığı araştırmalara göre siber saldırıların %76’sı zayıf ve çalıntı şifreler kırılarak gerçekleştiriliyor. Yine aynı araştırmaya göre kullanıcıların %61’i de aynı şifreyi başka pek çok hesabında kullanıyor. Zayıf şifrelerin sonu ma- alesef hüsran.
  33. 33. 35 Dijital sistemlerinizde daha güçlü şifreler oluş- turmalıyız. Şifreler, harf, sayı ve sembollerin ortak kullanımından oluşmalı, harfler küçük- lü-büyüklü olmalı, mutlaka 8’den fazla karakter kullanılmalı, yılda en az 2 defa değiştirilmeli ve 123456 gibi kesinlikle basit olmamalı. Kurum- lar ise daha güçlü güvenlik için, ikinci bir şifreyi tanımlayan çift aşamalı doğrulama uygulaması kullanmalı. Çalışanlar şirketlerine uzaktan erişmeye çalışıyor Günümüzde kurumlar açısından, çalışanların şirket verilerine uzaktan ve mobil olarak ulaşa- bilmesi büyük önem taşıyor. Güvenli olmayan uzaktan erişim ve kullanıcıların zayıf ve statik şifreleri, ne yazık ki her büyüklükteki şirketi, si- ber suçlular için potansiyel hedef haline getiriyor. Bu noktada kurumsal yapılar için 2FA (two factor authentication) olarak tanımlanan çift faktörlü kimlik doğrulama uygulamasını öneriyoruz. Çift faktörlerlü koruma, tıpkı online bankacılık iş- lemlerinde olduğu gibi, şirket verilerine ulaşmak isteyen kişinin cep telefonuna tek kullanımlık şif- re iletiyor. Sadece bu şifre sayesinde şirket ağına erişim sağlanabiliyor. Tek kullanımlık şifreler an- lık olarak ve rastgele yaratılıyor. Tahmin edilmesi ve yeniden kullanılması mümkün değil. ESET olarak biz de kurumlara böyle bir hizmet sağlıyoruz. Çift faktörlü koruma yazılımımız ESET Secure Authentication (ESA), şirket veri- lerine ulaşmaya çalışırken, kimlik doğrulama sürecinde, ad/şifre kullanımına ek olarak yeni bir güvenlik katmanı ekliyor ve şirketlerdeki kritik iş uygulamalarına güvenli erişim sağlıyor. ESET Secure Authentication; iPhone, Android, Black- Berry, Windows Phone 7 ve 8, Windows Mobile ve J2ME-bazlı telefonlar ile çalışıyor. Mobilitenin iş yapış tarzımızı giderek daha çok belirlediği bir dünyada ESET Secure Authentica- tion, yüksek düzeyde güvenlik talep eden ancak yüksek maliyetli donanıma yatırım yapmak iste- meyen küçük ve orta boyutlu işletmeler için ideal bir korunma çözümü olarak öne çıkıyor. AlevAkkoyunlu ESETTürkiye Genel MüdürYardımcısı sektörden
  34. 34. 36 haberler Philips TV’nin televizyon izleme deneyimini kökten değiştirecek yeni televizyon modeli Philips Ambi- Lux geçtiğimiz günlerde Türkiye’de tanıtıldı. Bu çığır açan yeni TV’de Philips Ambilight projeksiyon sistemi bulunuyor. Bu sistem, görüntüyü TV setinin tüm kısıtlamalarından kurtarıyor. Ekrandaki renk ve aksiyon TV’yi saran duvarın üzerinde yeniden ha- yat buluyor. Ekrandaki görüntüyü harika detay ve kontrast ile genişleten dokuz projektör sayesinde, Ambilight teknolojisi yepyeni bir düzeye taşınıyor ve bugüne kadar eşine rastlanmamış bir TV deneyimi sunuluyor. AmbiLux, güçlü Android TV işletim siste- mi ve en üst düzey Ambilight performansını biraraya getiriyor. HDR görüntü kalitesi ve Avrupai tasarımının en iyi unsurları, yeni Philips TV yelpazesinde gerçek bir dönüm noktasını temsil ediyor. Devrim yaratacak Ambilight projeksiyon teknolojisinde, her biri Ambi- Lux TV’nin arkasında hassas şekilde konumlandırılan dokuz minik piko projektörü ile görüntüler setin kısıt- lamalarından kurtuluyor. Intelligent overlap tekno- lojisi, ekran üzerindeki görüntü, hareket ve rengin seti çevreleyen arka duvara kusursuz şekilde yansıtıl- masına imkan veriyor. TV izlemenin sınırlarını tam anlamıyla yıkan sarmalayıcı bir deneyim yaratmak için Ambilight projeksiyon sisteminin görüntüleri üstün netlik, canlı renkler ve en üst düzey kontrast ile birleşiyor.Diğer yandan yeni Ambilight Müzik Modu, ister Spotify, ister USB, isterse de bir müzik kanalı, TV üzerinden çalınan her türlü müziğin dinamiklerini ta- kip ederek bunlara tepki verebilen renkli bir ışık halesi yaratıyor. Tüketiciler, bir dizi renkli ön ayar arasından seçim yapabildikleri gibi şarkıların rastgele seçildiği parti moduna da geçebiliyorlar. Philips’in Yeni AmbiLux TV’si Türk Kullanıcıları ile Buluştu Türkiye’de kayıt dışını azaltarak vergi gelirlerini artır- mak ve nakitsiz topluma geçmek üzere elektronik para ve bunun gibi programlar uygulanmaya başlandı. Para ve sermaye piyasaları olarak ikiye ayrılan finansal piyasa- lara, 6493 sayılı “Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuru- luşları Hakkındaki Kanun” ile üçüncü bir ödeme hizmeti eklendi. Kanun kapsamında lisans alan kurumlar; fatura tahsilatı, para transferi, ödeme işlemleri, ödemeye aracılık hizmetleri, geleceğin işi olarak görülen fiziksel, dijital ve mobil kanallardan elektronik para hizme- ti sunabiliyor. BDDK’dan Elektronik Para ve Ödeme Hizmetleri Kuruluşu lisansını ilk sırada alan CMT (Cash Money Transfer) , farklı coğrafyalardaki müşterilerine dinamik, esnek, yenilikçi teknoloji altyapısıyla en hızlı ve en uygun hizmeti veriyor. Finans ve teknoloji dünyasındaki gelişmeler, kullanıcıların ödeme alışkanlıklarını değiştiriyor. Nakit kullanma ihtiyaçlarını ortadan kaldıran çözümler, ödeme süreçlerini daha hızlı ve kolay hale getiriyor. Geleneksel para transferini, geliştirdiği yazılımlar, iş ortakları ve deneyimi ile yenilikçi ödeme hiz- metlerine dönüştüren CMT, fiziksel ve dijital para transferinde müşterilerine hız, en uygun maliyet olanağı ve güvenlik avantajları sağlıyor. CMT, fiziksel noktalar, dijital kanallar ve 3. parti ekosistemi ile geleneksel nakit para transferini; hesaptan hesaba, hesaptan isme, isimden hesaba, isimden isme, hesaptan karta, karttan hesa- ba, karttan karta, hesaptan karta ve karttan hesaba yapabilmeyi mümkün kılıyor. Elektronik Para Sınır Tanımıyor

×